Onu yataktan dışarıya sürüklemek zorunda kaldım.I had to drag him out of bed.
Tom'u yatağın dışına sürüklemek zorunda kaldım.I had to drag Tom out of bed.
Yalnız olmak düşüncesi onu intihara sürüklemektedir.The impossibility of going out makes him commit suicide.
Kız, kardeşini kolundan sürüklemektedir.He dies holding his brother's hand.
Sürüklemek de kadim ve onurlu bir sanat.And schlepping is an ancient and honorable art.
Görevleri kullanıcı yeniden düzenlemek veya liste arasında görevleri sürüklemek için sürükleyip bırakabilir.Il peut ou proroger ou ajourner la session des chambres.
Görevleri kullanıcı yeniden düzenlemek veya liste arasında görevleri sürüklemek için sürükleyip bırakabilir.Администратору нужно лишь добавлять или удалять пользователей из ролей.
Kız, kardeşini kolundan sürüklemektedir.جرت البنت أخيها على الأرض من ذراعه .
Kız, kardeşini kolundan sürüklemektedir.Ela lhe agradece, beijando seu braço.
Rick'in planı ise onları toplayıp tuzağa sürüklemek.Rick biedt daarom aan haar te brengen en weer op te halen.
Android uygulamasında, notları sola veya sağa sürüklemekle, not listesi arşivlenir.V aplikaci pro Android je možné poznámku odsunutím doprava nebo doleva archivovat.
Yalnız olmak düşüncesi onu intihara sürüklemektedir.Det betyder at selve det at lytte, frigør dig for voldelighed.
Kız, kardeşini kolundan sürüklemektedir.Istrinya menahannya dengan menarik tangannya.
Buna fareyi aşağıda sağa ve yukarı sürüklemekle erişmek mümkündür.所以AS不太可能向下或右移。
Yalnız olmak düşüncesi onu intihara sürüklemektedir.הרגשה זו היא שמביאה אותו להתאבדות.
Kız, kardeşini kolundan sürüklemektedir.ייתכן שהיא דחפה אותו למרוד באחיו.
Hatta öğrencileri kendi peşlerinden sürüklemek için sizin aranızdan da sapık sözler söyleyen kişiler çıkacak.Auch aus euch selbst werden aufstehen Männer, die da verkehrte Lehren reden, die Jünger an sich zu ziehen.
Hatta öğrencileri kendi peşlerinden sürüklemek için sizin aranızdan da sapık sözler söyleyen kişiler çıkacak.A z vás samých povstanou muži, jenž budou mluviti převrácené věci, aby obrátili učedlníky po sobě.
Hatta öğrencileri kendi peşlerinden sürüklemek için sizin aranızdan da sapık sözler söyleyen kişiler çıkacak.A z was samych powstaną mężowie, mówiący rzeczy przewrotne, aby za sobą pociągnęli uczniów.
Hatta öğrencileri kendi peşlerinden sürüklemek için sizin aranızdan da sapık sözler söyleyen kişiler çıkacak.Ba aj z vás samých povstanú mužovia, ktorí budú hovoriť prevrátené veci, aby tiahli učeníkov za sebou.
Hatta öğrencileri kendi peşlerinden sürüklemek için sizin aranızdan da sapık sözler söyleyen kişiler çıkacak.e que dentre vós mesmos se levantarão homens, falando coisas perversas para atrair os discípulos após si.
Hatta öğrencileri kendi peşlerinden sürüklemek için sizin aranızdan da sapık sözler söyleyen kişiler çıkacak.in izmed vas samih vstanejo možje, ki bodo govorili popačene nauke, da bi potegnili učence za seboj.
Hatta öğrencileri kendi peşlerinden sürüklemek için sizin aranızdan da sapık sözler söyleyen kişiler çıkacak.Ja, bland eder själva skola män uppträda, som tala vad förvänt är, för att locka lärjungarna att följa sig.
Hatta öğrencileri kendi peşlerinden sürüklemek için sizin aranızdan da sapık sözler söyleyen kişiler çıkacak.ja, blandt eder selv skal det fremstå menn som fører forvendt tale for å lokke disiplene efter sig.
Hatta öğrencileri kendi peşlerinden sürüklemek için sizin aranızdan da sapık sözler söyleyen kişiler çıkacak.ja teidän omasta joukostanne nousee miehiä, jotka väärää puhetta puhuvat, vetääkseen opetuslapset mukaansa.
Hatta öğrencileri kendi peşlerinden sürüklemek için sizin aranızdan da sapık sözler söyleyen kişiler çıkacak.또한 너희 중에서도 제자들을 끌어 자기를 좇게 하려고 어그러진 말을 하는 사람들이 일어날 줄을 내가 아노니
Hatta öğrencileri kendi peşlerinden sürüklemek için sizin aranızdan da sapık sözler söyleyen kişiler çıkacak.lại giữa anh em cũng sẽ có những người hung ác dấy lên, ráng sức dỗ môn đồ theo họ.
Hatta öğrencileri kendi peşlerinden sürüklemek için sizin aranızdan da sapık sözler söyleyen kişiler çıkacak.lại giữa anh_em cũng sẽ có những người hung_ác dấy lên , ráng sức dỗ môn_đồ theo họ .
Hatta öğrencileri kendi peşlerinden sürüklemek için sizin aranızdan da sapık sözler söyleyen kişiler çıkacak.Og af eders egen Midte skal der opstå Mænd, som skulle tale forvendte Ting for at drage Disciplene efter sig.
Hatta öğrencileri kendi peşlerinden sürüklemek için sizin aranızdan da sapık sözler söyleyen kişiler çıkacak.perfino di mezzo a voi sorgeranno alcuni a insegnare dottrine perverse per attirare discepoli dietro di sé
Hatta öğrencileri kendi peşlerinden sürüklemek için sizin aranızdan da sapık sözler söyleyen kişiler çıkacak.Zelfs sommigen van u zullen de waarheid verdraaien en proberen de christenen aan hun kant te krijgen.
Hatta öğrencileri kendi peşlerinden sürüklemek için sizin aranızdan da sapık sözler söyleyen kişiler çıkacak.και εξ υμων αυτων θελουσι σηκωθη ανθρωποι λαλουντες διεστραμμενα, δια να αποσπωσι τους μαθητας οπισω αυτων.
Hatta öğrencileri kendi peşlerinden sürüklemek için sizin aranızdan da sapık sözler söyleyen kişiler çıkacak.и из вас самих восстанут люди, которыебудут говорить превратно, дабы увлечь учеников за собою.
Hatta öğrencileri kendi peşlerinden sürüklemek için sizin aranızdan da sapık sözler söyleyen kişiler çıkacak.І з вас самих устануть люде, говорячи розворотне, щоб потягти учеників за собою.
Hatta öğrencileri kendi peşlerinden sürüklemek için sizin aranızdan da sapık sözler söyleyen kişiler çıkacak.וגם מקרבכם יקומו אנשים דברי תהפכות להטות אחריהם את התלמידים׃
Hatta öğrencileri kendi peşlerinden sürüklemek için sizin aranızdan da sapık sözler söyleyen kişiler çıkacak.ومنكم انتم سيقوم رجال يتكلمون بامور ملتوية ليجتذبوا التلاميذ وراءهم.
Hatta öğrencileri kendi peşlerinden sürüklemek için sizin aranızdan da sapık sözler söyleyen kişiler çıkacak.就 是 你 們 中 間 、 也 必 有 人 起 來 、 說 悖 謬 的 話 、 要 引 誘 門 徒 跟 從 他 們
Hatta öğrencileri kendi peşlerinden sürüklemek için sizin aranızdan da sapık sözler söyleyen kişiler çıkacak.就是 你們中間 、 也 必 有 人 起來 、 說悖謬的話 、 要 引誘門徒 跟從 他們
Onlar oynarken seviyorum yunus sosyal memeliler oldular ve kendi sevdiğim oyun deniz weed sürüklemektirNyní, jeden způsob jak rozluštit kód je interpretovat tento signál a zjistit co znamená.
Sürüklemek de kadim ve onurlu bir sanat.A taszczenie walizek to starodawna i zaszczytna sztuka.
Sürüklemek de kadim ve onurlu bir sanat.A vláčenie je starodávne a ctihodné umenie.
Sürüklemek de kadim ve onurlu bir sanat.E affannarsi con i bagagli è un'arte antica e onorevole.
Sürüklemek de kadim ve onurlu bir sanat.El arrastre es un arte honorable y ancestral.
Sürüklemek de kadim ve onurlu bir sanat.E o transporte é uma arte antiga e honorável.
Sürüklemek de kadim ve onurlu bir sanat.Et trimbaler est un art ancien et honorable.
Sürüklemek de kadim ve onurlu bir sanat.또한 쓸데 없는 것은 고대의 권위적인 예술입니다.
Sürüklemek de kadim ve onurlu bir sanat.Og at slæbe er en gammel og ærværdig kunst.
Sürüklemek de kadim ve onurlu bir sanat.Să te dai cu şlepul este o artă antică şi onorabilă.
Sürüklemek de kadim ve onurlu bir sanat.Sleuren is een oude en gerespecteerde kunst.
Sürüklemek de kadim ve onurlu bir sanat.Und Schleppen ist eine alte und ehrwürdige Kunst.
Sürüklemek de kadim ve onurlu bir sanat.Και το τράβηγμα είναι μια αρχαία και έντιμη τέχνη.
Sürüklemek de kadim ve onurlu bir sanat.А носильщик древняя и почитаемая профессия.
Sürüklemek de kadim ve onurlu bir sanat.А хамалството е древен и уважаван занаят.
Sürüklemek de kadim ve onurlu bir sanat.והסחיבה היא אומנות עתיקה ומכובדת.
Sürüklemek de kadim ve onurlu bir sanat.立派な技術なのです (笑)