sürüleri ile cümle

sürüleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Hayvanlar nasıl da inliyor! Sığır sürüleri çaresiz. Çünkü otlaklar kurudu. Koyun sürüleri perişan oldu.كم تئن البهائم هامت قطعان البقر لان ليس لها مرعى حتى قطعان الغنم تفنى.
Hayvanlar nasıl da inliyor! Sığır sürüleri çaresiz. Çünkü otlaklar kurudu. Koyun sürüleri perişan oldu.牲 畜 哀 鳴 、 牛 群 混 亂 、 因 為 無 草 . 羊 群 也 受 了 困 苦
Hayvanlar nasıl da inliyor! Sığır sürüleri çaresiz. Çünkü otlaklar kurudu. Koyun sürüleri perişan oldu.牲畜 哀鳴 、 牛群 混亂 、 因為 無草 . 羊群 也 受 了 困苦
Hindistan'da büyümüş olanlar, acaba çocukluğunuzda hiç yusufçuk sürüleri gördüğünüzü hatırlıyor musunuz?De af jer der voksede op i Indien, kan I huske jeres barndom, guldsmede, guldsmedesværme?
Hindistan'da büyümüş olanlar, acaba çocukluğunuzda hiç yusufçuk sürüleri gördüğünüzü hatırlıyor musunuz?인도에서 어린 시절을 보내신 분 중에 어렸을 때 잠자리를 보신 기억이 있나요? 떼지어 다니는 잠자리를요? 학교같은 데서요.
Hindistan'da büyümüş olanlar, acaba çocukluğunuzda hiç yusufçuk sürüleri gördüğünüzü hatırlıyor musunuz?Những ai lớn lên ở Ấn Độ, bạn có nhớ về tuổi thơ, những chú chuồn chuồn, bầy chuồn chuồn ?
Hindistan'da büyümüş olanlar, acaba çocukluğunuzda hiç yusufçuk sürüleri gördüğünüzü hatırlıyor musunuz?Önök közül azok, akik Indiában nőttek fel, emlékeznek-e gyerekkorukból szitakötőkre, szitakötőrajokra?
Hindistan'da büyümüş olanlar, acaba çocukluğunuzda hiç yusufçuk sürüleri gördüğünüzü hatırlıyor musunuz?Te, jotka kasvoitte Intiassa, muistatteko lapsuudessanne olleen sudenkorentoja, parvittain sudenkorentoja?
Hindistan'da büyümüş olanlar, acaba çocukluğunuzda hiç yusufçuk sürüleri gördüğünüzü hatırlıyor musunuz?Tí z vás, ktorí vyrástli v Indii, pamätáte si z detstva vážky, roje vážok?
Hindistan'da büyümüş olanlar, acaba çocukluğunuzda hiç yusufçuk sürüleri gördüğünüzü hatırlıyor musunuz?Онези от вас, които са израснали в Индия, помните ли през вашето детство водни кончета, рояци водни кончета?
Hindistan'da büyümüş olanlar, acaba çocukluğunuzda hiç yusufçuk sürüleri gördüğünüzü hatırlıyor musunuz?Те из вас, кто рос в Индии, помните ли вы стрекоз, целые тучи стрекоз?
Hindistan'da büyümüş olanlar, acaba çocukluğunuzda hiç yusufçuk sürüleri gördüğünüzü hatırlıyor musunuz?אילו מביניכם שגדלו בהודו, האם אתם זוכרים בילדותכם, שפיריות, נחילי שפיריות? אולי בבית הספר,
Hindistan'da büyümüş olanlar, acaba çocukluğunuzda hiç yusufçuk sürüleri gördüğünüzü hatırlıyor musunuz?الذين ترعرعوا في الهند، هل تذكرون في طفولتكم، اليعسوب، حشد من اليعسوب؟ ربما في المدرسة،
Hindistan'da büyümüş olanlar, acaba çocukluğunuzda hiç yusufçuk sürüleri gördüğünüzü hatırlıyor musunuz?トンボです トンボの大群を覚えていますか? 多分小学生の頃 紐に結わえて 飛ばして遊んだりしませんでしたか?
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.A határokat odább tolják, a nyájat elrabolják és legeltetik.
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.Bezbožníci prenášajú medze, lúpežne zajímajú stádo a pasú.
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.Bezbožníť nyní mezníky přenášejí, a stádo, kteréž mocí zajali, pasou.
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.Có người dời sụt mộc giới , Aên cắp bầy chiên , rồi dẫn cho ăn .
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.Có người dời sụt mộc giới, Aên cắp bầy chiên, rồi dẫn cho ăn.
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.De onde flytter Markskel, ranede Hjorde har de på Græs.
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.Er worden grenspalen verschoven, schaapskudden gestolen en geweid
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.Folk flytter grenseskjell; de raner fe og fører det på beite.
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.Há os que removem os limites; roubam os rebanhos, e os apascentam.
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.Hay quienes remueven los linderos, roban rebaños y los apacientan
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.I malvagi spostano i confini, rubano le greggi e le menano al pascolo
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.Jumalattomat siirtävät rajoja, ryöstävät laumoja ja laskevat ne laitumelle.
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.어떤 사람은 지계표를 옮기며 양떼를 빼앗아 기르며
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.Krivičniki prestavljajo mejnike, plenijo črede in jih sebi pasejo.
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.Man verrückt die Grenzen, raubt die Herde und weidet sie.
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.Niezbożni granice przenoszą, trzody zabierają i pasą.
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.On déplace les bornes, On vole des troupeaux, et on les fait paître;
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.Se, råmärken flyttar man undan, rövade hjordar driver man i bet;
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.Sînt unii cari mută hotarele, fură turmele, şi le pasc;
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.Μετακινουσιν ορια αρπαζουσι ποιμνια και ποιμαινουσιν
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.Едни преместят межди, Грабят стада и ги пасат;
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.Межи передвигают, угоняют стада и пасут у себя .
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.גבלות ישיגו עדר גזלו וירעו׃
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.ينقلون التخوم. يغتصبون قطيعا ويرعونه.
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.有 人 挪 移 地 界 、 搶 奪 群 畜 而 牧 養
İnsanlar sınır taşlarını kaldırıyor, Çaldıkları sürüleri otlatıyorlar.有 人 挪移 地界 、 搶奪 群 畜 而 牧養
Midyanlı kadınlarla çocuklarını tutsak alıp bütün hayvanlarını, sürülerini, mallarını yağmaladılar.Dân Y-sơ-ra-ên bắt đàn bà và con nít Ma-đi-an dẫn theo, cướp hết thảy súc vật, bầy chiên và của cải họ,
Midyanlı kadınlarla çocuklarını tutsak alıp bütün hayvanlarını, sürülerini, mallarını yağmaladılar.Dân Y-sơ-ra-ên bắt đàn_bà và con_nít Ma-đi-an dẫn theo , cướp hết_thảy súc_vật , bầy chiên và của_cải họ ,
Midyanlı kadınlarla çocuklarını tutsak alıp bütün hayvanlarını, sürülerini, mallarını yağmaladılar.이스라엘 자손이 미디안의 부녀들과 그 아이들을 사로잡고 그 가축과 양떼와 재물을 다 탈취하고
Midyanlı kadınlarla çocuklarını tutsak alıp bütün hayvanlarını, sürülerini, mallarını yağmaladılar.וישבו בני ישראל את נשי מדין ואת טפם ואת כל בהמתם ואת כל מקנהם ואת כל חילם בזזו׃
Midyanlı kadınlarla çocuklarını tutsak alıp bütün hayvanlarını, sürülerini, mallarını yağmaladılar.وسبى بنو اسرائيل نساء مديان واطفالهم ونهبوا جميع بهائمهم وجميع مواشيهم وكل املاكهم.
Midyanlı kadınlarla çocuklarını tutsak alıp bütün hayvanlarını, sürülerini, mallarını yağmaladılar.以 色 列 人 擄 了 米 甸 人 的 婦 女 孩 子 、 並 將 他 們 的 牲 畜 、 羊 群 、 和 所 有 的 財 物 都 奪 了 來 、 當 作 擄 物
Midyanlı kadınlarla çocuklarını tutsak alıp bütün hayvanlarını, sürülerini, mallarını yağmaladılar.以色列人 擄 了 米甸人 的 婦女 孩子 、 並將 他 們 的 牲畜 、 羊群 、 和 所有 的 財物 都 奪了來 、 當作 擄物
Okyanus yırtıcılarından kaçan balık sürüleri kıyıya yaklaşarak saklanırlarHejna ryb hledají úkryt před predátory, a tak se drží při pobřeží.
Okyanus yırtıcılarından kaçan balık sürüleri kıyıya yaklaşarak saklanırlarNhững loài cá nước cạn này tìm nơi trú ẩn khỏi các loài ăn thịt bằng cách bơi gần bờ biển.
Okyanus yırtıcılarından kaçan balık sürüleri kıyıya yaklaşarak saklanırlarΤα ψάρια βρίσκουν καταφύγιο απ'τα αρπακτικά των ωκεανών στα ρηχά.
Okyanus yırtıcılarından kaçan balık sürüleri kıyıya yaklaşarak saklanırlarНа мелководье встречаются огромные стаи мелких рыб, ищущих убежища от крупных хищников.
Okyanus yırtıcılarından kaçan balık sürüleri kıyıya yaklaşarak saklanırlarלהקות דגים דוגמת אלה מבקשים מחסה מפני טורפי הים הפתוח .על-ידי שחייה בסמיכות לקו החוף
Okyanus yırtıcılarından kaçan balık sürüleri kıyıya yaklaşarak saklanırlarأفواج السمك مثل هذه تطلب اللجوء من مفترسي المحيط المفتوح بالبقاء قرب خطّ الشاطئ
RAB buyurunca sinek sürüleri, Sivrisinekler üşüştü ülkenin her yanına.(104:31) Он сказал, и пришли разные насекомые, скнипы во все пределыих.
RAB buyurunca sinek sürüleri, Sivrisinekler üşüştü ülkenin her yanına.Atas perintah Allah datanglah lalat-lalat, dan nyamuk-nyamuk berkerumun di seluruh negeri
RAB buyurunca sinek sürüleri, Sivrisinekler üşüştü ülkenin her yanına.Diede un ordine e le mosche vennero a sciami e le zanzare in tutto il loro paese
RAB buyurunca sinek sürüleri, Sivrisinekler üşüştü ülkenin her yanına.El a zis, şi au venit muşte otrăvitoare, păduchi pe tot ţinutul lor.
RAB buyurunca sinek sürüleri, Sivrisinekler üşüştü ülkenin her yanına.Ele falou, e vieram enxames de moscas em todo o seu têrmo.
RAB buyurunca sinek sürüleri, Sivrisinekler üşüştü ülkenin her yanına.Er sprach: da kam Ungeziefer, Stechmücken in all ihr Gebiet.
RAB buyurunca sinek sürüleri, Sivrisinekler üşüştü ülkenin her yanına.God zei dat er steekvliegen zouden komen en het hele land wemelde ervan. Geen plek ontkwam aan de muggen.

İlgili Sayfalar