sürüler ile cümle
sürüler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.Umat-Ku akan menyembah Aku; domba dan sapi mereka akan merumput di Dataran Saron dan di Lembah Akhor
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.И будет Сарон пастбищем для овец и долина Ахор – местом отдыха для волов народа Моего, который взыскал Меня.
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.И за людете Ми, които Ме търсят, Сарон ще бъде пасище за стада, И долината Ахор място гдето лежат говеда.
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.והיה השרון לנוה צאן ועמק עכור לרבץ בקר לעמי אשר דרשוני׃
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.فيكون شارون مرعى غنم ووادي عخور مربض بقر لشعبي الذين طلبوني
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.沙 崙 平 原 必 成 為 羊 群 的 圈 、 亞 割 谷 必 成 為 牛 群 躺 臥 之 處 、 都 為 尋 求 我 的 民 所 得
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.沙崙 平原 必 成 為 羊群 的 圈 、 亞割 谷 必 成 為 牛群 躺臥 之 處 、 都 為尋 求我 的 民 所得
Şimdi, bu sürüler yedikleri bitkilerin üstüne dışkılayıp işerler, ve sürekli hareket etmek zorundadırlar.Duże stada defekowały się na własne jedzenie, a następnie ruszały dalej.
Şimdi, bu sürüler yedikleri bitkilerin üstüne dışkılayıp işerler, ve sürekli hareket etmek zorundadırlar.Então, as grandes manadas defecavam e urinavam sobre a sua comida, pelo que tinham de continuar a mover-se.
Şimdi, bu sürüler yedikleri bitkilerin üstüne dışkılayıp işerler, ve sürekli hareket etmek zorundadırlar.Große Herden düngen und urinieren auf ihre Nahrungsquelle und sie ziehen immer weiter.
Şimdi, bu sürüler yedikleri bitkilerin üstüne dışkılayıp işerler, ve sürekli hareket etmek zorundadırlar.Hoe groter de kudde, hoe veiliger de individuen.
Şimdi, bu sürüler yedikleri bitkilerin üstüne dışkılayıp işerler, ve sürekli hareket etmek zorundadırlar.큰 무리는 자기들의 먹이 위에 온통 똥과 오줌을 싸버리니까 끊임없이 이동해야 하고
Şimdi, bu sürüler yedikleri bitkilerin üstüne dışkılayıp işerler, ve sürekli hareket etmek zorundadırlar.В больших стадах испражняются и мочатся на собственную пищу, и им необходимо постоянно передвигаться.
Şimdi, bu sürüler yedikleri bitkilerin üstüne dışkılayıp işerler, ve sürekli hareket etmek zorundadırlar.עדרים גדולים עושים את צרכיהם ממש על גבי מזונם, ועליהם לנוע כל הזמן,
Şimdi, bu sürüler yedikleri bitkilerin üstüne dışkılayıp işerler, ve sürekli hareket etmek zorundadırlar.そのため常に移動しなければなりません その移動のおかげで
Şimdi, bu sürüler yedikleri bitkilerin üstüne dışkılayıp işerler, ve sürekli hareket etmek zorundadırlar.依家大群動物因為 響佢哋嘅食物上面排便排尿 於是佢哋需要遷徙
‹‹Sürülerin çiftleştiği mevsimde bir düş gördüm. Çiftleşen tekeler çizgili, noktalı, kırçıldı."그 양떼가 새끼 밸 때에 내가 꿈에 눈을 들어 보니 양떼를 탄 수양은 다 얼룩무늬 있는것, 점 있는 것, 아롱진 것이었더라"
‹‹Sürülerin çiftleştiği mevsimde bir düş gördüm. Çiftleşen tekeler çizgili, noktalı, kırçıldı.Og ved den Tid Dyrene parrede sig, så jeg i Drømme, at Bukkene, der sprang, var stribede, spættede og brogede
‹‹Sürülerin çiftleştiği mevsimde bir düş gördüm. Çiftleşen tekeler çizgili, noktalı, kırçıldı.ויהי בעת יחם הצאן ואשא עיני וארא בחלום והנה העתדים העלים על הצאן עקדים נקדים וברדים׃
‹‹Sürülerin çiftleştiği mevsimde bir düş gördüm. Çiftleşen tekeler çizgili, noktalı, kırçıldı.وحدث في وقت توحّم الغنم اني رفعت عينيّ ونظرت في حلم واذا الفحول الصاعدة على الغنم مخططة ورقطاء ومنمّرة.
‹‹Sürülerin çiftleştiği mevsimde bir düş gördüm. Çiftleşen tekeler çizgili, noktalı, kırçıldı.羊 配 合 的 時 候 、 我 夢 中 舉 目 一 看 、 見 跳 母 羊 的 公 羊 、 都 是 有 紋 的 、 有 點 的 、 有 花 斑 的
‹‹Sürülerin çiftleştiği mevsimde bir düş gördüm. Çiftleşen tekeler çizgili, noktalı, kırçıldı.羊 配合 的 時候 、 我夢 中 舉目 一 看 、 見跳 母羊 的 公羊 、 都 是 有 紋 的 、 有點 的 、 有 花斑 的
Sürülerine otlak aramak için Gedor yakınlarına, vadinin doğusuna kadar gittiler.Andarono verso l'ingresso di Ghedor fino a oriente della valle in cerca di pascoli per i greggi
Sürülerine otlak aramak için Gedor yakınlarına, vadinin doğusuna kadar gittiler.A odišli na západ od Gedora, až na východ tej doliny, hľadať pašu pre svoje stádo.
Sürülerine otlak aramak için Gedor yakınlarına, vadinin doğusuna kadar gittiler.A protož brali se, kudyž se vchází k Gedor, až k východu po údolí tom, aby hledali pastev dobytku svému.
Sürülerine otlak aramak için Gedor yakınlarına, vadinin doğusuna kadar gittiler.Chegaram até a entrada de Gedor, ao lado oriental do vale, em busca de pasto para os seus rebanhos;
Sürülerine otlak aramak için Gedor yakınlarına, vadinin doğusuna kadar gittiler.Chúng sang qua Ghê-đô , đến bên phía đông của trũng , để kiếm đồng_cỏ cho đoàn súc_vật mình .
Sürülerine otlak aramak için Gedor yakınlarına, vadinin doğusuna kadar gittiler.Chúng sang qua Ghê-đô, đến bên phía đông của trũng, để kiếm đồng cỏ cho đoàn súc vật mình.
Sürülerine otlak aramak için Gedor yakınlarına, vadinin doğusuna kadar gittiler.Da de engang drog i Retning af Gerar østen for Dalen for at søge Græsning til deres Småkvæg,
Sürülerine otlak aramak için Gedor yakınlarına, vadinin doğusuna kadar gittiler.De drog avsted bortimot Gedor like til østsiden av dalen for å søke beite for sitt småfe;
Sürülerine otlak aramak için Gedor yakınlarına, vadinin doğusuna kadar gittiler.Ei s'au dus înspre Ghedor pînă la răsăritul văii, să caute păşune pentru turmele lor.
Sürülerine otlak aramak için Gedor yakınlarına, vadinin doğusuna kadar gittiler.Ellos llegaron hasta la entrada de Gedor, hasta el oriente del valle, buscando pastos para sus ganados
Sürülerine otlak aramak için Gedor yakınlarına, vadinin doğusuna kadar gittiler.ért elindulának Gedor felé, hogy a völgy keleti részére [menjenek] és ott barmaiknak legelõt keressenek.
Sürülerine otlak aramak için Gedor yakınlarına, vadinin doğusuna kadar gittiler.In šli so k vhodu v Gedor, proti vzhodu doline, da poiščejo pašnikov svoji drobnici.
Sürülerine otlak aramak için Gedor yakınlarına, vadinin doğusuna kadar gittiler.Ja he kulkivat Gedoriin päin, aina laakson itäiseen osaan saakka, hakeakseen laidunta lampailleen.
Sürülerine otlak aramak için Gedor yakınlarına, vadinin doğusuna kadar gittiler.저희가 그 양떼를 위하여 목장을 구하고자 하여 골짜기 동편 그돌 지경에 이르러
Sürülerine otlak aramak için Gedor yakınlarına, vadinin doğusuna kadar gittiler.Och de drogo fram mot Gedor, ända till östra sidan av dalen, för att söka bete för sin boskap.
Sürülerine otlak aramak için Gedor yakınlarına, vadinin doğusuna kadar gittiler.Przetoż ruszyli się, aby szli do Gador, aż na wschód słońca onej doliny, aby szukali paszy bydłu swemu.
Sürülerine otlak aramak için Gedor yakınlarına, vadinin doğusuna kadar gittiler.Und sie zogen hin, daß sie gen Gedor kämen, bis gegen Morgen des Tals, daß sie Weide suchten für ihre Schafe,
Sürülerine otlak aramak için Gedor yakınlarına, vadinin doğusuna kadar gittiler.Και υπηγαν εως της εισοδου Γεδωρ, προς ανατολας της κοιλαδος, δια να ζητησωσι βοσκην εις τα ποιμνια αυτων
Sürülerine otlak aramak için Gedor yakınlarına, vadinin doğusuna kadar gittiler.И Симеоновите потомци отидоха дори до прохода на Гедор, на изток от долината, за да търсят паша за стадата си.
Sürülerine otlak aramak için Gedor yakınlarına, vadinin doğusuna kadar gittiler.Они доходили до Герары и до восточной стороны долины, чтобы найти пастбища для стад своих;
Sürülerine otlak aramak için Gedor yakınlarına, vadinin doğusuna kadar gittiler.וילכו למבוא גדר עד למזרח הגיא לבקש מרעה לצאנם׃
Sürülerine otlak aramak için Gedor yakınlarına, vadinin doğusuna kadar gittiler.وساروا الى مدخل جدور الى شرقي الوادي ليفتشوا على مرعى لماشيتهم.
Sürülerine otlak aramak için Gedor yakınlarına, vadinin doğusuna kadar gittiler.他 們 往 平 原 東 邊 基 多 口 去 、 尋 找 牧 放 羊 群 的 草 場
Sürülerine otlak aramak için Gedor yakınlarına, vadinin doğusuna kadar gittiler.他 們往 平原 東邊 基多 口 去 、 尋找 牧放 羊群 的 草場
Sürülerinizin de ondalığını alacak. Sizler ise onun köleleri olacaksınız.Af eders Småkvæg skal han tage Tiende; og I selv skal blive hans Trælle.
Sürülerinizin de ondalığını alacak. Sizler ise onun köleleri olacaksınız.Av eder småboskap skall han taga tionde, och I skolen vara hans trälar.
Sürülerinizin de ondalığını alacak. Sizler ise onun köleleri olacaksınız.Av eders småfe vil han ta tiende, og I selv skal være hans træler.
Sürülerinizin de ondalığını alacak. Sizler ise onun köleleri olacaksınız.Barmaitokat megdézsmálja, és ti szolgái lesztek néki.
Sürülerinizin de ondalığını alacak. Sizler ise onun köleleri olacaksınız.Desiatky bude brať z vášho stáda, a vy mu budete sluhami.
Sürülerinizin de ondalığını alacak. Sizler ise onun köleleri olacaksınız.Hij zal een tiende deel van uw kudde in beslag nemen en u zult zijn slaven worden.
Sürülerinizin de ondalığını alacak. Sizler ise onun köleleri olacaksınız.Il prendra la dîme de vos troupeaux, et vous-mêmes serez ses esclaves.
Sürülerinizin de ondalığını alacak. Sizler ise onun köleleri olacaksınız.ja hän ottaa kymmenykset teidän lampaistanne, ja te tulette hänen palvelijoiksensa.
Sürülerinizin de ondalığını alacak. Sizler ise onun köleleri olacaksınız.너희 양떼의 십분 일을 취하리니 너희가 그 종이 될 것이라
Sürülerinizin de ondalığını alacak. Sizler ise onun köleleri olacaksınız.Metterà la decima sui vostri greggi e voi stessi diventerete suoi schiavi
Sürülerinizin de ondalığını alacak. Sizler ise onun köleleri olacaksınız.Người sẽ đánh thuế một phần mười về những bầy chiên các ngươi , và các ngươi sẽ làm tôi_mọi người .
Sürülerinizin de ondalığını alacak. Sizler ise onun köleleri olacaksınız.Người sẽ đánh thuế một phần mười về những bầy chiên các ngươi, và các ngươi sẽ làm tôi mọi người.
Sürülerinizin de ondalığını alacak. Sizler ise onun köleleri olacaksınız.Sepersepuluh dari kawanan kambing dombamu akan diambil olehnya. Dan kamu sendiri akan menjadi hambanya
Sürülerinizin de ondalığını alacak. Sizler ise onun köleleri olacaksınız.También tomará el diezmo de vuestros rebaños, y vosotros mismos seréis sus siervos