sürmeye ile cümle
sürmeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Çünkü Tanrı bizi ahlaksızlığa değil, kutsal bir yaşam sürmeye çağırdı.Porque Dios no nos ha llamado a la impureza, sino a la santificación
Çünkü Tanrı bizi ahlaksızlığa değil, kutsal bir yaşam sürmeye çağırdı.Sillä ei Jumala ole kutsunut meitä saastaisuuteen, vaan pyhitykseen.
Çünkü Tanrı bizi ahlaksızlığa değil, kutsal bir yaşam sürmeye çağırdı.Thi Gud kaldte os ikke til Urenhed, men til Helliggørelse.
Çünkü Tanrı bizi ahlaksızlığa değil, kutsal bir yaşam sürmeye çağırdı.Διοτι ο Θεος δεν εκαλεσεν ημας προς ακαθαρσιαν, αλλα προς αγιασμον.
Çünkü Tanrı bizi ahlaksızlığa değil, kutsal bir yaşam sürmeye çağırdı.Ибо призвал нас Бог не к нечистоте, но к святости.
Çünkü Tanrı bizi ahlaksızlığa değil, kutsal bir yaşam sürmeye çağırdı.Не покликав бо нас Бог на нечистоту, а на сьвятость.
Çünkü Tanrı bizi ahlaksızlığa değil, kutsal bir yaşam sürmeye çağırdı.כי לא קרא אותנו האלהים לטמאה כי אם לקדשה׃
Çünkü Tanrı bizi ahlaksızlığa değil, kutsal bir yaşam sürmeye çağırdı.لان الله لم يدعنا للنجاسة بل في القداسة.
Çünkü Tanrı bizi ahlaksızlığa değil, kutsal bir yaşam sürmeye çağırdı.神 召 我 們 、 本 不 是 要 我 們 沾 染 污 穢 、 乃 是 要 我 們 成 為 聖 潔
Çünkü Tanrı bizi ahlaksızlığa değil, kutsal bir yaşam sürmeye çağırdı.神召 我 們 、 本 不 是 要 我 們 沾染 污穢 、 乃是 要 我 們成為聖潔
Demiş ki, "Burada bekle, döneceğiz, uzun sürmeyecek." ve onu orada bırakıp annesi ile ayrılmışlar."Așteaptă aici. Ne întoarcem repede." Au ieșit și au lăsat-o.
Demiş ki, "Burada bekle, döneceğiz, uzun sürmeyecek." ve onu orada bırakıp annesi ile ayrılmışlar."Espera aqui, já voltamos, não demoramos muito." Saíram e deixaram-na.
Demiş ki, "Burada bekle, döneceğiz, uzun sürmeyecek." ve onu orada bırakıp annesi ile ayrılmışlar.Han sagde," Vent her, vi kommer tilbage, og der varer ikke særlig længe." De gik, og efterlod hende der.
Demiş ki, "Burada bekle, döneceğiz, uzun sürmeyecek." ve onu orada bırakıp annesi ile ayrılmışlar.Han sa, "Vänta här, vi kommer tillbaka, det tar inte lång tid." och de lämnade henne.
Demiş ki, "Burada bekle, döneceğiz, uzun sürmeyecek." ve onu orada bırakıp annesi ile ayrılmışlar.Hij zei: "Wacht hier maar even, we komen zo terug." Ze vertrokken en lieten haar achter.
Demiş ki, "Burada bekle, döneceğiz, uzun sürmeyecek." ve onu orada bırakıp annesi ile ayrılmışlar.Il lui dit, "Attends là, nous ne serons pas long." Et ils sont sortis et l'ont laissée.
Demiş ki, "Burada bekle, döneceğiz, uzun sürmeyecek." ve onu orada bırakıp annesi ile ayrılmışlar.잠깐만 나갈테니, 잠깐 기다려줘."라고 하고 그녀를 두고 방을 나갔어요.
Demiş ki, "Burada bekle, döneceğiz, uzun sürmeyecek." ve onu orada bırakıp annesi ile ayrılmışlar.Le dijo: "Espera aquí, no nos vamos a tardar". y se fueron y la dejaron sola.
Demiş ki, "Burada bekle, döneceğiz, uzun sürmeyecek." ve onu orada bırakıp annesi ile ayrılmışlar.Le disse: "Aspettaci qua, non ci metteremo molto". E se ne andarono.
Demiş ki, "Burada bekle, döneceğiz, uzun sürmeyecek." ve onu orada bırakıp annesi ile ayrılmışlar.Odota täällä, me tulemme pian takaisin." Ja he jättivät hänet yksin.
Demiş ki, "Burada bekle, döneceğiz, uzun sürmeyecek." ve onu orada bırakıp annesi ile ayrılmışlar.Ông ấy nói "Chờ ở đây, chúng ta sẽ quay lại, không lâu đâu." và họ rời khỏi phòng, để cô ấy lại.
Demiş ki, "Burada bekle, döneceğiz, uzun sürmeyecek." ve onu orada bırakıp annesi ile ayrılmışlar."Počkaj tu, hneď sa vrátime." a odišli.
Demiş ki, "Burada bekle, döneceğiz, uzun sürmeyecek." ve onu orada bırakıp annesi ile ayrılmışlar.Poczekaj tu, zaraz wrócimy, to nie potrwa długo." I wyszli zostawiając ją samą.
Demiş ki, "Burada bekle, döneceğiz, uzun sürmeyecek." ve onu orada bırakıp annesi ile ayrılmışlar.Rekel je: "Počakaj tukaj, kmalu bova nazaj." in sta šla ter jo pustila.
Demiş ki, "Burada bekle, döneceğiz, uzun sürmeyecek." ve onu orada bırakıp annesi ile ayrılmışlar."Várj itt, visszajövünk, nem tart majd soká." és kimentek, otthagyták.
Demiş ki, "Burada bekle, döneceğiz, uzun sürmeyecek." ve onu orada bırakıp annesi ile ayrılmışlar.Warte doch hier, wir werden gleich zurück sein, es dauert nicht lange", und sie gingen und ließen sie dort.
Demiş ki, "Burada bekle, döneceğiz, uzun sürmeyecek." ve onu orada bırakıp annesi ile ayrılmışlar."Περίμενε εδώ, θα γυρίσουμε, δε θ' αργήσουμε". και έφυγαν αφήνοντάς την πίσω.
Demiş ki, "Burada bekle, döneceğiz, uzun sürmeyecek." ve onu orada bırakıp annesi ile ayrılmışlar.Він сказав: "Почекай, ми повернемось, це ненадовго". І вони пішли та залишили її саму.
Demiş ki, "Burada bekle, döneceğiz, uzun sürmeyecek." ve onu orada bırakıp annesi ile ayrılmışlar.Он попросил Джиллиан подождать немного и вышел вместе с мамой из комнаты.
Demiş ki, "Burada bekle, döneceğiz, uzun sürmeyecek." ve onu orada bırakıp annesi ile ayrılmışlar.Той казал, "Стой тук, няма да се бавим, ей сега се връщаме." Излезли и я оставили.
Demiş ki, "Burada bekle, döneceğiz, uzun sürmeyecek." ve onu orada bırakıp annesi ile ayrılmışlar."ואני צריך לדבר איתה ביחידות." "חכי כאן, תיכף נחזור. זה לא ייקח הרבה זמן." והם יצאו והשאירו אותה לבד.
Demiş ki, "Burada bekle, döneceğiz, uzun sürmeyecek." ve onu orada bırakıp annesi ile ayrılmışlar.قال،"انتظري هنا، سوف نعود، لن نتغيب طويلا." ثم تركاها.
Demiş ki, "Burada bekle, döneceğiz, uzun sürmeyecek." ve onu orada bırakıp annesi ile ayrılmışlar.ジリアンを1人残し 医者と母親は部屋を出て行きました
Elimi sürmeyeceğim bir ürün var ki o da 1947 Beyaz Cheval şarabı.제가 직접 손을 댈 수 없었던 물건이 하나 있습니다. 그것은 바로 1947년산 슈발 블랑 와인입니다.
Elimi sürmeyeceğim bir ürün var ki o da 1947 Beyaz Cheval şarabı.Ada satu benda yang saya tidak bisa saya temukan, dan itu adalah 1947 Cheval Blanc.
Elimi sürmeyeceğim bir ürün var ki o da 1947 Beyaz Cheval şarabı.A exista un obiect pe care n-am reuşit să pun mâna, acesta era Cheval Blanc 1947.
Elimi sürmeyeceğim bir ürün var ki o da 1947 Beyaz Cheval şarabı.Była taka rzecz, której nie mogłem dostać w swoje ręce: Cheval Blanc, rocznik 1947.
Elimi sürmeyeceğim bir ürün var ki o da 1947 Beyaz Cheval şarabı.C'è stato un articolo su cui non sono riuscito a mettere le mani: uno Cheval Blanc del 1947.
Elimi sürmeyeceğim bir ürün var ki o da 1947 Beyaz Cheval şarabı.Có một thứ mà tôi không chạm vào được, đó là chai Cheval Blanc 1947.
Elimi sürmeyeceğim bir ürün var ki o da 1947 Beyaz Cheval şarabı.Da gab es ein Objekt, das ich nicht in die Finger bekommen konnte, und das war der 1947er Cheval Blanc.
Elimi sürmeyeceğim bir ürün var ki o da 1947 Beyaz Cheval şarabı.Der var et objekt, som jeg ikke kunne få fat på, og det var 1947 Cheval Blanc.
Elimi sürmeyeceğim bir ürün var ki o da 1947 Beyaz Cheval şarabı.Enega izdelka nisem mogel dobiti v roke, in to je vino Cheval Blanc letnik 1947.
Elimi sürmeyeceğim bir ürün var ki o da 1947 Beyaz Cheval şarabı.Er was één object dat ik niet heb kunnen vinden, en dat was de Cheval Blanc uit 1947.
Elimi sürmeyeceğim bir ürün var ki o da 1947 Beyaz Cheval şarabı.Houve um objeto que eu não consegui experimentar, foi o Cheval Blanc de 1947.
Elimi sürmeyeceğim bir ürün var ki o da 1947 Beyaz Cheval şarabı.Hubo un objeto al que no pude poner mis zarpas... ...y fue un Cheval Blanc de 1947.
Elimi sürmeyeceğim bir ürün var ki o da 1947 Beyaz Cheval şarabı.Il y a eu une chose sur laquelle je n'ai pu mettre la main, la bouteille de Cheval Blanc 1947.
Elimi sürmeyeceğim bir ürün var ki o da 1947 Beyaz Cheval şarabı.K jednomu objektu jsem se vůbec nemohl dostat, jednalo se o Cheval Blanc r. 1947.
Elimi sürmeyeceğim bir ürün var ki o da 1947 Beyaz Cheval şarabı.Volt aztán valami, amit nem tudtam megkaparintani: az 1947-es Cheval Blanc.
Elimi sürmeyeceğim bir ürün var ki o da 1947 Beyaz Cheval şarabı.Αυτό είναι ένα από τα προϊόντα που δεν μπόρεσα να βρω, και είναι το κρασί 1947 Cheval Blanc.
Elimi sürmeyeceğim bir ürün var ki o da 1947 Beyaz Cheval şarabı.А вот предмет, который я не мог заполучить в руки, Шеваль Блан 1947 года.
Elimi sürmeyeceğim bir ürün var ki o da 1947 Beyaz Cheval şarabı.Имаше един обект, до който не успях да се добера - "Шевал Бланк" от 1947 г.
Elimi sürmeyeceğim bir ürün var ki o da 1947 Beyaz Cheval şarabı.יש חפץ אחד שלא הצלחתי להשיג - שבאל בלאן 1947.
Elimi sürmeyeceğim bir ürün var ki o da 1947 Beyaz Cheval şarabı.هناك شيء واحد لم أستطع الحصول عليه وهو نبيذ " شافيل بلانك ، 1947 "
Elimi sürmeyeceğim bir ürün var ki o da 1947 Beyaz Cheval şarabı.それは1947年ものシュヴァル・ブランです 47年のシュバル・ブランはおそらく20世紀で最も祭り上げられたワインでしょう
Endişelenme. Jeju Adası sadece 1 saatlik mesafede. Uzun sürmeyecek.Chắc là mới đi máy bay lần đầu.
Endüstri ortağımız ile birlikte bu cihazı yani bu yeni dış-iskeleti bu yıl piyasaya sürmeye hazırız.Đối tác công nghiệp của chúng tôi giới thiệu thiết bị này, bộ xương ngoài này trong năm nay.
Endüstri ortağımız ile birlikte bu cihazı yani bu yeni dış-iskeleti bu yıl piyasaya sürmeye hazırız.이 새로운 외골격 장비를 판매할 준비가 되어 있습니다.
Endüstri ortağımız ile birlikte bu cihazı yani bu yeni dış-iskeleti bu yıl piyasaya sürmeye hazırız.Nasz partner przemysłowy jest gotowy by wprowadzić egzoszkielety na rynek w tym roku.
Endüstri ortağımız ile birlikte bu cihazı yani bu yeni dış-iskeleti bu yıl piyasaya sürmeye hazırız.Vi är redo med vår industripartner att introducera den här enheten, det här nya exoskelettet detta år.
Endüstri ortağımız ile birlikte bu cihazı yani bu yeni dış-iskeleti bu yıl piyasaya sürmeye hazırız.Ми з нашим промисловим партнером готові представити цей прилад, цей новий екзоскелет у цьому році.