sürpriz ile cümle
sürpriz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ansiklopedinin sonu surpriz, O. Henry romani gibi, o yuzden sonunu sakli tutayim.انها نهاية ملتوية جد مثيرة تشبه رواية بقلم هنري لهذا لن افسدها.
Ansiklopedinin sonu surpriz, O. Henry romani gibi, o yuzden sonunu sakli tutayim.とても楽しい実験でした
Ansiklopedinin sonu surpriz, O. Henry romani gibi, o yuzden sonunu sakli tutayim.這是一個令人興奮嘅結尾,好似一本O.Henry嘅小說,所以我唔想搞壞佢。
Ansiklopedinin sonu surpriz, O.Ima zelo razburljiv konec z zapletom, kot O.
Ansiklopedinin sonu surpriz, O.Lopussa on jännittävä käänne, niin kuin O.
Ansiklopedinin sonu surpriz, O.Nagyon izgalmas és csavaros a befejezés, kicsit mint egy O.
Ansiklopedinin sonu surpriz, O.Na konci je opravdu zajímavý zvrat, jako v románech O.
Ansiklopedinin sonu surpriz, O.Slutet är oväntat som i en roman av O. Henry.
Ayrıca bu küçük sürprizi koydum.Coloqué también esta pequeña sorpresa.
Ayrıca bu küçük sürprizi koydum.Et j'ai mis aussi cette petite surprise.
Ayrıca bu küçük sürprizi koydum.Ho anche messo questa piccola sorpresa.
Ayrıca bu küçük sürprizi koydum.Ich baute also diese kleine Überraschung ein.
Ayrıca bu küçük sürprizi koydum. Kutunun kapağını açtığınızdaAls je doos openmaakt, is er ook nog een kleine verrassing.
Ayrıca bu küçük sürprizi koydum. Kutunun kapağını açtığınızda "Dünya bir inşa kitidir." yazıyor.Mikor leveszed a doboz fedelét, azt írja, "A világ egy építőkészlet."
Ayrıca bu küçük sürprizi koydum. Kutunun kapağını açtığınızda그리고 작은 깜짝 선물을 넣었죠.
Ayrıca bu küçük sürprizi koydum. Kutunun kapağını açtığınızdaNär man öppnar lådans lock står det:
Ayrıca bu küçük sürprizi koydum. Kutunun kapağını açtığınızdaוגם צירפתי את ההפתעה הקטנה הזו. כשאתם פותחים את המכסה
Ayrıca bu küçük sürprizi koydum. Kutunun kapağını açtığınızdaو ايضاً قمت بعمل هذه المفاجئة الصغيرة. عندما تفتح الغطاء
Ayrıca bu küçük sürprizi koydum. Kutunun kapağını açtığınızdaこう書いてあります 「世界は 作製キット」
Ayrıca bu küçük sürprizi koydum.Și am pus și această mică surpriză.
Ayrıca bu küçük sürprizi koydum.Tôi đã đặt một sự bất ngờ nho nhỏ.
Ayrıca bu küçük sürprizi koydum.Umieściłem też małą niespodziankę.
Ayrıca bu küçük sürprizi koydum.Και έβαλα, επίσης, αυτή την μικρή έκπληξη.
Ayrıca bu küçük sürprizi koydum.Поставих и една малкаизненада на капака.
Ayrıca bu küçük sürprizi koydum.Я также вложил в коробку небольшой сюрприз.
Ayrıca bu küçük sürprizi koydum.Я також приготував маленький сюрприз.
Bakın, bizim tek görevimiz stratejik sürprizlerin yaratılması ve önlenmesidir.Bien voyez, notre mission particulière c'est la création et la prévention de la surprise stratégique.
Bakın, bizim tek görevimiz stratejik sürprizlerin yaratılması ve önlenmesidir.Ei bine, singura noastră misiune e crearea şi prevenirea unor surprize strategice.
Bakın, bizim tek görevimiz stratejik sürprizlerin yaratılması ve önlenmesidir.Guarda, la nostra unica missione consiste nel creare e prevenire la sorpresa strategica.
Bakın, bizim tek görevimiz stratejik sürprizlerin yaratılması ve önlenmesidir.Na ja, unsere einzige Mission ist das Erschaffen und Verhindern strategischer Überraschung.
Bakın, bizim tek görevimiz stratejik sürprizlerin yaratılması ve önlenmesidir.Naszą jedyną misją jest tworzenie i zapobieganie niespodziankom strategicznym.
Bakın, bizim tek görevimiz stratejik sürprizlerin yaratılması ve önlenmesidir.Nekünk egyetlen küldetésünk van: stratégiai meglepetések készítése és megelőzése.
Bakın, bizim tek görevimiz stratejik sürprizlerin yaratılması ve önlenmesidir.Nuestra misión particular es la creación y la prevención de las sorpresas estratégicas.
Bakın, bizim tek görevimiz stratejik sürprizlerin yaratılması ve önlenmesidir.Onze unieke missie is het creëren en het voorkomen van strategische verrassing.
Bakın, bizim tek görevimiz stratejik sürprizlerin yaratılması ve önlenmesidir.Podívejte, naším výhradním posláním je vymýšlení a předcházení strategickým překvapením.
Bakın, bizim tek görevimiz stratejik sürprizlerin yaratılması ve önlenmesidir.Veja, a nossa missão particular é a criação e prevenção da surpresa estratégica.
Bakın, bizim tek görevimiz stratejik sürprizlerin yaratılması ve önlenmesidir.Ами, единствената ни мисия е създаването и предотвратяването на стратегическа изненада.
Bakın, bizim tek görevimiz stratejik sürprizlerin yaratılması ve önlenmesidir.Что ж, наша единственная задача — это создание и предотвращение стратегических сюрпризов.
Bana sürpriz yapacaksınız, değil mi?Α, λες ψέματα, θα μου κάνεις έκπληξη, σωστά;
Bana sürpriz yapacaksınız, değil mi?ااه انت تكذبين تريدين مفاجئتي صحيح؟
Başbakan Kim'in Sürpriz Ziyareti.[Kim elnök meglepetés látogatása a palotában] [Kim elnök meglepetés látogatása a hercegnőnél]
Başbakan Kim'in Sürpriz Ziyareti.Ο πρόεδρος Κιμ, κάνει επίσκεψη-έκπληξη.
Başbakan Kim'in Sürpriz Ziyareti.الرئيس كيم وزيارته المفاجئة للقصر
Beni gördü ise, size sürpriz olacaktır.Nếu bạn nhìn thấy tôi, bạn sẽ ngạc nhiên.
Beni gördü ise, size sürpriz olacaktır.Se você me viu, você ficaria surpreso.
Beni gördü ise, size sürpriz olacaktır.Si tu me voyais, tu serais surpris.
Beni gördü ise, size sürpriz olacaktır.Si usted me vio, te sorprendería.
Beni gördü ise, size sürpriz olacaktır.אם אתה ראית אותי, אתה תהיה מופתע.
Beni gördü ise, size sürpriz olacaktır.إذا رأيتني، و يفاجأ.
Beni gördü ise, size sürpriz olacaktır.私はあなたの声を思い出すことができません。
Benim için sürpriz oditoryum benzer kişilerin dolu olduğunu fark dekore edilmiştir.À ma grande surprise, j'ai remarqué que la salle était pleine de personnes de la même décoré.
Benim için sürpriz oditoryum benzer kişilerin dolu olduğunu fark dekore edilmiştir.Con mia grande sorpresa ho notato che l'auditorium era pieno di persone allo stesso modo decorati.
Benim için sürpriz oditoryum benzer kişilerin dolu olduğunu fark dekore edilmiştir.K mému překvapení jsem si všiml, že hlediště bylo plné osob, podobně zdobené.
Benim için sürpriz oditoryum benzer kişilerin dolu olduğunu fark dekore edilmiştir.K môjmu prekvapeniu som si všimol, že hľadisko bolo plné ľudí, podobne zdobené.
Benim için sürpriz oditoryum benzer kişilerin dolu olduğunu fark dekore edilmiştir.놀랍게도 그 강당은 마찬가지로 사람이 가득 이더군요 장식.
Benim için sürpriz oditoryum benzer kişilerin dolu olduğunu fark dekore edilmiştir.Ku mojemu zdziwieniu zauważyłem, że na widowni było pełno osób, podobnie urządzone.
Benim için sürpriz oditoryum benzer kişilerin dolu olduğunu fark dekore edilmiştir.Meglepetésemre azt vettem észre, hogy a nézőtér tele volt a személyek hasonló díszített.
Benim için sürpriz oditoryum benzer kişilerin dolu olduğunu fark dekore edilmiştir.Na moje presenečenje sem opazil, da je bil poln avditorij oseb, podobno okrašena.
Benim için sürpriz oditoryum benzer kişilerin dolu olduğunu fark dekore edilmiştir.Spre surprinderea mea am observat că sala era plină de persoane în mod similar decorat.
Benim için sürpriz oditoryum benzer kişilerin dolu olduğunu fark dekore edilmiştir.Till min förvåning märkte jag att salen var full av personer som på liknande sätt dekorerade.