Ana içeriğe geç
Sözlük

sürahi ile cümle

sürahi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bu sürahi iki litre sıcak su tutabilir.This jar can hold two liters of hot water.
Sürahinin sapı kırıldı.The handle of the pitcher was broken.
Tom ve Mary üç sürahi bira içtiler.Tom and Mary drank three pitchers of beer.
Şimdiye kadar ilk kez sürahimi balla doldurdum.This is the first time I've ever filled my pitcher with honey.
Bir sürahi damla damla doldurur.A jug fills drop by drop.
Sarı süt sürahisi nerede?Where is the yellow jug of milk?
Odama bir sürahi koyun lütfen.Please put a pitcher of water in my room.
Bodruma sürahi alın.Take the jug to the cellar.
Sürahiyi yemek odasına götür.Take the jug to the dining room.
Sürahiyi ağzına kadar doldurdum.I filled the jug to the brim.
Sürahiyi düşürdüm ve o kırıldı.I dropped the pitcher and it broke.
Tom sürahiden bir bardak portakal suyu koydu.Tom poured a glass of orange juice from the pitcher.
Tom su sürahisine uzandı.Tom reached for the pitcher of water.
Tom buzdolabına gitti ve bir portakal suyu sürahisi çıkardı.Tom went to the refrigerator and took out a pitcher of the orange juice.
Tom sürahiyi suyla doldurdu.Tom filled the pitcher with water.
Şarap sürahisinin hâlâ yarısı dolu.The decanter is still half full.
Tom ve ben bir sürahi bira ayırdım.Tom and I split a pitcher of beer.
Bir sürahi bira ve bir porsiyon patates kızartması istiyorum.I want a pitcher of beer and a portion of chips.
Tom'un bir sürahi fabrikası var.Tom has a pitcher plant.
Sürahiyi portakal suyuyla doldurdu.She filled the jug with orange juice.
Süt şişelerinden önce, sütçüler müşterilerin sürahilerini doldurdu.Before the emergence of milk bottles, milkmen would fill the customers' jugs.
Sürahi filtreler az miktarda içme suyu için kullanılabilir.Jug filters can be used for small quantities of drinking water.
Şu sürahiyi mutfağa götür.Deliver orders to the kitchen.
4,5 L (1,2 ABD gal) damacasına genellikle sürahi denir.A 4.5 L (1.2 US gal) carboy is usually called a jug.
Rodolfo girer ve gizlice masa üzerindeki sürahisinin içindeki suya zehir tozunu karıştırır.Rodolfo slips in and unseen pours poison into the water jug on the table.
Kadınların birinin elinde flüt vardır, diğeri ise sürahi taşımaktadır.The wife has one arm and the husband has hold of the other.
Şimdilik bir sürahi kullanacağım sadece gösterim amaçlı.Today I'm going to use a jug just to show you all.
Ben bütün gece sürahideki suyu içtim.I drank the whole jug, even during the night.
Sürahiler, ibrikler ve öz kaynağından içkilerle doldurulmuş kadehler eşliğinde.Cups and decanters, beakers full of sparkling wine,
Kaynaktan doldurulmuş bardaklar, sürahiler ve kadehlerle.Cups and decanters, beakers full of sparkling wine,
Su sürahisi, kağıdın arkaplanının yansımasını yakalar.The carafe of water catches the reflection of the papered background.
Şarap sürahisi .A wine decanter.
Şarap sürahisi içine bütün bir şişe şarabın döküldüğü bir bardak servis kabıdır.A wine decanter is a glass serving vessel into which an entire bottle of wine is poured.
Şarap hunileri şarabı sürahiye dökerek süzme işlemine yardımcı olur.Wine funnels aid the decanting process by funnelling the wine into a decanter.
O dönemde şarap fıçılarda satılır ve sürahilerde servis edilirdi.At that time, wine was sold in barrels and served in pitchers.
Sürahi sözcüğü, belki de işlevine en yakın olanıdır.The English word, pitcher, is perhaps the closest in function.
Ayrıca dövüşmeden önce kılıcını likörle 'kutsamak' için kullandığı bir sake sürahisi vardır.He also has a sake jug, which he uses to 'bless' his blade with liquor before he fights.
Şu sürahiyi mutfağa götür.Seitensprünge in der Küche. .
Sürahi ise bu bölümlerde huzur evindedir.Das Meer in diesen Seestücken ist friedlich.
Şu sürahiyi mutfağa götür.Sur cette cour, donne la cuisine.
Sürahiyi ağzına kadar doldurdum.Ils les remplirent jusqu’au bord.
Rodolfo girer ve gizlice masa üzerindeki sürahisinin içindeki suya zehir tozunu karıştırır.Rodolfo entra sin ser visto y vierte veneno en una jarra de agua sobre la mesa.
Oturduğu lacivert örtülü masada gümüş tabakta portakal, beyaz bir bez ve beyaz bir şarap sürahisi vardır.La más apreciada es el longueirón a la plancha, con limón y un chorro de vino blanco.
Sürahiyi ağzına kadar doldurdum.Lo fue escupiendo hasta llegar al patíbulo.
Sürahi Hanım ise küçük oğlu Hikmet’in yanına yerleşmiştir.Le sucedió su hijo Dag el Sabio.
Şu sürahiyi mutfağa götür.Si consiglia di asportare la cuticola.
Sürahiyi ağzına kadar doldurdum.Balza subito in testa alla classifica.
Naciye, Sürahi Hanım’a karşı çok ezik bir gelindir.Неравнодушен к мисс Сейре.
Şu sürahiyi mutfağa götür.Они оставляют ящик на кухне.
Rodolfo girer ve gizlice masa üzerindeki sürahisinin içindeki suya zehir tozunu karıştırır.Вошедший незаметно Рудольф подливает яду в кувшин, стоящий на столе.
Kadınların birinin elinde flüt vardır, diğeri ise sürahi taşımaktadır.Одна женщина держит в руках книгу и меч, другая — цветок.
Rodolfo girer ve gizlice masa üzerindeki sürahisinin içindeki suya zehir tozunu karıştırır.Rodolfo chega e despeja veneno invisível no jarro de água sobre a mesa.
Sürahiyi ağzına kadar doldurdum.Encheram-nas até a boca.
Bunun nedeni Sürahi Hanım’ın lokum ve çekirdeği çok sevmesidir.É para levantar a moral, por isso que a mulherada gosta tanto e curte.
Köyün düğünlerde sürahi kırılır.Abalado pelo casamento em ruínas.
Sürahi filtreler az miktarda içme suyu için kullanılabilir.Kruikfilters kunnen worden gebruikt voor kleine hoeveelheden drinkwater.
Şu sürahiyi mutfağa götür.Krekels in de keuken.
Sürahi Hanım ise küçük oğlu Hikmet’in yanına yerleşmiştir.Een bever zit daar met zijn kleine zoon.
Sürahiyi ağzına kadar doldurdum.Hij raakte hierdoor geblesseerd aan zijn kaak.
Sürahiyi ağzına kadar doldurdum.Wklejono je tekstem do góry nogami.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod