Ben KÖTÜyüm ama Harry çok tatlı ve Faptaguise tam bir hıyar surat.Jeg er en skurk, men Harry er så sød og Faptaguise er en total jerkface.
Ben KÖTÜyüm ama Harry çok tatlı ve Faptaguise tam bir hıyar surat. Kafam çok karıştı! HAAAYYIIIIIıııırrr...- Sim, o que acharam?
Ben KÖTÜyüm ama Harry çok tatlı ve Faptaguise tam bir hıyar surat.난 악당인데 해리는 너무 귀엽고 페터가이즈는 썩은 얼굴을 가지고 있어
Ben KÖTÜyüm ama Harry çok tatlı ve Faptaguise tam bir hıyar surat.Sono cattiva, ma Harry è così dolce e Faptaguise è un perfido totale.
Ben KÖTÜyüm ama Harry çok tatlı ve Faptaguise tam bir hıyar surat.انا شريرة , لكن "هارى " لطيف جدا , و"فابتيجوس " هو حقير بالكامل .
Ben KÖTÜyüm ama Harry çok tatlı ve Faptaguise tam bir hıyar surat.もう頭こんがらがっちゃう!
Ben süratli modifiye arabalar, kızlar ve dans etmeyle uğraşmadım.Ich habe mich nicht für Autos interessiert oder für Mädchen oder fürs Tanzen.
Ben süratli modifiye arabalar, kızlar ve dans etmeyle uğraşmadım.Ik gaf niet om snelle auto's, vrouwen en dansen.
Ben süratli modifiye arabalar, kızlar ve dans etmeyle uğraşmadım.Je ne m'occupais pas de vieilles voitures, des filles ou de booms.
Ben süratli modifiye arabalar, kızlar ve dans etmeyle uğraşmadım.전 스피드를 위해 개조한 차를 몰지도 , 여자 그리고 춤도 추지 않았습니다.
Ben süratli modifiye arabalar, kızlar ve dans etmeyle uğraşmadım.Não me envolvi com carros, com raparigas e na dança.
Ben süratli modifiye arabalar, kızlar ve dans etmeyle uğraşmadım.Nem az autóverseny, a csajok és a tánc érdekelt.
Ben süratli modifiye arabalar, kızlar ve dans etmeyle uğraşmadım.Nie zajmowałem się samochodami, dziewczynami, potańcówkami.
Ben süratli modifiye arabalar, kızlar ve dans etmeyle uğraşmadım.No salia con chicas ni salía a bailar.
Ben süratli modifiye arabalar, kızlar ve dans etmeyle uğraşmadım.Nu eram tipul cu mașină, cu fete și dans.
Ben süratli modifiye arabalar, kızlar ve dans etmeyle uğraşmadım.Quando ero un ragazzo non stavo dietro alle auto, alle ragazze o alle feste di ballo.
Ben süratli modifiye arabalar, kızlar ve dans etmeyle uğraşmadım. Ve aslında o günlerde uyuşturucu da yoktu.Nevrtal jsem se v autech, nechodil s děvčaty tancovat a nebral jsem drogy.
Ben süratli modifiye arabalar, kızlar ve dans etmeyle uğraşmadım. Ve aslında o günlerde uyuşturucu da yoktu.Я не їздив на мотоциклі, не ходив до дівчат чи на танці, і, гм, у нас тоді не було наркотиків.
Ben süratli modifiye arabalar, kızlar ve dans etmeyle uğraşmadım.Δεν ασχολήθηκα με γρήγορα αυτοκίνητα, με κορίτσια και χορό.
Ben süratli modifiye arabalar, kızlar ve dans etmeyle uğraşmadım.Не се занимавах с бързи коли, и момичета, и танци.
Ben süratli modifiye arabalar, kızlar ve dans etmeyle uğraşmadım.Я не занимался хотродами, девушками или танцами.
Ben süratli modifiye arabalar, kızlar ve dans etmeyle uğraşmadım.לא התעסקתי במכוניות ובבחורות ובריקודים.
Ben süratli modifiye arabalar, kızlar ve dans etmeyle uğraşmadım.ليس قراءة هوترودس و الفتيات و الرقص.
Ben süratli modifiye arabalar, kızlar ve dans etmeyle uğraşmadım.その頃はクスリもありませんでした。代わりに、飛行機模型で遊んでいました
Benzeyen mi? Yani şu suratsız Alphonse mu?Tarkoitatko sitä Alphonsea?
Benzeyen mi? Yani şu suratsız Alphonse mu?Εννοείς αυτόν τον Αλφόνς πώς τον λένε;
Birazcık vazgeçsem, Al'ın demir yumrukları ve öfkeli feryatları suratıma çarpar.Hvis jeg giver op, skal jeg bare høre på Als brok.
Birazcık vazgeçsem, Al'ın demir yumrukları ve öfkeli feryatları suratıma çarpar.Jak tylko trochę popuszczę, żelazna pięść Ala i jego wrzaski robią swoje.
Birazcık vazgeçsem, Al'ın demir yumrukları ve öfkeli feryatları suratıma çarpar.Jos annan periksi, Al mätkii rautanyrkeillään ja huutaa.
Birazcık vazgeçsem, Al'ın demir yumrukları ve öfkeli feryatları suratıma çarpar. -Ne oldu?Si me rindo aunque sea un poco, recibiré los puñetazos y los gritos de Al. - ¿Qué ocurre?
Birazcık vazgeçsem, Al'ın demir yumrukları ve öfkeli feryatları suratıma çarpar.Om jag ger upp ens bara lite, får jag Als järnnäve och svordomar över mig.
Birazcık vazgeçsem, Al'ın demir yumrukları ve öfkeli feryatları suratıma çarpar.Se eu desanimar, por pouco que seja, os punhos de ferro do Al partem na minha direcção.
Birazcık vazgeçsem, Al'ın demir yumrukları ve öfkeli feryatları suratıma çarpar.Se provassi a mollare un po', mi beccherei subito i pugni e le urla di Al.
Birazcık vazgeçsem, Al'ın demir yumrukları ve öfkeli feryatları suratıma çarpar.Αν παραιτηθώ ακόμη και λίγο, ο Αλ αρχίζει τις μπουνιές και τις βρισιές.
Birazcık vazgeçsem, Al'ın demir yumrukları ve öfkeli feryatları suratıma çarpar.Если я отступлю, хоть немного, то испытаю на себе железные кулаки и рычанье Ала.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Egyik nap feleségemmel sétáltunk a piacon, amikor valaki egy kalitkát tolt az arcom elé.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Eines Tages ging ich mit meiner Frau über den Markt, und jemand hielt mir einen Käfig vors Gesicht.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Estava a andar pelo mercado, um dia, com a minha mulher e alguém me enfiou uma gaiola na cara.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Jednou jsem šel se svou ženou na trh a někdo mi strčil před nos klec.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.하루는 아내와 함께 시장을 돌아다니는데 갑자기 제 얼굴 앞에 (동물을 가두는) 우리 하나가 나타났습니다
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Một ngày kia, tôi đang đi dạo trong chợ với vợ mình, bỗng một người đưa một cái lồng trước mặt tôi.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Op een dag liep ik op de markt met mijn vrouw, en iemand toonde me een kooi.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Pewnego dnia, gdy byłem z żoną na targu, ktoś zaprezentował mi klatkę.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Un día iba caminando en el mercado con mi esposa, y alguien me atravesó una jaula enfrente.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Un jour, je me promenais dans un marché avec ma femme lorsque quelqu'un m'a collé une cage sous les yeux.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Както един ден си вървях заедно с жена ми на пазара, някой завря в лицето ми клетка.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Как-то раз мы с женой шли по рынку, и кто-то сунул мне в лицо клетку.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.הסתובבתי בשוק יום אחד עם אשתי ומישהו דחף לי כלוב בפנים
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.كنت أمشي في محلّ من المحلات مع زوجتي في يوم ما عندما قام أحدهم بتوجيه قفص إلى وجهي
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.誰かが、ケージを目の前につきだしました。 かごの隙間から見えたのは
Bir keresinde bu metodun yaratıcısı Georges Surat'ın bir resmi ile çalıştım ve tüm noktaları topladım.Jednou jsem se pověnoval dílu od autora této metody - George Seurata a sesbíral všechny jeho tečky.
Bir keresinde bu metodun yaratıcısı Georges Surat'ın bir resmi ile çalıştım ve tüm noktaları topladım.그래서 한번은 점묘법의 창시자 조르주 쇠라의 작품을 정리하려 했고 그의 모든 점을 모았습니다.
Bir keresinde bu metodun yaratıcısı Georges Surat'ın bir resmi ile çalıştım ve tüm noktaları topladım.Uma vez dediquei-me ao trabalho do inventor deste método, Georges Seurat, e reuni todos os seus pontos.
Bir keresinde bu metodun yaratıcısı Georges Surat'ın bir resmi ile çalıştım ve tüm noktaları topladım.Una vez me dediqué a ordenar la obra de Georges Seurat, inventor del puntillismo, y junté todos los puntos.
Bir keresinde bu metodun yaratıcısı Georges Surat'ın bir resmi ile çalıştım ve tüm noktaları topladım.Так вот, я однажды принялся за работу основателя этого метода Жоржа Сёра и собрал все его точки.
Bir keresinde bu metodun yaratıcısı Georges Surat'ın bir resmi ile çalıştım ve tüm noktaları topladım.פעם טיפלתי ביצירה של ממציא השיטה, ז'ורז' סורט, אספתי את כל הנקודות שלו.
Bir keresinde bu metodun yaratıcısı Georges Surat'ın bir resmi ile çalıştım ve tüm noktaları topladım.ذات مرة، طبقت أسلوبي على عمل مخترع هذا المنهج، جورج سوراه وجمعت جميع نقطه
Bir keresinde bu metodun yaratıcısı Georges Surat'ın bir resmi ile çalıştım ve tüm noktaları topladım.点をバラバラにして集めてみたんです 集めたのがこれです
Bir öğrenci 18'ini yanlış yaptı. Sınav kağıdına "+2" yazdım ve büyük bir gülen surat koydum.Az egyik diák tizennyolcat elrontott. "+2"-t írtam a papírjára és egy nagy mosolygós arcot.
Boktan bir hasteneye gittik, ve canımız sıkıldı, ve babam suratından yaralandı.Fuimos a un hospital de mierda, estábamos aburridos, y papá se golpeó en la cara.