sürmeye ile cümle
sürmeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu değişikliklerin uzun sürmeyeceğinden korkuyorum저는 이런 변화가
Bu değişikliklerin uzun sürmeyeceğinden korkuyorumחוששתני שהשינויים האלו לא יחזיקו מעמד
Bu değişikliklerin uzun sürmeyeceğinden korkuyorumأخشى أن هذه التغييرات لن تستمر
Bu değişikliklerin uzun sürmeyeceğinden korkuyorum長続きしないのではないかと 危惧しています
Bu ikisinin - işte şu ve oradan çıkacak diğerinin - kavga etmeye başlamaları uzun sürmeyecek.Czekajcie, te dwa samce niedługo zaczną walczyć.
Bu ikisinin - işte şu ve oradan çıkacak diğerinin - kavga etmeye başlamaları uzun sürmeyecek.잘 보세요. 얘네 둘이 나타나서 싸우기까지 별로 오래 걸리지 않죠.
Bu ikisinin - işte şu ve oradan çıkacak diğerinin - kavga etmeye başlamaları uzun sürmeyecek.Nó không mất nhiều thời gian trước khi 2 gã này xuất hiện và bắt đầu chiến đấu
Bu ikisinin - işte şu ve oradan çıkacak diğerinin - kavga etmeye başlamaları uzun sürmeyecek.Pozerajte sa. Nepotrvá dlho a títo dvaja chlapíci tu - tento a ten druhý, ktorý sa objaví tu - sa začnú biť.
Bu ikisinin - işte şu ve oradan çıkacak diğerinin - kavga etmeye başlamaları uzun sürmeyecek.Гледайте. Не след дълго тези двамата тук... този и един, който ще се покаже ето оттук... започват да се бият.
Bu ikisinin - işte şu ve oradan çıkacak diğerinin - kavga etmeye başlamaları uzun sürmeyecek.Прошло совсем немного времени, и эти двое начали потасовку.
Bu ikisinin - işte şu ve oradan çıkacak diğerinin - kavga etmeye başlamaları uzun sürmeyecek.תסתכלו. זה לא לוקח זמן רב עד ששני החבר'ה פה -- הבחור הזה ואחד שיופיע ממש פה -- יתחילו לריב.
Bu ikisinin - işte şu ve oradan çıkacak diğerinin - kavga etmeye başlamaları uzun sürmeyecek.こいつとあちらのやつが -- 喧嘩を始めます これは全て真っ暗闇の深海での出来事です
Bu, onun kız kardeşi. İlk kez bir golf arabasını sürmeye çalışıyor.Tässä on hänen sisarensa, ja tämän ensi yritys ajaa golfvaunua.
Bu yüzden elimi sürmeyeceğime dair and içtim.Also hatte ich gerade aufgegeben, an eine dieser Flaschen heran zu kommen.
Bu yüzden elimi sürmeyeceğime dair and içtim.Aşa că am lăsat baltă încercarea de a procura aşa ceva.
Bu yüzden elimi sürmeyeceğime dair and içtim.Donc, j'avais à peu près abandonné l'idée de mettre la main dessus.
Bu yüzden elimi sürmeyeceğime dair and içtim.Így már éppen feladtam volna, hogy megszerezzek egy ilyen bort.
Bu yüzden elimi sürmeyeceğime dair and içtim.Ik heb het dus bijna opgegeven er eentje te bemachtigen.
Bu yüzden elimi sürmeyeceğime dair and içtim.Jadi, saya hampir menyerah untuk mencoba mendapatkannya.
Bu yüzden elimi sürmeyeceğime dair and içtim.그래서 전 포기 직전의 상태에 있었습니다.
Bu yüzden elimi sürmeyeceğime dair and içtim.Por isso, eu praticamente tinha desistido de deitar a unha a uma delas.
Bu yüzden elimi sürmeyeceğime dair and içtim.Por lo que estuve apunto de desistir en el intento de poder probarlo.
Bu yüzden elimi sürmeyeceğime dair and içtim.Prawie już sobie odpuściłem.
Bu yüzden elimi sürmeyeceğime dair and içtim.Så, jeg havde opgivet at prøve at få fingrene i en af disse.
Bu yüzden elimi sürmeyeceğime dair and içtim.Skoraj sem že obupal pri iskanju tega vina.
Bu yüzden elimi sürmeyeceğime dair and içtim.Už jsem to málem vzdal.
Bu yüzden elimi sürmeyeceğime dair and içtim.Vì vậy tôi đã định từ bỏ việc được sờ vào chúng.
Bu yüzden elimi sürmeyeceğime dair and içtim.И тъй, почти се бях отказал от опитите си да се добера до една от тях.
Bu yüzden elimi sürmeyeceğime dair and içtim.Поэтому я и не надеялся заполучить его в свои руки.
Bu yüzden elimi sürmeyeceğime dair and içtim.אז, כבר כמעט ויתרתי על הרעיון להשיג אחד מהם.
Bu yüzden elimi sürmeyeceğime dair and içtim.لذلك تخليت عن فكرة المحاولة للحصول على واحدة من هذه الزجاجات
Bu yüzden elimi sürmeyeceğime dair and içtim.業者やオークション開催者に探りを入れたものの
Campo de Fiori'ye doğru sürmeye devam ediyor, oraya hemen varıyorlar.Continuano a viaggiare dirigendosi verso Campo dei Fiori, che raggiungono in breve.
Campo de Fiori'ye doğru sürmeye devam ediyor, oraya hemen varıyorlar.Continuă să avanseze către Campo de Fiori, la care ajung curând.
Campo de Fiori'ye doğru sürmeye devam ediyor, oraya hemen varıyorlar.Dirige su motor hacia el Campo de Fiori, donde llegan pronto.
Campo de Fiori'ye doğru sürmeye devam ediyor, oraya hemen varıyorlar.Ils continuent à conduire en direction du Campo dei Fiori, et l'atteignent bientôt.
Campo de Fiori'ye doğru sürmeye devam ediyor, oraya hemen varıyorlar.계속해서 여행선을 움직여 곧 '캄포 데 피오리'에 도착합니다. 바구니에 아약스를 넣어
Campo de Fiori'ye doğru sürmeye devam ediyor, oraya hemen varıyorlar.Podążają wciąż w stronę Placu Campo de Fiori, do ktorego w końcu docierają.
Campo de Fiori'ye doğru sürmeye devam ediyor, oraya hemen varıyorlar.Ze tuffen door naar de Campo de' Fiori, en arriveren spoedig.
Campo de Fiori'ye doğru sürmeye devam ediyor, oraya hemen varıyorlar.Они продолжают двигаться по направлению к Кампо де Фьори, куда вскоре и добираются.
Campo de Fiori'ye doğru sürmeye devam ediyor, oraya hemen varıyorlar.Продължават да наблюдават към Кампо де Фиори, който скоро достигат.
Campo de Fiori'ye doğru sürmeye devam ediyor, oraya hemen varıyorlar.הם ממשיכים לנסוע לכיוון הקמפו דה פיורי, שמגיעים אליו לאחר זמן מועט. שמים את אג'קס הכלב בסל
Campo de Fiori'ye doğru sürmeye devam ediyor, oraya hemen varıyorlar.أنها تبقي على المسار تجاه كامبو دي فيوري ، التي حالما يصلون اليها. يوضع أجاكس في السله
Campo de Fiori'ye doğru sürmeye devam ediyor, oraya hemen varıyorlar.そこに到着します 犬のエージャックスをバスケットにいれ 食料の買い物のリストと共に 青空市場に降ろします
Çünkü Tanrı bizi ahlaksızlığa değil, kutsal bir yaşam sürmeye çağırdı.Bởi chưng Ðức Chúa Trời chẳng gọi chúng ta đến sự ô uế đâu, bèn là sự nên thánh vậy.
Çünkü Tanrı bizi ahlaksızlığa değil, kutsal bir yaşam sürmeye çağırdı.Bởi_chưng Ðức_Chúa_Trời chẳng gọi chúng_ta đến sự ô_uế đâu , bèn là sự nên thánh vậy .
Çünkü Tanrı bizi ahlaksızlığa değil, kutsal bir yaşam sürmeye çağırdı.Bo nas nie powołał Bóg ku nieczystości, ale ku poświęceniu.
Çünkü Tanrı bizi ahlaksızlığa değil, kutsal bir yaşam sürmeye çağırdı.Căci Dumnezeu nu ne -a chemat la necurăţie, ci la sfinţire.
Çünkü Tanrı bizi ahlaksızlığa değil, kutsal bir yaşam sürmeye çağırdı.Car Dieu ne nous a pas appelés à l`impureté, mais à la sanctification.
Çünkü Tanrı bizi ahlaksızlığa değil, kutsal bir yaşam sürmeye çağırdı.Denn Gott hat uns nicht berufen zur Unreinigkeit, sondern zur Heiligung.
Çünkü Tanrı bizi ahlaksızlığa değil, kutsal bir yaşam sürmeye çağırdı.Dio non ci ha chiamati all'impurità, ma alla santificazione
Çünkü Tanrı bizi ahlaksızlığa değil, kutsal bir yaşam sürmeye çağırdı.For Gud kalte oss ikke til urenhet, men til helliggjørelse.
Çünkü Tanrı bizi ahlaksızlığa değil, kutsal bir yaşam sürmeye çağırdı.God heeft ons geroepen om zuiver voor Hem te leven en niet om ons met allerlei onzuiverheid in te laten.
Çünkü Tanrı bizi ahlaksızlığa değil, kutsal bir yaşam sürmeye çağırdı.Gud har ju icke kallat oss till orenhet, utan till att leva i helgelse.
Çünkü Tanrı bizi ahlaksızlığa değil, kutsal bir yaşam sürmeye çağırdı.Kajti Bog nas ni poklical k nečistosti, ampak v posvečenje.
Çünkü Tanrı bizi ahlaksızlığa değil, kutsal bir yaşam sürmeye çağırdı.하나님이 우리를 부르심은 부정케 하심이 아니요 거룩케 하심이니
Çünkü Tanrı bizi ahlaksızlığa değil, kutsal bir yaşam sürmeye çağırdı.Lebo nepovolal nás Bôh nato, aby sme žili v nečistote, ale v posvätení.
Çünkü Tanrı bizi ahlaksızlığa değil, kutsal bir yaşam sürmeye çağırdı.Mert nem tisztátalanságra, hanem szentségre hívott el minket az Isten.
Çünkü Tanrı bizi ahlaksızlığa değil, kutsal bir yaşam sürmeye çağırdı.Nebo nepovolal nás Bůh k nečistotě, ale ku posvěcení.
Çünkü Tanrı bizi ahlaksızlığa değil, kutsal bir yaşam sürmeye çağırdı.Porque Deus não nos chamou para a imundícia, mas para a santificação.