sürün ile cümle
sürün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Surun onarımına devam ettik; yarı yüksekliğe kadar suru tamamladık. Çünkü herkes canla başla çalışıyordu.فبنينا السور واتّصل كل السور الى نصفه وكان للشعب قلب في العمل
Surun onarımına devam ettik; yarı yüksekliğe kadar suru tamamladık. Çünkü herkes canla başla çalışıyordu.這 樣 、 我 們 修 造 城 牆 、 城 牆 就 都 連 絡 、 高 至 一 半 、 因 為 百 姓 專 心 作 工
Surun onarımına devam ettik; yarı yüksekliğe kadar suru tamamladık. Çünkü herkes canla başla çalışıyordu.這樣 、 我 們 修造 城牆 、 城 牆 就 都 連絡 、 高 至 一半 、 因為 百姓 專心 作工
Sürünün en iyilerini seçin, Kazanın altına odun yığın, Bırakın su kaynasın, Kemikler pişsin.4절과 상동
Sürünün en iyilerini seçin, Kazanın altına odun yığın, Bırakın su kaynasın, Kemikler pişsin.tag af Hjordens bedste Dyr og læg en Stabel Brænde under den; kog Stykkerne, så også Knoglerne koges ud!
Sürünün en iyilerini seçin, Kazanın altına odun yığın, Bırakın su kaynasın, Kemikler pişsin.Вземи отбраните на стадото, натрупай и кости под него; направи го да ври добре, и костите в него да се сварят.
Sürünün en iyilerini seçin, Kazanın altına odun yığın, Bırakın su kaynasın, Kemikler pişsin.отборных овец возьми, и разожги под ним кости, и кипяти до того, чтобы и кости разварились в нем.
Sürünün en iyilerini seçin, Kazanın altına odun yığın, Bırakın su kaynasın, Kemikler pişsin.מבחר הצאן לקוח וגם דור העצמים תחתיה רתח רתחיה גם בשלו עצמיה בתוכה׃
Sürünün en iyilerini seçin, Kazanın altına odun yığın, Bırakın su kaynasın, Kemikler pişsin.خذ من خيار الغنم وكومة العظام تحتها. إغلها اغلاء فتسلق ايضا عظامها في وسطها
Sürünün en iyilerini seçin, Kazanın altına odun yığın, Bırakın su kaynasın, Kemikler pişsin.取 羊 群 中 最 好 的 、 將 柴 堆 在 鍋 下 、 使 鍋 開 滾 、 好 把 骨 頭 煮 在 其 中
Sürünün en iyilerini seçin, Kazanın altına odun yığın, Bırakın su kaynasın, Kemikler pişsin.取 羊群 中 最 好 的 、 將柴堆 在 鍋下 、 使鍋開滾 、 好 把 骨頭 煮 在 其中
Sürünün lideri olmak doğamızda var.Arra vagyunk tervezve, hogy falkavezérek legyünk.
Sürünün lideri olmak doğamızda var.Byť vodcami svorky máme v krvi.
Sürünün lideri olmak doğamızda var.Chúng ta được cài đặt để trở thành những nhà lãnh đạo hoàn hảo.
Sürünün lideri olmak doğamızda var.Estamos predispuestos a ser líderes de la manada.
Sürünün lideri olmak doğamızda var.Estamos programados para nos tornarmos líderes do grupo.
Sürünün lideri olmak doğamızda var.Het zit ons allemaal ingebakken.
Sürünün lideri olmak doğamızda var.Jsme naprogramováni stát se vůdcem smečky.
Sürünün lideri olmak doğamızda var.Kita telah terprogram untuk menjadi pemimpin kelompok ini.
Sürünün lideri olmak doğamızda var.우리는 무리에서 우두머리가 되라고 각인되어 있습니다
Sürünün lideri olmak doğamızda var.Nous sommes programmés pour devenir chefs de meute.
Sürünün lideri olmak doğamızda var.Siamo tutti costruiti per diventare dei numeri uno.
Sürünün lideri olmak doğamızda var.Suntem programați să devenim liderii grupului.
Sürünün lideri olmak doğamızda var.Vi är programmerade att bli flockledare.
Sürünün lideri olmak doğamızda var.Vi er lavet til at blive flokkens leder.
Sürünün lideri olmak doğamızda var.Wir haben die Veranlagung zum zum Rudelführer.
Sürünün lideri olmak doğamızda var.Z natury dążymy do przywództwa.
Sürünün lideri olmak doğamızda var.Είμαστε "σχεδιασμένοι" να ηγούμαστε στην ομάδα μας.
Sürünün lideri olmak doğamızda var.Заложено ни е да станем лидери на глутницата.
Sürünün lideri olmak doğamızda var.Ми "запрограмовані" стати лідерами зграї.
Sürünün lideri olmak doğamızda var.От природы в нас заложено стать лидерами.
Sürünün lideri olmak doğamızda var.אנחנו מחווטים להיות מנהיגי הקבוצה.
Sürünün lideri olmak doğamızda var.نحن نصلح أن تكون قيادات للمجموعة.
Sürünün lideri olmak doğamızda var.非常に早い頃からその頭角を表します
Sürünün zayıf hayvanlarının önüneyse çubuk koymuyordu. Böylece zayıf hayvanları Lavan, güçlüleri Yakup aldı.Cînd oile erau slabe, nu punea nuielele; aşa că cele slabe erau pentru Laban, iar cele tari pentru Iacov.
Sürünün zayıf hayvanlarının önüneyse çubuk koymuyordu. Böylece zayıf hayvanları Lavan, güçlüleri Yakup aldı.De mikor satnya vala a nyáj, nem rakja vala oda s ily módon Lábánéi lõnek a satnyák, a java pedig Jákóbé.
Sürünün zayıf hayvanlarının önüneyse çubuk koymuyordu. Böylece zayıf hayvanları Lavan, güçlüleri Yakup aldı.Když pak pozdní dobytek připouštín býval, nekladl jich; a tak býval pozdní Lábanův a ranný Jákobův.
Sürünün zayıf hayvanlarının önüneyse çubuk koymuyordu. Böylece zayıf hayvanları Lavan, güçlüleri Yakup aldı.약한 양이면 그 가지를 두지 아니하니 이러므로 약한 자는 라반의 것이 되고 실한 자는 야곱의 것이 된지라
Sürünün zayıf hayvanlarının önüneyse çubuk koymuyordu. Böylece zayıf hayvanları Lavan, güçlüleri Yakup aldı.Lecz gdy późniejszych owiec przypuszczanie było, nie kładł ich: i były późniejsze Labanowe, a raósze Jakóbowe.
Sürünün zayıf hayvanlarının önüneyse çubuk koymuyordu. Böylece zayıf hayvanları Lavan, güçlüleri Yakup aldı.mas quando era fraco o rebanho, ele não as punha. Assim as fracas eram de Labão, e as fortes de Jacó.
Sürünün zayıf hayvanlarının önüneyse çubuk koymuyordu. Böylece zayıf hayvanları Lavan, güçlüleri Yakup aldı.Mutta heikkojen eläinten eteen hän ei niitä pannut. Niin joutuivat heikot Laabanille ja voimakkaat Jaakobille.
Sürünün zayıf hayvanlarının önüneyse çubuk koymuyordu. Böylece zayıf hayvanları Lavan, güçlüleri Yakup aldı.οτε δε τα προβατα ησαν οψιμα, δεν εθετεν αυτας και ουτω τα οψιμα ησαν του Λαβαν, τα δε πρωιμα του Ιακωβ.
Sürünün zayıf hayvanlarının önüneyse çubuk koymuyordu. Böylece zayıf hayvanları Lavan, güçlüleri Yakup aldı.А когато те бяха по-слаби, не ги туряше; така че се падаха по-слабите на Лавана, а по-силните на Якова.
Sürünün zayıf hayvanlarının önüneyse çubuk koymuyordu. Böylece zayıf hayvanları Lavan, güçlüleri Yakup aldı.А когда зачинал скот слабый, тогда он не клал. И доставался слабый скот Лавану, а крепкий Иакову.
Sürünün zayıf hayvanlarının önüneyse çubuk koymuyordu. Böylece zayıf hayvanları Lavan, güçlüleri Yakup aldı.ובהעטיף הצאן לא ישים והיה העטפים ללבן והקשרים ליעקב׃
Sürünün zayıf hayvanlarının önüneyse çubuk koymuyordu. Böylece zayıf hayvanları Lavan, güçlüleri Yakup aldı.وحين استضعفت الغنم لم يضعها. فصارت الضعيفة للابان والقوية ليعقوب.
Sürünün zayıf hayvanlarının önüneyse çubuk koymuyordu. Böylece zayıf hayvanları Lavan, güçlüleri Yakup aldı.只 是 到 羊 瘦 弱 配 合 的 時 候 、 就 不 插 枝 子 . 這 樣 、 瘦 弱 的 就 歸 拉 班 、 肥 壯 的 就 歸 雅 各
Sürünün zayıf hayvanlarının önüneyse çubuk koymuyordu. Böylece zayıf hayvanları Lavan, güçlüleri Yakup aldı.只是 到 羊 瘦弱 配合 的 時候 、 就 不 插枝子 . 這樣 、 瘦弱 的 就 歸拉班 、 肥壯 的 就 歸雅各
Tas tas şarap içenler, Yağların en güzelini sürünenler, Yusufun yıkımına kederlenmeyenler!A kik a bort serlegekkel iszszák, és szín-olajjal kenegetõznek, és nem búsulnak a József romlásán:
Tas tas şarap içenler, Yağların en güzelini sürünenler, Yusufun yıkımına kederlenmeyenler!Beau vin cu pahare largi, se ung cu cel mai bun untdelemn, şi nu se întristează de prăpădul lui Iosif!
Tas tas şarap içenler, Yağların en güzelini sürünenler, Yusufun yıkımına kederlenmeyenler!Bebéis vino en grandes copas y os ungís con los más finos perfumes, y no os afligís por la ruina de José
Tas tas şarap içenler, Yağların en güzelini sürünenler, Yusufun yıkımına kederlenmeyenler!de drikker Vinen af Kander og salver sig med ypperste Olie, men sørger ej over Josefs Skade.
Tas tas şarap içenler, Yağların en güzelini sürünenler, Yusufun yıkımına kederlenmeyenler!I som dricken vin ur stora bålar och bruken salvor av yppersta olja, men icke bekymren eder om Josefs skada!
Tas tas şarap içenler, Yağların en güzelini sürünenler, Yusufun yıkımına kederlenmeyenler!jotka juotte viiniä maljoista ja voitelette itsenne parhaalla öljyllä, mutta ette murehdi Joosefin sortumista!
Tas tas şarap içenler, Yağların en güzelini sürünenler, Yusufun yıkımına kederlenmeyenler!ki pijete vino iz daritvenih čaš in se mazilite z najboljšimi mazili, a se ne žalostite nad rano Jožefovo.
Tas tas şarap içenler, Yağların en güzelini sürünenler, Yusufun yıkımına kederlenmeyenler!대접으로 포도주를 마시며 귀한 기름을 몸에 바르면서 요셉의 환난을 인하여는 근심치 아니하는 자로다
Tas tas şarap içenler, Yağların en güzelini sürünenler, Yusufun yıkımına kederlenmeyenler!Kteříž pijí z bání vinných, a drahými mastmi se maží, aniž jsou čitelni bolesti pro potření Jozefovo.
Tas tas şarap içenler, Yağların en güzelini sürünenler, Yusufun yıkımına kederlenmeyenler!ktorí pijú zo šálok na víno, mažú sa prvotinou oleja a necítia bolesti nad skrúšením Jozefovým!
Tas tas şarap içenler, Yağların en güzelini sürünenler, Yusufun yıkımına kederlenmeyenler!Którzy pijacie wino czaszami, a drogiemi się maściami namazujecie, i nie bolejecie nad utrapieniem Józefowem.
Tas tas şarap içenler, Yağların en güzelini sürünenler, Yusufun yıkımına kederlenmeyenler!que bebem vinho em taças, e se ungem com o mais excelente óleo; mas não se afligem por causa da ruína de José!