Ana içeriğe geç
Sözlük

süreli ile cümle

süreli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Tabii ki bir süreliğine donakaldık.وكنا جالسين هناك لبرهة بعد ذلك
Tabii ki bir süreliğine donakaldık.正気に戻ったときに ヒョウの赤ちゃんを見て
- Tamam, anlıyorum. - Başka kimsesi yok. - Anlıyorum, kısa bir süreliğine.يجب أن تقيم معنا- أتفهم، لفترة قصيرة-
Tatillerde kısa süreliğine.Mmm, pendant une courte période,Ndurant les vacances scolaires.
Tatillerde kısa süreliğine.Mmm, rövid ideig a vakációk idején.
Tatillerde kısa süreliğine.Μόνο λίγες βδομάδες το καλοκαίρι.
Tatillerde kısa süreliğine.كنت اتي هنا خلال العطل
Toparlanacak birkaç eşyam da var. Bir süreliğine eve gitsem sorun olur mu?J'ai encore des choses à récupérer, donc, pourrais-je passer brièvement chez moi?
Üçüncü beyinsel sistem de bağlılık: Uzun süreli bir ilişkinin getirdiği huzur ve güvenlik duygusu.A třetí systém je pouto: vnímání klidu a bezpečí, které můžete cítit v dlouhodobém partnerském svazku.
Üçüncü beyinsel sistem de bağlılık: Uzun süreli bir ilişkinin getirdiği huzur ve güvenlik duygusu.Tretím systémom mozgu je náklonnosť: pocit harmónie a bezpečia, ktorý môžete cítiť k dlhodobému partnerovi.
Üçüncü beyinsel sistem de bağlılık: Uzun süreli bir ilişkinin getirdiği huzur ve güvenlik duygusu.Trzeci to przywiązanie: spokój i bezpieczeństwo, odczuwane z wieloletnim partnerem.
Üçüncü beyinsel sistem de bağlılık: Uzun süreli bir ilişkinin getirdiği huzur ve güvenlik duygusu.Und der dritte Prozess ist die Bindung: das Gefühl von Ruhe und Sicherheit bei einem festen Partner.
Üçüncü beyinsel sistem de bağlılık: Uzun süreli bir ilişkinin getirdiği huzur ve güvenlik duygusu.Và hệ thống não thứ ba là sự gắn bó: cái cảm giác yên ả và an toàn mà bạn cảm nhận ở người bạn đời.
Üçüncü beyinsel sistem de bağlılık: Uzun süreli bir ilişkinin getirdiği huzur ve güvenlik duygusu.І третя структура мозку - прив'язаність, відчуття спокою і безпеки, що ви відчуваєте до постійного партнера.
Üzerimize yapraklar ve keskin bir koku yağdı. Tabii ki bir süreliğine donakaldık.Ficámos ali paralisados por momentos mas, quando nos apercebemos da situação, pensámos:
Uzun bir süreliğine değil.Ikke for lang tid.
Uzun bir süreliğine değil.Mhh, aber nicht für lange.
Uzun bir süreliğine değil.Nem sokáig
Uzun bir süreliğine değil.Nie na długo.
Uzun bir süreliğine değil.Pas pour longtemps
Uzun bir süreliğine değil.Όχι για πολύ.
Uzun bir süreliğine değil.Не за дълго.
Uzun süreli bir barış yolunda,Dans sa recherche d'une paix durable,
Uzun süreli bir barış yolunda,En la búsqueda de una paz duradera,
Uzun süreli bir barış yolunda,지속가능한 평화를 추구함에 있어서,
Uzun süreli bir barış yolunda,アメリカはアルカイダの隠れ蓑の撲滅とアフガニスタンの独立性の尊重の他、一切のたくらみをもっていません。
Uzun süreli bir ilişkinin getirdiği huzur ve güvenlik duygusu.장기간 짝에 대한 평온함과 안정감 말입니다.
Uzun süreli bir ilişkinin getirdiği huzur ve güvenlik duygusu.la sensación de calma y seguridad que puedes sentir con una pareja a largo plazo.
Uzun süreli bir ilişkinin getirdiği huzur ve güvenlik duygusu.תחושת הרוגע והביטחון שחשים עם בן זוג ותיק.
Uzun süreli bir ilişkinin getirdiği huzur ve güvenlik duygusu.و هو الأحساس بالهدوء و السكينة التى تشعر بها مع شريكك بعد مرور فترة زمنية طويلة عليكما معا
Uzun süreli bir ilişkinin getirdiği huzur ve güvenlik duygusu.你可以喺老伴身邊感受到嘅平靜同安全
Uzun süreli bir ilişkinin getirdiği huzur ve güvenlik duygusu.性欲が進化したのは人の関心を外に向けさせ
Uzun süreli devam eden etkilere ihtiyacımız var.Efekty powinny być długotrwałe.
Uzun süreli devam eden etkilere ihtiyacımız var.Fontos, hogy a hatásuk hosszan tartó legyen.
Uzun süreli devam eden etkilere ihtiyacımız var.효과가 필요하거든요.
Uzun süreli devam eden etkilere ihtiyacımız var.Necesitamos tener efectos que sean duraderos.
Uzun süreli devam eden etkilere ihtiyacımız var.Potrebujeme dlhotrvajúce účinky.
Uzun süreli devam eden etkilere ihtiyacımız var.Potřebujeme účinky, které budou dlouhotrvající.
Uzun süreli devam eden etkilere ihtiyacımız var.Să obținem efecte de durată.
Uzun süreli devam eden etkilere ihtiyacımız var.Vi behöver få effekter som kommer att vara över tid.
Uzun süreli devam eden etkilere ihtiyacımız var.Πρέπει να έχουμε μακροχρόνια αποτελέσματα.
Uzun süreli devam eden etkilere ihtiyacımız var.Нам нужны долгосрочные эффекты.
Uzun süreli devam eden etkilere ihtiyacımız var.שיהיו ממושכות.
Uzun süreli devam eden etkilere ihtiyacımız var.نحتاج لأمور لها تأثير على المدى الطويل،
Uzun süreli devam eden etkilere ihtiyacımız var.このような結果を見て 社会に役立つゲームを
Uzun süreli hastalığınız gerektirdiğinde de tedavi görebilirsiniz.Du får vård även vid en långvarig sjukdom.
Uzun süreli hastalığınız gerektirdiğinde de tedavi görebilirsiniz.Pääset hoitoon myös, jos pitkäaikaissairautesi vaatii sitä.
Uzun süreli hastalığınız gerektirdiğinde de tedavi görebilirsiniz.Vous serez également soigné si vous souffrez d’une longue maladie.
Uzun süreli hastalığınız gerektirdiğinde de tedavi görebilirsiniz.Вы также сможете получить медицинские услуги для лечения вашего хронического заболевания.
Uzun süreli hastalığınız gerektirdiğinde de tedavi görebilirsiniz.تحصل على الرعاية أيضاً إذا كان مرضك المزمن يتطلب ذلك.
Uzun süreli hastalıklar veya engelli çocukların bakımlarıEnfermedades de larga duración y cuidado de niños discapacitados
Uzun süreli hastalıklar veya engelli çocukların bakımlarıLångvarig sjukdom och vård av ett handikappat barn
Uzun süreli hastalıklar veya engelli çocukların bakımlarıMaladie chronique ou garde d'un enfant handicapé
Uzun süreli hastalıklar veya engelli çocukların bakımlarıPitkäaikainen sairaus tai vammaisen lapsen hoitaminen
Uzun süreli hastalıklar veya engelli çocukların bakımlarıДлительное заболевание или уход за ребенком-инвалидом
Uzun süreli hastalıklar veya engelli çocukların bakımlarıالمرض المزمن أو العناية بالطفل المعاق
Uzun süreli hastalıklar veya engelli çocukların bakımları长期患病儿童及残疾儿童的医疗
Ve bazen, bir şeyden artık bıktığında, onu ancak o zaman bir süreliğine bırakmak zorunda kalırsın.En soms alleen wanneer u ziek van een zaak, dan heb je te laten vallen voor een tijdje.
Ve bazen, bir şeyden artık bıktığında, onu ancak o zaman bir süreliğine bırakmak zorunda kalırsın.És van úgy, hogy csak miután már torkig vagy valamivel...csak azután dobod el egy időre.
Ve bazen, bir şeyden artık bıktığında, onu ancak o zaman bir süreliğine bırakmak zorunda kalırsın.Et parfois c'est seulement quand quelque chose te rend malade que tu dois le laisser tomber pour un moment.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
süreli ile cümle - Sayfa 39 - süreli kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App