sözlerin ile cümle
sözlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
İçine diğer söz kitaplarının ve sözlerin eklenebileceği bir söz kitabı eklerDodaje nowy zbiór wyrażeń, do którego mogą być dołączone inne zbiory oraz wyrażenia
İçine diğer söz kitaplarının ve sözlerin eklenebileceği bir söz kitabı eklerDoda novo knjgo s frazami, v kater se lahko doda še druge knjige in fraze
İçine diğer söz kitaplarının ve sözlerin eklenebileceği bir söz kitabı eklerLägger till en ny parlör, där andra parlörer och meningar kan läggas till
İçine diğer söz kitaplarının ve sözlerin eklenebileceği bir söz kitabı eklerLétrehoz egy új kifejezésgyűjteményt, amelybe más gyűjtemények és kifejezések helyezhetők
İçine diğer söz kitaplarının ve sözlerin eklenebileceği bir söz kitabı eklerLisää uuden fraasisanakirjan, johon muut kirjat ja fraasit voidaan sijoittaa
İçine diğer söz kitaplarının ve sözlerin eklenebileceği bir söz kitabı eklerPridá novú knihu fráz, do ktorej je možné pridať iné knihy a frázy
İçine diğer söz kitaplarının ve sözlerin eklenebileceği bir söz kitabı eklerThêm một từ điển thành ngữ mới để các đoạn văn và quyển từ điển thành ngữ con có thể được đưa vào đó
İçine diğer söz kitaplarının ve sözlerin eklenebileceği bir söz kitabı eklerTilføjer en ny udtryksbog i hvilken andre bøger og udtryk kan placeres
İçine diğer söz kitaplarının ve sözlerin eklenebileceği bir söz kitabı eklerVložení nové knihy frází, do které lze vkládat další podknihy a fráze
İçine diğer söz kitaplarının ve sözlerin eklenebileceği bir söz kitabı eklerVoegt een nieuw uitdrukkingenboek toe, waarin andere boeken en uitdrukkingen kunnen worden geplaatst
İçine diğer söz kitaplarının ve sözlerin eklenebileceği bir söz kitabı eklerΠροσθήκη ενός νέου βιβλίου φράσεων μέσα στο οποίο μπορούν να τοποθετηθούν άλλα βιβλία φράσεων και φράσεις
İçine diğer söz kitaplarının ve sözlerin eklenebileceği bir söz kitabı eklerДобавяне на нов списък от фрази
İçine diğer söz kitaplarının ve sözlerin eklenebileceği bir söz kitabı eklerДодає новий розмовник, у який можна помістити інші розмовники та фрази
İçine diğer söz kitaplarının ve sözlerin eklenebileceği bir söz kitabı eklerСоздать новый разговорник, в который можно поместить фразы и другие разговорники
İçine diğer söz kitaplarının ve sözlerin eklenebileceği bir söz kitabı eklerהוספת שיחון חדש, בתוכו ניתן יהיה לשים שיחונים וביטויים אחרים
İçine diğer söz kitaplarının ve sözlerin eklenebileceği bir söz kitabı ekler他のブックやフレーズを入れるための新しいフレーズブックを追加
İlk olarak, Zeppeli bir başkasının malzemesini kullandığında şarkı sözlerini yazan sanatçıya payesini vermedi.Erstens, wenn Zeppelin Material von anderen verwendete, schrieben sie es nicht dem ursprünglichen Künstler zu.
İlk olarak, Zeppeli bir başkasının malzemesini kullandığında şarkı sözlerini yazan sanatçıya payesini vermedi.Först, när Zeppelin använde någon annans material, de berättade inte vem som skrivit originalet.
İlk olarak, Zeppeli bir başkasının malzemesini kullandığında şarkı sözlerini yazan sanatçıya payesini vermedi.첫번째, 제플린은 타인의 창작물을 사용하면서도 원래의 아티스트를 곡 제작자로 넣지 않았습니다.
İlk olarak, Zeppeli bir başkasının malzemesini kullandığında şarkı sözlerini yazan sanatçıya payesini vermedi.Kun to ting adskiller Zeppelin fra andre af datidens musikere.
İlk olarak, Zeppeli bir başkasının malzemesini kullandığında şarkı sözlerini yazan sanatçıya payesini vermedi.Po pierwsze, gdy używali cudzych nagrań nie wspominali o autorach oryginałów.
İlk olarak, Zeppeli bir başkasının malzemesini kullandığında şarkı sözlerini yazan sanatçıya payesini vermedi.Po prvé, keď Zeppelini použili prácu niekoho iného, nepriznali, že je to práca iného umelca.
İlk olarak, Zeppeli bir başkasının malzemesini kullandığında şarkı sözlerini yazan sanatçıya payesini vermedi.Primeiro, quando Zeppelin usava o material de outrem, eles não atribuiam a composição ao artista original.
İlk olarak, Zeppeli bir başkasının malzemesini kullandığında şarkı sözlerini yazan sanatçıya payesini vermedi.Thứ nhất, khi Zeppelin sao chép như vậy, họ không hề dẫn liệu về tác giả của bản nhạc gốc.
İlk olarak, Zeppeli bir başkasının malzemesini kullandığında şarkı sözlerini yazan sanatçıya payesini vermedi.Zaprvé, když Zepelinni použili materiál od někoho jiného, neuvedli originálního autora.
İlk olarak, Zeppeli bir başkasının malzemesini kullandığında şarkı sözlerini yazan sanatçıya payesini vermedi.Во-первых, когда Led Zeppelin использовали чужой материал, они не приписывали авторство создателю оригинала.
İlk olarak, Zeppeli bir başkasının malzemesini kullandığında şarkı sözlerini yazan sanatçıya payesini vermedi.ראשית, כשזפלין השתמשו בחומר של מישהו אחר, הם לא ציינו אותו ככותב המוסיקה.
İlk olarak, Zeppeli bir başkasının malzemesini kullandığında şarkı sözlerini yazan sanatçıya payesini vermedi.「作曲者」として原作者の名前を出さなかった 一方で多くのイギリスのブルース・グループは
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.Disse-lhes Jesus: Dai, pois, a César o que é de César, e a Deus o que é de Deus. E admiravam-se dele.
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.Gesù disse loro: «Rendete a Cesare ciò che è di Cesare e a Dio ciò che è di Dio». E rimasero ammirati di lui
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.Jezus pa jim veli: Dajte cesarju, kar je cesarjevega, in Bogu, kar je Božjega. In silno se mu začudijo.
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.이에 예수께서 가라사대 가이사의 것은 가이사에게 하나님의 것은 하나님께 바치라 하시니 저희가 예수께 대하여 심히 기이히 여기더라
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.Og Jesus sagde til dem: "Giver Kejseren, hvad Kejserens er, og Gud, hvad Guds er." Og de undrede sig over ham.
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.Og Jesus sa til dem: Gi keiseren hvad keiserens er, og Gud hvad Guds er! Og de undret sig storlig over ham.
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.Иисус сказал им в ответ: отдавайте кесарево кесарю, а Божие Богу. И дивились Ему.
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.Исус им рече: Отдавайте Кесаревото на Кесаря, и Божието на Бога. И те много се зачудиха на Него.
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.І озвавшись Ісус, рече їм: Оддайте кесареве кесареві, а Боже Богові. І дивувались Йому.
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.ויאמר ישוע אליהם את אשר לקיסר תנו לקיסר ואת אשר לאלהים תנו לאלהים ויתמהו עליו׃
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.فاجاب يسوع وقال لهم اعطوا ما لقيصر لقيصر وما للّه للّه. فتعجبوا منه
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.耶 穌 說 、 該 撒 的 物 當 歸 給 該 撒 、 神 的 物 當 歸 給 神 。 他 們 就 很 希 奇 他
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.耶穌說 、 該撒 的 物當歸給該 撒 、 神 的 物當歸給 神 。 他 們 就 很 希奇 他
‹‹İşte tez geliyorum! Bu kitaptaki peygamberlik sözlerine uyana ne mutlu!››A hľa, prijdem skoro! Blahoslavený, kto ostríha slová proroctva tejto knihy.
‹‹İşte tez geliyorum! Bu kitaptaki peygamberlik sözlerine uyana ne mutlu!››Aj, přijduť rychle. Blahoslavený, kdož ostříhá slov proroctví knihy této.
‹‹İşte tez geliyorum! Bu kitaptaki peygamberlik sözlerine uyana ne mutlu!››Ecco, io verrò presto. Beato chi custodisce le parole profetiche di questo libro»
‹‹İşte tez geliyorum! Bu kitaptaki peygamberlik sözlerine uyana ne mutlu!››Eis que cedo venho; bem-aventurado aquele que guarda as palavras da profecia deste livro.
‹‹İşte tez geliyorum! Bu kitaptaki peygamberlik sözlerine uyana ne mutlu!››Et voici, je viens bientôt. -Heureux celui qui garde les paroles de la prophétie de ce livre!
‹‹İşte tez geliyorum! Bu kitaptaki peygamberlik sözlerine uyana ne mutlu!››¡He aquí vengo pronto! Bienaventurado el que guarda las palabras de la profecía de este libro.
‹‹İşte tez geliyorum! Bu kitaptaki peygamberlik sözlerine uyana ne mutlu!››Ímé eljövök hamar. Boldog, a ki megtartja e könyv prófétálásának beszédeit.
‹‹İşte tez geliyorum! Bu kitaptaki peygamberlik sözlerine uyana ne mutlu!››In glej, hitro pridem. Blagor mu, kdor hrani besede prorokovanja te knjige!
‹‹İşte tez geliyorum! Bu kitaptaki peygamberlik sözlerine uyana ne mutlu!››Ja katso, minä tulen pian. Autuas se, joka ottaa tämän kirjan ennustuksen sanoista vaarin!"
‹‹İşte tez geliyorum! Bu kitaptaki peygamberlik sözlerine uyana ne mutlu!››Jezus zegt: 'Ja, Ik kom gauw.' Gelukkig is hij die de profetische woorden van dit boek onthoudt."
‹‹İşte tez geliyorum! Bu kitaptaki peygamberlik sözlerine uyana ne mutlu!››Kìa , ta đến mau_chóng . Phước thay cho kẻ nào giữ những lời tiên_tri trong sách nầy !
‹‹İşte tez geliyorum! Bu kitaptaki peygamberlik sözlerine uyana ne mutlu!››Kìa, ta đến mau chóng. Phước thay cho kẻ nào giữ những lời tiên tri trong sách nầy!
‹‹İşte tez geliyorum! Bu kitaptaki peygamberlik sözlerine uyana ne mutlu!››보라 내가 속히 오리니 이 책의 예언의 말씀을 지키는 자가 복이 있으리라 하더라
‹‹İşte tez geliyorum! Bu kitaptaki peygamberlik sözlerine uyana ne mutlu!››Och se, jag kommer snart. Salig är den som tager vara på de profetians ord som stå i denna bok.»
‹‹İşte tez geliyorum! Bu kitaptaki peygamberlik sözlerine uyana ne mutlu!››Og se, jeg kommer snart. Salig er den, som bevarer denne Bogs Profetis Ord.
‹‹İşte tez geliyorum! Bu kitaptaki peygamberlik sözlerine uyana ne mutlu!››Og se, jeg kommer snart. Salig er den som tar vare på de profetiske ord i denne bok.
‹‹İşte tez geliyorum! Bu kitaptaki peygamberlik sözlerine uyana ne mutlu!››Oto przychodzę rychło: Błogosławiony, który zachowuje słowa proroctwa księgi tej.
‹‹İşte tez geliyorum! Bu kitaptaki peygamberlik sözlerine uyana ne mutlu!››Siehe, ich komme bald. Selig ist, der da hält die Worte der Weissagung in diesem Buch.
‹‹İşte tez geliyorum! Bu kitaptaki peygamberlik sözlerine uyana ne mutlu!››Şi iată, Eu vin curînd! -Ferice de cel ce păzeşte cuvintele proorociei din cartea aceasta!``