süsün ile cümle
süsün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
- Hey, millet. Bir saniye susun.Hej, mládeži, ztichněte na vteřinku.
- Hey, millet. Bir saniye susun.- Hé jongens, zwijg eens even.
- Hey, millet. Bir saniye susun.Hey, Leute, seid mal kurz ruhig.
- Hey, millet. Bir saniye susun.- Pessoal, silêncio por um segundo.
- Hey, millet. Bir saniye susun.- Srácok, maradjatok csendben egy picit.
- Hey, millet. Bir saniye susun.Παιδιά, σιωπή για λίγο.
- Hey, millet. Bir saniye susun.Момци, ућутите на секунд.
- Hey? Steve, ışığı kapat! Susun!¡Steve, apaga la luz!
- İşte, Nat. - Tamam. Susun, susun.- Ven, Nat.
- İşte, Nat. - Tamam. Susun, susun.- Ven, Nat.
Öfkelenebilirsiniz, ama günah işlemeyin; İyi düşünün yatağınızda, susun. _iSela(4:5) Tremblez, et ne péchez point; Parlez en vos coeurs sur votre couche, puis taisez-vous. -Pause.
Öfkelenebilirsiniz, ama günah işlemeyin; İyi düşünün yatağınızda, susun. _iSela(4:5) Гневаясь, не согрешайте: размыслите в сердцах ваших на ложах ваших, и утишитесь;
Öfkelenebilirsiniz, ama günah işlemeyin; İyi düşünün yatağınızda, susun. _iSelaAle vedzte, že Hospodin učiní zvláštnu vec pri svojom milom. Hospodin vyslyší, keď budem volať k nemu.
Öfkelenebilirsiniz, ama günah işlemeyin; İyi düşünün yatağınızda, susun. _iSelaBesinnen dock att HERREN har utvalt åt sig den fromme; HERREN hör, när jag ropar till honom.
Öfkelenebilirsiniz, ama günah işlemeyin; İyi düşünün yatağınızda, susun. _iSelaCác ngươi khá e sợ, chớ phạm tội; Trên giường mình hãy suy gẫm trong lòng, và làm thinh.
Öfkelenebilirsiniz, ama günah işlemeyin; İyi düşünün yatağınızda, susun. _iSelaCác ngươi khá e_sợ , chớ phạm_tội ; Trên giường mình hãy suy_gẫm trong lòng , và làm_thinh .
Öfkelenebilirsiniz, ama günah işlemeyin; İyi düşünün yatağınızda, susun. _iSelaCutremuraţi-vă, şi nu păcătuiţi! Spuneţi lucrul acesta în inimile voastre cînd staţi în pat: apoi tăceţi.
Öfkelenebilirsiniz, ama günah işlemeyin; İyi düşünün yatağınızda, susun. _iSelaIrai-vos e não pequeis; consultai com o vosso coração em vosso leito, e calai-vos.
Öfkelenebilirsiniz, ama günah işlemeyin; İyi düşünün yatağınızda, susun. _iSela너희는 떨며 범죄치 말지어다 자리에 누워 심중에 말하고 잠잠할지어다(셀라)
Öfkelenebilirsiniz, ama günah işlemeyin; İyi düşünün yatağınızda, susun. _iSelaPrestrašite se in ne grešite; razgovarjajte se v srcu svojem na ležiščih svojih in pomirite se! (Sela.)
Öfkelenebilirsiniz, ama günah işlemeyin; İyi düşünün yatağınızda, susun. _iSelaSappiate che il Signore fa prodigi per il suo fedele: il Signore mi ascolta quando lo invoco
Öfkelenebilirsiniz, ama günah işlemeyin; İyi düşünün yatağınızda, susun. _iSelaTemblad y no pequéis. Reflexionad en vuestro corazón sobre vuestra cama y estad en silencio. (Selah
Öfkelenebilirsiniz, ama günah işlemeyin; İyi düşünün yatağınızda, susun. _iSelaTietäkää: ihmeellinen on Herra hurskastansa kohtaan, Herra kuulee, kun minä häntä huudan.
Öfkelenebilirsiniz, ama günah işlemeyin; İyi düşünün yatağınızda, susun. _iSelaTudjátok meg hát, hogy kedveltjévé választott az Úr; meghallja az Úr, ha hozzá kiáltok!
Öfkelenebilirsiniz, ama günah işlemeyin; İyi düşünün yatağınızda, susun. _iSelaVězte, žeť jest oddělil Hospodin sobě milého. Vyslyšíť mne Hospodin, když k němu volati budu.
Öfkelenebilirsiniz, ama günah işlemeyin; İyi düşünün yatağınızda, susun. _iSelaVit dog at Herren har utkåret sig en from! Herren hører når jeg roper til ham.
Öfkelenebilirsiniz, ama günah işlemeyin; İyi düşünün yatağınızda, susun. _iSelaVredes kun, men forsynd eder ikke, tænk efter på eders Leje og ti! - Sela.
Öfkelenebilirsiniz, ama günah işlemeyin; İyi düşünün yatağınızda, susun. _iSelaWiedzcież, żeć Pan odłączył sobie pobożnego; wysłucha Pan, gdy zawołam do niego.
Öfkelenebilirsiniz, ama günah işlemeyin; İyi düşünün yatağınızda, susun. _iSelaZürnet ihr, so sündiget nicht. Redet mit eurem Herzen auf dem Lager und harret. (Sela.)
Öfkelenebilirsiniz, ama günah işlemeyin; İyi düşünün yatağınızda, susun. _iSelaΟργιζεσθε και μη αμαρτανετε λαλειτε εν ταις καρδιαις υμων επι της κλινης υμων και ησυχαζετε. Διαψαλμα.
Öfkelenebilirsiniz, ama günah işlemeyin; İyi düşünün yatağınızda, susun. _iSelaТреперете и не съгрешавайте; Размишлявайте в сърцата си на леглата си и мълчете. (Села).
Öfkelenebilirsiniz, ama günah işlemeyin; İyi düşünün yatağınızda, susun. _iSelaרגזו ואל תחטאו אמרו בלבבכם על משכבכם ודמו סלה׃
Öfkelenebilirsiniz, ama günah işlemeyin; İyi düşünün yatağınızda, susun. _iSelaارتعدوا ولا تخطئوا. تكلموا في قلوبكم على مضاجعكم واسكتوا. سلاه.
Öfkelenebilirsiniz, ama günah işlemeyin; İyi düşünün yatağınızda, susun. _iSela你 們 應 當 畏 懼 、 不 可 犯 罪 . 在 床 上 的 時 候 、 要 心 裡 思 想 、 並 要 肅 靜 。 〔 細 拉
Öfkelenebilirsiniz, ama günah işlemeyin; İyi düşünün yatağınızda, susun. _iSela你 們應當 畏懼 、 不 可 犯罪 . 在 床上 的 時候 、 要 心 裡 思想 、 並要 肅靜 。 〔 細拉
Sessiz olun. Susun!- Bien.
Sessiz olun. Susun!- Bien.
Sessiz olun. Susun!Ησυχία!
"Sizdekinin şusunu beğeniyoruz, ancak busundan emin değiliz." diyorlar."Bizonyos szempontból tetszik, amitek van, de nem vagyunk annyira biztosak benne."
"Sizdekinin şusunu beğeniyoruz, ancak busundan emin değiliz." diyorlar."Bon, nous aimons cet aspect de ce que nous avons, mais nous ne sommes pas sûrs au sujet de ça."
"Sizdekinin şusunu beğeniyoruz, ancak busundan emin değiliz." diyorlar."Bueno, nos gusta ese aspecto de lo que tienen, pero no estamos tan seguros de eso otro."
"Sizdekinin şusunu beğeniyoruz, ancak busundan emin değiliz." diyorlar."Jamen, vi kan godt lide det aspekt af hvad I har, men vi er ikke så sikre på det".
"Sizdekinin şusunu beğeniyoruz, ancak busundan emin değiliz." diyorlar."글쎄, 우리는 당신들이 갖고 있는 면을 좋아하긴 하지만, 그것들에 대해 그리 확신하지는 않아."
"Sizdekinin şusunu beğeniyoruz, ancak busundan emin değiliz." diyorlar."Líbí se nám výhled na to, čeho jste dosáhli, ale nejsme si tím tak jisti."
"Sizdekinin şusunu beğeniyoruz, ancak busundan emin değiliz." diyorlar."No, páči sa nám táto stránka toho, čo máte, ale nie sme si takí istí touto."
"Sizdekinin şusunu beğeniyoruz, ancak busundan emin değiliz." diyorlar."ok, ci piace questo aspetto di quello che avete, ma non siamo poi così sicuri di quest'altro."
"Sizdekinin şusunu beğeniyoruz, ancak busundan emin değiliz." diyorlar."Podoba nam się ten aspekt, ale jeśli chodzi o tamten to nie jesteśmy tacy pewni."
"Sizdekinin şusunu beğeniyoruz, ancak busundan emin değiliz." diyorlar."Uite, ne place aceasta parte din ceea ce aveti voi, dar nu suntem prea siguri de aceasta."
"Sizdekinin şusunu beğeniyoruz, ancak busundan emin değiliz." diyorlar."Wel, we houden van dat aspect dat jullie hebben, maar we zijn niet zo zeker van dat andere."
"Sizdekinin şusunu beğeniyoruz, ancak busundan emin değiliz." diyorlar."Wir mögen diesen Teil an euch, aber wir sind uns nicht so sicher hierüber."
"Sizdekinin şusunu beğeniyoruz, ancak busundan emin değiliz." diyorlar."Μας αρέσει το τάδε στοιχείο από αυτά που έχετε αλλά δεν είμαστε τόσο σίγουροι για το δείνα."
"Sizdekinin şusunu beğeniyoruz, ancak busundan emin değiliz." diyorlar."Ами, ние харесваме този аспект на това което имате, но не сме толкова сигурни за това."
"Sizdekinin şusunu beğeniyoruz, ancak busundan emin değiliz." diyorlar."Нам нравятся некоторые аспекты вашей жизни, но мы не уверены по поводу этой суетливости".
"Sizdekinin şusunu beğeniyoruz, ancak busundan emin değiliz." diyorlar."Так, нам подобається така ідея, але ми не впевнені щодо її реалізації."
"Sizdekinin şusunu beğeniyoruz, ancak busundan emin değiliz." diyorlar."אנו אוהבות היבטים מסוימים של מה שיש לכם, אבל אנו לא כל-כך בטוחות לגבי אחרים".
"Sizdekinin şusunu beğeniyoruz, ancak busundan emin değiliz." diyorlar."حسنا، نحن نحب هذا الجانب لديكم، لكننا لسنا على يقين من ذلك حول هذا الموضوع. "
"Sizdekinin şusunu beğeniyoruz, ancak busundan emin değiliz." diyorlar.そうでないところもあると感じているのです つまるところ
Steve, ışığı kapat! Susun!¡Steve, apaga la luz!
Steve, ışığı kapat! Susun!Steve, desliga a luz!
Steve, ışığı kapat! Susun!Steve, doe het licht uit.