Bu keşif o zamanki birikimin suratına tokat gibi çarptı.Dessa resultat flög direkt i ansiktet på den beprövade erfarenheten.
Bu keşif o zamanki birikimin suratına tokat gibi çarptı.Diese Entdeckung forderte die vorherrschende Meinung heraus.
Bu keşif o zamanki birikimin suratına tokat gibi çarptı.Die vaststelling druiste tegen de gangbare opinie in.
Bu keşif o zamanki birikimin suratına tokat gibi çarptı.Ez a felfedezés tehát szembement az elfogadott állásponttal.
Bu keşif o zamanki birikimin suratına tokat gibi çarptı.Kini mencari sesuatu agar lenyap di hadapan kebijaksanaan konvensional.
Bu keşif o zamanki birikimin suratına tokat gibi çarptı.이야기는 곧, 사회적 통념에 대한 것으로 바뀌었습니다.
Bu keşif o zamanki birikimin suratına tokat gibi çarptı.Los resultados desafiaron abiertamente la sabiduría convencional.
Bu keşif o zamanki birikimin suratına tokat gibi çarptı.Ora esta descoberta foi contra a sabedoria convencional.
Bu keşif o zamanki birikimin suratına tokat gibi çarptı.Quella scoperta sconvolse l'opinione comune.
Bu keşif o zamanki birikimin suratına tokat gibi çarptı.Tento poznatek naprosto odporoval obecnému povědomí.
Bu keşif o zamanki birikimin suratına tokat gibi çarptı.Αυτό το εύρημα ερχόταν σε αντίθεση με την συμβατική γνώση.
Bu keşif o zamanki birikimin suratına tokat gibi çarptı.Откритието се изпречваше в лицето на общоприетото мнение.
Bu keşif o zamanki birikimin suratına tokat gibi çarptı.Це відкриття ніяк не стикувалося з загальноприйнятою думкою.
Bu keşif o zamanki birikimin suratına tokat gibi çarptı.Это открытие никак не стыковалось с общепринятым мнением.
Bu keşif o zamanki birikimin suratına tokat gibi çarptı.ממצא זה היווה סטירת-לחי לדעה המקובלת.
Bu keşif o zamanki birikimin suratına tokat gibi çarptı.في ذلك الحين، ذلك الاكتشاف طار في وجه الحكمة التقليدية.
Bu keşif o zamanki birikimin suratına tokat gibi çarptı.世間一般の見解は
Bunun J.M.W. Turner'in tablosunda nasil tasvir edildigini burada gorebilirsiniz, "Yagmur, Buhar ve Sürat".Turner festményén, az "Eső, Gőz és Sebesség"-en.
Bununla karşılaşırsınız ve suratınıza bir tokat gibi çarpar.404がどんなものか例を挙げますね
Bununla karşılaşırsınız ve suratınıza bir tokat gibi çarpar.Anda mendapatkannya, itu seperti sebuah tamparan di wajah.
Bununla karşılaşırsınız ve suratınıza bir tokat gibi çarpar.Bạn gặp phải nó như một cái tát vào mặt.
Bununla karşılaşırsınız ve suratınıza bir tokat gibi çarpar.Belebotlunk, és akkor, mintha pofán vágtak volna.
Bununla karşılaşırsınız ve suratınıza bir tokat gibi çarpar.Când îți dă pagina asta, e ca o palmă peste ochi.
Bununla karşılaşırsınız ve suratınıza bir tokat gibi çarpar.Da ist sie, und es ist wie ein Schlag ins Gesicht.
Bununla karşılaşırsınız ve suratınıza bir tokat gibi çarpar.Dôjde vám to a je to ako dostať facku.
Bununla karşılaşırsınız ve suratınıza bir tokat gibi çarpar.Je krijgt het te zien en het is als een klap in het gezicht.
Bununla karşılaşırsınız ve suratınıza bir tokat gibi çarpar.이 페이지를 만나면, 뺨을 맞은 것 같은 기분이 듭니다.
Bununla karşılaşırsınız ve suratınıza bir tokat gibi çarpar.La incontrate, ed è come ricevere uno schiaffo in faccia.
Bununla karşılaşırsınız ve suratınıza bir tokat gibi çarpar.Man får den, og det er som et slag i ansigtet.
Bununla karşılaşırsınız ve suratınıza bir tokat gibi çarpar.Quando aparece uma, é como um estalo na cara.
Bununla karşılaşırsınız ve suratınıza bir tokat gibi çarpar.To jak zostać spoliczkowanym.
Bununla karşılaşırsınız ve suratınıza bir tokat gibi çarpar.Vous obtenez ça, et c'est comme une claque en pleine figure.
Bununla karşılaşırsınız ve suratınıza bir tokat gibi çarpar.Y cuando aparece es como una bofetada en la cara.
Bununla karşılaşırsınız ve suratınıza bir tokat gibi çarpar.Zobrazí se vám a je to jako políček do tváře.
Bununla karşılaşırsınız ve suratınıza bir tokat gibi çarpar.Κι όταν τη βλέπετε, είναι σαν να σας χαστουκίζουν.
Bununla karşılaşırsınız ve suratınıza bir tokat gibi çarpar.Ви бачите її, і це наче ляпас.
Bununla karşılaşırsınız ve suratınıza bir tokat gibi çarpar.Вы видите её, и это для вас как пощёчина.
Bununla karşılaşırsınız ve suratınıza bir tokat gibi çarpar.Получавате я и се чувствате, като че ли са ви ударили през лицето.
Bununla karşılaşırsınız ve suratınıza bir tokat gibi çarpar.אתם מקבלים את זה, וזה כמו סטירה לפרצוף.
Bununla karşılaşırsınız ve suratınıza bir tokat gibi çarpar.تتلقاها كالصفعة على الوجه
Bunu yapmak için çok vaktim yok. Ve bu süratli sunumla üç fikri desteklemek istiyorum.Je n'ai pas beaucoup de temps pour le faire, et je veux souligner 3 idées dans cette présentation rapide.
Bunu yapmak için çok vaktim yok. Ve bu süratli sunumla üç fikri desteklemek istiyorum.No tengo mucho tiempo para hacerlo y quiero reforzar tres ideas con esa presentación acelerada.
Bunu yapmak için çok vaktim yok. Ve bu süratli sunumla üç fikri desteklemek istiyorum.У нас мало часу, проте кваплива презентація, навпаки, підсилить мої ідеї.
Bu ölçümleri yaptığımızda, beklentimizin aksine süratin sabit kaldığını görüyoruz.측정 결과가 나왔을 때 기대했던것과는 달리 중심에서부터의 거리에 따른 속도는
Bu ölçümleri yaptığımızda, beklentimizin aksine süratin sabit kaldığını görüyoruz. Uzaklıktan bağımsız.A méréseket elvégezve kiderült, hogy a sebesség alapjában véve állandó a távolság fügvényében.
Bu ölçümleri yaptığımızda, beklentimizin aksine süratin sabit kaldığını görüyoruz. Uzaklıktan bağımsız.Când se fac acele măsurători, descoperim de fapt că viteza este în mare constantă, ca o funcţie a distanţei.
Bu ölçümleri yaptığımızda, beklentimizin aksine süratin sabit kaldığını görüyoruz. Uzaklıktan bağımsız.Když tato měření provedeme, zjistíme naopak, že rychlost je v podstatě konstantní jakožto funkce vzdálenosti.
Bu ölçümleri yaptığımızda, beklentimizin aksine süratin sabit kaldığını görüyoruz. Uzaklıktan bağımsız.Saat kami melakukan pengukuran, yang kami temukan justru kecepatannya tetap sebagai fungsi jarak.
Bu ölçümleri yaptığımızda, beklentimizin aksine süratin sabit kaldığını görüyoruz. Uzaklıktan bağımsız.Когато направихме измервания, обаче, открихме, че скоростта си остава постоянна като функция на разстоянието.
Bu ölçümleri yaptığımızda, beklentimizin aksine süratin sabit kaldığını görüyoruz.כאשר המדידות האלו מבוצעות במקם זאת, אנחנו מוצאים שהמהירות בערך קבועה,
Bu ölçümleri yaptığımızda, beklentimizin aksine süratin sabit kaldığını görüyoruz.وعندما أخذت هذه القياسات ، بدلا من ذلك وجدنا أن السرعة ثابتة ،
Bu ölçümleri yaptığımızda, beklentimizin aksine süratin sabit kaldığını görüyoruz.星の速度はどの位置においても 一定を保っていたのです
Burası sürat..Avem modulul(valoarea), de 5 metri pe secunda și putem să o numim simplu viteză
Burası sürat.. Büyüklüğü vermişler burada bize,saniyede beş metreZe geven ons ook de richting, namelijk naar het zuiden.
Burası sürat..Dieses hier ist die Geschwindigkeit
Burası sürat..이것이 속도입니다.
Burası sürat..הנתון הזה הוא המהירות.
Burası sürat..هذه هي السرعة المتجهة velocity
Bu şeyin suratıma gelmesinden korkuyorum.Boję się tylko, że uszkodzę sobie twarz.
Bu şeyin suratıma gelmesinden korkuyorum.Ce qui me fait peur, c'est que le [incompréhensible] me saute à la figure.