sütçü ile cümle

sütçü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
50
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bir sütçü var mı?Is there a milkman?
Karısının onu bir sütçüyle aldattığını biliyor muydun?Did you know that his wife was cheating on him with the milkman?
Sütçü öldü.The milkman died.
Sütçünün ineklere alerjisi var.The milkmaid is allergic to cows.
Mary bir kadın sütçüdür.Mary is a milkmaid.
Tom bir sütçüdür.Tom is a milkman.
Süt şişelerinden önce, sütçüler müşterilerin sürahilerini doldurdu.Before the emergence of milk bottles, milkmen would fill the customers' jugs.
Sütçülük Bilim Parkı hakkında bir dizi Uluslararası Çalıştay düzenlenmiştir.A biennial series of international workshops on Dairy Science Park has been in place.
Aslı Sütçüoğlu'na duyduğu hayranlık.She truly seems thankful for what the shipyard has given her.
Sütçülük yapılır.Milk Made.
Sütçüoğlu Muhallebicisi'nin ve Sütçüoğlu Apartmanı'nın sahibidir.He is chef and proprietor of Pigeonhole and Model Milk.
Sütçü, gazcı ya da ekmekçi değil, borcunu almaya gelenI know it can't be the milk man, the gas man, the bread man, who always collects
Johannes Vermeer, Sütçükadın (1658-1661)Johannes Vermeer, The Milkmaid (1658–1661)
Serdar Sütçü'dür.Aus für den Milchmann.
1927, Sütçüler – ö.Paris : , 1917 Les céréales.
Bakkal, manav, ekmekçi, sütçü ve başkalarına da ödeme yapmalıyım.Tengo que pagar al tendero, frutero, al panadero, al lechero y a otros.
Sütçülük yapılır.Se hacen de maíz.
Ana karakterler ise Sütçüoğlı ailesi fertleridir.Il secondo aspetto peculiare è che i suoi abitanti sono ermafroditi latenti.
Sütçülük Bilim Parkı.СПбГУ.Научный парк.
Sütçüler İlçesinin Tarih Öncesi ve Tarihi Çağları tam olarak bilinmemektedir.Por isso, não se sabe ao certo o papel da mulher no período pré-histórico.
1952, Sütçüler) - (ö.Banco de Dados - A Carne (1952).
Serdar Sütçü'dür.Det betyder mjölnare.
Avrupa Yakası'nın ana kadrosu Sütçüoğlu ailesi üzerinden şekillenmektedir.Європейський Печерний лев походить саме від цього підвиду.
İlçede Süleyman Demirel Üniversitesi'ne bağlı Sütçüler Meslek Yüksek Okulu bulunmaktadır.St. Trinian’sin kuuluisa ja epäsovinnainen tyttökoulu on talouskriisissä.
Serdar Sütçü'dür.Kjære frøken Lagerlöf.
Belçika mavisi ilk olarak sütçü-etçi melez ırk olarak kullanılmıştır.Belgisk blå brukes til kjøttproduksjon.
Süt şişelerinden önce, sütçüler müşterilerin sürahilerini doldurdu.Melkeflaskene ble av kundene returnert til butikkene.
Sütçüler İlçesi 800 yıllık bir geçmişe sahiptir.Hal ini menyatakan bahwa satu juglet minyak berlangsung lebih dari 800 tahun.
(Yılmaz, Ölmez, Sütçü soyadlıların ataları).真白(真白(ましろ))~殺手~ 於《THE DON'T OF THE DEAD》初登場。
Sütçülük Bilim Parkı.绿园 生态科技园。
Sütçüoğlu ailesinin annesi ve babası İffet ile Tahsin de bu iki gelin adayından da hoşnut değildir.Ако при възрастен (пълнолетен) човек починат и двамата родители, то тогава не се говори за сирак.
Sütçüler İlçesi 800 yıllık bir geçmişe sahiptir.Wieluń má už vyše 800-ročnú históriu.
Tahsin ve İffet Sütçüoğlu'nun kızıdır.Je teta violončelista Miloša Mlejnika.
Sütçü beygiri... Deđilsin deđilsin, iyi bir atsýn sen..Say it ...That kid is the pursuit said
- Sütçü beygiri gibi. - Can!.As packhorse !Can
Sütçü, gazcı ya da ekmekçi değil, borcunu almaya gelenCela ne peut pas être le laitier, l'homme de gaz, le boulanger, qui vient toujours pour se faire payer.
Sütçü, gazcı ya da ekmekçi değil, borcunu almaya gelenDet kan inte vara mjölkbudet som alltid vill ha betalt.
Sütçü, gazcı ya da ekmekçi değil, borcunu almaya gelenEu sei que não pode ser o homem do leite, nem o homem do gás, nem o homem do pão, que vêem cobrar.
Sütçü, gazcı ya da ekmekçi değil, borcunu almaya gelenIch weiss, es kann nicht der Milchmann, der Gasmann, der Backer, der immer zur Bezahlung kommt
Sütçü, gazcı ya da ekmekçi değil, borcunu almaya gelenI know it can't be the milk man, the gas man, the bread man, who always collects
Sütçü, gazcı ya da ekmekçi değil, borcunu almaya gelenI know it can't be the milk man, the gas man, the bread man, who always collects
Sütçü, gazcı ya da ekmekçi değil, borcunu almaya gelenNon puo' essere il lattaio, l'uomo del gas o il panettiere che recupera sempre qualcosa
Sütçü, gazcı ya da ekmekçi değil, borcunu almaya gelenNo puede ser el lechero, el del gas, el del pan, que siempre cobran.
Sütçü, gazcı ya da ekmekçi değil, borcunu almaya gelenSigur nu-i lăptarul, găzarul sau brutarul, ei nu-ncasează azi
Sütçü, gazcı ya da ekmekçi değil, borcunu almaya gelenTiedän ei se oo maitomies, kaasumies, leipämies, joka ain' rahastaa
Sütçü, gazcı ya da ekmekçi değil, borcunu almaya gelenTôi biết đó chẳng thể là người đưa sữa, người đưa ga, người bán bánh mì luôn thu chai vỏ.
Sütçü, gazcı ya da ekmekçi değil, borcunu almaya gelenTo nie mleczarz, gazownik ani piekarz, którzy przynoszą sprawunki
Sütçü, gazcı ya da ekmekçi değil, borcunu almaya gelenVím že to nemůže být mlékař, plynař, rozvoz chleba. Ti toho vždy nanosí.
Sütçü, gazcı ya da ekmekçi değil, borcunu almaya gelenЗнам, не може да е млекарят, хлебарят, инкасаторът за газ, който все ще събере.
Sütçü, gazcı ya da ekmekçi değil, borcunu almaya gelenバターと卵屋じゃないわね 請求書だけ置いていく

İlgili Sayfalar