sıçrama tahtası ile cümle
sıçrama tahtası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.36
ÖRNEK CÜMLE
15
HARF
6
HECE
10
ORT. KELİME
Tom sıçrama tahtasından düştü.Tom fell off the diving board.
Bu fikir seks hakkında daha fazla tartışmalar için bir sıçrama tahtasıydı.That idea was a springboard for further discussions about sex.
Zamanla, tribünlük daha yüksek makamlara bir sıçrama tahtası durumuna geldi.In time, the Tribunate became a stepping stone to higher office.
Bilirsin, düz ayağımızın olması gerekiyor, bu yüzden sıçrama tahtasından kurtulamayız."You know, we're supposed to have a planar foot, so we can't get off on the springboard."
Kukes, Kosova’ya gitmek isteyen Romanlar için adeta bir sıçrama tahtası gibi.Kukes is a springboard for Roma to move to Kosovo.
Victoria Manalo Draves, 1948'de platform ve sıçrama tahtası dalışında altın madalya kazandı.Victoria Manalo Draves won both gold in platform and springboard diving in the 1948.
Superga tırmanışı genellikle bir grup sürücünün bitişten önce kaçması için sıçrama tahtasıdır.The Superga climb is often the springboard for a group of riders to escape before the finish.
Zamanla, tribünlük daha yüksek makamlara bir sıçrama tahtası durumuna geldi.Com o tempo, o tribunato tornou-se um trampolim para cargos mais altos.
Bilirsin, düz ayağımızın olması gerekiyor, bu yüzden sıçrama tahtasından kurtulamayız."Cô biết đó, chúng ta phải có một bàn chân phẳng, để chúng ta không nhảy lên khỏi bàn đạp. "
Bilirsin, düz ayağımızın olması gerekiyor, bu yüzden sıçrama tahtasından kurtulamayız.""Como consegues? Temos pés planos, "não podemos saltar no trampolim."
Bilirsin, düz ayağımızın olması gerekiyor, bu yüzden sıçrama tahtasından kurtulamayız."Du vet, vi ska ha en plan fot, så att vi inte ska halka på språngbrädan."
Bilirsin, düz ayağımızın olması gerekiyor, bu yüzden sıçrama tahtasından kurtulamayız.""Przecież bez łuku stopy... nie można się tak wybić."
Bilirsin, düz ayağımızın olması gerekiyor, bu yüzden sıçrama tahtasından kurtulamayız."Sabes, se supone que nosotos debemos tener pie plano, de manera que no podamos impulsarnos en los resortes."
Bilirsin, düz ayağımızın olması gerekiyor, bu yüzden sıçrama tahtasından kurtulamayız."Sai, noi abbiamo un piede dritto, non riusciamo a darci la spinta dalla pedana."
Bilirsin, düz ayağımızın olması gerekiyor, bu yüzden sıçrama tahtasından kurtulamayız."Ştii, se presupune că avem un picior plat şi nu putem să ne desprindem de pe rampa de lansare.
Bilirsin, düz ayağımızın olması gerekiyor, bu yüzden sıçrama tahtasından kurtulamayız."Veď máme mať ploché chodidlo, s ktorým sa nedá odraziť od odrazovej dosky."
Bilirsin, düz ayağımızın olması gerekiyor, bu yüzden sıçrama tahtasından kurtulamayız."Víš, máme mít plochou nohu, abychom z ní na odrazovém prkně nevypadli."
Bilirsin, düz ayağımızın olması gerekiyor, bu yüzden sıçrama tahtasından kurtulamayız."Volgens mij moeten we een vlakke voet hebben, dus we kunnen niet afzetten van de springplank."
Bilirsin, düz ayağımızın olması gerekiyor, bu yüzden sıçrama tahtasından kurtulamayız."Vous savez, on est sensé avoir les pieds à plat, sinon on ne peut donc pas décoller du tremplin."
Bilirsin, düz ayağımızın olması gerekiyor, bu yüzden sıçrama tahtasından kurtulamayız."Weißt Du, wir sollten eigentlich mit dem flachen Fuß auftreten, sonst kommen wir nicht vom Sprungbrett hoch."
Bilirsin, düz ayağımızın olması gerekiyor, bu yüzden sıçrama tahtasından kurtulamayız."Знаешь, у нас должна быть плоская нога, такая, что мы не можем взлететь с трамплина."
Bilirsin, düz ayağımızın olması gerekiyor, bu yüzden sıçrama tahtasından kurtulamayız."Нали знаеш - предполага се, че имаме плоско стъпало, затова не можем да се отделим от трамплина."
O ifade tarzını bir başlangıç olarak algıladım, bir sıçrama tahtası olarak.Am încercat să înțeleg acel limbaj pentru început, ca punct de plecare.
O ifade tarzını bir başlangıç olarak algıladım, bir sıçrama tahtası olarak.E ho provato a interpretare quel linguaggio come un inizio, un trampolino di lancio.
O ifade tarzını bir başlangıç olarak algıladım, bir sıçrama tahtası olarak.Ik probeerde die taal te begrijpen als een beginpunt, als een plaats om vanaf te vertrekken.
O ifade tarzını bir başlangıç olarak algıladım, bir sıçrama tahtası olarak.J'ai essayé de comprendre ce langage comme un début, comme un tremplin.
O ifade tarzını bir başlangıç olarak algıladım, bir sıçrama tahtası olarak.신참인 저는 그 언어를 이해하기 위해 노력하고 있었고요.
O ifade tarzını bir başlangıç olarak algıladım, bir sıçrama tahtası olarak.Początkowo starałem się zrozumieć ten język, jako odskocznię do dalszego projektowania.
O ifade tarzını bir başlangıç olarak algıladım, bir sıçrama tahtası olarak.Saya berusaha memahami bahasa tersebut sebagai titik awal, sebagai papan loncat.
O ifade tarzını bir başlangıç olarak algıladım, bir sıçrama tahtası olarak.Tentei perceber essa linguagem como um início, como um ponto de onde partir.
O ifade tarzını bir başlangıç olarak algıladım, bir sıçrama tahtası olarak.Tôi cố gắng hiểu thứ ngôn ngữ đó như bước khởi đầu, như bước đệm để nhảy lên.
O ifade tarzını bir başlangıç olarak algıladım, bir sıçrama tahtası olarak.Traté de entender ese lenguaje como un comienzo, como un lugar del cual saltar.
O ifade tarzını bir başlangıç olarak algıladım, bir sıçrama tahtası olarak.Опитвах се да разбера този език като начало, като място за отскок.
O ifade tarzını bir başlangıç olarak algıladım, bir sıçrama tahtası olarak.ניסיתי להבין את השפה הזו בתור התחלה, כנקודת זינוק,
O ifade tarzını bir başlangıç olarak algıladım, bir sıçrama tahtası olarak.حاولت فهم تلك اللغة كبداية لتكون بمثابة محطة إقلاع
O ifade tarzını bir başlangıç olarak algıladım, bir sıçrama tahtası olarak.僕はまず その論理を理解するために そこをスタート地点としたんだ でも 建設屋の指示に従うばかりで つまらない事が沢山で こう...