sözlerin ile cümle
sözlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak Grete sözlerini hemen anne çok huzursuz yapmıştı.Але слова Грете довелося відразу ж мати дуже непросто.
Ancak Grete sözlerini hemen anne çok huzursuz yapmıştı.Но думите на Грете, веднага направи майка много неловко.
Ancak Grete sözlerini hemen anne çok huzursuz yapmıştı.Но слова Грете пришлось сразу же мать очень непросто.
Ancak Grete sözlerini hemen anne çok huzursuz yapmıştı.אבל דבריו של גרטה עשה מיד האם לא נוח מאוד.
Ancak Grete sözlerini hemen anne çok huzursuz yapmıştı.ولكن الكلمات كانت في غريت على الفور الأم القلقة جدا.
Ancak Grete sözlerini hemen anne çok huzursuz yapmıştı.彼女は、側に歩いて花に巨大な茶色の斑点の姿をキャッチ
Ancak yalan söylüyorlar, sözlerini tutmuyorlar. Asla da tutmayacaklar!Das war Lüge, wie überhaupt alles, was sie euch versprachen, diese Verbrecher.
Ancak yalan söylüyorlar, sözlerini tutmuyorlar. Asla da tutmayacaklar!Tapi mereka telah berbohong, mereka tidak memenuhi janji mereka, mereka tidak akan pernah!
Ancak yalan söylüyorlar, sözlerini tutmuyorlar.¡Ellos saben que lo harán! Los dictadores se liberan!
Ancak yalan söylüyorlar, sözlerini tutmuyorlar.Men dom ljuger! Dom uppfyller inte sina löften!
Ancak yalan söylüyorlar, sözlerini tutmuyorlar.Pela promessa dessas coisas os brutos têm subido ao poder
Ancak yalan söylüyorlar, sözlerini tutmuyorlar.Promitand aceste lucruri, brutele au puterea.
Ancak yalan söylüyorlar, sözlerini tutmuyorlar.Но те лъжат! Няма да изпълнят това обещание.
Ancak yalan söylüyorlar, sözlerini tutmuyorlar.約束を守るわけがない! 独裁者は自分を自由にし、
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.(16:4) В делах человеческих, по слову уст Твоих, я охранял себя от путей притеснителя.
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.Aku melakukan apa yang Kauperintahkan dan tidak menempuh jalan kekerasan
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.Az emberek cselekedeteinél a te ajkad igéjével vigyáztam az erõszakosnak ösvényeire.
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.Cît priveşte legăturile cu oamenii, eu, după cuvîntul buzelor Tale, mă feresc de calea celor asupritori;
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.Čo do skutkov človeka, riadil som sa slovom tvojich rtov; ja som sa vystríhal ciest ukrutníka.
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.Còn về công việc loài người, Tôi nhờ lời môi Chúa phán mà giữ lấy mình khỏi các con đường của kẻ hung bạo.
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.Còn về công_việc loài_người , Tôi nhờ lời môi Chúa phán mà giữ lấy mình khỏi các con đường của kẻ hung_bạo .
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.Co się tknie spraw ludzkich według słowa ust twoich, chroniłem się drogi okrutnika.
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.Efter dina läppars ord, och vad människor än må göra, tager jag mig till vara för våldsverkares stigar.
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.Ej synded min Mund, hvad end Mennesker gjorde; ved dine Læbers Ord vogted jeg mig for Voldsmænds Veje;
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.Gledé na dejanja ljudi, po besedi ustnic tvojih sem se čuval potov siloviteža.
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.Ich bewahre mich in dem Wort deiner Lippen vor Menschenwerk, vor dem Wege des Mörders.
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.사람의 행사로 논하면 나는 주의 입술의 말씀을 좇아 스스로 삼가서 강포한 자의 길에 행치 아니하였사오며
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.Mitä ihmiset tehköötkin, sinun huultesi sanassa minä pysyn ja kavahdan väkivaltaisen teitä.
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.Mot menneskenes gjerninger har jeg efter dine lebers ord tatt mig i vare for voldsmannens stier.
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.Quanto �s obras dos homens, pela palavra dos teus lábios eu me tenho guardado dos caminhos do homem violento.
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.secondo l'agire degli uomini; seguendo la parola delle tue labbra, ho evitato i sentieri del violento
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.Zoals U mij hebt geleerd, ben ik ook nooit op pad gegaan met zondaars. Daarvoor heb ik gewaakt.
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.Z strany pak skutků lidských, já podlé slova rtů tvých vystříhal jsem se stezky zhoubce.
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.Ως προς τα εργα των ανθρωπων, εγω δια των λογων των χειλεων σου εφυλαχθην απο των οδων των παρανομων.
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.Колкото за човешките дела, чрез думите на Твоята уста Аз опазих себе си от пътищата на насилниците.
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.לפעלות אדם בדבר שפתיך אני שמרתי ארחות פריץ׃
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.من جهة اعمال الناس فبكلام شفتيك انا تحفظت من طرق المعتنف.
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.論 到 人 的 行 為 、 我 藉 著 你 嘴 唇 的 言 語 、 自 己 謹 守 、 不 行 強 暴 人 的 道 路
Başkalarının yaptıklarına gelince, Ben senin sözlerine uyarak Şiddet yollarından kaçındım.論到人 的 行為 、 我 藉著 你 嘴唇 的 言語 、 自己 謹守 、 不 行 強暴人 的 道路
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.Ada yang percaya akan apa yang dikatakan Paulus, tetapi ada juga yang tidak percaya
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.A jedni verili tomu, čo hovoril, druhí neverili.
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.Alcuni aderirono alle cose da lui dette, ma altri non vollero creder
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.Algunos quedaban convencidos por lo que decía, pero otros no creían
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.A někteří uvěřili tomu, což Pavel vypravoval, někteří pak nevěřili.
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.Có người chịu tin lời người nói , có kẻ chẳng tin .
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.Có người chịu tin lời người nói, có kẻ chẳng tin.
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.És némelyek hivének az õ beszédének, mások nem hivének.
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.In nekateri so verovali temu, kar jim je pravil, a nekateri niso verovali.
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.그 말을 믿는 사람도 있고 믿지 아니하는 사람도 있어
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.Les uns furent persuadés par ce qu`il disait, et les autres ne crurent point.
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.Niin se, mitä sanottiin, sai toiset vakuutetuiksi, mutta toiset eivät uskoneet.
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.Och somliga läto övertyga sig av det som han sade, men andra trodde icke.
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.Og nogen blev overbevist ved det han sa, men andre var vantro.
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.Og nogle lode sig overbevise af det, som blev sagt, men andre troede ikke.
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.Sommigen werden inderdaad overtuigd door wat hij zei. Maar anderen geloofden hem niet.
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.Tedy niektórzy uwierzyli temu, co mówił, a niektórzy nie uwierzyli.
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.Und etliche fielen dem zu, was er sagte; etliche aber glaubten nicht.
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.Unii au crezut ce le spunea el, iar alţii n'au crezut.
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.Uns criam nas suas palavras, mas outros as rejeitavam.
Bazıları onun sözlerine inandı, bazıları ise inanmadı.Και αλλοι μεν επειθοντο εις τα λεγομενα, αλλοι δε ηπιστουν.