sözlerin ile cümle
sözlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Şimdi kulak ver RABbin sözlerine: ‹‹ ‹İsraile karşı peygamberlik etme, İshak soyuna karşı konuşma!› diyorsun.Preto teraz počuj slovo Hospodinovo: Ty hovoríš: Neprorokuj proti Izraelovi a nekvapkaj slovami na dom Izákov.
Şimdi kulak ver RABbin sözlerine: ‹‹ ‹İsraile karşı peygamberlik etme, İshak soyuna karşı konuşma!› diyorsun.Så hör nu HERRENS ord. Du säger: 'Profetera icke mot Israel och predika icke mot Isaks hus.'
Şimdi kulak ver RABbin sözlerine: ‹‹ ‹İsraile karşı peygamberlik etme, İshak soyuna karşı konuşma!› diyorsun.Så hør nu Herrens ord! Du sier: Du skal ikke profetere mot Israel og ikke tale mot Isaks hus.
Şimdi kulak ver RABbin sözlerine: ‹‹ ‹İsraile karşı peygamberlik etme, İshak soyuna karşı konuşma!› diyorsun.Så hør nu HERRENs Ord! Du siger: Du må ikke profetere mod Israel, ej prædike mod Israels Hus!
Şimdi kulak ver RABbin sözlerine: ‹‹ ‹İsraile karşı peygamberlik etme, İshak soyuna karşı konuşma!› diyorsun.So höre nun des Herrn Wort. Du sprichst: Weissage nicht wider Israel und predige nicht wider das Haus Isaak!
Şimdi kulak ver RABbin sözlerine: ‹‹ ‹İsraile karşı peygamberlik etme, İshak soyuna karşı konuşma!› diyorsun.Teraz tedy słuchaj słowa Pańskiego. Ty mówisz: Nie prorokuj w Izraelu, i nie każ w domu Izaakowym;
Şimdi kulak ver RABbin sözlerine: ‹‹ ‹İsraile karşı peygamberlik etme, İshak soyuna karşı konuşma!› diyorsun.Теперь выслушай слово Господне. Ты говоришь: „не пророчествуй наИзраиля и не произноси слов на дом Исааков".
Şimdi kulak ver RABbin sözlerine: ‹‹ ‹İsraile karşı peygamberlik etme, İshak soyuna karşı konuşma!› diyorsun.ועתה שמע דבר יהוה אתה אמר לא תנבא על ישראל ולא תטיף על בית ישחק׃
Şimdi kulak ver RABbin sözlerine: ‹‹ ‹İsraile karşı peygamberlik etme, İshak soyuna karşı konuşma!› diyorsun.فالآن اسمع قول الرب. انت تقول لا تتنبأ على اسرائيل ولا تتكلم على بيت اسحق.
Şimdi kulak ver RABbin sözlerine: ‹‹ ‹İsraile karşı peygamberlik etme, İshak soyuna karşı konuşma!› diyorsun.亞 瑪 謝 阿 、 現 在 你 要 聽 耶 和 華 的 話 . 你 說 、 不 要 向 以 色 列 說 豫 言 、 也 不 要 向 以 撒 家 滴 下 豫 言
Şimdi kulak ver RABbin sözlerine: ‹‹ ‹İsraile karşı peygamberlik etme, İshak soyuna karşı konuşma!› diyorsun.亞瑪 謝阿 、 現 在 你 要 聽 耶和華 的 話 . 你 說 、 不 要 向 以色列 說豫 言 、 也不 要 向 以撒 家 滴下 豫 言
size defalarca gönderdiğim kullarım peygamberlerin sözlerine kulak vermezseniz, ki kulak vermiyorsunuz,e para ouvirdes as palavras dos meus servos, os profetas, que eu com insistência vos envio, mas não ouvistes;
size defalarca gönderdiğim kullarım peygamberlerin sözlerine kulak vermezseniz, ki kulak vermiyorsunuz,내가 너희에게 보내고 부지런히 보낸 나의 종 선지자들의 말을 이미 듣지 아니하였거니와 너희가 만일 다시 듣지 아니하면
size defalarca gönderdiğim kullarım peygamberlerin sözlerine kulak vermezseniz, ki kulak vermiyorsunuz,og hører på mine tjenere profetenes ord, dem som jeg sender til eder både tidlig og sent, uten at I hører,
size defalarca gönderdiğim kullarım peygamberlerin sözlerine kulak vermezseniz, ki kulak vermiyorsunuz,så I hører mine Tjenere Profeternes Ord, som jeg årle og silde sendte eder, skønt I ikke vilde høre,
size defalarca gönderdiğim kullarım peygamberlerin sözlerine kulak vermezseniz, ki kulak vermiyorsunuz,לשמע על דברי עבדי הנבאים אשר אנכי שלח אליכם והשכם ושלח ולא שמעתם׃
size defalarca gönderdiğim kullarım peygamberlerin sözlerine kulak vermezseniz, ki kulak vermiyorsunuz,لتسمعوا لكلام عبيدي الانبياء الذين ارسلتهم انا اليكم مبكرا ومرسلا اياهم فلم تسمعوا.
size defalarca gönderdiğim kullarım peygamberlerin sözlerine kulak vermezseniz, ki kulak vermiyorsunuz,不 聽 我 從 早 起 來 、 差 遣 到 你 們 那 裡 去 我 僕 人 眾 先 知 的 話 、 ( 你 們 還 是 沒 有 聽 從
size defalarca gönderdiğim kullarım peygamberlerin sözlerine kulak vermezseniz, ki kulak vermiyorsunuz,不 聽 我 從 早起來 、 差遣 到 你 們那裡 去 我 僕人 眾 先知 的話 、 ( 你 們還 是 沒有聽從
Sizi kabul etmez, sözlerinizi dinlemezlerse o evden ya da kentten ayrılırken, ayaklarınızın tozunu silkin.누구든지 너희를 영접도 아니하고 너희 말을 듣지도 아니하거든 그 집이나 성에서 나가 너희 발의 먼지를 떨어 버리라
Sizi kabul etmez, sözlerinizi dinlemezlerse o evden ya da kentten ayrılırken, ayaklarınızın tozunu silkin.וכל אשר לא יקבל אתכם ולא ישמע לדבריכם צאו לכם מן הבית ההוא ומן העיר ההיא ונערו את עפר רגליכם׃
Sizi kabul etmez, sözlerinizi dinlemezlerse o evden ya da kentten ayrılırken, ayaklarınızın tozunu silkin.ومن لا يقبلكم ولا يسمع كلامكم فاخرجوا خارجا من ذلك البيت او من تلك المدينة وانفضوا غبار ارجلكم.
Sizi kabul etmez, sözlerinizi dinlemezlerse o evden ya da kentten ayrılırken, ayaklarınızın tozunu silkin.凡 不 接 待 你 們 、 不 聽 你 們 話 的 人 、 你 們 離 開 那 家 、 或 是 那 城 的 時 候 、 就 把 腳 上 的 塵 土 跺 下 去
Sizi kabul etmez, sözlerinizi dinlemezlerse o evden ya da kentten ayrılırken, ayaklarınızın tozunu silkin.凡 不 接待 你 們 、 不 聽 你 們話 的 人 、 你 們離開 那家 、 或是 那城 的 時候 、 就 把 腳上 的 塵土跺 下去
Son konuşmamın sonunda onun sözlerine değinmiştim.A já na to na konci mého proslovu odkázal.
Son konuşmamın sonunda onun sözlerine değinmiştim.Dan saya merujuk kepada itu di akhir dari ceramah saya sebelumnya.
Son konuşmamın sonunda onun sözlerine değinmiştim.E ho menzionato il suo discorso alla fine del mio discorso.
Son konuşmamın sonunda onun sözlerine değinmiştim.En ik wees daar ook op aan het einde van mijn laatste toespraak.
Son konuşmamın sonunda onun sözlerine değinmiştim.És ezt meg is jegyeztem, utolsó előadásom végén.
Son konuşmamın sonunda onun sözlerine değinmiştim.Et j'en faisais référence à la fin de ma dernière présentation.
Son konuşmamın sonunda onun sözlerine değinmiştim.Eu fiz referência a isso mesmo no final da minha última palestra.
Son konuşmamın sonunda onun sözlerine değinmiştim.Gore puhui ilmastokriisistä, ja minä viittasin siihen oman puheeni lopussa.
Son konuşmamın sonunda onun sözlerine değinmiştim.In na to sem se navezal ob koncu mojega prejšnjega govora.
Son konuşmamın sonunda onun sözlerine değinmiştim.그리고, 제 강연 끝부분에 그 얘기를 인용했었습니다.
Son konuşmamın sonunda onun sözlerine değinmiştim.Nawiązałem do tego pod koniec ostatniego wystąpienia.
Son konuşmamın sonunda onun sözlerine değinmiştim.Och jag referade till detta i slutet av mitt sista tal.
Son konuşmamın sonunda onun sözlerine değinmiştim.Og jeg refererede til det i slutningen af min sidste snak.
Son konuşmamın sonunda onun sözlerine değinmiştim.Şi m-am referit la acest lucru la sfârşitul prezentării mele.
Son konuşmamın sonunda onun sözlerine değinmiştim.Tôi đã nhắc đến chuyện đó ở cuối buổi nói chuyện lần trước.
Son konuşmamın sonunda onun sözlerine değinmiştim.Und ich habe darauf am Ende meines letzten Vortrags Bezug genommen.
Son konuşmamın sonunda onun sözlerine değinmiştim.Y yo hice referencia a eso al final de mi última charla.
Son konuşmamın sonunda onun sözlerine değinmiştim.Zmienil som sa o tom na konci mojej vtedajšej prednášky.
Son konuşmamın sonunda onun sözlerine değinmiştim.Και αναφέρθηκα σε αυτήν στο τέλος της προηγούμενης ομιλίας μου.
Son konuşmamın sonunda onun sözlerine değinmiştim.И аз се позовах на това в края на моята лекция.
Son konuşmamın sonunda onun sözlerine değinmiştim.І я згадав про це наприкінці моєї останньої доповіді.
Son konuşmamın sonunda onun sözlerine değinmiştim.והתיחסתי לזה בסוף ההרצאה הקודמת שלי.
Son konuşmamın sonunda onun sözlerine değinmiştim.وأشرت إلى ذلك بنهاية حديثي الماضي
Son konuşmamın sonunda onun sözlerine değinmiştim.そのトークの内容に触れました 今日はその続きから始めたいと思います
Sonra ayağa kalkıp Yahudi dilinde bağırdı: ‹‹Büyük kralın, Asur Kralının sözlerini dinleyin!A tak stoje Rabsaces, volal hlasem velikým Židovsky, a řekl: Slyšte slova krále velikého, krále Assyrského:
Sonra ayağa kalkıp Yahudi dilinde bağırdı: ‹‹Büyük kralın, Asur Kralının sözlerini dinleyin!Il gran coppiere allora si alzò e gridò in ebraico: «Udite le parole del gran re, del re di Assiria
Sonra ayağa kalkıp Yahudi dilinde bağırdı: ‹‹Büyük kralın, Asur Kralının sözlerini dinleyin!이에 랍사게가 일어서서 유다 방언으로 크게 외쳐 가로되 너희는 대왕 앗수르 왕의 말씀을 들으라
Sonra ayağa kalkıp Yahudi dilinde bağırdı: ‹‹Büyük kralın, Asur Kralının sözlerini dinleyin!Og Rabsake trådte frem og ropte med høi røst på jødisk og sa: Hør den store konges, den assyriske konges ord!
Sonra ayağa kalkıp Yahudi dilinde bağırdı: ‹‹Büyük kralın, Asur Kralının sözlerini dinleyin!Og Rabsjake trådte hen og råbte med høj Røst på Judæisk: "Hør Storkongens, Assyrerkongens, Ord!
Sonra ayağa kalkıp Yahudi dilinde bağırdı: ‹‹Büyük kralın, Asur Kralının sözlerini dinleyin!ויעמד רב שקה ויקרא בקול גדול יהודית ויאמר שמעו את דברי המלך הגדול מלך אשור׃
Sonra ayağa kalkıp Yahudi dilinde bağırdı: ‹‹Büyük kralın, Asur Kralının sözlerini dinleyin!ثم وقف ربشاقى ونادى بصوت عظيم باليهودي وقال. اسمعوا كلام الملك العظيم ملك اشور
Sonra ayağa kalkıp Yahudi dilinde bağırdı: ‹‹Büyük kralın, Asur Kralının sözlerini dinleyin!於 是 拉 伯 沙 基 站 著 、 用 猶 大 言 語 、 大 聲 喊 著 說 、 你 們 當 聽 亞 述 大 王 的 話
Sonra ayağa kalkıp Yahudi dilinde bağırdı: ‹‹Büyük kralın, Asur Kralının sözlerini dinleyin!於是 拉伯沙 基站 著 、 用猶 大 言語 、 大聲 喊 著說 、 你 們當聽 亞述 大王 的 話
Sonra bana, ‹‹Bu kitabın peygamberlik sözlerini mühürleme›› dedi, ‹‹Çünkü beklenen zaman yakındır.Apoi mi -a zis: ,,Să nu pecetluieşti cuvintele proorociei din cartea aceasta. Căci vremea este aproape.
Sonra bana, ‹‹Bu kitabın peygamberlik sözlerini mühürleme›› dedi, ‹‹Çünkü beklenen zaman yakındır.A riekol mi: Nezapečať slov proroctva tejto knihy, lebo čas je blízko.
Sonra bana, ‹‹Bu kitabın peygamberlik sözlerini mühürleme›› dedi, ‹‹Çünkü beklenen zaman yakındır.Azután monda nékem: Be ne pecsételd e könyv prófétálásának beszédeit, mert az idõ közel van.