sözlerin ile cümle
sözlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
‹‹İşte tez geliyorum! Bu kitaptaki peygamberlik sözlerine uyana ne mutlu!››Ιδου, ερχομαι ταχεως. Μακαριος οστις φυλαττει τους λογους της προφητειας του βιβλιου τουτου.
‹‹İşte tez geliyorum! Bu kitaptaki peygamberlik sözlerine uyana ne mutlu!››Ось прийду незабаром. Блаженний, хто хоронить слова пророцтва книги сієї.
‹‹İşte tez geliyorum! Bu kitaptaki peygamberlik sözlerine uyana ne mutlu!››Се, гряду скоро: блажен соблюдающий слова пророчества книги сей.
‹‹İşte tez geliyorum! Bu kitaptaki peygamberlik sözlerine uyana ne mutlu!››הנני בא מהר אשרי השמר את דברי נבואת הספר הזה׃
‹‹İşte tez geliyorum! Bu kitaptaki peygamberlik sözlerine uyana ne mutlu!››ها انا آتي سريعا. طوبى لمن يحفظ اقوال نبوة هذا الكتاب
‹‹İşte tez geliyorum! Bu kitaptaki peygamberlik sözlerine uyana ne mutlu!››看 哪 、 我 必 快 來 。 凡 遵 守 這 書 上 豫 言 的 有 福 了
‹‹İşte tez geliyorum! Bu kitaptaki peygamberlik sözlerine uyana ne mutlu!››看哪 、 我 必 快來 。 凡 遵守 這書 上 豫 言 的 有福 了
İtalyanca anlamayan ve böylece şarkı sözlerini sebze isimleriyle doldurmayı başaran전혀 몰라서 가사 대신 중국어로 야채 이름을 넣어서 부른
İtalyanca anlamayan ve böylece şarkı sözlerini sebze isimleriyle doldurmayı başaranשאוהבת לשיר אופרות מערביות, אבל היא לא הבינה אנגלית, צרפתית או איטלקית,
İtalyanca anlamayan ve böylece şarkı sözlerini sebze isimleriyle doldurmayı başaranالتي تعشق الغناء الأوبيرالي و لكن لن تفهم أي من اللغة الأنجليزية أو الفرنسية أو حتى الأيطالية
İtalyanca anlamayan ve böylece şarkı sözlerini sebze isimleriyle doldurmayı başaran英語もフランス語もスペイン語も 理解できません 歌詞の代わりに
İtalyanca anlamayan ve böylece şarkı sözlerini sebze isimleriyle doldurmayı başaran距熱愛唱西方歌劇, 不過距唔明 任何英文,法語, 或者意大利文,
Kalabalık sokak başlarında bağırıyor, Kentin giriş kapılarında sözlerini duyuruyor:dall'alto delle mura essa chiama, pronunzia i suoi detti alle porte della città
Kalabalık sokak başlarında bağırıyor, Kentin giriş kapılarında sözlerini duyuruyor:Do alto dos muros clama; �s entradas das portas e na cidade profere as suas palavras:
Kalabalık sokak başlarında bağırıyor, Kentin giriş kapılarında sözlerini duyuruyor:Elle crie à l`entrée des lieux bruyants; Aux portes, dans la ville, elle fait entendre ses paroles:
Kalabalık sokak başlarında bağırıyor, Kentin giriş kapılarında sözlerini duyuruyor:Ia berseru di pintu-pintu gerbang dan di tempat-tempat yang ramai
Kalabalık sokak başlarında bağırıyor, Kentin giriş kapılarında sözlerini duyuruyor:I bullrande gathörn predikar hon; där portarna i staden öppna sig, där talar hon sina ord:
Kalabalık sokak başlarında bağırıyor, Kentin giriş kapılarında sözlerini duyuruyor:Khôn ngoan kêu la ở đầu đường dộn dực ồn ào; Tại cửa thành, và nội trong thành người phán lời mình ra,
Kalabalık sokak başlarında bağırıyor, Kentin giriş kapılarında sözlerini duyuruyor:Khôn_ngoan kêu_la ở đầu đường dộn dực ồn_ào ; Tại cửa thành , và nội trong thành người phán lời mình ra ,
Kalabalık sokak başlarında bağırıyor, Kentin giriş kapılarında sözlerini duyuruyor:훤화하는 길 머리에서 소리를 지르며 성문 어귀와 성중에서 그 소리를 발하여 가로되
Kalabalık sokak başlarında bağırıyor, Kentin giriş kapılarında sözlerini duyuruyor:Lármás utczafõkön kiált a kapuk bemenetelin, a városban szólja az õ beszédit.
Kalabalık sokak başlarında bağırıyor, Kentin giriş kapılarında sözlerini duyuruyor:meluisten katujen kulmissa se kutsuu, porttien ovilta kaupungissa sanansa sanoo:
Kalabalık sokak başlarında bağırıyor, Kentin giriş kapılarında sözlerini duyuruyor:oppe på Murene kalder den, tager til Orde i Byen ved Portindgangene:
Kalabalık sokak başlarında bağırıyor, Kentin giriş kapılarında sözlerini duyuruyor:på hjørnet av larmfylte gater roper den, ved portinngangene, rundt omkring i byen taler den og sier:
Kalabalık sokak başlarında bağırıyor, Kentin giriş kapılarında sözlerini duyuruyor:Proclama sobre las murallas, en las entradas de las puertas de la ciudad pronuncia sus dichos
Kalabalık sokak başlarında bağırıyor, Kentin giriş kapılarında sözlerini duyuruyor:sie ruft in dem Eingang des Tores, vorn unter dem Volk; sie redet ihre Worte in der Stadt:
Kalabalık sokak başlarında bağırıyor, Kentin giriş kapılarında sözlerini duyuruyor:strigă unde e zarva mai mare; la porţi, în cetate, îşi spune cuvintele ei:
Kalabalık sokak başlarında bağırıyor, Kentin giriş kapılarında sözlerini duyuruyor:V největším hluku volá, u vrat brány, v městě, a výmluvnosti své vypravuje, řka:
Kalabalık sokak başlarında bağırıyor, Kentin giriş kapılarında sözlerini duyuruyor:Volá na hlavných miestach najrušnejších, pri vchodoch do brán, v meste hovorí svoje reči:
Kalabalık sokak başlarında bağırıyor, Kentin giriş kapılarında sözlerini duyuruyor:vpije, kjer se največ ljudstva gnete, ob vhodu v vrata, v mestu, govori besede svoje:
Kalabalık sokak başlarında bağırıyor, Kentin giriş kapılarında sözlerini duyuruyor:W największym zgiełku woła, u wrót bram, w miastach powieści swoje opowiada, mówiąc:
Kalabalık sokak başlarında bağırıyor, Kentin giriş kapılarında sözlerini duyuruyor:в главных местах собраний проповедует, при входахв городские ворота говорит речь свою:
Kalabalık sokak başlarında bağırıyor, Kentin giriş kapılarında sözlerini duyuruyor:Вика по главните места на пазарите, При входовете на портите, възвестява из града думите си:
Kalabalık sokak başlarında bağırıyor, Kentin giriş kapılarında sözlerini duyuruyor:בראש המיות תקרא בפתחי שערים בעיר אמריה תאמר׃
Kalabalık sokak başlarında bağırıyor, Kentin giriş kapılarında sözlerini duyuruyor:تدعو في رؤوس الاسواق في مداخل الابواب. في المدينة تبدي كلامها
Kalabalık sokak başlarında bağırıyor, Kentin giriş kapılarında sözlerini duyuruyor:在 熱 鬧 街 頭 喊 叫 、 在 城 門 口 、 在 城 中 發 出 言 語
Kalabalık sokak başlarında bağırıyor, Kentin giriş kapılarında sözlerini duyuruyor:在 熱鬧 街 頭 喊叫 、 在 城門 口 、 在 城中 發出 言語
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.(104:28) Послал тьму и сделал мрак,и не воспротивились слову Его.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.A trimes întunerec şi a adus negura, ca să nu fie neascultători la Cuvîntul Lui.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.dan mereka taat kepada perintah-Nya. Lalu TUHAN menjadikan negeri itu gelap gulita
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.Envió tinieblas y trajo oscuridad, pero no guardaron sus palabras
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.Er ließ Finsternis kommen und machte es finster; und sie waren nicht ungehorsam seinen Worten.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.God stuurde de donkere duisternis en er was geen hand voor de ogen te zien. Maar zij sloegen er geen acht op.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.Hän lähetti pimeyden ja pimensi kaiken, eivätkä he vastustaneet hänen sanojansa.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.Han sände mörker och lät allt bliva mörkt; och de stodo icke emot hans ord.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.Han sendte mørke og gjorde det mørkt, og de var ikke gjenstridige mot hans ord.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.han sendte Mørke, så blev det mørkt, men de ænsede ikke hans Ord;
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.Il envoya des ténèbres et amena l`obscurité, Et ils ne furent pas rebelles à sa parole.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.여호와께서 흑암을 보내사 어둡게 하시니 그 말씀을 어기지 아니하였도다
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.Mandò le tenebre e si fece buio, ma resistettero alle sue parole
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.Mandou � escuridão que a escurecesse; e foram rebeldes � sua palavra.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.Ngài giáng xuống sự tối tăm và làm ra mờ mịt; Còn họ không bội nghịch lời của Ngài.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.Ngài giáng xuống sự tối_tăm và làm ra mờ_mịt ; Còn họ không bội_nghịch lời của Ngài .
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.Posłał ciemności, i zaćmiło się, a nie byli odpornymi słowu jego.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.Poslal je temé in omračil je deželo, in nista se upirala besedi njegovi.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.Poslal tmu, a zatmělo se, aniž odporná byla slovu jeho.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.Poslal tmu a zatmil, a nesprotivili sa jeho slovám.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.tétséget bocsátott és elsötétítette [azt, ]és azok nem engedetlenkedtek az õ rendeleteinek.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.Εξαπεστειλε σκοτος, και εσκοτασε και δεν ηπειθησαν εις τους λογους αυτου.
Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar Onun sözlerine karşı gelmişti.Той изпрати тъмнина и причини мрак, Дано не се възпротивят на думите Му*.