sürün ile cümle
sürün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tas tas şarap içenler, Yağların en güzelini sürünenler, Yusufun yıkımına kederlenmeyenler!som drikker vin av skåler og salver eder med den ypperste olje, men ikke sørger over Josefs skade.
Tas tas şarap içenler, Yağların en güzelini sürünenler, Yusufun yıkımına kederlenmeyenler!und trinkt Wein aus den Schalen und salbt euch mit Balsam und bekümmert euch nicht um den Schaden Josephs.
Tas tas şarap içenler, Yağların en güzelini sürünenler, Yusufun yıkımına kederlenmeyenler!Които пиете вино с цели паници, И се мажете с изрядни масла, А за бедствието на Йосифа не скърбите, -
Tas tas şarap içenler, Yağların en güzelini sürünenler, Yusufun yıkımına kederlenmeyenler!пьете из чаш вино, мажетесь наилучшими мастями, и не болезнуете о бедствии Иосифа!
Tas tas şarap içenler, Yağların en güzelini sürünenler, Yusufun yıkımına kederlenmeyenler!השתים במזרקי יין וראשית שמנים ימשחו ולא נחלו על שבר יוסף׃
Tas tas şarap içenler, Yağların en güzelini sürünenler, Yusufun yıkımına kederlenmeyenler!الشاربون من كؤوس الخمر والذين يدهنون بافضل الادهان ولا يغتمّون على انسحاق يوسف.
Tas tas şarap içenler, Yağların en güzelini sürünenler, Yusufun yıkımına kederlenmeyenler!以 大 碗 喝 酒 、 用 上 等 的 油 抹 身 . 卻 不 為 約 瑟 的 苦 難 擔 憂
Tas tas şarap içenler, Yağların en güzelini sürünenler, Yusufun yıkımına kederlenmeyenler!以 大碗 喝酒 、 用上 等 的 油抹身 . 卻不為約瑟 的 苦難擔憂
"Uyuşturucu başta eğlencelidir ama sonradan süründürür.""A kábítószerek eleinte szórakoztatóak, de később teherré válnak."
"Uyuşturucu başta eğlencelidir ama sonradan süründürür.""Am Anfang machen Dorgen Spass, aber später werden sie zur Last."
"Uyuşturucu başta eğlencelidir ama sonradan süründürür.""As drogas são divertidas no início, "mas depois tornam-se um problema."
"Uyuşturucu başta eğlencelidir ama sonradan süründürür.""Droge so zabavne na začetku, a kasneje postanejo bedne".
"Uyuşturucu başta eğlencelidir ama sonradan süründürür.""Drogurile inseamna distractie la inceput dar devin o povara pe parcurs."
"Uyuşturucu başta eğlencelidir ama sonradan süründürür.""Drogy sú na začiatku zábava, ale časom strasť."
"Uyuşturucu başta eğlencelidir ama sonradan süründürür.""Drogy začnou jako sranda a končí jako strast."
"Uyuşturucu başta eğlencelidir ama sonradan süründürür.""Drugs zijn in het begin leuk maar worden een sleur later."
"Uyuşturucu başta eğlencelidir ama sonradan süründürür.""약은 처음에는 재미있지만 나중에는 짐이 된다."
"Uyuşturucu başta eğlencelidir ama sonradan süründürür.""Las drogas te divierten al empezar pero te arrastran al final"
"Uyuşturucu başta eğlencelidir ama sonradan süründürür.""Le droghe sono divertenti all'inizio, ma diventano una piaga in seguito".
"Uyuşturucu başta eğlencelidir ama sonradan süründürür.""Les drogues sont amusantes au début mais deviennent un poids par la suite."
"Uyuşturucu başta eğlencelidir ama sonradan süründürür.""Narkotyki: z początku fajne, później nie do zniesienia."
"Uyuşturucu başta eğlencelidir ama sonradan süründürür.""Obat-obatan menyenangkan pada awalnya namun kemudian akan menyeret anda."
"Uyuşturucu başta eğlencelidir ama sonradan süründürür.""Thuốc phiện ban đầu rất hay nhưng sau đó sẽ trở thành gánh nặng."
"Uyuşturucu başta eğlencelidir ama sonradan süründürür.""Τα ναρκωτικά έχουν πλάκα στην αρχή αλλά γίνονται βραχνάς μετά"
"Uyuşturucu başta eğlencelidir ama sonradan süründürür.""Наркотики - сперва веселье, но становятся обузой потом".
"Uyuşturucu başta eğlencelidir ama sonradan süründürür.""Наркотики - спочатку веселощі, але стають тягарем потім".
"Uyuşturucu başta eğlencelidir ama sonradan süründürür.""Наркотиците са забавни в началото, но дърпат назад по-нататък."
"Uyuşturucu başta eğlencelidir ama sonradan süründürür.""סמים הם כיפיים בהתחלה אבל הופכים למבאסים בהמשך".
"Uyuşturucu başta eğlencelidir ama sonradan süründürür.""الادوية متعة في البداية ولكنها تصبح عبء فيما بعد."
"Uyuşturucu başta eğlencelidir ama sonradan süründürür."私たちはメディアを変えることもやっています
Uzziya Yeruşalimde Köşe Kapısı, Dere Kapısı ve surun köşesi üzerinde kuleler kurup bunları sağlamlaştırdı.A Uziáš vystavil veže v Jeruzaleme, pri bráne Uhlu a pri bráne Údolia, a pri Mikcoe, a opevnil ich.
Uzziya Yeruşalimde Köşe Kapısı, Dere Kapısı ve surun köşesi üzerinde kuleler kurup bunları sağlamlaştırdı.A vzdělal Uziáš věže v Jeruzalémě u brány úhlové, a u brány údolí, a u Mikzoa, i upevnil je.
Uzziya Yeruşalimde Köşe Kapısı, Dere Kapısı ve surun köşesi üzerinde kuleler kurup bunları sağlamlaştırdı.웃시야가 예루살렘에서 성 모퉁이 문과 골짜기 문과 성굽이에 망대를 세워 견고하게 하고
Uzziya Yeruşalimde Köşe Kapısı, Dere Kapısı ve surun köşesi üzerinde kuleler kurup bunları sağlamlaştırdı.Och Ussia byggde torn i Jerusalem över Hörnporten och över Dalporten och över Vinkeln och befäste dem.
Uzziya Yeruşalimde Köşe Kapısı, Dere Kapısı ve surun köşesi üzerinde kuleler kurup bunları sağlamlaştırdı.Og Uzzija byggede Tårne i Jerusalem ved Hjørneporten, Dalporten og Murhjørnet og befæstede
Uzziya Yeruşalimde Köşe Kapısı, Dere Kapısı ve surun köşesi üzerinde kuleler kurup bunları sağlamlaştırdı.Ozia a zidit turnuri la Ierusalim pe poarta unghiului, pe poarta văii, şi pe unghiu, şi le -a întărit.
Uzziya Yeruşalimde Köşe Kapısı, Dere Kapısı ve surun köşesi üzerinde kuleler kurup bunları sağlamlaştırdı.Ozia costruì torri in Gerusalemme alla porta dell'Angolo e alla porta della Valle e sul Cantone e le fortificò
Uzziya Yeruşalimde Köşe Kapısı, Dere Kapısı ve surun köşesi üzerinde kuleler kurup bunları sağlamlaştırdı.Und Usia baute Türme zu Jerusalem am Ecktor und am Taltor und am Winkel und befestigte sie.
Uzziya Yeruşalimde Köşe Kapısı, Dere Kapısı ve surun köşesi üzerinde kuleler kurup bunları sağlamlaştırdı.Ussia rakennutti Jerusalemiin tornit Kulmaportin ja Laaksoportin päälle ja Kulmauksen päälle ja varusti ne.
Uzziya Yeruşalimde Köşe Kapısı, Dere Kapısı ve surun köşesi üzerinde kuleler kurup bunları sağlamlaştırdı.И построил Озия башни в Иерусалиме над воротами угольными и над воротами долины и на углу, и укрепил их.
Uzziya Yeruşalimde Köşe Kapısı, Dere Kapısı ve surun köşesi üzerinde kuleler kurup bunları sağlamlaştırdı.ויבן עזיהו מגדלים בירושלם על שער הפנה ועל שער הגיא ועל המקצוע ויחזקם׃
Uzziya Yeruşalimde Köşe Kapısı, Dere Kapısı ve surun köşesi üzerinde kuleler kurup bunları sağlamlaştırdı.وبنى عزيا ابراجا في اورشليم عند باب الزاوية وعند باب الوادي وعند الزاوية وحصّنها.
Uzziya Yeruşalimde Köşe Kapısı, Dere Kapısı ve surun köşesi üzerinde kuleler kurup bunları sağlamlaştırdı.烏 西 雅 在 耶 路 撒 冷 的 角 門 和 谷 門 、 並 城 牆 轉 彎 之 處 、 建 築 城 樓 、 且 甚 堅 固
Uzziya Yeruşalimde Köşe Kapısı, Dere Kapısı ve surun köşesi üzerinde kuleler kurup bunları sağlamlaştırdı.烏西雅 在 耶路撒冷 的 角門 和 谷門 、 並城牆轉彎 之 處 、 建築 城樓 、 且 甚 堅固
Ve ben blokhavs barınak sürünerek.A já jsem vylezl z úkrytu Odolná.
Ve ben blokhavs barınak sürünerek.A ja som vyliezol z úkrytu Odolná.
Ve ben blokhavs barınak sürünerek.그리고 난 bombproof 대피소 밖으로 기어.
Ve ben blokhavs barınak sürünerek.Dan aku merangkak keluar dari tempat penampungan tahan serangan bom.
Ve ben blokhavs barınak sürünerek.E ho strisciato fuori dal rifugio a prova di bomba.
Ve ben blokhavs barınak sürünerek.En ik kroop uit de bomvrije schuilplaats.
Ve ben blokhavs barınak sürünerek.És én kimászott a bombabiztos menedék.
Ve ben blokhavs barınak sürünerek.Et j'ai rampé hors de l'abri épreuve des bombes.
Ve ben blokhavs barınak sürünerek.In sem se splazil iz Zaščiteno pred bomb zavetje.
Ve ben blokhavs barınak sürünerek.I wylazł bomboszczelny schronienie.
Ve ben blokhavs barınak sürünerek.Ja minä ryömi ulos pomminvarmaa suojaa.
Ve ben blokhavs barınak sürünerek.Och jag kröp ut ur bombsäkra skyddsrum.
Ve ben blokhavs barınak sürünerek.Og jeg kravlede ud af den bombesikre husly.
Ve ben blokhavs barınak sürünerek.Şi am ieşit din adăpost adăpost antiaerian.
Ve ben blokhavs barınak sürünerek.Und ich kroch aus der bombensicheren Unterstand.
Ve ben blokhavs barınak sürünerek.Và tôi thu thập thông tin của các nơi trú ẩn bombproof.