Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.Người_ta lấy lời thường nói ấy mà đáp cùng người rằng : Ai giết được hắn thì phần_thưởng sẽ là như_vậy .
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.Odpověděl jemu lid v táž slova, řka: To bude dáno muži, kterýž by ho zabil.
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.Og Folkene gentog for ham: "Det og det får den, som dræber ham!"
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.Og folket gjentok for ham de samme ord* og sa: Det og det skal den mann få som feller ham. / {* 1SA 17, 25.}
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.Poporul, spunînd din nou aceleaşi lucruri, i -a zis: ,,Aşa şi aşa se va face aceluia care -l va omorî.``
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.Rakyat memberitahukan kepadanya apa yang telah dijanjikan raja
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.Tutti gli rispondevano la stessa cosa: «Così e così si farà all'uomo che lo eliminerà»
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.Väki sanoi hänelle saman, minkä ennenkin: sen ja sen saa se mies, joka surmaa hänet.
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.И людете му отговориха според казаните думи, като рекоха: така ща се направи на мъжа, който би го поразил.
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.И сказал ему народ те же слова, говоря: вот что сделано будет тому человеку, который убьет его.
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.ויאמר לו העם כדבר הזה לאמר כה יעשה לאיש אשר יכנו׃
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.فكلمه الشعب بمثل هذا الكلام قائلين كذا يفعل للرجل الذي يقتله.
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.百 姓 照 先 前 的 話 回 答 他 說 、 有 人 能 殺 這 非 利 士 人 、 必 如 此 如 此 待 他
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.百姓 照 先前 的 話回答 他 說 、 有人 能 殺這 非利士人 、 必 如此 如此 待他
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.(105:24) И презрели они землю желанную, не верили слову Его;
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.De föraktade det ljuvliga landet och trodde icke på hans ord.
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.De vraged det yndige Land og troede ikke hans Ord,
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.Ei au nesocotit ţara desfătărilor; n'au crezut în Cuvîntul Domnului,
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.És becsmérelték a kivánatos földet, nem hittek az õ igéretének.
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.He pitivät halpana ihanan maan eivätkä uskoneet hänen sanaansa.
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.Het prachtige land waar zij naar toe gingen, schatten zij gering; zij geloofden niet wat God zei.
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.Ils méprisèrent le pays des délices; Ils ne crurent pas à la parole de l`Éternel,
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.Kemudian mereka menolak negeri yang indah itu karena tak percaya kepada janji Allah
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.저희가 낙토를 멸시하며 그 말씀을 믿지 아니하고
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.Og de foraktet det herlige land, de trodde ikke hans ord,
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.Potom zase opovrhli želanou zemou; neverili jeho slovu.
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.Rifiutarono un paese di delizie, non credettero alla sua parola
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.Sin embargo, aborrecieron la tierra deseable, y no creyeron en su palabra
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.Também desprezaram a terra aprazível; não confiaram na sua promessa;
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.Tổ phụ chúng tôi khinh bỉ xứ tốt đẹp, Không tin lời của Chúa,
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.Tổ_phụ chúng_tôi khinh_bỉ xứ tốt_đẹp , Không tin lời của Chúa ,
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.und sie verachteten das liebe Land, sie glaubten seinem Wort nicht
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.Wzgardzili też ziemią pożądaną, nie wierząc słowu jego.
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.Zaničevali so tudi zaželjeno deželo, ne verujoč besedi njegovi.
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.Za tím zošklivili sobě zemi žádanou, nevěříce slovu jeho.
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.Κατεφρονησαν ετι την γην την επιθυμητην δεν επιστευσαν εις τον λογον αυτου
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.Дори те презряха желаната земя, Не повярваха Неговото слово,
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.וימאסו בארץ חמדה לא האמינו לדברו׃
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.ورذلوا الارض الشهية. لم يؤمنوا بكلمته.
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.他 們 又 藐 視 那 美 地 、 不 信 他 的 話
Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi, Tanrının verdiği söze inanmadılar.他 們 又 藐視 那 美地 、 不 信 他 的 話
Aslında sözel açıklamaya dayanıyor ama konuyu kavradığınızda bunun yeterli olduğunu göreceksiniz.Co teda je srovnávací kritérium?
Aslında sözel açıklamaya dayanıyor ama konuyu kavradığınızda bunun yeterli olduğunu göreceksiniz.זה הסבר די מורכב האמת, אבל אני חושב שתגלו שהוא די יפה ומספק אם תבינו אותו.
Aslında sözel açıklamaya dayanıyor ama konuyu kavradığınızda bunun yeterli olduğunu göreceksiniz.في الواقع انها تنطوي على توضيح، لكنني اعتقد انكم ستجدونها متقنة ومرضية اذا استوعبتموها
AV: Fazla söze gerek yok.AV:더 이상 들을 말이 없군요.
AV: Fazla söze gerek yok.אליסה: אין צורך להוסיף מילה.
AV: Fazla söze gerek yok.أليسا فولكمان : لن أضيف شيئاً آخر
AV: Fazla söze gerek yok.(笑い)
Ayrıca bu bize başlangıçta sözettiğim gerçeklerin doğru olmayabileceğini de gösteriyor.De előbb nézzük a "tényeket" amikről említettem, hogy talán nem úgy vannak.
Ayrıca bu bize başlangıçta sözettiğim gerçeklerin doğru olmayabileceğini de gösteriyor.Elles nous montrent aussi qu'un des faits dont je parlais au début n'est pas complètement vrai.
Ayrıca bu bize başlangıçta sözettiğim gerçeklerin doğru olmayabileceğini de gösteriyor.Hal ini juga memberi tahukan bahwa salah satu fakta yang saya sebutkan di awal presentasi mungkin tidak tepat.
Ayrıca bu bize başlangıçta sözettiğim gerçeklerin doğru olmayabileceğini de gösteriyor.Însă asta ne spune şi că unul dintre aspectele pe care le-am menţionat la început ar putea fi eronat.
Ayrıca bu bize başlangıçta sözettiğim gerçeklerin doğru olmayabileceğini de gösteriyor.하지만 또 이것은 제가 앞서서 말했던 사실들과 다르다는 것을 또 말해 줍니다.
Ayrıca bu bize başlangıçta sözettiğim gerçeklerin doğru olmayabileceğini de gösteriyor.Maar dit geeft ook aan dat één van de eerder genoemde feiten niet klopt.
Ayrıca bu bize başlangıçta sözettiğim gerçeklerin doğru olmayabileceğini de gösteriyor.Ma questo ci dice anche che uno di questi dati che ho citato all'inizio potrebbe non essere proprio vero.
Ayrıca bu bize başlangıçta sözettiğim gerçeklerin doğru olmayabileceğini de gösteriyor.Mówi to nam też, że jedna z rzeczy może do końca się nie zgadzać.
Ayrıca bu bize başlangıçta sözettiğim gerçeklerin doğru olmayabileceğini de gösteriyor.Но това също ни казва, че един от тези факти, които споменах в началото, може би не е съвсем правилен.
Ayrıca bu bize başlangıçta sözettiğim gerçeklerin doğru olmayabileceğini de gösteriyor.Но это также говорит нам, что один из тех фактов, которые я упоминала в начале, может быть не совсем верен.
Ayrıca bu bize başlangıçta sözettiğim gerçeklerin doğru olmayabileceğini de gösteriyor.אבל זה גם אומר לנו שאחת מהעובדות שהזכרתי בהתחלה עלולה להיות בלתי מדוייקת.
Ayrıca bu bize başlangıçta sözettiğim gerçeklerin doğru olmayabileceğini de gösteriyor.ولكنه يوضح لنا أن أحد هذه الحقائق التي ذكرتها في البداية قد لا تكون صحيحة تماماً