Bakışları, asker bakışı değildi, simyacı ya da sözde Ordu Köpeği bakışları değildi.Το βλέμμα στα μάτια του δεν ήταν ενός στρατιώτη. Ούτε αλχημιστή, των λεγόμενων "Σκυλιών του Στρατού".
Bakışları, asker bakışı değildi, simyacı ya da sözde Ordu Köpeği bakışları değildi.И его взгляд не был ни взглядом солдата, ни алхимика, так называемого Цепного пса армии.
Bazı durumlarda müzik söylenen sözden daha çok işe yarar, çünkü etkili olması için anlaşılması gerekmez.A veces la música es mejor que la palabra hablada porque no es necesario entenderla para que surta efecto.
Bazı durumlarda müzik söylenen sözden daha çok işe yarar, çünkü etkili olması için anlaşılması gerekmez.어떤 경우에는 음악이 말보다 감동적이기도 합니다 감동받기 위해서 반드시 이해할 필요는 없기 때문입니다.
Bazı durumlarda müzik söylenen sözden daha çok işe yarar, çünkü etkili olması için anlaşılması gerekmez.Por vezes, a Música resulta melhor do que a Palavra porque não necessita de ser compreendida para ser eficaz.
Bazı durumlarda müzik söylenen sözden daha çok işe yarar, çünkü etkili olması için anlaşılması gerekmez.Soms werkt muziek beter dan het gesproken woord, omdat ze niet begrepen hoeft te worden om effectief te zijn.
Bazı durumlarda müzik söylenen sözden daha çok işe yarar, çünkü etkili olması için anlaşılması gerekmez.Uneori, muzica e mai grăitoare decât cuvintele, deoarece nu e nevoie să o înţelegi ca ea să aibă efect.
Bazı durumlarda müzik söylenen sözden daha çok işe yarar, çünkü etkili olması için anlaşılması gerekmez.В некоторых случаях музыка эффективнее, чем слово. Её не обязательно понимать, чтобы она действовала.
Bazı durumlarda müzik söylenen sözden daha çok işe yarar, çünkü etkili olması için anlaşılması gerekmez.В някои случаи музиката работи по-добре от думите, защото не трябва да бъде разбирана, за да бъде ефективна.
Bazı durumlarda müzik söylenen sözden daha çok işe yarar, çünkü etkili olması için anlaşılması gerekmez.במקרים מסויימים המוזיקה עדיפה על המילים, מכיוון שאין צורך להבין אותה כדי שתהיה לה השפעה.
Bazı durumlarda müzik söylenen sözden daha çok işe yarar, çünkü etkili olması için anlaşılması gerekmez.感情に訴えるとき 音楽を 頭で理解する必要はないから 音楽は言葉だという点には 多くの音楽家が同意するが
Biz, her türlü bilimsel ve sözde -bilime ait tartışmalı konuları inceliyoruz.Chúng tôi khảo sát đủ các loại vấn đề khoa học và ngụy tạo khoa học gây tranh cãi.
Biz, her türlü bilimsel ve sözde -bilime ait tartışmalı konuları inceliyoruz.Investigamos todos los tipos de controversias científicas y semi científicas.
Biz, her türlü bilimsel ve sözde -bilime ait tartışmalı konuları inceliyoruz.Investigámos todos os tipos de controvérsias científicas e pseudo-científicas.
Biz, her türlü bilimsel ve sözde -bilime ait tartışmalı konuları inceliyoruz.Investigăm toate tipurile de controverse științifice și cvasi-științifice.
Biz, her türlü bilimsel ve sözde -bilime ait tartışmalı konuları inceliyoruz.우리는 모든 종류의 과학적 그리고 유사 과학적 논란들을 조사했습니다.
Biz, her türlü bilimsel ve sözde -bilime ait tartışmalı konuları inceliyoruz.Kutatunk, vizsgálunk mindenféle tudományos vagy kvázi-tudományos problémát.
Biz, her türlü bilimsel ve sözde -bilime ait tartışmalı konuları inceliyoruz.Noi investighiamo qualsiasi tipo di controversia scientifica e quasi scientifica.
Biz, her türlü bilimsel ve sözde -bilime ait tartışmalı konuları inceliyoruz.Nous analysons toutes sortes de controverses scientifiques et quasi-scientifiques.
Biz, her türlü bilimsel ve sözde -bilime ait tartışmalı konuları inceliyoruz.Prešetrujeme všetky druhy vedeckých a kvázi vedeckých kontroverzií.
Biz, her türlü bilimsel ve sözde -bilime ait tartışmalı konuları inceliyoruz.Prošetřujeme všechny možné vědecké i pseudvědecké kontroverze.
Biz, her türlü bilimsel ve sözde -bilime ait tartışmalı konuları inceliyoruz.Tutkimme kaikenlaisia tieteellisiä ja kvasitieteellisiä kiistakysymyksiä.
Biz, her türlü bilimsel ve sözde -bilime ait tartışmalı konuları inceliyoruz.Vi undersökte all tänkbara vetenskapliga och kvasi-vetenskapliga kontroverser.
Biz, her türlü bilimsel ve sözde -bilime ait tartışmalı konuları inceliyoruz.We onderzoeken allerlei wetenschappelijke en quasi-wetenschappelijke controverses.
Biz, her türlü bilimsel ve sözde -bilime ait tartışmalı konuları inceliyoruz.Wir untersuchen alle möglichen wissenschaftlichen und quasi-wissenschaftlichen Streitfragen.
Biz, her türlü bilimsel ve sözde -bilime ait tartışmalı konuları inceliyoruz.Zbadaliśmy wszelkiego rodzaju naukowe i pseudonaukowe kontrowersje.
Biz, her türlü bilimsel ve sözde -bilime ait tartışmalı konuları inceliyoruz.Διερευνούμε όλα τα είδη των επιστημονικών και ημι-επιστημονικών αντιπαραθέσεων.
Biz, her türlü bilimsel ve sözde -bilime ait tartışmalı konuları inceliyoruz.Мы изучили все научные и околонаучные дебаты, касающиеся этого вопроса.
Biz, her türlü bilimsel ve sözde -bilime ait tartışmalı konuları inceliyoruz.Проучваме всички видове научни и полу-научни дискусии.
Biz, her türlü bilimsel ve sözde -bilime ait tartışmalı konuları inceliyoruz.אנחנו בודקים כל מיני מחלוקות מדעיות וכאילו-מדעיות.
Biz, her türlü bilimsel ve sözde -bilime ait tartışmalı konuları inceliyoruz.قمنا بالتحقيق في كل انواع التناقضات العلمية و شبه العلمية
Biz, her türlü bilimsel ve sözde -bilime ait tartışmalı konuları inceliyoruz.あらゆる論争を取り上げるのです でも こんな心配も不要です
Bunlar sözde şaka yollu söylenmiş olsalar da aslında tehlikeliler.Humorosnak szánták ezeket, de igazándiból veszélyesek.
Bunlar sözde şaka yollu söylenmiş olsalar da aslında tehlikeliler.Ils sont supposés être au second degré, mais en réalité ils sont dangereux.
Bunlar sözde şaka yollu söylenmiş olsalar da aslında tehlikeliler.Itu seharusnya hanya lelucon, namun sebenarnya berbahaya.
Bunlar sözde şaka yollu söylenmiş olsalar da aslında tehlikeliler.Jsou úmyslně poťouchlé, ale ve skutečnosti jsou nebezpečné.
Bunlar sözde şaka yollu söylenmiş olsalar da aslında tehlikeliler.이런 제목들은 아마 비꼬는 의미로 나왔겠지만 실제로 위험한 발상입니다.
Bunlar sözde şaka yollu söylenmiş olsalar da aslında tehlikeliler.Magari vogliono solo ironizzare, ma di fatto sono pericolosi.
Bunlar sözde şaka yollu söylenmiş olsalar da aslında tehlikeliler.Những quyển sách đó cỏ vẻ là những trò đùa vô hại, nhưng chúng thật sự nguy hiểm.
Bunlar sözde şaka yollu söylenmiş olsalar da aslında tehlikeliler.Se presupune că sunt titluri ironice dar de fapt sunt foarte periculoase.
Bunlar sözde şaka yollu söylenmiş olsalar da aslında tehlikeliler.Sie sind angeblich ironisch gemeint, aber tatsächlich sind sie gefährlich.
Bunlar sözde şaka yollu söylenmiş olsalar da aslında tehlikeliler.Son supuestamente irónicos, pero en verdad son peligrosos.
Bunlar sözde şaka yollu söylenmiş olsalar da aslında tehlikeliler.Supostamente, são em tom de gozo mas, na verdade, são perigosos.
Bunlar sözde şaka yollu söylenmiş olsalar da aslında tehlikeliler.Te tytuły mogą wydawać się żartobliwe, ale tak naprawdę są niebezpieczne.
Bunlar sözde şaka yollu söylenmiş olsalar da aslında tehlikeliler.Ze zijn zogezegd ironisch bedoeld, maar ze zijn echt gevaarlijk.
Bunlar sözde şaka yollu söylenmiş olsalar da aslında tehlikeliler.Οι τίτλοι μπορεί να χρησιμοποιούνται ειρωνικά αλλά στην πραγματικότητα είναι πολύ επικίνδυνοι.
Bunlar sözde şaka yollu söylenmiş olsalar da aslında tehlikeliler.Вероятно с тях си чешат езика, но в действителност са опасни.
Bunlar sözde şaka yollu söylenmiş olsalar da aslında tehlikeliler.Вони умовно є жартівливими, та насправді - вони небезпечні.
Bunlar sözde şaka yollu söylenmiş olsalar da aslında tehlikeliler.Предположительно насмешливые, эти заголовки на самом деле опасны.
Bunlar sözde şaka yollu söylenmiş olsalar da aslında tehlikeliler.הם כביכול אירוניים, אבל למעשה מסוכנים.
Bunlar sözde şaka yollu söylenmiş olsalar da aslında tehlikeliler.صحيح ان هذه العبارات هي من قبيل المزاح ولكنها خطرة
Bunlar sözde şaka yollu söylenmiş olsalar da aslında tehlikeliler.実際には危険をはらんでいます 次のタイトルには
Bunun arkasında büyük bir plan olduğunu anlayabilmiştim -- her karede, her sahnede, her sözde.Bolo zjavné, že za tým bol veľký zámer -- v každom zábere, v každej scéne, v každej replike.
Bunun arkasında büyük bir plan olduğunu anlayabilmiştim -- her karede, her sahnede, her sözde.És láttam, hogy átívelt az egészen egy motívum -- minden kockán, minden jeleneten, minden soron.
Bunun arkasında büyük bir plan olduğunu anlayabilmiştim -- her karede, her sahnede, her sözde.Film był zrobiony z rozmysłem, każde ujęcie, scena, fragment.
Bunun arkasında büyük bir plan olduğunu anlayabilmiştim -- her karede, her sahnede, her sözde.Ik kon zien dat er groots design achter zat -- in elk shot, elke scène, elke lijn.
Bunun arkasında büyük bir plan olduğunu anlayabilmiştim -- her karede, her sahnede, her sözde.Jag förstod att det fanns en mäktig plan under den-- i varje bild, i varje scen, varje rad.
Bunun arkasında büyük bir plan olduğunu anlayabilmiştim -- her karede, her sahnede, her sözde.Jeg kunne bare fornemme, der var en større plan -- i hver optagelse, hver scene, hver replik.
Bunun arkasında büyük bir plan olduğunu anlayabilmiştim -- her karede, her sahnede, her sözde.Jenom jsem věděl, že to je nádherně udělané -- každý záběr, každá scéna, každá věta.
Bunun arkasında büyük bir plan olduğunu anlayabilmiştim -- her karede, her sahnede, her sözde.저는 영화 아래에 거대한 디자인이 있다는 것을 알 수 있었습니다. 모든 샷에서, 모든 장면에서, 모든 대사에서 말이죠.