sözlere ile cümle

sözlere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sözlere değil, eylemlere ihtiyacımız var.We need action, not words.
O, düşüncelerini sözlere çevirmede iyi değil.He is not good at putting his thoughts into words.
Bizim eyleme ihtiyacımız var, sözlere değil.We need actions, not words.
Bu sözlere dikkat et.Be careful with these words.
Moszkowicz ise bu sözlere "...Moszkowicz responded "...
Şarkı, grup üyeleri tarafından absürt sözlere sahip bir joke entry1 olarak nitelendirilmiştir.The tentative title stemmed from an inside joke between the band members.
Bir matematikçinin söyleyebileceği soyut sözlere benziyor. -It sounds like what a mathematician would say, and it sounds very abstract.
Ama "ancak" sözü aynı zamanda başka korkunç sözlere bağlı:But the "unless" word is also attached to that other, most terrifying phrase,
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.However the king of the children of Ammon didn't listen to the words of Jephthah which he sent him.
Ey Tanrı, duamı dinle, Kulak ver ağzımdan çıkan sözlere.Hear my prayer, God. Listen to the words of my mouth.
Uyarıları zihnine işle, Bilgi dolu sözlere kulak ver.Apply your heart to instruction, and your ears to the words of knowledge.
‹‹RABbin Tapınağı, RABbin Tapınağı, RABbin Tapınağı buradadır!›› gibi aldatıcı sözlere güvenmeyin.Don't trust in lying words, saying, Yahweh's temple, Yahweh's temple, Yahweh's temple, are these.
Ne var ki, sizler işe yaramaz aldatıcı sözlere güveniyorsunuz.Behold, you trust in lying words, that can't profit.
Dinle, ey halkım, öğrettiklerimi, Kulak ver ağzımdan çıkan sözlere.Give ear, O my people, to my law: incline your ears to the words of my mouth.
Yoksa kuru sözlere mi aldanıyorsunuz?Or is it only empty talk?
Kıyamet kopacağı gün, işte o gün, batıl sözlere uymuş olanlar hüsranda kalırlar.The day the Hour is proclaimed the liars will be losers.
Onlar üzerlerine aldıkları emanetlere ve verdikleri sözlere riayet ederler.And those who fulfil their trusts and covenants,
Batıl sözlere dalanlarla beraber biz de dalardık.And plunged into useless things with those who were obstinate,
Hadislere (sözlere) dalmayın. Bu durum peygamberi üzüyor; ancak size bildirmekten utanıyordu.And when you ask his wife for some thing of utility, ask for it from behind the screen.
Tuttular, Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların uydurdukları sözlere tâbi oldular.And they followed what the devils taught during the reign of Salomon.
Yemeği yedikten sonra ayrılıp dağılın. Hadislere (sözlere) dalmayın.And when you have eaten, disperse, without lingering for conversation.
Hadislere (sözlere) dalmayın.Linger not for conversation.
Hükümet yanlısı siyasiler bu sözlere yanıt vermekte gecikmediler.Pro-government politicians didn't wait long to respond.
Bu tebrik niteliğindeki sözlere rağmen, Romanya’nın elde ettiği bu başarıyı riske atma lüksü yok.Despite these congratulatory words, this is no time for Romania to rest on its laurels.
Ne var ki, verilen bu son sözlere rağmen Mladiç hâlâ kaçak durumunda bulunuyor.Despite these latest pledges, however, Mladic remains on the run.
Cumhurbaşkanlığı bu sözlere tepki vermekte gecikmedi.The president's office reacted quickly.
Şarkı sözlere göre, ağırlıklı olarak dondurma ile ilgili çift girişlerden oluşuyor.Lyrically, the song mainly consists of ice cream-related double entendres.
Öte yandan Waters sözlere katkıda bulundu.Später bedauerte Watsuji seine Äußerungen.
Moszkowicz ise bu sözlere "...Eso es lo que Kubelík me mostró."
Gerçeklere inanan, sözlere değil.Credi nei fatti, non nelle parole.
Moszkowicz ise bu sözlere "...И Осипенко их делала…».
Helldorado ile birlikte sözlere de yansıdı ve kendi şarkılarını yazmaya başladılar.Она присоединилась к группе Arriva и начала писать свои собственные песни.
Moszkowicz ise bu sözlere "...Blavatsky tinha tudo isso."
Bu sözlere kanan Lizzie belgeyi imzalar.Na tento článek je přesměrováno heslo Tin Lizzie.
Chainsaw Gutsfuck parçası, 2006'da Blender tarafından gelmiş geçmiş en korkunç sözlere sahip şarkı seçildi.A Chainsaw Gutsfuck című dal elnyerte 2006-ban a "leghátborzongatóbb dalszöveg" díjat a Blender magazintól.
Sözlere değil, eylemlere ihtiyacımız var.Emme tarvitse sanoja vaan tekoja.
Moszkowicz ise bu sözlere "...Wordsmiths, avoid these words..
Söylenen bu sözlere oradakiler hayran oldular.En sterk tale, sa de som var der.
Konusu İslâm Peygamberi olmayan konularda rivayet edilen sözlere genelde İslâm'da haber denir.《古蘭經》指示男信眾要在帷幕外與穆罕默德的妻子談話。
Söylenen bu sözlere oradakiler hayran oldular.이 말을 들은 선주 사람들은 따르기로 했다.
(Soytarı:"Ahı niçin gülmeyeyim bu ahmak sözlere.Bo v redu?‘“ (Тя започна: „Можеш ли да познаеш какво ми каза това отвратително чудовище?
Tam olarak yapmaya çalıştığım şey karakteri çok abartmadan sözlere de olabildiğince içten yaklaşabilmekti."Prizadeval si je, da so se besede črkovale čim bolj podobno njihovi izgovarjavi.
Tam olarak yapmaya çalıştığım şey karakteri çok abartmadan sözlere de olabildiğince içten yaklaşabilmekti."Ji buvo sukurta „išreikšti kaip įmanoma daugiau, naudojant kaip įmanoma mažiau“.
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.ani som neuhnul od prikázania jeho rtov; nad svoj stanovený diel pokrmu som schoval reči jeho úst.
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.Aniž od přikázaní rtů jeho uchýlil jsem se, nýbrž ustaviv se na tom, schované jsem měl řeči úst jeho.
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.Az õ ajakinak parancsolatától sem tértem el; szájának beszédeit többre becsültem, mint életem táplálékát.
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.dai comandi delle sue labbra non mi sono allontanato, nel cuore ho riposto i detti della sua bocca
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.fra hans Læbers Bud er jeg ikke veget, hans Ord har jeg gemt i mit Bryst.
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.Fra hans lebers bud vek jeg ikke; fremfor min egen lov* aktet jeg på hans munns ord. / {* RMR 7, 23.}
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.Från hans läppars bud har jag icke gjort något avsteg; mer än egna rådslut har jag aktat hans muns tal.
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.Je n`ai pas abandonné les commandements de ses lèvres; J`ai fait plier ma volonté aux paroles de sa bouche.
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.내가 그의 입술의 명령을 어기지 아니하고 일정한 음식보다 그 입의 말씀을 귀히 여겼구나
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.N'am părăsit poruncile buzelor Lui; mi-am plecat voia la cuvintele gurii Lui.
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.No me he apartado del mandamiento de sus labios; en mi seno he guardado los dichos de su boca
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.Nunca me apartei do preceito dos seus lábios, e escondi no meu peito as palavras da sua boca.
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.Od przykazania ust jego nie odchylałem się; owszem, postanowiłem u siebie zachować słowa ust jego.
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.od zapovedi njegovih usten se nisem umaknil; bolj nego lastno postavo sem hranil ust njegovih besede.
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.Perintah-perintah Allah selalu kutaati, kehendak-Nya kuikuti, dan bukan keinginanku sendiri
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.Tôi chẳng hề lìa bỏ các điều răn của môi Ngài, Vẫn vâng theo lời của miệng Ngài hơn là ý muốn lòng tôi.
Ağzından çıkan buyruklardan ayrılmadım, Günlük ekmeğimden çok ağzından çıkan sözlere değer verdim.Tôi chẳng hề lìa_bỏ các điều răn của môi Ngài , Vẫn vâng theo lời của miệng Ngài hơn là ý_muốn lòng tôi .

İlgili Sayfalar