Ana içeriğe geç
Sözlük

süre ile cümle

süre kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom kısa bir süreliğine Boston'da kaldı.Tom stayed in Boston for a short while.
Tom geçen yaz bir süre burada kaldı.Tom stayed here for a while last summer.
Tom bir süre için bizimle birlikte kalıyor olacak.Tom will be staying with us for a while.
Neden Tom'un bir süre kalmasını istemiyoruz?Why don't we ask Tom to stay for a while?
Tom'a asla çok uzun süre boyunca kızgın kalamam.I can never stay angry at Tom for very long.
Tom bir süre bizimle kalmaya karar verdi.Tom has decided to stay with us for a while.
Burada bir süre kalmamızın bir sakıncası var mı?Would you mind if we stayed here for a while?
Dün gece partide ne kadar süre kaldın?How long did you stay at the party last night?
Tom asla bu kadar uzun süre kalmayı planlamadığını söyledi.Tom said he had never planned to stay that long.
Yerinde olsam Tom'dan bir süre uzak dururum.If I were you, I'd stay away from Tom for a while.
Daha uzun süre kalsaydım sıkılırdım.If I'd stayed any longer, I would've gotten bored.
Tom uzun süredir hastaymış gibi görünüyor.Tom looks as if he's been sick for a long time.
Sadece elimden geldiğince kısa sürede buradan çıkmak istiyorum.I just want to get out of here as quickly as I can.
Bu kadar kısa sürede öğle yemeğinden nasıl döndün?Why are you back from lunch so soon?
Kısa sürede Tom'a söylesen iyi olur.You'd better tell Tom soon.
Tom bana onun bir süre alabileceğini söyledi.Tom told me it might take a while.
Tom ondan uzun süre önce Mary'ye bahsetti.Tom told Mary about that a long time ago.
Bana nasıl araba süreceğini bilmediğini söyleme.Don't tell me you don't know how to drive.
Tom'a en kısa sürede buraya dönmesini söyle.Tell Tom to get back here as soon as he can.
Tom'a en kısa sürede orada olacağımı söyle.Tell Tom I'll get there as soon as I can.
Tom'a en kısa sürede orada olacağımı söyledim.I told Tom I'd be there as soon as possible.
En kısa sürede diğerlerine söylemeliyiz.We should tell the others as soon as possible.
Tom Mary'ye nasıl araba süreceğini bilmediğini söyledi.Tom told Mary that he didn't know how to drive.
Çocuklara en kısa sürede evde olacağımı söyle.Tell the children I'll be home as soon as possible.
Tom hapishanede geçirdiği süreden Mary'ye bahsetmek zorunda olduğunu fark etti.Tom realized he had to tell Mary about the time he spent in prison.
Onun nerede olduğunu Tom'a söylemediğin sürece o onu bulmayacak.As long as you don't tell Tom where it is, I'm sure he won't find it.
Onlar bir araba süremezler.They can not drive a car.
Kesinlikle gerektiğinden daha uzun süre kalmamanı öneririm.I'd suggest you don't stay longer than absolutely necessary.
Ne kadar süredir burada oturuyorsun?How long have you been sitting here?
Belki de sadece bir süre oturmalıyız.Maybe we should just sit for a while.
Bir saatten daha fazla bir süredir bu trafikte oturuyoruz.We've been sitting in this traffic for over an hour.
Ne kadar süredir orada oturuyorsun?How long have you been sitting there?
Buradan Boston'a gitmek ne kadar sürerdi?How long would it take to get to Boston from here?
Burada kaldığımız sürece güvende olacağız.We'll be safe as long as we stay here.
Daha kısa sürede buraya gelebilseydik Tom'u kurtarabilirdik.If we'd gotten here sooner, we might've been able to save Tom.
Kısa bir süre sonra onlar evlendi.Shortly after, they were married.
Sürerken her zaman kamyonlardan kaçınırım.When I drive, I always avoid trucks.
O uzun bir süredir Fransa'da yaşayan bir İtalyan Yahudisidir.He is an Italian Jew who has lived in France for a long time.
Baba ve oğul arasındaki mücadele uzun bir süre sürdü.The struggle between father and son lasted a long time.
Kim sürecek?Who's going to drive?
Bir süre önce Jean'a rastladım.A little while ago I met Jean.
Bir süre onlarla birlikte kalacaksın, değil mi?They're going to stay a while with them, aren't they?
Genellikle çok hızlı süreriz.In general, we drive too fast.
Ne kadar süredir bu adada yaşıyorsun?How long have you been living on this island?
Boston'da ne kadar süre kalmak zorundasın?How long do you have to stay in Boston?
O hiç uzun süre kalmaz.She never stays long.
Otuz yıldan daha fazla süredir evliyiz.We've been married more than thirty years.
Bir süredir buradayız.We've been here a while.
Uzun bir süredir buradayız.We've been here for quite a while.
Uzun süredir Boston'dayız.We've been in Boston for quite a while.
Uzun bir süredir arkadaşız.We've been friends a long time.
Uzun süredir hazırız.We've been ready for a long time.
Uzun süredir bekliyoruz.We've been working together for a long time.
Üç dakikadan daha az süremiz var.We've got less than three minutes.
Uzun süredir buradaydım.We've been here too long.
Bir saatten daha fazla bir süredir buradayız.We've been here over an hour.
Yeterince uzun süre birlikteydik.We've been together long enough.
Bugün için uzun süre bekledik.We've waited a long time for this day.
Biz burada uzun süre kalmayacağız.We're not going to stay here long.
Lütfen biraz daha hızlı sürer misin?Could you please drive a little faster?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod