sütun ile cümle

sütun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Son sütun da böyledir.Ομοίως, με την τελευταία σημείωση.
Genellikle inek sütünden üretilmektedir.Φτιάχνεται παραδοσιακά από αγελαδινό γάλα.
Ölüler diyarında yılanlar tarafından bir sütuna bağlanmışlardır.Στα χέρια κρατούν από ένα φίδι.
Köşeler de zarlara basan sütunceler vardır.Πλευρικούς διαδρόμους διαθέτουν και τα εγκάρσια κλίτη.
İlk sütunda ilk dokuz karede 1, 4, 9 ,...Βάρη από 1, 3, 9, ...
İlk iki sütun, sırasıyla birinci ve ikinci dosyanın farklı satırlarını içerir.Ο πρώτος και δεύτερος κύκλος αντιστοιχούν στο πρώτο και δεύτερο βιβλίο αντίστοιχα.
Matrisin büyüklüğü satır sayısı ile sütun sayısı birlikte verilmesi ile ifade edilir.Στον κώδικα Μορς ο αριθμός εκφράζεται ως −−−·· −−··· −····.
Sütün yüzyıllardır sağlığa yararlı bir içecek olduğu söylenir.Η κατανάλωση ποτών αποτελεί επίσης σημαντικό τμήμα της κοινωνικοποίησης κατά τη διάρκεια των αιώνων.
Sütün pastörize edilmesinin başlıca iki amacı bulunmaktadır.Der findes to lidelser, der har direkte at gøre med indtagelsen af mælk.
Devam eden örnekte iki oyuncu vardır; biri bir satırı seçer, diğeri sütunu.I det viste eksempel er der to spillere; den ene vælger rækken, og den anden vælger søjlen.
Her oyuncunun, satır ve sütun sayısı tarafından belirlenen, iki stratejisi vardır.Hver spiller har to strategier, som er specificeret ved nummeret på rækken eller søjlen.
Delik günümüzde sütuna geçirilmiş bronz bir plakanın ortasında yer almaktadır.Stedet er i dag er afmærket med en bronzeplade.
Anne sütüne geçebilir.De kan overføres via mælken.
Espresso ve sıcak sütün kaynatılmasıyla meydana gelir.Altså en del espresso og en del varm mælk.
1949'da kilisenin sütunları ve mahzenleri çökmüştür.Kirkens gulve og bænke er fra 1900.
Eşek peyniri, eşek sütünden üretilen peynirdir.Gedeost er ost fremstillet af gedemælk.
Sütunlu salon: Kutsal alana giden yol.I Helligånds Sogn ligger Helligåndskirken.
İkinci sütun ise "Yılanlı Sütun" ya da "Burmalı Sütun" olarak adlandırlmaktadır.Denne runde kaldes division runden eller "division series".
Bu sütun hem Avrupa Birliği üye ülkeleri hem de Ortak Tarim Politikasının bütçelerinden desteklenmektedir.Her godkender medlemslandene det fremtidige program og budget, samt organisationens generelle politik.
Ortak dışişleri ve güvenlik politikası da denen ikinci sütun dış ilişkileri ve askerî konularla ilgilenir.Sikkerhedspolitik er derfor nært forbundet med både udenrigspolitik og forsvarspolitik.
Bunlar genellikle ışık sütunları ile karıştırılır.De bliver ofte forveksles med regnorme.
Bu bölüm altı yuvarlak sütuna dayanmaktadır.Stolen består af seks lodrette fag.
Çeşitli ve dallı budaklı sütun süslemeleri bu tarzın göstergesidir.Værker af højst forskelligt indhold og stil hører herhen.
Sıvı basıncı o noktanın sıvı sütununun ağırlığı kadardır.Dette tryk afhænger af den resterende overliggende væskes højde.
Harimin kuzey bölümünde ise altı adet ahşap sütunun taşıdığı mahfil yer alır.På norddørens tympanon ses dragen med seks hoveder.
Kümülatif yüzdeleri gösteren bir sütun da tabloya eklenir.Et lighedstegnstast (=) tilføjet til det numeriske tastatur.
Sütun başlıkları ise basit fakat yastıklıdır.Bladpladerne er flade, men foldede.
Dor, sütunların üstündeki basit dairesel başlıklar tarafından kolayca tanınmaktadır.Gruppen er let genkendelig på rørene under hatten.
Sütünü iç.Drik din mælk.
Bunun üzerine Badinter ile Peyrefitte arasında Le Monde'un sütunlarına yansıyan bir tartışma belirmiştir.Den ligger ved elva Don (som den er oppkalt etter), rundt 50 km sørvest for Lipetsk.
Etrafı dört sütunla kuşatılmış dört duvar halindedir.Den er av typen Fire (ild).
Sütun başlığının üzerinde ise, heykel kürsüsü ve imparatorun heykeli bulunmaktaydı.På toppen av søylen sto en statue av keiseren.
Aynı zamanda sütun 7.5 metre daha yükseltilerek bugünkü yüksekliği olan 66.89 metreye ulaştı.Samtidig fikk den en sokkel som øket høyden til dagens 66,89 meter.
Lena Sütunları, (Rusça: Ле́нские столбы́, tr.Og tranene flyr , (russisk: Летят журавли, translit.
Roma imparatoru Marcus Aurelius'un onuruna inşa edilmiş ve Trajan Sütunu üzerine modellenmiştir.Den ble reist til ære for den romerske keiser Marcus Aurelius og modellert etter Trajansøylen.
Bazı dinlere göre at sütünün haram olduğu tartışması vardır.I motsetning til hva mange tror, inneholder ikke mjød melk.
Makalede bir sütun vardı ve diğer şeylerin yanı sıra 1938'de Münih Anlaşması'nı protesto etti.Han var fast spaltist der og prosesterte gjennom den blant annet mot Münchenavtalen i 1938.
Bazalt Sütunları olarak adlandırılan bu oluşumlar 50-60 milyon yıl önceki volkanik bir faaliyetin eseridir.Store deler av øya er dekt av basaltfjell, skapt av vulkansk aktivitet for 25–65 millioner år siden.
Bu hayvanların en çok sütünden yararlanılmaktadır.Det er derfor det dyreste kjøttet.
Bu dönemden sonra anne sütüne ek olarak katı ek gıdalara da başlanır.På denne tiden begynner de også å spise kjøtt.
Manda sütünden olanı daha makbuldür.(Sulten) Hva er hvitere enn melk?
Kuzeydeki sütunlarda çocuklarının ismi yazılıdır.I de berømte guttebøkene hans ligger imidlertid handlingen i nord.
Sütün yüzyıllardır sağlığa yararlı bir içecek olduğu söylenir.Området har i mange århundrer vært kjent for vindyrking.
Sütunun eski yeri ise Amerikan hava bombardımanları ile ağır hasar aldı.På grunn av sin strategiske beliggenhet ble det hardt rammet av amerikansk bombing.
Sütunun ismi kaidesinde buunan kısaltılmış, Latince bir yazıttan gelmektedir.Forkortelsen for ordenens navn kommer normalt fra det latinske navnet.
Mozzarella di Bufala: Manda sütünden yapılmaktadır.Mozzarella lages av bøffelmelk i Campania.
Tablo her sütun için sıralandırılabilir.Tabellen kan sorteres på alle kolonnene.
Bu sayede tablolardan aynı anda birkaç sütun almak mümkün olmuştur.Mulighet til å åpne flere bilder samtidig.
Savaş sonra sütun Fransızlar tarafından yıkılmak istenmiş fakat İngiliz ve Amerikalılar bunu veto etmiştir.Etter 2. verdenskrig ønsket Frankrike å få søylen fjernet, men USA og Storbritannia godtok ikke dette.
1987: İletim değiştirici sütun başka yere taşınmış, koltukları değişmiştir.1967: Kanalen flytter inn i nye lokaler.
Zafer Sütunu (Almanca: Siegessäule (yardım·bilgi)), Almanya'nın başkenti Berlin'de bulunan bir anıtsal sütun.V. (Mot glemsel – for demokrati) er en tysk, allmennyttig forening med hovedsete i Berlin.
"Yıl" sütunu o binanın hangi yılda tamamlandığını gösterir.Kolom "Tahun" menandakan kapan gedung ini selesai dibangun.
Etinden ve sütünden faydalanılır.Yak banyak dimanfaatkan untuk susu dan dagingnya.
Montecitorio sütunu ile Montecitorio'da ana girişinde başka bir fotoğraf.Foto lain gerbang utama Montecitorio dengan lajur Montecitorio.
Milchkaffee: Bol miktarda sütün içinde az miktarda kahve.Berapa banyak sebenarnya kafeina dalam secangkir kopi?
Marcus Aurelius'un bu kabilelere karşı yaptığı seferler Marcus Aurelius sütununda anılmıştır.Peperangannya melawan mereka diperingati pada Tiang Marcus Aurelius.
Bu şekil ikisi beyaz üçü siyah olmak üzere beş dikey sütuna bölünmüş durumdadır.Kedua warna tersebut dipisahkan oleh lima segitiga putih yang membentuk rupa gergaji.
"Notlar" sütunu padişahların ebeveynlerini ve kaderlerini içerir.Kolom "Catatan" berisi informasi mengenai orangtua dan nasib tiap sultan.
1999'da The Source dergisi kendisine "Unsigned Hype" sütununda yer verdi.Majalah hip-hop The Source memasukkan Eminem dikolom "Unsigned Hype" majalah ini pada bulan Maret 1998.
İki matrisin toplanabilmesi için satır ve sütün sayılarının eşit olması gerekir.Dua matriks dapat dijumlahkan jika jumlah baris dan kolomnya sama.

İlgili Sayfalar