sürün ile cümle

sürün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Süründükçe eriyen sümüklüböceğe dönsünler. Düşük çocuk gibi güneş yüzü görmesinler.Pasen como la babosa que se deshace; y como un abortivo de mujer, no vean el sol
Süründükçe eriyen sümüklüböceğe dönsünler. Düşük çocuk gibi güneş yüzü görmesinler.Să piară, ca un melc, care se topeşte umblînd; să nu vadă soarele, ca stîrpitura unei femei!
Süründükçe eriyen sümüklüböceğe dönsünler. Düşük çocuk gibi güneş yüzü görmesinler.Sejam como a lesma que se derrete e se vai; como o aborto de mulher, que nunca viu o sol.
Süründükçe eriyen sümüklüböceğe dönsünler. Düşük çocuk gibi güneş yüzü görmesinler.Si dissolvano come acqua che si disperde, come erba calpestata inaridiscano
Süründükçe eriyen sümüklüböceğe dönsünler. Düşük çocuk gibi güneş yüzü görmesinler.Sie vergehen wie die Schnecke verschmachtet; wie eine unzeitige Geburt eines Weibes sehen sie die Sonne nicht.
Süründükçe eriyen sümüklüböceğe dönsünler. Düşük çocuk gibi güneş yüzü görmesinler.Ως κοχλιας διαλυομενος ας παρελθωσιν ως εξαμβλωμα γυναικος ας μη ιδωσι τον ηλιον.
Süründükçe eriyen sümüklüböceğe dönsünler. Düşük çocuk gibi güneş yüzü görmesinler.Нека изчезнат като охлюв, който се разтопява; Като пометниче на жена, нека не видят слънцето.
Süründükçe eriyen sümüklüböceğe dönsünler. Düşük çocuk gibi güneş yüzü görmesinler.כמו שבלול תמס יהלך נפל אשת בל חזו שמש׃
Süründükçe eriyen sümüklüböceğe dönsünler. Düşük çocuk gibi güneş yüzü görmesinler.‎كما يذوب الحلزون ماشيا. مثل سقط المرأة لا يعاينوا الشمس‎.
Süründükçe eriyen sümüklüböceğe dönsünler. Düşük çocuk gibi güneş yüzü görmesinler.願 他 們 像 蝸 牛 消 化 過 去 、 又 像 婦 人 墜 落 未 見 天 日 的 胎
Süründükçe eriyen sümüklüböceğe dönsünler. Düşük çocuk gibi güneş yüzü görmesinler.願他們像蝸 牛 消化 過去 、 又 像 婦 人 墜落 未 見 天日 的 胎
Sürünen koyu yeşil yaprakları daha gür duvarın bir parçası vardı başka bir yerde daha.Ada satu bagian dinding di mana daun-daun hijau gelap merayap lebih lebat daripada di tempat lain.
Sürünen koyu yeşil yaprakları daha gür duvarın bir parçası vardı başka bir yerde daha.Była jedna część ściany, gdzie pełzanie ciemnozielone liście były bardziej puszyste niż gdzie indziej.
Sürünen koyu yeşil yaprakları daha gür duvarın bir parçası vardı başka bir yerde daha.C'era una parte del muro dove il strisciante foglie verde scuro erano più folte che altrove.
Sürünen koyu yeşil yaprakları daha gür duvarın bir parçası vardı başka bir yerde daha.Có một phần của bức tường leo lá màu xanh đậm hơn rậm hơn những nơi khác.
Sürünen koyu yeşil yaprakları daha gür duvarın bir parçası vardı başka bir yerde daha.Der var en del af væggen, hvor den snigende mørkegrønne blade var mere buskede end andre steder.
Sürünen koyu yeşil yaprakları daha gür duvarın bir parçası vardı başka bir yerde daha.Det var en del av väggen där krypande mörkgröna blad var mer buskig än någon annanstans.
Sürünen koyu yeşil yaprakları daha gür duvarın bir parçası vardı başka bir yerde daha.Er was een deel van de muur waar de sluipende donkergroene bladeren werden meer struikachtige dan elders.
Sürünen koyu yeşil yaprakları daha gür duvarın bir parçası vardı başka bir yerde daha.Es gab einen Teil der Wand, wo die schleichende dunkelgrünen Blätter wurden mehr buschigen als anderswo.
Sürünen koyu yeşil yaprakları daha gür duvarın bir parçası vardı başka bir yerde daha.Había una parte de la pared donde el reptil hojas verde oscuro son más espesas que en otros lugares.
Sürünen koyu yeşil yaprakları daha gür duvarın bir parçası vardı başka bir yerde daha.Havia uma parte da parede onde a rastejar folhas verdes escuras eram mais espessas que em outros lugares.
Sürünen koyu yeşil yaprakları daha gür duvarın bir parçası vardı başka bir yerde daha.Il y avait une partie du mur où les reptiles feuilles vert foncé sont plus touffues qu'ailleurs.
Sürünen koyu yeşil yaprakları daha gür duvarın bir parçası vardı başka bir yerde daha.때처럼 진한 녹색 잎이 더 관목이 무성한 있던 벽의 한 부분이 있었다
Sürünen koyu yeşil yaprakları daha gür duvarın bir parçası vardı başka bir yerde daha.Siellä oli yksi osa seinää jossa hiipiminen tumman vihreät lehdet olivat pikemminkin tuuheaa kuin muualla.
Sürünen koyu yeşil yaprakları daha gür duvarın bir parçası vardı başka bir yerde daha.Tam bola jedna časť steny, kde plazivej tmavo zelené listy boli viac husté než inde.
Sürünen koyu yeşil yaprakları daha gür duvarın bir parçası vardı başka bir yerde daha.Tam byla jedna část stěny, kde plíživé tmavě zelené listy byly více husté než jinde.
Sürünen koyu yeşil yaprakları daha gür duvarın bir parçası vardı başka bir yerde daha.Tam je bil en del stene, kjer plazi temno zeleni listi so bili bolj košat kot drugod.
Sürünen koyu yeşil yaprakları daha gür duvarın bir parçası vardı başka bir yerde daha.Volt egy része a fal, ahol a kúszó sötét zöld levelek voltak, bokros mint másutt.
Sürünen koyu yeşil yaprakları daha gür duvarın bir parçası vardı başka bir yerde daha.Υπήρχε ένα μέρος του τοίχου, όπου η υφέρπουσα σκούρα πράσινα φύλλα ήταν περισσότερο θαμνώδη από ό, τι αλλού.
Sürünen koyu yeşil yaprakları daha gür duvarın bir parçası vardı başka bir yerde daha.Имаше една част от стената, където пълзящи тъмно зелени листа са по-пухкава отколкото другаде.
Sürünen koyu yeşil yaprakları daha gür duvarın bir parçası vardı başka bir yerde daha.Існував одна частина стіни, де повзучі темно-зелене листя були більш густими ніж в інших місцях.
Sürünen koyu yeşil yaprakları daha gür duvarın bir parçası vardı başka bir yerde daha.Существовал одна часть стены, где ползучие темно-зеленые листья были более густыми чем в других местах.
Sürünen koyu yeşil yaprakları daha gür duvarın bir parçası vardı başka bir yerde daha.היה חלק אחד של הקיר שבו עלים ירוקים כהים זוחל היו עבות יותר
Sürünen koyu yeşil yaprakları daha gür duvarın bir parçası vardı başka bir yerde daha.كان هناك جزء واحد من الجدار حيث يزحف الأوراق الخضراء الداكنة أكثر خطها
Sürünen koyu yeşil yaprakları daha gür duvarın bir parçası vardı başka bir yerde daha.他の場所より。それは、長い時間のためなら、その部分に見えた
Sürüngenler (149)Matelijat (149)
Sürüngenler (149)Plazi (149)
Sürüngenler (149)Plazilci (149)
Sürüngenler (149)Reptiles (149)
Sürüngenler (149)Reptilien (149)
Sürüngenler (149)Ερpiετά (149)
Sürüngenler (149)Влечуги (149)
Sürüngenler artık yüksek arazilere yerleşmek için gerekli ekipmana sahipti. [300 milyon yıl önce](300 milhões de anos atrás)
Sürüngenler artık yüksek arazilere yerleşmek için gerekli ekipmana sahipti. [300 milyon yıl önce]Reptíles estaban ahora equipados para colonizar tierras elevadas.
Sürüngenler artık yüksek arazilere yerleşmek için gerekli ekipmana sahipti. [300 milyon yıl önce]進化した心臓から送られる血液と酸素のおかげで、
Sürüngenler artık yüksek arazilere yerleşmek için gerekli ekipmana sahipti.Gady zostały teraz wyposażone, aby skolonizować wyższe tereny lądowe.
Sürüngenler artık yüksek arazilere yerleşmek için gerekli ekipmana sahipti.I rettili sono stati ora equipaggiati per colonizzare le regioni montagnose.
Sürüngenler artık yüksek arazilere yerleşmek için gerekli ekipmana sahipti.Les reptiles étaient maintenant équipés pour coloniser les hauteurs. [ 300 mA ]
Sürüngenler artık yüksek arazilere yerleşmek için gerekli ekipmana sahipti.Plazilci so lahko na ta način kolonizirali višavje.
Sürüngenler artık yüksek arazilere yerleşmek için gerekli ekipmana sahipti.Plazi nebyli vybaveni pro kolonizaci vrchovin.
Sürüngenler artık yüksek arazilere yerleşmek için gerekli ekipmana sahipti.Reptielen werden nu uitgerust om de hooglanden te koloniseren. [ 300 Miljoen JG ]
Sürüngenler artık yüksek arazilere yerleşmek için gerekli ekipmana sahipti.Reptilele erau acum echipate pentru a coloniza uscatul.
Sürüngenler artık yüksek arazilere yerleşmek için gerekli ekipmana sahipti.Reptiler var nu utrustade att kolonisera höglandet.
Sürüngenler artık yüksek arazilere yerleşmek için gerekli ekipmana sahipti.Reptil-reptil kini dilengkapi untuk menjelajah daerah-daerah tinggi.
Sürüngenler artık yüksek arazilere yerleşmek için gerekli ekipmana sahipti.[ Vor 300 Millionen Jahren ] Reptielien waren nun gerüstet, um das Hochland zu bevölkern.
Sürüngenler artık yüksek arazilere yerleşmek için gerekli ekipmana sahipti.Τα ερπετά είχαν πλέον εξοπλιστεί ώστε να αποικίσουν τα υψίπεδα. [300 ΕΧΠ]
Sürüngenler artık yüksek arazilere yerleşmek için gerekli ekipmana sahipti.Влечугите вече били достатъчно приспособени да колонизират високите райони.
Sürüngenler artık yüksek arazilere yerleşmek için gerekli ekipmana sahipti.Теперь рептилии приспособились чтобы колонизировать возвышенности.
Sürüngenler artık yüksek arazilere yerleşmek için gerekli ekipmana sahipti.הזוחלים התחילו להתיישב מעל פני האדמה.
Surun haberi Mısıra ulaşınca, Yüreği burkulacak insanların.Als dit nieuws Egypte bereikt, zal het veel verdriet teweegbrengen.

İlgili Sayfalar