Bugün bir sığırcık gördüm.Today, I saw a starling.
Sığırcık İsveç'in kuzeyinde 1850'den itibaren, İzlanda'da da 1935'ten itibaren üremeye başlamıştır.The common starling has bred in northern Sweden from 1850 and in Iceland from 1935.
Güneş ışığından başka bir şey görmeyen sığırcıklar, hep doğru istikamete dönüyorlardı.If the bird flew from left to right, the travelers would surely never return.
Sığırcıklar Melbourne'a 1857 yılında, Sidney'e de bundan yirmi yıl sonra getirilmiştir.The common starling was introduced to Melbourne in 1857 and Sydney two decades later.
Erişkin erkek sığırcıkların alt tüyleri erişkin dişi sığırcıklardan daha az beneklidir.They damage rangeland less than cattle.
Ak yanaklı sığırcıkWhite-cheeked starling
Kuş Araştırması - Ak Yanaklı SığırcıkBird Research - White-cheeked Starling
Japonya'da ak yanaklı sığırcık ve kırmızı gagalı sığırcık melezi.White-cheeked starling and red-billed starling hybrid in Japan.
Ak yanaklı sığırcık 24 cm uzunluğundadır.White-cheeked starlings are 24 cm in length.
(video) Ak yanaklı sığırcık beslenmekte; Japonya..(video) White-cheeked starling feeding in Japan.
Kuluçka parazitidirler, yumurtalarını karga (özellikle saksağan) ve sığırcık yuvalarına bırakırlar.Ihre Eier legen sie in faulenden Stoffen und Exkrementen (Koprophagie) ab, von denen sich die Larven ernähren.
Sığırcığın en yakın akrabası kara sığırcıktır.Der nächste Verwandte des Eisbären ist der Braunbär.
Sığırcıklar Güney Afrika'da tarıma zararlı olarak kabul edilmemektedir.In der Republik Südafrika sind Erdmännchen nicht immer gern gesehen.
Sığırcık gürültücü bir kuştur.C'est un oiseau bruyant.
Sığırcıklar Güney Afrika'da tarıma zararlı olarak kabul edilmemektedir.L'élevage est accusé de favoriser la déforestation en Amérique du Sud.
Sığırcıklar ayrıca Lord Howe Adası le Norfolk Adası'nda da koloniler oluşturmuştur.Cette espèce niche uniquement sur l'île Lord Howe.
Sığırcık İsveç'in kuzeyinde 1850'den itibaren, İzlanda'da da 1935'ten itibaren üremeye başlamıştır.En el norte de Suecia comenzó a reproducirse desde 1850, y en Islandia desde 1935.
Birkaç sığırcık aynı kafeste tutulabilir ve meraklı olmaları sayesinde kolaylıkla eğitilebilirler.Se pueden mantener varios pájaros en la misma jaula, y su curiosidad los hace fáciles de entrenar o estudiar.
Amerika Birleşik Devletleri'nde sığırcıklar göçmen kuşların avlanmasını yasaklayan yasanın kapsamı dışındadır.El departamento de agricultura de Estados Unidos afirma que la ley no se aplica a las aves.
Birleşik Krallık'ta sığırcık yıl boyunca öldürülebilir.En el Reino Unido se puede matar el estornino pinto en cualquier época del año.
Sığırcığın en yakın akrabası kara sığırcıktır.Ближайшим родственником белохвостого оленя является чернохвостый олень.
Batı Avustralya 1895 yılında sığırcıkların eyalete getirilmesini yasaklamıştır.Кроликов завезли в Австралию колонисты в 1859 году.
Erişkin erkek sığırcıkların alt tüyleri erişkin dişi sığırcıklardan daha az beneklidir.Они вредят пастбищам меньше, чем скот.
Sığırcıklar Melbourne'a 1857 yılında, Sidney'e de bundan yirmi yıl sonra getirilmiştir.W 1857 szpaki wprowadzono do Melbourne, 20 lat później do Sydney.
1987 yılında Buenos Aires kentinin parklarında yuvalanmış küçük bir sığırcık popülasyonu gözlemlenmiştir.W 2012 roku w ostępach leśnych Valtenberg zauważono niewielką rodzinę wilków.
Kuluçka parazitidirler, yumurtalarını karga (özellikle saksağan) ve sığırcık yuvalarına bırakırlar.Hannar lämnar sina spermier i marken och de plockas av honan för äggens befruktning.
Sığırcık gürültücü bir kuştur.Rödbenan är överhuvudtaget en högljudd fågel.
Sığırcığın en yakın akrabası kara sığırcıktır.Відтворити Найближчим родичем білохвостого оленя є Олень чорнохвостий.
Ebeveynlerin ikisi de kuluçkuya yatar ancak dişi sığırcık erkekten daha fazla kuluçkada kalır.Годують пташенят обидва батьків, проте самка більше, ніж самець.
Sığırcık gürültücü bir kuştur.Kavka je hlučný pták.
Sığırcık zıplayarak değil yürüyerek ya da koşarak yerde ilerler.Tehdy se ovšem nejednalo o sjezdové lyžování nebo o běžkování, ale o skoky na lyžích.
Sığırcıklar doğal olarak sadece Eski Dünya'da bulunur, bazı türleri doğu Avustralya'ya götürülmüştür.Původem je ze starého světa, ale některé druhy rodu se rozšířily i do Austrálie.
Sığırcıklarda bir dizi çeşitli parazit barınır.Este gazdă a unor specii de paraziți.
Birkaç sığırcık aynı kafeste tutulabilir ve meraklı olmaları sayesinde kolaylıkla eğitilebilirler.Több madarat is lehet tartani egy kalitkában és kíváncsiságuk miatt könnyedén taníthatóak.
1987 yılında Buenos Aires kentinin parklarında yuvalanmış küçük bir sığırcık popülasyonu gözlemlenmiştir.1987-ben megfigyeltek egy kisebb csoportot, amelyek Buenos Aires város parkjaiban költöttek.
Sığırcık İsveç'in kuzeyinde 1850'den itibaren, İzlanda'da da 1935'ten itibaren üremeye başlamıştır.A seregélyek már 1850 óta Svédország északi részein költenek, valamint Izlandon 1935 óta.
Birleşik Krallık'ta sığırcık yıl boyunca öldürülebilir.Az Egyesült Királyságban az év teljes időszakában vadászható madárfaj volt.
Medyayı oynat Sığırcık özellikle sonbahar ve kış mevsimlerinde olmak üzere oldukça sosyal bir kuştur.A seregély kifejezetten társaságkedvelő madárfaj, kölönösképpen ősszel és télen.
Sığırcıklar Melbourne'a 1857 yılında, Sidney'e de bundan yirmi yıl sonra getirilmiştir.A seregélyeket Melbourne városába 1857-ben telepítették be, míg Sydney-be két évtizeddel később.
Güney Afrika'ya sığırcık Cecil Rhodes tarafından 1897 yılında sokulmuştur.A Dél-afrikai Köztársaságba 1897-ben telepítették be Cecil Rhodes kezdeményezésére.
Sığırcıklar doğal olarak sadece Eski Dünya'da bulunur, bazı türleri doğu Avustralya'ya götürülmüştür.A vonaltól nyugatra ázsiai fajokat, keletre pedig jellegzetesen ausztrál fajokat lehet találni.
Sığırcıklar ayrıca Lord Howe Adası le Norfolk Adası'nda da koloniler oluşturmuştur.A seregélyek meghódították még a Lord Howe-szigetcsoportot és a Norfolk-szigetet.
Amerika Birleşik Devletleri'nde sığırcıklar göçmen kuşların avlanmasını yasaklayan yasanın kapsamı dışındadır.USA er i øvrigt underlagt forbud mod hvalfangst.
Sığırcık Avustralya'ya tarım ürünlerine musallat olan zaralı böceklerle mücadele etmek amacıyla sokulmuştur.Các nhà sản xuất nhắm đến nhu cầu về thịt đang bùng nổ tại châu Á.
Her sığırcık en yakın komşusunun hareketine göre yönünü ve hızını değiştirmektedir.각각의 유럽찌르레기는 자기에게서 가장 가까운 친구가 하는 대로 방향과 속력을 전환한다.
Sığırcıklar Güney Afrika'da tarıma zararlı olarak kabul edilmemektedir.남아프리카에서는 미국에서처럼 농업에 해로운 동물로 여겨지지는 않는다.
Sığırcıklar Melbourne'a 1857 yılında, Sidney'e de bundan yirmi yıl sonra getirilmiştir.유럽찌르레기는 1857년에 멜버른에 도입되었고 시드니에는 20여년 뒤 도입되었다.
Amerika Birleşik Devletleri'nde sığırcıklar göçmen kuşların avlanmasını yasaklayan yasanın kapsamı dışındadır.В САЩ оловните сачми при лов на водоплаващи птици са забранени със закон от 1991.
Sığırcık zıplayarak değil yürüyerek ya da koşarak yerde ilerler.Придвижва се подобно на дугите видове с ходене, а не с подскоци.
Sığırcık gürültücü bir kuştur.Tai plačiai paplitęs triukšmingas paukštis.
Sığırcığın en yakın akrabası kara sığırcıktır.Pruunkaru lähim sugulane on jääkaru.
Sığırcık zıplayarak değil yürüyerek ya da koşarak yerde ilerler.Maapinnal liigub joostes või astudes (mitte hüpates).
Sığırcık gürültücü bir kuştur.Õlipuu-käosulane on arg ja peiduline lind.