sözleşmesi ile cümle

sözleşmesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Belirli bir süre için yapılmış kira sözleşmesine, sözleşmenin geçerli olduğu süre içinde son veremezsiniz.عقد الإيجار المؤقت من غير الممكن فسخه خلال تلك الفترة التي يكون فيها ساري المفعول.
Belirli süreli iş ilişkisinde deneme süresi iş sözleşmesinin uzunluğunun en fazla yarısı kadar olabilir.Dans un CDD, la période d'essai peut être au maximum la moitié de la durée de la relation de travail.
Belirli süreli iş ilişkisinde deneme süresi iş sözleşmesinin uzunluğunun en fazla yarısı kadar olabilir.Määräaikaisessa työsuhteessa koeaika voi olla korkeintaan puolet työsopimuksen kestosta.
Belirli süreli iş ilişkisinde deneme süresi iş sözleşmesinin uzunluğunun en fazla yarısı kadar olabilir.Vid en tidsbunden anställning kan prövotiden vara högst hälften av den tid anställningen pågår.
Belirli süreli iş ilişkisinde deneme süresi iş sözleşmesinin uzunluğunun en fazla yarısı kadar olabilir.الفترة التجريبية لعقد العمل المؤقت من الممكن أن تكون كحد أقصى نصف مدة عقد العمل.
Belirli süreli iş sözleşmesi ancak çok ağır nedenlerden dolayı feshedilir.Ett tidsbundet avtal kan hävas endast av mycket vägande skäl.
Belirli süreli iş sözleşmesi ancak çok ağır nedenlerden dolayı feshedilir.Määräaikainen sopimus voidaan purkaa ainoastaan erittäin painavista syistä.
Belirli süreli iş sözleşmesi ancak çok ağır nedenlerden dolayı feshedilir.Un CDD peut être rompu uniquement pour des raisons très graves.
Belirli süreli iş sözleşmesi ancak çok ağır nedenlerden dolayı feshedilir.Временный договор можно расторгнуть только по очень веской причине.
Belirli süreli iş sözleşmesi ancak çok ağır nedenlerden dolayı feshedilir.يمكن فض عقد العمل المؤقت فقط عند وجود أسباب ملحة جداً.
Belirli süreli iş sözleşmesi ancak çok ağır nedenlerden dolayı feshedilir.如果没有协定合同解除的条件,临时性劳动合同在明确的时间内有效。 临时性合同只能在非常充分的理由下才能解除。
Belirli süreli iş sözleşmesinde, işin başlama ve bitme tarihi üzerinde önceden uzlaşılmıştır.Ett tidsbundet avtal innebär att man har avtalat om tidpunkten då arbetet inleds och avslutas.
Belirli süreli iş sözleşmesinde, işin başlama ve bitme tarihi üzerinde önceden uzlaşılmıştır.Määräaikainen työsopimus tarkoittaa, että työn alkamis- ja loppumisajasta on sovittu.
Belirli süreli iş sözleşmesinde, işin başlama ve bitme tarihi üzerinde önceden uzlaşılmıştır.Временный договор означает, что согласовано время начала и окончания работы.
Belirli süreli iş sözleşmesinde, işin başlama ve bitme tarihi üzerinde önceden uzlaşılmıştır.عقد العمل المؤقت يعني أنه أُتفق على زمن بداية العمل وزمن إنتهائه.
Belirli süreli iş sözleşmesinde, işin başlama ve bitme tarihi üzerinde önceden uzlaşılmıştır.临时性劳动合同是指明确工作开始和结束时间的合同。只有给出了临时性劳动的理由才能签订临时性劳动合同。法规和集体劳资协议中明确规定了临时性劳动合同的适用范畴。
belirli süreli iş sözleşmesinin süresi ve belirli süreli olmasının gerekçesi deneme süresilängden på ett tidsbundet arbetsavtal och orsaken till att avtalet är tidsbundet
belirli süreli iş sözleşmesinin süresi ve belirli süreli olmasının gerekçesiLa duración del contrato laboral y la fundamentación de esta duración.
belirli süreli iş sözleşmesinin süresi ve belirli süreli olmasının gerekçesila durée du contrat de travail à durée déterminée et le fondement de la relation en CDD
belirli süreli iş sözleşmesinin süresi ve belirli süreli olmasının gerekçesilängden på ett tidsbundet arbetsavtal och orsaken till att avtalet är tidsbundet
belirli süreli iş sözleşmesinin süresi ve belirli süreli olmasının gerekçesimääräaikaisen työsopimuksen kesto ja määrä-aikaisuuden peruste
belirli süreli iş sözleşmesinin süresi ve belirli süreli olmasının gerekçesiпродолжительность временного трудового договора и основания для установленного срока
belirli süreli iş sözleşmesinin süresi ve belirli süreli olmasının gerekçesiمدة عقد العمل المؤقت والسبب في أن العقد موقت
Belirsiz süreli iş sözleşmesinin yapılması ana kuraldır.En règle générale, un contrat en vigueur jusqu’à nouvel ordre est dressé.
Belirsiz süreli iş sözleşmesinin yapılması ana kuraldır.Huvudregeln är att arbetsavtalet gäller tillsvidare.
Belirsiz süreli iş sözleşmesinin yapılması ana kuraldır.Los contratos son indefinidos, salvo pacto en contrario.
Belirsiz süreli iş sözleşmesinin yapılması ana kuraldır.Toistaiseksi voimassa oleva työsopimus on pääsääntö.
Belirsiz süreli iş sözleşmesinin yapılması ana kuraldır.Постоянный договор – это основное правило.
Belirsiz süreli iş sözleşmesinin yapılması ana kuraldır.عقد العمل المستمر هو الصيغة الأساسية.
Bilerek veya ihmalkarlığından dolayı bonservis vermeyen bir işveren İş Sözleşmesi Yasası’nı çiğner.Työnantaja, joka tahallaan tai huolimattomuudesta ei anna työtodistusta, rikkoo työsopimuslakia.
Bilerek veya ihmalkarlığından dolayı bonservis vermeyen bir işveren İş Sözleşmesi Yasası’nı çiğner.رب العمل الذي لا يمنح شهادة العمل متعمداً أو بسبب الإهمال، فإنه بذلك ينتهك قانون عقد العمل.
Bilerek veya ihmalkarlığından dolayı bonservis vermeyen bir işveren İş Sözleşmesi Yasası’nı çiğner.不提供工作证明的做法违反《劳动合同法》。
Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi (CBD). UNEP, 1992.Biologicznej (CBD). UNEP, 1992.
Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi (CBD). UNEP, 1992.Konvencijo o biotski raznovrstnosti (CBD).
Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi (CBD). UNEP, 1992.Σύμβαση για τη Βιοποικιλότητα (CBD). UNEP, 1992.
BM sözleşmesinin onaylanması için baskı yapıyoruz.la ratificación de la Convención de las Naciones Unidas, la cual es una convención subsecuente.
BM sözleşmesinin onaylanması için baskı yapıyoruz.la ratification de la convention de l'ONU, qui est une convention ultérieure.
BM sözleşmesinin onaylanması için baskı yapıyoruz.차후 조약인 UN협약의 승인을 추진하고 있습니다.
BM sözleşmesinin onaylanması için baskı yapıyoruz.לאישור אמנת האו"ם שהיא אמנת-המשך לשלנו.
BM sözleşmesinin onaylanması için baskı yapıyoruz.من أجل الإقرار بإتفاقية الأمم المتحدة, وهي إتفاقية لاحقة.
BM sözleşmesinin onaylanması için baskı yapıyoruz.国連の協定はOECDに続く協定なのです それはドイツでも批准されていません
Bu editörle tanıştım ve ilk kitabımın sözleşmesiyle New York'tan ayrıldım.Encontrei-me com esse editor. Saí de Nova Iorque com o contrato para o meu primeiro livro,
Bu editörle tanıştım ve ilk kitabımın sözleşmesiyle New York'tan ayrıldım.Et j'ai rencontré cet éditeur, et j'ai quitté New York avec un contrat pour un premier livre,
Bu editörle tanıştım ve ilk kitabımın sözleşmesiyle New York'tan ayrıldım.Ik ontmoette deze uitgever en verliet New York met een contract voor mijn eerste boek:
Bu editörle tanıştım ve ilk kitabımın sözleşmesiyle New York'tan ayrıldım.Incontrai questo editor, e lasciai New York con un contratto per il mio primo libro,
Bu editörle tanıştım ve ilk kitabımın sözleşmesiyle New York'tan ayrıldım.그리고 그 편집장을 만났습니다, 그리고 저의 첫번째 책의 계약을 위해 뉴욕으로 떠났습니다,
Bu editörle tanıştım ve ilk kitabımın sözleşmesiyle New York'tan ayrıldım.M-am întâlnit cu acel editor, şi am plecat cu un contract pentru prima carte:
Bu editörle tanıştım ve ilk kitabımın sözleşmesiyle New York'tan ayrıldım.Och jag träffade den redaktören, och jag lämnade New York med mitt första bokkontrakt,
Bu editörle tanıştım ve ilk kitabımın sözleşmesiyle New York'tan ayrıldım.Spotkałem się z tym wydawcą, i wróciłem z kontraktem na pierwszą książkę,
Bu editörle tanıştım ve ilk kitabımın sözleşmesiyle New York'tan ayrıldım.Tôi đã gặp biên tập này, và tôi rời New York với hợp đồng cho cuốn sách đầu tiên,
Bu editörle tanıştım ve ilk kitabımın sözleşmesiyle New York'tan ayrıldım.Und ich traf mich mit diesem Lektor und ich verließ New York mit einem Vertrag für mein erstes Buch,
Bu editörle tanıştım ve ilk kitabımın sözleşmesiyle New York'tan ayrıldım.Y me reuní con este editor, y dejé New York con un contrato para mi primer libro,
Bu editörle tanıştım ve ilk kitabımın sözleşmesiyle New York'tan ayrıldım.Συναντήθηκα με το συντάκτη κι έφυγα απ' τη Νέα Υόρκη με συμβόλαιο για το πρώτο μου βιβλίο
Bu editörle tanıştım ve ilk kitabımın sözleşmesiyle New York'tan ayrıldım.Встретился с издателем и уехал домой с договором на мою первую книгу —
Bu editörle tanıştım ve ilk kitabımın sözleşmesiyle New York'tan ayrıldım.Зустрівся з цим редактором і повернувся з Нью-Йорку з контрактом на свою першу книгу
Bu editörle tanıştım ve ilk kitabımın sözleşmesiyle New York'tan ayrıldım.ונפגשתי עם העורך, וחזרתי מניו יורק עם חוזה לספר הראשון שלי,
Bu editörle tanıştım ve ilk kitabımın sözleşmesiyle New York'tan ayrıldım.و تعرفت على هذا المحرر، وتركت نيويورك للتعاقد على أول كتاب لي.
Bu editörle tanıştım ve ilk kitabımın sözleşmesiyle New York'tan ayrıldım.契約書を手にニューヨークから帰ってきました 『おやすみ、おサル君』は
Bu kredi sözleşmesi için geri ödeme yapmak için müşteri bağlayan yasal bir sözleşmedir banka.Ez a kölcsönszerződés jogilag kötelezi az ügyfelet a visszafizetésre.
Bu kredi sözleşmesi için geri ödeme yapmak için müşteri bağlayan yasal bir sözleşmedir banka.Lainasopimus on lainmukainen ja sitoo asiakkaan lyhentämään lainaansa pankille.

İlgili Sayfalar