sülfür ile cümle

sülfür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bildiğiniz sülfürik asit bu, ve inanılmaz bir hızda denize boşalıyor.Jde především o kyselinu sírovou, a tady vyvěrá ven v neskutečném množství.
Bildiğiniz sülfürik asit bu, ve inanılmaz bir hızda denize boşalıyor.Je to v podstate kyselina sírová, a tu vyviera v neuveriteľnom množstve.
Bildiğiniz sülfürik asit bu, ve inanılmaz bir hızda denize boşalıyor.믿기 힘듭니다. 이것들은 기본적으로 황산인데 믿을 수 없는 속도로 빠져나오고 있습니다.
Bildiğiniz sülfürik asit bu, ve inanılmaz bir hızda denize boşalıyor.Ongelooflijk. Het is eigenlijk zwavelzuur, en het wordt hier in ongelooflijke hoeveelheden uitgestoten.
Bildiğiniz sülfürik asit bu, ve inanılmaz bir hızda denize boşalıyor.Praticamente è acido solforico sputato fuori in enormi quantità.
Bildiğiniz sülfürik asit bu, ve inanılmaz bir hızda denize boşalıyor.Thật không thể tin được. Nó thật sự là axit sulfuric và nó đang bị đổ ra, với tốc độ đáng kinh ngạc
Bildiğiniz sülfürik asit bu, ve inanılmaz bir hızda denize boşalıyor.To głównie kwas siarkowy, wydzielany w ogromnych ilościach.
Bildiğiniz sülfürik asit bu, ve inanılmaz bir hızda denize boşalıyor.Είναι απίστευτο. Είναι βασικά θειικό οξύ, και πετάγεται έξω με απίστευτους ρυθμούς.
Bildiğiniz sülfürik asit bu, ve inanılmaz bir hızda denize boşalıyor.В основата си е сярна киселина, и се изхвърля в невероятни количества.
Bildiğiniz sülfürik asit bu, ve inanılmaz bir hızda denize boşalıyor.Это невероятно, но в основном это серная кислота. И её там огромное количество.
Bildiğiniz sülfürik asit bu, ve inanılmaz bir hızda denize boşalıyor.זה לא יאמן. זה פשוט חומצה גופרתית, וזה נזרק החוצה בקצב לא נתפס.
Bildiğiniz sülfürik asit bu, ve inanılmaz bir hızda denize boşalıyor.انه أمر لا يصدق. انه في الاساس حامض الكبريتيك ، ويجري إخراجه بمعدلات لا تصدق.
Bir atom bombası patlama... ...bulutunu andıran şekilde yüklü miktarda sülfür yollamıştı.Gunung itu melontarkan sejumlah belerang ke stratosfer dengan awan yang berbentuk seperti bom atom.
Bir atom bombası patlama... ...bulutunu andıran şekilde yüklü miktarda sülfür yollamıştı.피투나보 산의 사진이 있다.
Bir atom bombası patlama... ...bulutunu andıran şekilde yüklü miktarda sülfür yollamıştı.Он изверг огромное количество серы в стратосферу в виде облака, напоминающего "ядерный гриб".
Bir atom bombası patlama... ...bulutunu andıran şekilde yüklü miktarda sülfür yollamıştı.אל תוך הסטרטוספירה ע"י ענן הדומה לזה הנוצר מפצצת אטום.
Bir atom bombası patlama... ...bulutunu andıran şekilde yüklü miktarda sülfür yollamıştı.في طبقة الستراتوسفير, مع نوع من السحاب الذري الشبيه بالقنبلة
Bir atom bombası patlama... ...bulutunu andıran şekilde yüklü miktarda sülfür yollamıştı.結果は非常に劇的でした
Bize "Evet, bakın eriyor, Evet sülfür eriyor.Azt mondta: "Ez az, hé, olvad már. Igen, olvad a kén.
Bize "Evet, bakın eriyor, Evet sülfür eriyor.Cậu nói:"Yeah, này, nó chãy kìa. Yeah, lưu huỳnh tan chảy.
Bize "Evet, bakın eriyor, Evet sülfür eriyor.El a zis, "Da, se topeşte. Sulful se topeşte.
Bize "Evet, bakın eriyor, Evet sülfür eriyor.El dijo: "Sí, mira, se está derritiendo. Sí, el azufre se está derritiendo.
Bize "Evet, bakın eriyor, Evet sülfür eriyor.Er sagte: "He, es schmilzt. Genau, der Schwefel schmilzt.
Bize "Evet, bakın eriyor, Evet sülfür eriyor.Hij zei: "Ja, het smelt. De zwavel smelt.
Bize "Evet, bakın eriyor, Evet sülfür eriyor.Il a dit "Yeah, ça se mélange. Yeah, le soufre se mélange.
Bize "Evet, bakın eriyor, Evet sülfür eriyor.그는 말했죠. " 이봐, 녹고 있어, 황이 녹고 있어.
Bize "Evet, bakın eriyor, Evet sülfür eriyor.Lui disse, "Si, hey, si sta sciogliendo. Si lo zolfo si sta sciogliendo.
Bize "Evet, bakın eriyor, Evet sülfür eriyor.Powiedział: "Ta. Ej, to się topi.
Bize "Evet, bakın eriyor, Evet sülfür eriyor.Он сказал: "Да, она тает. Тает сера.
Bize "Evet, bakın eriyor, Evet sülfür eriyor.Той каза: "Да, ей, топи се. Да, сярата се топи.
Bize "Evet, bakın eriyor, Evet sülfür eriyor.הוא אמר, "היי, זה נמס. כן, הגופרית נמסה.
Bize "Evet, bakın eriyor, Evet sülfür eriyor.وقال " ياااه .. هيه .. إنه يذوب .. الكبريت يذوب "
Bize "Evet, bakın eriyor, Evet sülfür eriyor.と クリスが言った瞬間だ
Boran'in sulfur koktugunun 1910'dan sonra bilinip... ...1997, 1998'e kadar unutuldugu bir gercek.이와 같이 보란에서 황냄새가 난다는 사실은 1910년에 이미 알려졌지만 1997, 1998년 까지는 완전히 잊혀진 상태에 있었지요.
Boran'in sulfur koktugunun 1910'dan sonra bilinip... ...1997, 1998'e kadar unutuldugu bir gercek.1910年から知られていたのに 1997年か1998年まで完全に忘れられていたわけです さてちょっと問題となることがあります それは
Boran'in sulfur koktugunun 1910'dan sonra bilinip... ...1997, 1998'e kadar unutuldugu bir gercek.Aşa că faptul că boranii miros a sulf era cunoscut încă de la 1910 şi complet uitat până în 1997, 1998.
Boran'in sulfur koktugunun 1910'dan sonra bilinip... ...1997, 1998'e kadar unutuldugu bir gercek.Czyli fakt, że borany pachną siarką, znany w 1910 r. poszedł w niepamięć aż do '97-'98r.
Boran'in sulfur koktugunun 1910'dan sonra bilinip... ...1997, 1998'e kadar unutuldugu bir gercek.Het feit dat boranen naar zwavel ruiken, was al gekend sinds 1910, maar volkomen vergeten tegen 1997, 1998.
Boran'in sulfur koktugunun 1910'dan sonra bilinip... ...1997, 1998'e kadar unutuldugu bir gercek.Le fait que les boranes sentent le soufre était connu depuis 1910 et complètement oublié jusqu'en 1997, 1998.
Boran'in sulfur koktugunun 1910'dan sonra bilinip... ...1997, 1998'e kadar unutuldugu bir gercek.Tehát a tény, hogy a boránoknak kénszaguk van, 1910 óta ismeretes, és 1998-ig a kutyát sem érdekelte.
Boran'in sulfur koktugunun 1910'dan sonra bilinip... ...1997, 1998'e kadar unutuldugu bir gercek.И така, фактът, че бораните миришат на сяра, е бил познат от 1910-та и напълно забравен до 1997-1998-а.
Boran'in sulfur koktugunun 1910'dan sonra bilinip... ...1997, 1998'e kadar unutuldugu bir gercek.Тот факт, что бораны пахнут серой, был известен с 1910 года и полностью забыт к 1997, 1998.
Boran'in sulfur koktugunun 1910'dan sonra bilinip... ...1997, 1998'e kadar unutuldugu bir gercek.אז העובדה שמולקולות בוראן מריחות כמו גופרית היא עובדה שידועה מאז 1910, ושנשכחה לגמרי עד 1997-8.
Boran'in sulfur koktugunun 1910'dan sonra bilinip... ...1997, 1998'e kadar unutuldugu bir gercek.وبالتالي هذه الحقيقية، أن البوران له رائحة الكبريت كانت معروفة منذ 1910، ونسيت تماما إلى غاية 1997، 1998.
Bu Meksika Tabasco'da bulunan Cueva de Villa Tuz ve bu mağara sülfürik aside doymuş vaziyette.Aceasta e Cueva de Villa Luz din Tabasco, în Mexic, și această peșteră e îmbibată cu acid sulfuric.
Bu Meksika Tabasco'da bulunan Cueva de Villa Tuz ve bu mağara sülfürik aside doymuş vaziyette.멕시코의 타바스코라는 곳에 있는 쿠에바 데 빌라 루즈(Cueva de Villa Luz) 라는 동굴입니다. 이 동굴은 황산으로 가득 차 있습니다.
Bu Meksika Tabasco'da bulunan Cueva de Villa Tuz ve bu mağara sülfürik aside doymuş vaziyette.Das ist Cueva de Villa in Tabasco, Mexiko, und diese Höhle ist mit Schwefelsäure gesättigt.
Bu Meksika Tabasco'da bulunan Cueva de Villa Tuz ve bu mağara sülfürik aside doymuş vaziyette.Dit is Cueva de Villa Luz in Tabasco, in Mexico. Deze grot is verzadigd met zwavelzuur.
Bu Meksika Tabasco'da bulunan Cueva de Villa Tuz ve bu mağara sülfürik aside doymuş vaziyette.Il s'agit de Cueva de Villa Luz à Tabasco au Mexique, et cette caverne est saturée d'acide sulfurique.
Bu Meksika Tabasco'da bulunan Cueva de Villa Tuz ve bu mağara sülfürik aside doymuş vaziyette.Je to Cueva de Villa Luz v Tabascu, v Mexiku, a táto jaskyňa je presýtená kyselinou sírovou.
Bu Meksika Tabasco'da bulunan Cueva de Villa Tuz ve bu mağara sülfürik aside doymuş vaziyette.Questa è Cueva de Villa Luz in Tabasco, in Mexico, e questa caverna è satura di acido solforico.
Bu Meksika Tabasco'da bulunan Cueva de Villa Tuz ve bu mağara sülfürik aside doymuş vaziyette.Se llama Cueva de Villa Luz, en Tabasco, México, y esta cueva está saturada de ácido sulfúrico.
Bu Meksika Tabasco'da bulunan Cueva de Villa Tuz ve bu mağara sülfürik aside doymuş vaziyette.Това е Куева де Вила Луз в Табаско, в Мексико, а тази пещера е наситена със сярна киселина.
Bu Meksika Tabasco'da bulunan Cueva de Villa Tuz ve bu mağara sülfürik aside doymuş vaziyette.Это Cueva de Villa Luz в Табаско, в Мексике, и эта пещера насыщена серной кислотой.
Bu Meksika Tabasco'da bulunan Cueva de Villa Tuz ve bu mağara sülfürik aside doymuş vaziyette.זו "קובאה דה וילה לוס" בטבסקו, מקסיקו והמערה הזו ספוגה בחומצה גופריתית
Bu Meksika Tabasco'da bulunan Cueva de Villa Tuz ve bu mağara sülfürik aside doymuş vaziyette.هذا هو "كويفا دي فيلا لوز" في مدينة تباسكو ، في المكسيك ، وهذا الكهف مشبعٌ بحامض الكبريتيك.
Bu Meksika Tabasco'da bulunan Cueva de Villa Tuz ve bu mağara sülfürik aside doymuş vaziyette.洞窟内は硫酸が充満しています 火山やこの洞窟を形成する
Bundan dolayı günlük perhizime B vitaminlerini, sülfür ve antioksidanları ekledim.Así que, agregué vitaminas B, azufre y antioxidantes a mi dieta.
Bundan dolayı günlük perhizime B vitaminlerini, sülfür ve antioksidanları ekledim.אז הוספתי ויטמינים מקבוצה בי, גפרית ונוגדי-חמצון למשטר היומי שלי.
Bundan dolayı günlük perhizime B vitaminlerini, sülfür ve antioksidanları ekledim.ビタミンB群と硫黄、抗酸化物質を加えました それから 長い栄養素リストを

İlgili Sayfalar