sülfür ile cümle
sülfür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Fosfor pentaklorür (PCl5) ve sülfür hekzaflorid (SF6) hipervalent moleküllere örnek gösterilebilir.Takšna sta na primer fosforjev pentaklorid (PCl5) in žveplov heksafluorid (SF6).
Örneğin metil sülfür, CH3-SH anlamına gelebilir.Takšen primer je metilni kation CH+ 3.
Bazen sülfür terimi -SH fonksiyonel grubu için de kullanılabilir.Včasih se sulfidi imenujejo tudi spojine s funkcionalno skupino –SH.
Ksantatlar genelde sülfürlü minerallerin flotasyonunda kullanılır.Tokie laivai paprastai būdavo eskadrinių minininkų flotilių flagmanai.
Bir sülfür atomu ve bunu tetrahedral yapıda çevreleyen dört ekivalan oksijen atomundan müteşekkildir.Sulfato anijoną sudaro sieros atomas apsuptas keturių deguonies atomų, išsidėsčiusių tetraedriškai.
Kavurma işleminin en tipik uygulaması sülfürlü metallerde görülebilir.Būtent super sento vonioje galima pajusti tikrąjį komfortą.
Dünya bakır üretiminin %80’i sülfürlü cevherlerden yapılır.Maailmas valmistatakse u 80% biodiislikütusest rapsiõlist.
Genelde sülfürlü cevherlerin ayrıştırılmasında kullanılır.Mõeldud enamasti lahustamiseks kuumades vedelikes.
3 kap almanızı istiyorum her gün bir tabak dolusu sülfür zengini sebzeler.Quiero que coman 3 tazas, un plato lleno de vegetales ricos en azufre diario.
3 kap almanızı istiyorum her gün bir tabak dolusu sülfür zengini sebzeler.אני רוצה שתאכלו 3 ספלים, צלחת גדושה בעלים עשירים בגפרית מידי יום.
3 kap almanızı istiyorum her gün bir tabak dolusu sülfür zengini sebzeler.硫黄が豊富な野菜類を毎日とって貰いたいのです あなたの脳とミトコンドリアは硫黄を必要としています
Aksine, sulfur bilesiginin votka gibi kokmasinda bir konsantrasyon yoktur.Allo stesso modo, non esiste concentrazione in cui un composto di zolfo abbia l'odore di vodka.
Aksine, sulfur bilesiginin votka gibi kokmasinda bir konsantrasyon yoktur.I na odwrót: w żadnym stężeniu siarka nie pachnie wódką.
Aksine, sulfur bilesiginin votka gibi kokmasinda bir konsantrasyon yoktur.반면에, 유황 화합물은 어떠한 농도에서도 보드카 같은 냄새가 안나죠.
Aksine, sulfur bilesiginin votka gibi kokmasinda bir konsantrasyon yoktur.Ngược lại, dù ở bất kỳ nồng độ nào thì hợp chất sulphur cũng không thể có mùi giống vodka.
Aksine, sulfur bilesiginin votka gibi kokmasinda bir konsantrasyon yoktur.Omgekeerd bestaat er geen concentratie waarbij de zwavelverbinding naar wodka zal ruiken.
Aksine, sulfur bilesiginin votka gibi kokmasinda bir konsantrasyon yoktur.Recíprocamente, no hay concentración en la cual el compuesto sulfúrico huela a vodka.
Aksine, sulfur bilesiginin votka gibi kokmasinda bir konsantrasyon yoktur.Reciproc, nu există nici o concentraţie în care compu de sulf să miroasă a vodkă.
Aksine, sulfur bilesiginin votka gibi kokmasinda bir konsantrasyon yoktur.Umgekehrt gibt es keine Konzentration in der Schwefel wie Wodka riecht.
Aksine, sulfur bilesiginin votka gibi kokmasinda bir konsantrasyon yoktur.Viszont nincs olyan koncentráció sem, ahol a kénvegyületnek vodkaszaga lenne.
Aksine, sulfur bilesiginin votka gibi kokmasinda bir konsantrasyon yoktur.Αντίθετα, δεν υπάρχει συγκέντρωση όπου η ένωση θείου μυρίζει σαν βότκα.
Aksine, sulfur bilesiginin votka gibi kokmasinda bir konsantrasyon yoktur.И обратно, няма концентрация, при която сярното съединение да мирише на водка.
Aksine, sulfur bilesiginin votka gibi kokmasinda bir konsantrasyon yoktur.С другой стороны, нет такой концентрации, при которой соединение серы будет пахнуть водкой.
Aksine, sulfur bilesiginin votka gibi kokmasinda bir konsantrasyon yoktur.וההיפך, אין ריכוז שבו המרכיב הגופרתי יריח כמו וודקה.
Aksine, sulfur bilesiginin votka gibi kokmasinda bir konsantrasyon yoktur.و بالعكس لا يوجد تركيز يمكن عنده ان تفوح رائحة الفودكا من مركب الكبريت.
Aksine, sulfur bilesiginin votka gibi kokmasinda bir konsantrasyon yoktur.これは分子形状説では非常に説明しにくいことです
Alberta katran kumlarında birikenler bunlar. Bunlar sülfür blokları.Это то, что накапливается в смоляных песках Альберты.
Aletimiz, daha sonra sülfürik asitten bir duman olduğu ortaya çıkan Venüs'ün tülünün bu resmini çekti.그곳의 장비들을 통해 금성을 감싸고 있는 막의 이미지를 연구했고, 이 막은 황산 스모그로
Aletimiz, daha sonra sülfürik asitten bir duman olduğu ortaya çıkan Venüs'ün tülünün bu resmini çekti.Laitteemme otti tämän kuvan Venuksen hunnusta, joka osoittautui rikkihaposta muodostuneeksi savusumuksi.
Aletimiz, daha sonra sülfürik asitten bir duman olduğu ortaya çıkan Venüs'ün tülünün bu resmini çekti.Nasza sonda przekazała zdjęcie powierzchni Wenus, którą pokrywa warstwa chmur z kwasu siarkowego.
Aletimiz, daha sonra sülfürik asitten bir duman olduğu ortaya çıkan Venüs'ün tülünün bu resmini çekti.Notre instrument a pris cette image du voile de Vénus, qui s'est avéré être un brouillard d'acide sulfurique.
Aletimiz, daha sonra sülfürik asitten bir duman olduğu ortaya çıkan Venüs'ün tülünün bu resmini çekti.Thiết bị của chúng tôi đã chụp lại hình ảnh về bề mặt sao Kim hóa ra chính là khói của khí acid sulfuric
Aletimiz, daha sonra sülfürik asitten bir duman olduğu ortaya çıkan Venüs'ün tülünün bu resmini çekti.הכלי שלנו צילם את התמונה הזאת של "הרעלה" של ונוס שהתבררה להיות
Aletimiz, daha sonra sülfürik asitten bir duman olduğu ortaya çıkan Venüs'ün tülünün bu resmini çekti.قامت أدواتنا بالتقاط هذه الصورة لحجاب الزهرة، والتي اتضح أنها
Aletimiz, daha sonra sülfürik asitten bir duman olduğu ortaya çıkan Venüs'ün tülünün bu resmini çekti.金星のベールの画像を撮って 金星は硫酸の霧で 包まれていることが分かりました
Ampirik formülde kacaman bir çanta sülfürünüz var ama her molekülde 8 sülfür atomu olduğunu bilemezsiniz. a그러나 그것의 실험식은, 만일 여러분이 한 가방의 황을 가지고 있다면 각 원자 (정정, 분자) 가 8개의 황들을 가지고 있다는 것을 모를 것입니다.
Ampirik formülde kacaman bir çanta sülfürünüz var ama her molekülde 8 sülfür atomu olduğunu bilemezsiniz. aAle empirický vzorec, když máme jen samou síru, z toho nevíte, že každá molekula má 8 atomů síry.
Ampirik formülde kacaman bir çanta sülfürünüz var ama her molekülde 8 sülfür atomu olduğunu bilemezsiniz. aНо емпиричната формула... Ако имахте торба сяра, нямаше да знаете, че всяка молекула има осем атома.
Ampirik formülde kacaman bir çanta sülfürünüz var ama her molekülde 8 sülfür atomu olduğunu bilemezsiniz. aאבל הנוסחה האמפירית, אם היה לכם שק של גופרית, לא הייתם יודעים שבל מולקולה יש 8 אטומי גופרית.
Avrupa’da, ortam havasındaki sülfür dioksit (SOEn Europa se ha producido una exitosa reducción de los niveles de dióxido de azufre (SO
Avrupa’da, ortam havasındaki sülfür dioksit (SOEn Europe, on observe une réduction substantielle des niveaux de dioxyde
Avrupa’da, ortam havasındaki sülfür dioksit (SOEuroopassa on onnistuttu vähentämään ilman rikkidioksidia (SO
Avrupa’da, ortam havasındaki sülfür dioksit (SOEuropa har lyckats att minska halterna av svaveldioxid (SO
Avrupa’da, ortam havasındaki sülfür dioksit (SOIn Europa gab es eine erfolgreiche Verringerung der Werte für Schwefeldioxid
Avrupa’da, ortam havasındaki sülfür dioksit (SOsnížení oxidů dusíku ( NO
Avrupa’da, ortam havasındaki sülfür dioksit (SOV Európe došlo k úspešnému zníženiu hladiny oxidu siričitého ( SO
Beyaz lahana ailesi sülfür açısından zengindir.La familia de los coles es rica en azufre.
Beyaz lahana ailesi sülfür açısından zengindir.משפחת המצליבים עשירה בגפרית.
Beyaz lahana ailesi sülfür açısından zengindir.キャベツ類とはキャベツ、ブロッコリー カリフラワー、芽キャベツ
Beyninizin bu taşıyıcıları yapması için çok fazla sülfür ve pridoksin olan vitamin B6 ya ihtiyacı vardır.Para que el cerebro haga neurotransmisores necesita mucho azufre y vitamina B6, que es la pirodoxina.
Beyninizin bu taşıyıcıları yapması için çok fazla sülfür ve pridoksin olan vitamin B6 ya ihtiyacı vardır.כדי שהמוח ייצר ממסרים עצביים, הוא זקוק להמון גפרית ולוויטמין בי-6, פירידוקסין.
Beyninizin bu taşıyıcıları yapması için çok fazla sülfür ve pridoksin olan vitamin B6 ya ihtiyacı vardır.多くの硫黄とビタミンB6(ピリドキシン)が必要です これはミトコンドリアです
Beyniniz ve mitokondrinizin sülfüre ihtiyacı var.El cerebro y las mitocondrias necesitan azufre.
Beyniniz ve mitokondrinizin sülfüre ihtiyacı var.המוח והמיטוכונדריה שלכם זקוקים לגפרית.
Beyniniz ve mitokondrinizin sülfüre ihtiyacı var.あなたの肝臓と腎臓も
Bildiğiniz sülfürik asit bu, ve inanılmaz bir hızda denize boşalıyor.Básicamente se trata de ácido sulfúrico, y está saliendo a velocidades impresionantes.
Bildiğiniz sülfürik asit bu, ve inanılmaz bir hızda denize boşalıyor.C'est simplement de l'acide sulfurique, et il est expulsé à une vitesse étonnante.
Bildiğiniz sülfürik asit bu, ve inanılmaz bir hızda denize boşalıyor.Es ist unglaublich. Es ist im Grunde Schwefelsäure, die da in unglaublichen Mengen freigesetzt wird.
Bildiğiniz sülfürik asit bu, ve inanılmaz bir hızda denize boşalıyor.Este până la urmă acid sulfhidric, şi este eliminat în cantiţăţi incredibile.
Bildiğiniz sülfürik asit bu, ve inanılmaz bir hızda denize boşalıyor.Hihetetlen. Alapvetően kénsav, és hihetetlen mennyiségben kerül itt kibocsátásra.