İleride, sütun uzayından ve benzeri şeylerden sözettiğimizde, bu yorumlar önemli olacak. -Y esto es útil porque cuando definí el punto producto, yo sólo definió con vectores columna como este.
İleride, sütun uzayından ve benzeri şeylerden sözettiğimizde, bu yorumlar önemli olacak. -وهذا مفيداً لأنه عندما عرفت
[İlgi çekici] Fazla söze gerek yok.Вірність
İnsanların söylediği her söze aldırma, Yoksa uşağının bile sana sövdüğünü duyabilirsin.Akt heller ikke på alt det folk sier, ellers kunde du få høre din tjener banne dig!
İnsanların söylediği her söze aldırma, Yoksa uşağının bile sana sövdüğünü duyabilirsin.Chớ để lòng về mọi lời người ta nói, e ngươi nghe kẻ tôi tớ mình chưởi rủa mình chăng.
İnsanların söylediği her söze aldırma, Yoksa uşağının bile sana sövdüğünü duyabilirsin.Chớ để lòng về mọi lời người_ta nói , e ngươi nghe kẻ tôi_tớ mình chưởi rủa mình chăng .
İnsanların söylediği her söze aldırma, Yoksa uşağının bile sana sövdüğünü duyabilirsin.Gib auch nicht acht auf alles, was man sagt, daß du nicht hören müssest deinen Knecht dir fluchen.
İnsanların söylediği her söze aldırma, Yoksa uşağının bile sana sövdüğünü duyabilirsin.Giv ikke Agt på alle de Ord, Folk siger, at du ikke skal høre din Træl forbande dig;
İnsanların söylediği her söze aldırma, Yoksa uşağının bile sana sövdüğünü duyabilirsin.Jangan suka mendengarkan omongan-omongan, siapa tahu kau sedang dikutuk seorang pelayan
İnsanların söylediği her söze aldırma, Yoksa uşağının bile sana sövdüğünü duyabilirsin.무릇 사람의 말을 들으려고 마음을 두지 말라 염려컨대 네 종이 너를 저주하는 것을 들으리라
İnsanların söylediği her söze aldırma, Yoksa uşağının bile sana sövdüğünü duyabilirsin.Luister geen gesprekken af. U zou wel eens kunnen horen dat uw dienaar u verwenst.
İnsanların söylediği her söze aldırma, Yoksa uşağının bile sana sövdüğünü duyabilirsin.Naj ti tudi ne sega do srca vse, kar se govori, da ne boš moral slišati, kako te hlapec tvoj preklinja;
İnsanların söylediği her söze aldırma, Yoksa uşağının bile sana sövdüğünü duyabilirsin.Não escutes a todas as palavras que se disserem, para que não venhas a ouvir o teu servo amaldiçoar-te;
İnsanların söylediği her söze aldırma, Yoksa uşağının bile sana sövdüğünü duyabilirsin.Ne fais donc pas attention à toutes les paroles qu`on dit, de peur que tu n`entendes ton serviteur te maudire;
İnsanların söylediği her söze aldırma, Yoksa uşağının bile sana sövdüğünü duyabilirsin.Ne figyelmezz minden beszédre, melyet mondanak, hogy meg ne halld szolgádat, hogy átkoz téged.
İnsanların söylediği her söze aldırma, Yoksa uşağının bile sana sövdüğünü duyabilirsin.No prestes atención a todas las cosas que se dicen, no sea que oigas a tu siervo que habla mal de ti
İnsanların söylediği her söze aldırma, Yoksa uşağının bile sana sövdüğünü duyabilirsin.Nu lua nici tu seama la toate vorbele cari se spun, ca nu cumva s'auzi pe sluga ta vorbindu-te de rău!
İnsanların söylediği her söze aldırma, Yoksa uşağının bile sana sövdüğünü duyabilirsin.Sillä ei ole maan päällä ihmistä niin vanhurskasta, että hän tekisi vain hyvää eikä tekisi syntiä.
İnsanların söylediği her söze aldırma, Yoksa uşağının bile sana sövdüğünü duyabilirsin.Ty ingen människa är så rättfärdig på jorden, att hon gör vad gott är och icke begår någon synd.
İnsanların söylediği her söze aldırma, Yoksa uşağının bile sana sövdüğünü duyabilirsin.Ето, това само намерих, Че Бог направи човека праведен, Но те изнамериха много измишления.
İnsanların söylediği her söze aldırma, Yoksa uşağının bile sana sövdüğünü duyabilirsin.גם לכל הדברים אשר ידברו אל תתן לבך אשר לא תשמע את עבדך מקללך׃
İnsanların söylediği her söze aldırma, Yoksa uşağının bile sana sövdüğünü duyabilirsin.ايضا لا تضع قلبك على كل الكلام الذي يقال لئلا تسمع عبدك يسبّك.
İnsanların söylediği her söze aldırma, Yoksa uşağının bile sana sövdüğünü duyabilirsin.人 所 說 的 一 切 話 、 你 不 要 放 在 心 上 、 恐 怕 聽 見 你 的 僕 人 咒 詛 你
İnsanların söylediği her söze aldırma, Yoksa uşağının bile sana sövdüğünü duyabilirsin.人 所 說 的 一切話 、 你 不 要 放在 心上 、 恐怕 聽見 你 的 僕人 咒詛你
İsa, ‹‹Git, oğlun yaşayacak›› dedi. Adam, İsanın söylediği söze iman ederek gitti.Dí jemu Ježíš: Jdi, syn tvůj živ jest. I uvěřil člověk řeči, kterouž mluvil k němu Ježíš, a šel.
İsa, ‹‹Git, oğlun yaşayacak›› dedi. Adam, İsanın söylediği söze iman ederek gitti."Ga maar naar huis", zei Jezus. "Uw zoon is genezen." De man geloofde Hem en ging op weg naar huis.
İsa, ‹‹Git, oğlun yaşayacak›› dedi. Adam, İsanın söylediği söze iman ederek gitti.Jeesus sanoi hänelle: "Mene, sinun poikasi elää". Ja mies uskoi sanan, jonka Jeesus sanoi hänelle, ja meni.
İsa, ‹‹Git, oğlun yaşayacak›› dedi. Adam, İsanın söylediği söze iman ederek gitti.Jesús le dijo: --Ve, tu hijo vive. El hombre creyó la palabra que Jesús le dijo y se puso en camino
İsa, ‹‹Git, oğlun yaşayacak›› dedi. Adam, İsanın söylediği söze iman ederek gitti.Jesus sier til ham: Gå hjem, din sønn lever! Mannen trodde det ord Jesus sa til ham, og gikk.
İsa, ‹‹Git, oğlun yaşayacak›› dedi. Adam, İsanın söylediği söze iman ederek gitti.Jesus siger til ham: "Gå bort, din Søn lever." Og Manden troede det Ord, som Jesus sagde til ham, og gik bort.
İsa, ‹‹Git, oğlun yaşayacak›› dedi. Adam, İsanın söylediği söze iman ederek gitti.Jesus svarade honom: »Gå, din son får leva.» Då trodde mannen det ord som Jesus sade till honom, och gick.
İsa, ‹‹Git, oğlun yaşayacak›› dedi. Adam, İsanın söylediği söze iman ederek gitti.Ježiš mu riekol: Idi, tvoj syn žije. A človek uveril slovu, ktoré mu povedal Ježiš, a išiel.
İsa, ‹‹Git, oğlun yaşayacak›› dedi. Adam, İsanın söylediği söze iman ederek gitti.Kata Yesus kepadanya, "Pergilah, anakmu sembuh." Orang itu percaya akan perkataan Yesus, lalu ia pergi
İsa, ‹‹Git, oğlun yaşayacak›› dedi. Adam, İsanın söylediği söze iman ederek gitti.예수께서 가라사대 가라 네 아들이 살았다 하신대 그 사람이 예수의 하신 말씀을 믿고 가더니
İsa, ‹‹Git, oğlun yaşayacak›› dedi. Adam, İsanın söylediği söze iman ederek gitti.Monda néki Jézus: Menj el, a te fiad él. És hitt az ember a szónak, a mit Jézus mondott néki, és elment.
İsa, ‹‹Git, oğlun yaşayacak›› dedi. Adam, İsanın söylediği söze iman ederek gitti.Respondeu-lhe Jesus: Vai, o teu filho vive. E o homem creu na palavra que Jesus lhe dissera, e partiu.
İsa, ‹‹Git, oğlun yaşayacak›› dedi. Adam, İsanın söylediği söze iman ederek gitti.Rzekł mu Jezus: Idź, syn twój żyje. I uwierzył on człowiek mowie, którą mu powiedział Jezus, i poszedł.
İsa, ‹‹Git, oğlun yaşayacak›› dedi. Adam, İsanın söylediği söze iman ederek gitti.Va, lui dit Jésus, ton fils vit. Et cet homme crut à la parole que Jésus lui avait dite, et il s`en alla.
İsa, ‹‹Git, oğlun yaşayacak›› dedi. Adam, İsanın söylediği söze iman ederek gitti.Veli mu Jezus: Pojdi, sin tvoj je živ. Mož veruje besedi, ki mu jo je Jezus rekel, in gre.
İsa, ‹‹Git, oğlun yaşayacak›› dedi. Adam, İsanın söylediği söze iman ederek gitti.Иисус говорит ему: пойди, сын твой здоров. Он поверил слову, которое сказал ему Иисус, и пошел.
İsa, ‹‹Git, oğlun yaşayacak›› dedi. Adam, İsanın söylediği söze iman ederek gitti.И когато той слизаше към дома си, слугите му го срещнаха и казаха, че син му е жив.
İsa, ‹‹Git, oğlun yaşayacak›› dedi. Adam, İsanın söylediği söze iman ederek gitti.Рече йому Ісус: Іди, син твій живий. І увірував чоловік слову, що промовив йому Ісус, і пійшов.
İsa, ‹‹Git, oğlun yaşayacak›› dedi. Adam, İsanın söylediği söze iman ederek gitti.ויאמר אליו ישוע לך לך בנך חי והאיש האמין לדבר אשר דבר אליו ישוע וילך׃
İsa, ‹‹Git, oğlun yaşayacak›› dedi. Adam, İsanın söylediği söze iman ederek gitti.قال له يسوع اذهب. ابنك حيّ. فآمن الرجل بالكلمة التي قالها له يسوع وذهب.
İsa, ‹‹Git, oğlun yaşayacak›› dedi. Adam, İsanın söylediği söze iman ederek gitti.耶 穌 對 他 說 、 回 去 罷 . 你 的 兒 子 活 了 。 那 人 信 耶 穌 所 說 的 話 、 就 回 去 了
İsa, ‹‹Git, oğlun yaşayacak›› dedi. Adam, İsanın söylediği söze iman ederek gitti.耶穌對 他 說 、 回去 罷 . 你 的 兒子 活了 。 那人 信 耶穌所說的話 、 就 回去 了
Kendi dünyasının hemen yanındaki diğer dünyadan sözetmesinden çok hoşlanıyordum.Adorei quando ele falou deste outro mundo que está mesmo ao lado deste.
Kendi dünyasının hemen yanındaki diğer dünyadan sözetmesinden çok hoşlanıyordum.Cudownie opowiadający o innym świecie, równoległym do tego, w którym żyjemy.
Kendi dünyasının hemen yanındaki diğer dünyadan sözetmesinden çok hoşlanıyordum.Ich fand es toll als er über diese andere Welt redete, die direkt neben dieser Welt ist.
Kendi dünyasının hemen yanındaki diğer dünyadan sözetmesinden çok hoşlanıyordum.Ik ontdekte mensen, die we in de wereld van V-Dag Vaginakrijgers noemen.
Kendi dünyasının hemen yanındaki diğer dünyadan sözetmesinden çok hoşlanıyordum.Imádtam, amikor arról kezdett beszélni, hogy van egy másik világ, rögtön itt a mienk mellett.
Kendi dünyasının hemen yanındaki diğer dünyadan sözetmesinden çok hoşlanıyordum.J'ai adoré quand il parlait de cet autre monde qui est tout près de celui-ci.
Kendi dünyasının hemen yanındaki diğer dünyadan sözetmesinden çok hoşlanıyordum.저는 이들이 기존과는 또 다른 세상에 대해 이야기할 때 정말 좋았어요
Kendi dünyasının hemen yanındaki diğer dünyadan sözetmesinden çok hoşlanıyordum.Me encanto cuando el hablo acerca de otro mundo al lado de este.
Kendi dünyasının hemen yanındaki diğer dünyadan sözetmesinden çok hoşlanıyordum.Mi-a plăcut când el a vorbit despre această altă lume care e lângă lumea noastră.
Kendi dünyasının hemen yanındaki diğer dünyadan sözetmesinden çok hoşlanıyordum.Mi è piaciuto quando (lui) parlava di questo altro mondo, che conviveva accanto al suo.
Kendi dünyasının hemen yanındaki diğer dünyadan sözetmesinden çok hoşlanıyordum.Saya senang ketika dia berbicara tentang dunia lain yang bersebelahan dengan dunia ini.
Kendi dünyasının hemen yanındaki diğer dünyadan sözetmesinden çok hoşlanıyordum.Tôi thích khi anh ấy nói về một thế giới khác bên cạnh thế giới này.
Kendi dünyasının hemen yanındaki diğer dünyadan sözetmesinden çok hoşlanıyordum.V-dayで出会った彼らを
Kendi dünyasının hemen yanındaki diğer dünyadan sözetmesinden çok hoşlanıyordum.Много ми хареса, когато той говореше за другия свят, който е точно до нашия свят.