Ana içeriğe geç
Sözlük

sürede ile cümle

sürede kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
O söylenti kısa sürede yayıldı.That rumor soon spread.
Pastalar kısa sürede satılabilir.The cakes may be sold out soon.
Otuz dakikadan daha az bir sürede oraya varabilirsiniz.You can get there in less than thirty minutes.
Kısa sürede bana cevap vereceğini umarım.I hope you will answer me soon.
Kısa sürede sana yetişeceğim.I'll soon catch up with you.
Kısa sürede karar vermeye çalış.Try to make up your mind soon.
Kısa sürede geri gelmen şartıyla dışarı çıkabilirsin.You may go out as long as you come back soon.
Kısa sürede geri dönmek şartıyla dışarı çıkabilirsin.You may go out only if you come back soon.
Kısa sürede yüzebileceksin.You'll soon be able to swim.
Kısa sürede sizden haber almayı umuyorum.I hope to hear from you soon.
Lütfen kısa sürede bana bir cevap yaz.Please write me a reply soon.
Lütfen bana kısa sürede bir cevap yaz.Please write me a reply soon.
Ben kısa sürede size tekrar yazacağım.I will write you back soon.
Kısa sürede yeni adresini bana bildirdiğinden emin ol.Please be sure to let me know your new address soon.
Kısa sürede yeni elbiselere ihtiyacı oldu.Soon he needed new clothes.
Kısa sürede yola çıkmazsak, sabahleyin yoğun trafikte sıkışacağız.If we don't hit the road soon, we'll get caught in the morning rush hour traffic.
Kısa sürede geri gelmen şartıyla gidebilirsin.Provided you come back soon you may go.
Kısa sürede geldiğin sürece dışarı gidebilirsin.You may go out as long as you came back soon.
Kısa sürede iyi bir oyuncu olacaksın.You'll be a good player soon.
Kısa sürede soğuk yağmur indi.Soon the cold rain came down.
Jiro kısa sürede evine vardı.Jiro soon arrived at his house.
Gösteri ne kadar sürede başlar?How soon does the show begin?
Tom kısa sürede kendini okul hayatına alıştırdı.Tom soon adapted himself to school life.
En kısa sürede bana bu bilgiyi sağlayın.Supply me with this information as soon as possible.
Yirmi saatten daha az bir sürede yolculuğu tamamladı.She completed the trip in less than 20 hours.
En kısa sürede bu arabayı tamir ettirmek istiyorum.I would like to have this car repaired as soon as possible.
Bu fotoğrafın en kısa sürede banyo yapılmasını istiyorum.I want this photograph developed as soon as possible.
Bu işi mümkün olan en kısa sürede bitirelim.Let's finish this work as soon as possible.
Motoru açık bıraktığım için kısa sürede gitmeliyim.I have to go soon because I left the engine running.
Ne kadar kısa sürede ona ihtiyacın var?How soon do you need it?
Ne kadar sürede görevi bitirebileceksin?How soon will you be able to finish the task?
Bütün bu sürede ne yapıyorsun?What have you been doing all this while?
Amerika'ya gelmeye karar verirsen, lütfen en kısa sürede bana bildir.If you decide to come to America, please let me know as soon as possible.
Amerika'dan döner dönmez en kısa sürede sizinle irtibata geçeceğim.I'll get in touch with you as soon as I return from America.
En kısa sürede anneni aramalısın.You should call your mother as soon as possible.
Kısa sürede bizi ziyaret etmeye geleceğini umuyorum.I do hope you will come and visit us soon.
Beş dakikadan daha az sürede döneceğim.I will be back in less than five minutes.
On dakikadan daha az sürede oraya varırsın.You'll get there in less than ten minutes.
"Artık dayanamıyorum!" "Sakin ol. En kısa sürede geleceğim.""I can't stand it any more!" "Calm down. I'll come over as soon as possible."
Ben size yazabildiğim kadar kısa sürede yazacağım.I will write to you as soon as I can.
Kısa sürede itfaiye arabasının etrafında bir kalabalık toplandı.A crowd soon gathered around the fire engine.
Askerler kısa sürede isyanı bastırdı.The troops soon put down the rebellion.
Dil zorluğuna rağmen biz kısa sürede arkadaş olduk.In spite of the language difficulty, we soon became friends.
Konuşmacı konuyu çok kısa bir sürede işledi.The speaker treated the subject very briefly.
Hakim kısa sürede davayı tamamladı.The judge disposed of the case in short order.
Çocuk kısa sürede yatakta uykuya daldı.The child soon fell asleep in the bed.
Yönetici en kısa sürede bütün odaların temiz süpürülmesini emretti.The manager ordered all the rooms to be swept clean as soon as possible.
Bize göre, okul en kısa sürede kurtulacak bir yerdi.To us, school was a place to get away from as soon as possible.
Kısa sürede onların hızına yetiştim.I caught up with them soon.
Rehber en kısa sürede yola çıkmamız gerektiğini söyledi.The guide said that we had better set out as soon as possible.
En kısa sürede işimizi yapmak zorundayız.We have to catch up on our work as soon as possible.
Lütfen en kısa sürede bana cevap ver.Please reply to me as soon as possible.
Evim yansa bile kısa sürede söndürülürdü.Even if my house catches fire it would soon be put out.
Erkek kardeşim kısa sürede Tokyo'da yalnız yaşamaya alıştı.My brother soon got used to living alone in Tokyo.
Kısa sürede nasıl yüzeceğimi öğrendim.I soon learned how to swim.
Ben onu öyle kısa bir sürede yapamam.I cannot do it in such a brief time.
Mümkün olan en kısa sürede sizinle temas kuracağım.I'll get in touch with you as soon as possible.
Kısa sürede Terry Tate etiketli bir kutuya rastladım.I soon came across a box labeled Terry Tate.
Kısa sürede dairemi çok sevdim.I soon grew to love my apartment.
Kısa sürede dairemi sevdim.I soon grew to love my apartment.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod