sürün ile cümle
sürün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bir anlamda, vardır; böceği sürünerek çıkmaya zorlar, başka bir yere taşıyacağı polene bulanmış bir halde.שאולי נראה כאילו יש לו מלתעות. ובצורה מסויימת, יש לו; הוא מכריח את החרקים לזחול החוצה,
Bir anlamda, vardır; böceği sürünerek çıkmaya zorlar, başka bir yere taşıyacağı polene bulanmış bir halde.花粉に包まれて別の場所に行くことになります ランには
Birçok sürünün tek kaybı, özgürce çiftleşme oldu.Al dat dit de meeste kuddes kost is verlies van onbeperkt paren.
Birçok sürünün tek kaybı, özgürce çiftleşme oldu.Die einzigen Kosten in den meisten Herden ist der Verlust der freien Partnerwahl.
Birçok sürünün tek kaybı, özgürce çiftleşme oldu.El único costo en la mayoría de las manadas es que dejarán de cruzarse libremente.
Birçok sürünün tek kaybı, özgürce çiftleşme oldu.Ennek az ára a legtöbb nyájban csak a szabad párzás feladása.
Birçok sürünün tek kaybı, özgürce çiftleşme oldu.Jediné, co ve většině stád ztratí, je možnost volně se pářit.
Birçok sürünün tek kaybı, özgürce çiftleşme oldu.Jedynym kosztem dla stada było ograniczenie wolnego współżycia.
Birçok sürünün tek kaybı, özgürce çiftleşme oldu.대부분의 양떼들에게 유일한 비용이란 자유로운 교미의 박탈뿐이지요.
Birçok sürünün tek kaybı, özgürce çiftleşme oldu.Le seul coût pour la plupart des troupeaux est la perte des accouplements libres.
Birçok sürünün tek kaybı, özgürce çiftleşme oldu.L'unico costo pagato dalla maggior parte di loro è stata la perdita di libertà nell'accoppiamento.
Birçok sürünün tek kaybı, özgürce çiftleşme oldu.Ongkos yang harus ditanggung hanyalah tidak bisa kawin dengan bebas.
Birçok sürünün tek kaybı, özgürce çiftleşme oldu.(Risos) O preço a pagar na maioria dos rebanhos é a perda de livre acasalamento.
Birçok sürünün tek kaybı, özgürce çiftleşme oldu.Singurul lucru care le-a costat a fost pierderea șansei de a-și alege partenerii pentru reproducere.
Birçok sürünün tek kaybı, özgürce çiftleşme oldu.Tämän ainoana hintana on useimmissa katraissa vapaan parittelun menettäminen.
Birçok sürünün tek kaybı, özgürce çiftleşme oldu.Το μόνο αρνητικό στα περισσότερα κοπάδια είναι η απώλεια του ελεύθερου ζευγαρώματος.
Birçok sürünün tek kaybı, özgürce çiftleşme oldu.Единствената цена в повечето стада е загуба на свободно чифтосване.
Birçok sürünün tek kaybı, özgürce çiftleşme oldu.И это обошлось им только в потерю свободы спаривания.
Birçok sürünün tek kaybı, özgürce çiftleşme oldu.המחיר היחיד ברוב העדרים, ולא תמיד, הוא אובדן חופש ההזדווגות.
Birçok sürünün tek kaybı, özgürce çiftleşme oldu.الضريبة الوحيدة على القطيع هي تنازلها عن المعاشرة الحرة.
Birçok sürünün tek kaybı, özgürce çiftleşme oldu.なんという取引でしょう
Bizi zincire vurup süründürenlerden nefret ediyorum. Hepsine Lanet olsun.Alle, die uns im Weg stehen, die uns unterdrücken wollen.
Bizi zincire vurup süründürenlerden nefret ediyorum. Hepsine Lanet olsun.-Jag skulle kunna slå ihjäl varenda en.
Bizi zincire vurup süründürenlerden nefret ediyorum. Hepsine Lanet olsun.Mam ochotę zabić tych którzy chcą nas tu zatrzymać i zmusić byśmy się płaszczyli.
Bizi zincire vurup süründürenlerden nefret ediyorum. Hepsine Lanet olsun.Odio a los que nos ponen trabas y quieren humillarnos.
Bizi zincire vurup süründürenlerden nefret ediyorum. Hepsine Lanet olsun.Odio quelli che ci mettono i bastoni tra le ruote e vogliono umiliarci.
Bizi zincire vurup süründürenlerden nefret ediyorum. Hepsine Lanet olsun.Zabila bych všechny, co by nás chtěli zadržet a rozkazovat nám.
Bizi zincire vurup süründürenlerden nefret ediyorum.Θα ήθελα να τους σκοτώσω.
Böylece antlaşma o gün bozuldu. Beni gözleyen sürünün ezilenleri RABbin sözünün yerine geldiğini anladılar.A bola zrušená toho dňa, a tak poznali strápení stáda, ktorí pozorovali na mňa, že je to slovo Hospodinovo.
Böylece antlaşma o gün bozuldu. Beni gözleyen sürünün ezilenleri RABbin sözünün yerine geldiğini anladılar.당일에 곧 폐하매 내게 청종하던 가련한 양들은 이것이 여호와의 말씀이었던줄 안지라
Böylece antlaşma o gün bozuldu. Beni gözleyen sürünün ezilenleri RABbin sözünün yerine geldiğini anladılar.og den blev brudt samme Dag, og Fåreprangerne, som holdt Øje med mig, kendte, at det var HERRENs Ord).
Böylece antlaşma o gün bozuldu. Beni gözleyen sürünün ezilenleri RABbin sözünün yerine geldiğini anladılar.И он уничтожен будет в тот день, и тогда узнают бедные из овец, ожидающие Меня, что это слово Господа.
Böylece antlaşma o gün bozuldu. Beni gözleyen sürünün ezilenleri RABbin sözünün yerine geldiğini anladılar.ותפר ביום ההוא וידעו כן עניי הצאן השמרים אתי כי דבר יהוה הוא׃
Böylece antlaşma o gün bozuldu. Beni gözleyen sürünün ezilenleri RABbin sözünün yerine geldiğini anladılar.فنقض في ذلك اليوم وهكذا علم اذل الغنم المنتظرون لي انها كلمة الرب.
Böylece antlaşma o gün bozuldu. Beni gözleyen sürünün ezilenleri RABbin sözünün yerine geldiğini anladılar.當 日 就 廢 棄 了 . 這 樣 、 那 些 仰 望 我 的 困 苦 羊 、 就 知 道 所 說 的 是 耶 和 華 的 話
Böylece antlaşma o gün bozuldu. Beni gözleyen sürünün ezilenleri RABbin sözünün yerine geldiğini anladılar.當日 就 廢棄 了 . 這樣 、 那些 仰望 我 的 困苦 羊 、 就 知道 所 說 的 是 耶和華 的 話
"Bu deneyle geçmişte memelilerin ve sürüngenlerin ne kadar çok kez H2S e maruz kaldığını görüyoruz."저는 황화수소에 노출되었을 때 일어나는 동물과 파충류의 반응에 대한 결과에 해결의 실마리가 보였습니다.
"Bu deneyle geçmişte memelilerin ve sürüngenlerin ne kadar çok kez H2S e maruz kaldığını görüyoruz.""Myślę, że taka reakcja wskazuje, że ssaki i gady były wielokrotnie wystawione na oddziaływanie H2S"
"Bu deneyle geçmişte memelilerin ve sürüngenlerin ne kadar çok kez H2S e maruz kaldığını görüyoruz.""Uskon, että tämä vastine on tulosta nisäkkäiden ja matelijoiden useista altistuksista vetysulfidille."
"Bu deneyle geçmişte memelilerin ve sürüngenlerin ne kadar çok kez H2S e maruz kaldığını görüyoruz.""אני סבור שאנו רואים בתגובה הזו את התוצאה של העובדה שיונקים וזוחלים נחשפו לסדרת אירועי מימן גופרתי".
"Bu deneyle geçmişte memelilerin ve sürüngenlerin ne kadar çok kez H2S e maruz kaldığını görüyoruz."硫化水素に触れてきた結果だと確信します" このEメールは2年前に受け取ったものです 彼曰く
Bu küçük karınca burada sürünmekte, küçük bir Willy Wonka diyarında gibi.Così per questa piccola formica che striscia qui è come se fosse nel mondo di Willy Wonka.
Bu küçük karınca burada sürünmekte, küçük bir Willy Wonka diyarında gibi.Diese kleine Ameise krabbelt also hier, sie ist wie in einem kleinen Willy-Wonka-Land.
Bu küçük karınca burada sürünmekte, küçük bir Willy Wonka diyarında gibi.Furnica se strecoară ca în lumea lui Willy Wonka.
Bu küçük karınca burada sürünmekte, küçük bir Willy Wonka diyarında gibi.그럼 이 작은 개미가 이 위를 기어다닌다면 윌리 웡카의 초콜릿 공장을 견학하는 기분이겠죠.
Bu küçük karınca burada sürünmekte, küçük bir Willy Wonka diyarında gibi.Portanto esta formiguinha que está aqui a rastejar, é como se estivesse na terra do Willy Wonka em miniatura.
Bu küçük karınca burada sürünmekte, küçük bir Willy Wonka diyarında gibi.Pour cette petite fourmi qui rampe ici, c'est comme si elle était au petit royaume de Willy Wonka.
Bu küçük karınca burada sürünmekte, küçük bir Willy Wonka diyarında gibi.Takže pro toho mravence, který si tu leze, je to jako země Willyho Wonky.
Bu küçük karınca burada sürünmekte, küçük bir Willy Wonka diyarında gibi.Ta mrówka żyje w miniaturowym świecie Williego Wonki.
Bu küçük karınca burada sürünmekte, küçük bir Willy Wonka diyarında gibi.Vậy nên con kiến nhỏ đang bò ở đây, giống như nó đang ở trong vùng Willy Wonka nhỏ bé.
Bu küçük karınca burada sürünmekte, küçük bir Willy Wonka diyarında gibi.Voor die kleine mier is het een soort Willy Wonka-land.
Bu küçük karınca burada sürünmekte, küçük bir Willy Wonka diyarında gibi.Отже, ця маленька мураха, що повзає тут - це як у маленькій землі Віллі Вонка.
Bu küçük karınca burada sürünmekte, küçük bir Willy Wonka diyarında gibi.Так что этот муравей, который ползёт здесь, можно сказать находится в волшебной стране Вилли Вонки.
Bu küçük karınca burada sürünmekte, küçük bir Willy Wonka diyarında gibi.זה כמו דיסנילנד קטן בשבילן. זה לא כמו מה שאנו רואים.
Bu küçük karınca burada sürünmekte, küçük bir Willy Wonka diyarında gibi.فهذه النملة الصغيرة، التي تزحف هنا، إنها تشبه وكأنها في أرض ويلي ونكا صغيرة.
Bu küçük karınca burada sürünmekte, küçük bir Willy Wonka diyarında gibi.小さな 『夢のチョコレート工場』 であり 小さな 『ディズニーランド』 です 私たちとは見え方が違います
Burada dikey zemin üzerinde sürünerek ilerleyen bir karınca var.Der er en myre kravlende på af en lodret overflade.
Burada dikey zemin üzerinde sürünerek ilerleyen bir karınca var.Hay una hormiga arrastrándose por una superficie vertical.
Burada dikey zemin üzerinde sürünerek ilerleyen bir karınca var.Hier een mier die over verticaal oppervlak kruipt.
Burada dikey zemin üzerinde sürünerek ilerleyen bir karınca var.Hier krabbelt eine Ameise eine senkrechte Oberfläche hoch.