Onlar İngiltere'de solda araba sürerler.They drive on the left in England.
İngiltere'den Hindistan'a yapılan yolculuk eskiden 6 ay sürerdi.The voyage from England to India used to take 6 months.
Beni sürekli rahatsız etme, ben meşgulüm.Stop pestering me. I'm busy.
Böyle sürmeye devam ederse o, günlerden bir gün kaza geçirecek.He'll have an accident one of these days if he keeps driving like that.
O bir sülündür.It's a pheasant.
Süreli bir iş bulmak zorunda kalacağım.I'll have to find a part-time job.
Alan Tate ve ben bir süre birbirimize baktık.Alan Tate and I looked at one another for a while.
Amerikalılar, genel olarak, giyinip süslenmeyi sevmezler.Americans, in general, don't like to dress up.
Amerika'ya yolculuk birçok hafta sürerdi.The voyage to America used to take many weeks.
Amerika'ya gelmeye karar verirsen, lütfen en kısa sürede bana bildir.If you decide to come to America, please let me know as soon as possible.
Amerika'dan döner dönmez en kısa sürede sizinle irtibata geçeceğim.I'll get in touch with you as soon as I return from America.
Umarım çok uzun süre beklememize gerek yok.I hope we don't have to wait for too long.
O kadar sıcaktı ki uzun süre yürüyemedik.It was so hot that we couldn't walk for long.
Bir aydan uzun süredir Afrika'ya yağmur yağmadı.They have had no rain in Africa for more than a month.
Odada bir sürü misafir var.There are plenty of guests in the room.
O mağaza bir sürü ithal mal satar.That store sells a lot of imported goods.
O kar fırtınasında araba sürmek bir kabustu.Driving through that snowstorm was a nightmare.
Japonya'da ne kadar süre kalacak?How long is he going to stay in Japan?
O çocuğun sürekli çığlığı saçlarımı ağarttı.That child's constant screaming gives me gray hairs.
O süpermarkete giderseniz, günlük hayatta kullandığınız pek çok şeyi satın alabilirsiniz.If you go to that supermarket, you can buy most things you use in your daily life.
Sizi uzun süre beklettiğim için üzgünüm.I'm sorry I've kept you waiting so long.
Belirlenmiş sürenin on dakika gerisindesin.You are ten minutes behind the appointed time.
Her gün ne kadar süre tenis oynarsın?How long do you play tennis every day?
Her gün ne kadar süre İngilizce çalışırsın?How long do you study English every day?
Senin bir sürü kitabın var.You have a lot of books.
Onunla beraber olduğun sürece mutlu olamazsın.As long as you are with him, you can't be happy.
Toplantıda onun öne sürdüğü planın lehinde mi yoksa aleyhinde misin?Are you for or against the plan he put forward at the meeting?
Yakında sağda sürmeye alışacaksın.You'll soon get used to driving on the right.
Uzun süre kalamazsın.You can't stay for long.
Orada uzun süre kalacak mısın?Are you going to stay there for long?
Araba sürebilir misin?Can you drive?
Bir araba sürerken çok dikkatli olamazsın.You cannot be too careful when you drive a car.
Bütün bu süre boyunca neredeydin?Where have you been all this while?
Yurt dışında ne kadar süre kaldın?How long did you stay abroad?
En kısa sürede anneni aramalısın.You should call your mother as soon as possible.
Haftada kaç defa süpermarkete alışverişe gidersin?How many times a week do you go shopping at a supermarket?
Bir sürü kalemin var mı?Do you have a lot of pens?
Ne kadar süredir Sasayama'da yaşamaktasın?How long have you lived in Sasayama?
Ne kadar süre futbol oynadın?How long have you played soccer?
Ne kadar süredir Kushiro'dasın?How long have you been in Kushiro?
Kanada'da ne kadar süre kaldın?How long did you stay in Canada?
Ne kadar süredir Judy'yi tanıyorsun?How long have you known Judy?
Dikkatli sürücü olmakla alakan yok.You are far from a careful driver.
Ne kadar süredir meşgulsün?How long have you been busy?
Ne kadar süredir Sanda'da yaşamaktasın?How long have you lived in Sanda?
Kaza tanımın sürücününkine uyuyor.Your account of the accident corresponds with the driver's.
Annen araba sürebilir mi?Can your mother drive a car?
Sen ve Jane ne kadar süredir evlisiniz?How long have you and Jane been married?
Senin yardımın bizi bir sürü işten kurtaracak.Your help will save us a lot of work.
Sanırım senin bir araba sürmen tehlikelidir.I think it is dangerous for you to drive a car.
Sen bulaşıkları yıkarken ben yeri süpüreceğim.I'll sweep the floor while you wash the dishes.
Uzun süre konuştun mu?Did you talk for a long time?
Sadece ona bir mektup yazarsan babanı bir sürü endişeden kurtaracaksın.You will save your father a lot of worry if you simply write him a letter.
O okulda öğretmekten vazgeçtiğinden beri ne kadar süre oldu?How long has it been since you gave up teaching at that school?
Kısa sürede bizi ziyaret etmeye geleceğini umuyorum.I do hope you will come and visit us soon.
Aspirin, penesilin ve sülfa ilaçlara alerjim var.I am allergic to aspirin, penicillin, and sulfa drugs.
Asya'da bir sürü insan vardır.There are many people in Asia.
JR istasyonuna yürüyerek ulaşmak kaç dakika sürer?How many minutes does it take to get to the JR station on foot?
A'dan B'ye gitmek ne kadar zaman sürer?How much time does it take to get from A to B?
Yetmiş ya da seksen yıl bir insanın normal yaşam süresidir.Seventy or eighty years is the normal span of a man's life.