sütun ile cümle

sütun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
285 basamaklı dik merdiveni çıkarak sütunun tepesine, heykelin hemen altına çıkmak mümkündür.Se puede acceder a un mirador subiendo los 285 escalones en caracol de su interior.
Metildopa plesentaya geçer ve fetusun kan dolaşımında ve anne sütünde bulunur.Cruza la barrera hematoplacentaria y se encuentra en la leche materna.
Gece ışıklandırılmış Çehel Sütun Sarayı.El castillo con iluminación nocturna.
Eğer diskler kendilerini demet halinde sıkıştırırlarsa (birleştirilerse) bu safhaya discotic sütun denir.Cuando se omiten versos, se sustituyen por puntos encorchetados entre barras (o entre plecas).
Haftalık yazmış olduğu sütunu, Dünya çapında 400'den fazla yayında yer almıştır.En la actualidad el programa llega a más de 400 emisoras a nivel mundial.
İlk sütunda ilk dokuz karede 1, 4, 9 ,...Las bandas tienen un radio de 9:1:4:1:9.
Bölgede bulunan mermer cinsi taş sayesinde bütün yapıların cepheleri sütun ve kemerlerle donatılmıştır.65, debido al peso del acero con el que se fabricaron los cajones de mecanismos y demás partes estampadas.
Bu gerilim, suyun kopmayan bir sütun hâlinde yükselmesini sağlar.En estas condiciones, se la sumerge en un recipiente que contenga agua.
Sütün var mı?Hai del latte?
"Yıl" sütunu o binanın hangi yılda tamamlandığını gösterir.La colonna "Anno" indica l'anno in cui è stato completato l'edificio.
Sütunun Byzantium 1200 projesi dahilinde hazırlanan 3 boyutlu canlandırması3D ricostruzione dell'edificio presso il progetto Byzantium 1200
Aynı yıl içinde geçici bir ahşap sütun Johann Frühwirth tarafından inşa edildi.Nello stesso anno, dunque, venne eretta una prima colonna, lignea, ad opera di Johann Frühwirth.
Kolostrum sütünde ilk gün yine oldukça düşük bulunmaktadır.I quantitativi della ceramica del primo periodo furono comunque relativamente bassi.
1521, sol sütun.259 verso a pag.
Keçi, koyun sütünde bulunurlar, hayvanlarda meme iltihabına neden olur.Vi sono ancora le mangiatoie ricavate nella roccia e gli occhielli per legarvi gli animali.
Schineider'in "Mirage", Tsubasa'nın "Drive" şutunu çekebilir.M. Night Shyamalan riuscirà a falsificare "The Twist".
Sütun sayısı ise 53'e ulaşır.Di scarpe porta il 53.
Kırmızı sütunlar da Çin mimarisinin bir özelliğidir.I ponti sono un'altra caratteristica comune del giardino cinese.
Ülke sütünün% 85'ini üreten Finlandiya'nın en büyük süt üreticisidir.Valio è il maggior produttore di latte della Finlandia, con una produzione pari all'85% del latte finlandese.
MAdonna bir sütunun etrafında dolaşmakta ve şarkısını söylemektedir.Mila alza il ricevitore e sente una melodia.
Anne sütüne geçtiği bilinmemektedir.Non è noto se il metoesital passi nel latte materno.
Sütunun üzerinde bronzdan bir defne dalı bulunur.Dal soffitto pende un lampadario in bronzo.
Restore edilen caminin, sütunları hâlâ orijinaldir.Gli ornamenti in argento sono ancora originali.
"Notlar" sütunu padişahların ebeveynlerini ve kaderlerini içerir."Familles" ricorda invece le vite avventurose dei suoi padri e nonni.
Daha sonra 46 dan altıncı satırın ilk sütunundaki 36 değerini çıkarın.46 Adagietto per sestetto d'archi op.
Sütunlu salon: Kutsal alana giden yol.Un mandapa, corridoio di entrata al santuario.
İlçede Bizanslılar döneminden kalma sutün ve sutün başlıkları bulunmuştur.Generazioni in fuga dal tempo e Corpi senza peso.
Bu heykel nihayetinde 704 depreminde sütundan devrildi ve tahrip oldu.Questa statua fu distrutta da un terremoto nel 704.
Tapınağın bazı sütunları yerine dikilmiştir.Potrebbe essere stata collocata su uno dei muri del tempio.
Kahveli sütün ana maddesi olan kahve şurubu, tatlandırılmış konsantre kahvedir.Io invece dico: la linea del caffè ristretto, del caffè concentrato...
Kedi sütünüzü içiyor.Кот пьёт твоё молоко.
Sütün tadı biraz ekşi.Молоко на вкус слегка кислое.
Kralların Kapıları ya da Kralların Sütunları olarak da bilinir.Также известны как Ворота Королей и Столпы Королей.
Biz, daha önce onun, süt analarının sütünü emmemesini sağladık.Мы читали о ней задолго до Павеля и Бержье (которых тоже читали).
Jordan daha sonra bu şutun kendisinin basketbol kariyeri için önemli bir dönüm noktası olduğunu açıkladı.Позднее Джордан называл этот бросок поворотным в своей баскетбольной карьере.
"Yıl" sütunu o binanın hangi yılda tamamlandığını gösterir.В столбце «Год» означает год, в котором здание было завершено.
Bu sırada bir gardian olan Tom sütunun arkasından bakar.За этим сверху пристально наблюдает Том.
Çemberlitaş Sütunu, İstanbul'un yedi tepesinden birinin üzerinde bulunan tarihi sütun.Администрати́вно-жило́е зда́ние на пло́щади Кра́сных Воро́т – одна из семи реализованных сталинских высоток.
Osman Hamdi, kendisini bir sütun başlığı üstünde oturur şekilde resmetmiştir.Будда изображался сидящим с округлым лицом.
Koyun sütünde % 4,6, keçi sütünde de ortalama % 4,0 oranında yer alır.Жирность молока овец в среднем 6,4 %.
Satırları sütun, sütunları satır yapar.Частные лица пряли веревки.
Sütunlar farklı yükseklikte ve farklı malzemelerle yapılmış.Кухня выпускалась в различных размерах и с разной степенью оснащённости.
Bazı mezarlarda Dorik sütunlar ve fresklerle bezenmiş duvarlar bulunur.Некоторые гробницы имели расчленённые, ступенчатые стены.
Bu sayede tablolardan aynı anda birkaç sütun almak mümkün olmuştur.Допускалось ношение нескольких лент сразу.
Arkasında çok sayıda yüksek sütun dizilmiş, en öndeki bütünüyle gösterilmiştir.Было множество рекламных объявлений, которым предоставлялась практически вся первая полоса.
Şutunu çekti direkten döndü.Заплакав, он повернул обратно.
Yerleşim yerinde birçok eski mezar ve sütunlar mevcuttur.На территории заповедника находится ряд древних захоронений и гробниц.
Hata payı sütunundaki T, sıcak bağlantının ısısını Celsius olarak ifade eder.В пределах колонок точности, T представляет температуру горячего спая, в градусах Цельсия.
Binanın bazı parçaları eski yapının sütunları ve dış duvarlarını kullanmaktadır.Частично использовались колонны и некоторые наружные стены прежнего здания.
Sütün mayalandırılması ile peynir ya da margarin elde edilirdi.Из молока получали масло и сыр.
Bulut Sütunu Operasyonu, İsrail Ordusu tarafından, Gazze Şeridi’ne yönelik düzenlenen askeri operasyondur.Операция «Опера» — военная операция ВВС Израиля против Ирака.
Gabapentin insanlarda anne sütüne geçer.Её урожаи идут людям на стол.
Ana kubbe 8 sütuna oturur.VI, 8 Анна Комнина.
Tom, şaşırdı, etrafa baktı ve birini bile göremedi, böylece sütünü içmeye başladı.Тем не менее, зрение стало её подводить, она не смогла читать, так что она занялась актёрством.
1999'da The Source dergisi kendisine "Unsigned Hype" sütununda yer verdi.В марте 1998 года Эминем попал в колонку «Unsigned Hype» журнала The Source.
"Yıl" sütunu o binanın hangi yılda tamamlandığını gösterir.يشير العمود "السنة" للسنة التي تم فيها الانتهاء من المبنى .
Ahmet Davutoğlu dış politikasını dört ana sütun üzerine inşa etmiştir.أنشئ داوود أوغلو سياسته الخارجية على أربعة محاور رئيسية.
Bu sütunlar, mağma akıntılarının soğuyup büzülmesinden ileri gelmiştir.وسميت هجرتهم بهجرة العتوب وهم آل صباح وآل خليفة والجلاهمة.
En başlarda Knut'un yiyeceği, iki saatte bir verilen, balık yağı karışımlı bir şişe bebek sütünden ibaretti.وكان طعام كنوت الرئيسي عبارة عن زجاجة حليب أطفال مخلوطة بزيت السمك تُعطى له كل ساعتين.
Koyunlar, etinin yanında yününden ve sütünden yararlanılabilen bir hayvan türüdür.وقيل هو ما يسوقه الله تعالى إلى الحيوان فيأكله، ويلزم خروج المشروب والملبوس.

İlgili Sayfalar