Biz de gelip onlarla konuşurduk, genelde bir hafta sürerdi.A my przybywaliśmy i mówiliśmy do nich, zwykle przez około tydzień.
Biz de gelip onlarla konuşurduk, genelde bir hafta sürerdi.C'est là que nous intervenions. Nous leur parlions. D'habitude cela prenait environ une semaine.
Biz de gelip onlarla konuşurduk, genelde bir hafta sürerdi.Dan kwamen wij en spraken met ze, vaak voor ongeveer een week.
Biz de gelip onlarla konuşurduk, genelde bir hafta sürerdi.Dan saya biasanya akan datang dan berbicara dengan mereka, sekitar satu minggu.
Biz de gelip onlarla konuşurduk, genelde bir hafta sürerdi.És aztán jöttünk mi, és általában egy hétig beszéltünk velük.
Biz de gelip onlarla konuşurduk, genelde bir hafta sürerdi.그러면 재교육자가 와서 그 가족원과 한 주 정도에 걸쳐서 이야기를 나누곤 했습니다.
Biz de gelip onlarla konuşurduk, genelde bir hafta sürerdi.Noi mergeam la ei si discutam, de obicei timp de o săptămână.
Biz de gelip onlarla konuşurduk, genelde bir hafta sürerdi.Und wir kamen dazu, und sprachen mit ihnen, meistens für eine Woche.
Biz de gelip onlarla konuşurduk, genelde bir hafta sürerdi.Và chúng tôi đến và trò chuyện với mọi người, thường khoảng một tuần.
Biz de gelip onlarla konuşurduk, genelde bir hafta sürerdi.Και εμείς πηγαίναμε και τους μιλούσαμε, συνήθως για περίπου μια εβδομάδα.
Biz de gelip onlarla konuşurduk, genelde bir hafta sürerdi.А ми приходили і говорили з ними, зазвичай протягом тижня.
Biz de gelip onlarla konuşurduk, genelde bir hafta sürerdi.А мы приходили и разговаривали с ними, обычно около недели.
Biz de gelip onlarla konuşurduk, genelde bir hafta sürerdi.Ние идвахме и говорехме с тях, обикновено в продължение на около седмица.
Biz de gelip onlarla konuşurduk, genelde bir hafta sürerdi.ואנחנו היינו מגיעים ומדברים איתם, במשך כשבוע בד"כ.
Biz de gelip onlarla konuşurduk, genelde bir hafta sürerdi.وكنا نأتي للحديث معهم، عادة لمدة أسبوع.
Biz de gelip onlarla konuşurduk, genelde bir hafta sürerdi.逮捕されたことは この仕事をやめる
Bizi çalışmaya ya da belli şekillerde davranmaya isteklendiren birçok farklı şeyin olduğunu ileri sürer.Elárulja, hogy sok más dolog is motivál minket, hogy dolgozzunk, vagy sokféleképpen viselkedjünk.
Bizi çalışmaya ya da belli şekillerde davranmaya isteklendiren birçok farklı şeyin olduğunu ileri sürer.우리를 일하도록 동기를 부여하거나 원하는 대로 행동하게 하는 많은 다른 것들을 제안합니다.
Bizi çalışmaya ya da belli şekillerde davranmaya isteklendiren birçok farklı şeyin olduğunu ileri sürer.Nó gợi ý rằng có tất cả các thứ khác thúc đẩy chúng ta làm việc và hành xử bằng tất cả mọi cách.
Bizi çalışmaya ya da belli şekillerde davranmaya isteklendiren birçok farklı şeyin olduğunu ileri sürer.On remarque qu'il y a plein d'autres choses qui motivent notre façon de travailler et de se comporter.
Bizi çalışmaya ya da belli şekillerde davranmaya isteklendiren birçok farklı şeyin olduğunu ileri sürer.Poukazuje na to, že je hromada dalších věcí, které nás motivují k práci nebo nejrůznějšímu chování.
Bizi çalışmaya ya da belli şekillerde davranmaya isteklendiren birçok farklı şeyin olduğunu ileri sürer.Sugere que há múltiplas outras coisas que nos motivam a trabalhar ou a agir de várias maneiras.
Bizi çalışmaya ya da belli şekillerde davranmaya isteklendiren birçok farklı şeyin olduğunu ileri sürer.Suggerisce che c'è tutta una serie di cose che ci motiva a lavorare o a comportarci in modi diversi.
Bizi çalışmaya ya da belli şekillerde davranmaya isteklendiren birçok farklı şeyin olduğunu ileri sürer.Sugiere que existe toda suerte de cosas que nos motivan a trabajar o a comportarnos de modos muy diversos.
Bizi çalışmaya ya da belli şekillerde davranmaya isteklendiren birçok farklı şeyin olduğunu ileri sürer.Że istnieje wiele innych rzeczy, które motywują nas do pracy i działania na wiele sposobów.
Bizi çalışmaya ya da belli şekillerde davranmaya isteklendiren birçok farklı şeyin olduğunu ileri sürer.Він доводить, що існують й інші фактори, які спонукають нас до певної праці або поведінки.
Bizi çalışmaya ya da belli şekillerde davranmaya isteklendiren birçok farklı şeyin olduğunu ileri sürer.Загатва, че има още купища неща, които ни мотивират да работим или да се държим по определени начини.
Bizi çalışmaya ya da belli şekillerde davranmaya isteklendiren birçok farklı şeyin olduğunu ileri sürer.זה מרמז שיש כל מיני דברים אחרים שמניעים אותנו לעבוד או להתנהג בכל מיני דרכים.
Bizi çalışmaya ya da belli şekillerde davranmaya isteklendiren birçok farklı şeyin olduğunu ileri sürer.يوحي بأنّ هناك كافّة الأمور التي تشجعنا للعمل والتصرّف في كافّة السبل .
Bizi çalışmaya ya da belli şekillerde davranmaya isteklendiren birçok farklı şeyin olduğunu ileri sürer.意欲の元となる物は 沢山あるようです 私が個人的に この事を考え始めたのは
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.(111:3) Обилие и богатство в доме его, и правда его пребывает вовек.
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.Bens e riquezas há na sua casa; e a sua justiça permanece para sempre.
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.Bienes y riquezas hay en su casa; su justicia permanece para siempre
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.Của cải và giàu có đều ở trong nhà người, Và sự công bình người còn đến đời đời.
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.Của_cải và giàu_có đều ở trong nhà người , Và sự công_bình người còn đến đời_đời .
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.Det er velstand og rikdom i hans hus, og hans rettferdighet står fast evindelig.
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.El are în casă bogăţie şi belşug, şi neprihănirea lui dăinuieşte în veci.
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.Gazdagság és bõség lesz annak házában, s igazsága mindvégig megmarad.
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.Gods och rikedom skall finnas i hans hus, och hans rättfärdighet består evinnerligen.
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.Hojnosť a bohatstvo v jeho dome, a jeho spravedlivosť stojí na večnosť.
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.Il a dans sa maison bien-être et richesse, Et sa justice subsiste à jamais.
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.Keluarganya akan kaya dan makmur, dan ia akan sejahtera selama-lamanya
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.부요와 재물이 그 집에 있음이여 그 의가 영원히 있으리로다
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.Majętność i bogactwa są w domu jego, a sprawiedliwość jego trwa na wieki.
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.Obilost in bogastvo je v hiši njegovi, in pravičnost njegova ostane vekomaj.
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.Onore e ricchezza nella sua casa, la sua giustizia rimane per sempre
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.Reichtum und die Fülle wird in ihrem Hause sein, und ihre Gerechtigkeit bleibt ewiglich.
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.Varallisuus ja rikkaus on hänen huoneessansa, ja hänen vanhurskautensa pysyy iankaikkisesti.
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.Velstand og Rigdom er i hans Hus, hans Retfærdighed varer evindelig.
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.Zboží a bohatství v domě jeho, a spravedlnost jeho zůstává na věky.
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.Αγαθα και πλουτη θελουσιν εισθαι εν τω οικω αυτου, και η δικαιοσυνη αυτου μενει εις τον αιωνα.
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.Изобилие и богатство ще има в дома му; И правдата му ще трае до века.
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.הון ועשר בביתו וצדקתו עמדת לעד׃
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.رغد وغنى في بيته وبره قائم الى الابد.
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.他 家 中 有 貨 物 、 有 錢 財 . 他 的 公 義 、 存 到 永 遠
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.他 家中 有 貨物 、 有 錢財 . 他 的 公義 、 存到 永遠
Bu Başkan Obama'nın ve yanındaki danışmanlarının Osama Bin Ladin'in öldürülüşünün izini sürerken resmi.Đây là hình tổng thống Barack Obama cùng cố vấn điều tra cái chết của Osama bin Laden.
Bu Başkan Obama'nın ve yanındaki danışmanlarının Osama Bin Ladin'in öldürülüşünün izini sürerken resmi.Dies ist ein Bild von Präsident Barack Obama und Beratern, als sie die Tötung von Osama bin Laden verfolgten.
Bu Başkan Obama'nın ve yanındaki danışmanlarının Osama Bin Ladin'in öldürülüşünün izini sürerken resmi.Dit is een foto van president Barack Obama en zijn adviseurs die de moord op Osama bin Laden opvolgen.
Bu Başkan Obama'nın ve yanındaki danışmanlarının Osama Bin Ladin'in öldürülüşünün izini sürerken resmi.Esta es una foto del presidente Barack Obama y sus consejeros siguiendo la muerte de Osama bin Laden.