"Irak" Hayır sözde akıllı küre.Vandaag gaan we het hebben over 'Irak'. Neeee, zogenaamd slimme wereldbol!
"Irak" Hayır sözde akıllı küre.Тема сегодняшнего занятия... [Ирак]
"Irak" Hayır sözde akıllı küre.והיום נדבר על: - עיראק.
İsa ona, ‹‹Bu sözden ötürü cin kızından çıktı, gidebilirsin›› dedi.Allora le disse: «Per questa tua parola và, il demonio è uscito da tua figlia»
İsa ona, ‹‹Bu sözden ötürü cin kızından çıktı, gidebilirsin›› dedi.Alors il lui dit: à cause de cette parole, va, le démon est sorti de ta fille.
İsa ona, ‹‹Bu sözden ötürü cin kızından çıktı, gidebilirsin›› dedi.Atunci Isus i -a zis: ,,Pentru vorba aceasta, du-te; a ieşit dracul din fiică-tă.``
İsa ona, ‹‹Bu sözden ötürü cin kızından çıktı, gidebilirsin›› dedi.Då sade han till henne: »För det ordets skull säger jag dig: Gå; den onde anden har farit ut ur din dotter.»
İsa ona, ‹‹Bu sözden ötürü cin kızından çıktı, gidebilirsin›› dedi.Então ele lhe disse: Por essa palavra, vai; o demônio já saiu de tua filha.
İsa ona, ‹‹Bu sözden ötürü cin kızından çıktı, gidebilirsin›› dedi.Entonces él le dijo: --Por causa de lo que has dicho, ve; el demonio ha salido de tu hija
İsa ona, ‹‹Bu sözden ötürü cin kızından çıktı, gidebilirsin›› dedi.Erre monda néki: E beszédért, eredj el; az ördög kiment a te leányodból.
İsa ona, ‹‹Bu sözden ötürü cin kızından çıktı, gidebilirsin›› dedi.In ji reče: Zavoljo te besede pojdi; zli duh je odšel iz tvoje hčere.
İsa ona, ‹‹Bu sözden ötürü cin kızından çıktı, gidebilirsin›› dedi.I řekl jí: Pro tu řeč jdi, vyšloť jest ďábelství z tvé dcery.
İsa ona, ‹‹Bu sözden ötürü cin kızından çıktı, gidebilirsin›› dedi.I rzekł do niej: Dla tej mowy idź, wyszedł dyjabeł z córki twojej.
İsa ona, ‹‹Bu sözden ötürü cin kızından çıktı, gidebilirsin›› dedi.Ja hän sanoi vaimolle: "Tämän sanan tähden, mene; riivaaja on lähtenyt sinun tyttärestäsi".
İsa ona, ‹‹Bu sözden ötürü cin kızından çıktı, gidebilirsin›› dedi.예수께서 가라사대 이 말을 하였으니 돌아가라 귀신이 네 딸에게서 나갔느니라 하시매
İsa ona, ‹‹Bu sözden ötürü cin kızından çıktı, gidebilirsin›› dedi.Lalu Yesus berkata kepadanya, "Karena jawabanmu itu, pulanglah; roh jahat sudah keluar dari anakmu!
İsa ona, ‹‹Bu sözden ötürü cin kızından çıktı, gidebilirsin›› dedi.Ngài bèn phán : Hãy đi , vì lời ấy , quỉ đã ra khỏi con_gái ngươi rồi .
İsa ona, ‹‹Bu sözden ötürü cin kızından çıktı, gidebilirsin›› dedi.Ngài bèn phán: Hãy đi, vì lời ấy, quỉ đã ra khỏi con gái ngươi rồi.
İsa ona, ‹‹Bu sözden ötürü cin kızından çıktı, gidebilirsin›› dedi.Og han sagde til hende: "For dette Ords Skyld gå bort; den onde Ånd er udfaren af din Datter"
İsa ona, ‹‹Bu sözden ötürü cin kızından çıktı, gidebilirsin›› dedi.Og han sa til henne: For dette ords skyld sier jeg dig: Gå bort! Den onde ånd er faret ut av din datter.
İsa ona, ‹‹Bu sözden ötürü cin kızından çıktı, gidebilirsin›› dedi.Und er sprach zu ihr: Um des Wortes willen so gehe hin; der Teufel ist von deiner Tochter ausgefahren.
İsa ona, ‹‹Bu sözden ötürü cin kızından çıktı, gidebilirsin›› dedi.Vtedy jej povedal: Pre to slovo idi; démon vyšiel z tvojej dcéry.
İsa ona, ‹‹Bu sözden ötürü cin kızından çıktı, gidebilirsin›› dedi.Και ειπε προς αυτην Δια τουτον τον λογον υπαγε εξηλθε το δαιμονιον απο της θυγατρος σου.
İsa ona, ‹‹Bu sözden ötürü cin kızından çıktı, gidebilirsin›› dedi.И рече й: 3а тая дума иди си; бесът излезе от дъщеря ти.
İsa ona, ‹‹Bu sözden ötürü cin kızından çıktı, gidebilirsin›› dedi.И сказал ей: за это слово, пойди; бес вышел из твоей дочери.
İsa ona, ‹‹Bu sözden ötürü cin kızından çıktı, gidebilirsin›› dedi.І рече їй: За се слово йди; вийшов біс із дочки твоєї.
İsa ona, ‹‹Bu sözden ötürü cin kızından çıktı, gidebilirsin›› dedi.ויאמר אליה בגלל דברך זה לכי לך יצא השד מבתך׃
İsa ona, ‹‹Bu sözden ötürü cin kızından çıktı, gidebilirsin›› dedi.فقال لها. لاجل هذه الكلمة اذهبي. قد خرج الشيطان من ابنتك.
İsa ona, ‹‹Bu sözden ötürü cin kızından çıktı, gidebilirsin›› dedi.耶 穌 對 他 說 、 因 這 句 話 、 你 回 去 罷 . 鬼 已 經 離 開 你 的 女 兒 了
İsa ona, ‹‹Bu sözden ötürü cin kızından çıktı, gidebilirsin›› dedi.耶穌對 他 說 、 因這 句話 、 你 回去 罷 . 鬼 已 經離開 你 的 女 兒了
İşte bu yüzden, bu sözde ilişkilerin tümünden kendimi geri çektim.Das führte bei mir zu einem freiwilligen Rückzug... aus praktisch jeglichem sogenannten sozialen Umgang,
İşte bu yüzden, bu sözde ilişkilerin tümünden kendimi geri çektim.Das führte bei mir zu einem freiwilligen Rückzug... aus praktisch jeglichem sogenannten sozialen Umgang,
İşte bu yüzden, bu sözde ilişkilerin tümünden kendimi geri çektim.De aceea am renunþat la aproape toate aºa-numitele relaþii interumane.
İşte bu yüzden, bu sözde ilişkilerin tümünden kendimi geri çektim.Detta har medfört att jag avstått från praktiskt taget all så kallad samvaro.
İşte bu yüzden, bu sözde ilişkilerin tümünden kendimi geri çektim.Por eso me he retirado... ...de lo que ahora se hace llamar "vida pública".
Kofi Annan'la birlikte tanıttığımız sözde Yeşil Makine mesela,11월에 튀니지에서 개최된 세계 정상회담에서
Kofi Annan'la birlikte tanıttığımız sözde Yeşil Makine mesela,11月のチュニジアでの世界サミットで紹介したものです
Kofi Annan'la birlikte tanıttığımız sözde Yeşil Makine mesela, Kasım'da, Tunus'taki Dünya Zirvesi'nde.Es la llamada Máquina Verde que presentamos con Kofi Annan en noviembre, en la Cumbre Mundial de Túnez.
Kofi Annan'la birlikte tanıttığımız sözde Yeşil Makine mesela, Kasım'da, Tunus'taki Dünya Zirvesi'nde.Това е тъй наречената Зелена Машина, която представихме с Кофи Анан през ноември на Световната Среща в Тунис.
Kofi Annan'la birlikte tanıttığımız sözde Yeşil Makine mesela,זה מה שנקרא המכונה הירוקה שהצגנו עם קופי ענאן
Kofi Annan'la birlikte tanıttığımız sözde Yeşil Makine mesela,أُطلق عليها الآلة الخضراء التي قدمناها مع كوفي عنان
Musa, Mısırlıların bütün bilim dallarında eğitildi. Gerek sözde, gerek eylemde güçlü biri oldu.Assim Moisés foi instruído em toda a sabedoria dos egípcios, e era poderoso em palavras e obras.
Musa, Mısırlıların bütün bilim dallarında eğitildi. Gerek sözde, gerek eylemde güçlü biri oldu.A vyučili Mojžiša všetkej múdrosti Egypťanov, a bol mocný vo svojich slovách i skutkoch.
Musa, Mısırlıların bütün bilim dallarında eğitildi. Gerek sözde, gerek eylemde güçlü biri oldu.Così Mosè venne istruito in tutta la sapienza degli Egiziani ed era potente nelle parole e nelle opere
Musa, Mısırlıların bütün bilim dallarında eğitildi. Gerek sözde, gerek eylemde güçlü biri oldu.És Mózes taníttaték az Égyiptombeliek minden bölcseségére; és hatalmas vala beszédben és cselekedetben.
Musa, Mısırlıların bütün bilim dallarında eğitildi. Gerek sözde, gerek eylemde güçlü biri oldu.Hij kreeg een grondige opleiding in de Egyptische wetenschap en was krachtig in zijn handel en wandel.
Musa, Mısırlıların bütün bilim dallarında eğitildi. Gerek sözde, gerek eylemde güçlü biri oldu.In naučil se je Mojzes vse modrosti Egipčanov, in je bil mogočen v svojih besedah in dejanjih.
Musa, Mısırlıların bütün bilim dallarında eğitildi. Gerek sözde, gerek eylemde güçlü biri oldu.I vyučen jest Mojžíš vší moudrosti Egyptské, a byl mocný v řečech i v skutcích.
Musa, Mısırlıların bütün bilim dallarında eğitildi. Gerek sözde, gerek eylemde güçlü biri oldu.I wyćwiczony jest Mojżesz we wszelkiej mądrości Egipskiej, a był możny w mowach i w uczynkach.
Musa, Mısırlıların bütün bilim dallarında eğitildi. Gerek sözde, gerek eylemde güçlü biri oldu.Ja Mooses kasvatettiin kaikkeen egyptiläisten viisauteen, ja hän oli voimallinen sanoissa ja teoissa.
Musa, Mısırlıların bütün bilim dallarında eğitildi. Gerek sözde, gerek eylemde güçlü biri oldu.모세가 애굽 사람의 학술을 다 배워 그 말과 행사가 능하더라
Musa, Mısırlıların bütün bilim dallarında eğitildi. Gerek sözde, gerek eylemde güçlü biri oldu.Moise a învăţat toată înţelepciunea Egiptenilor, şi era puternic în cuvinte şi în fapte.
Musa, Mısırlıların bütün bilim dallarında eğitildi. Gerek sözde, gerek eylemde güçlü biri oldu.Môi-se được học cả sự khôn ngoan của người Ê-díp-tô; lời nói và việc làm đều có tài năng.
Musa, Mısırlıların bütün bilim dallarında eğitildi. Gerek sözde, gerek eylemde güçlü biri oldu.Môi-se được học cả sự khôn_ngoan của người Ê - díp-tô ; lời_nói và việc_làm đều có tài_năng .
Musa, Mısırlıların bütün bilim dallarında eğitildi. Gerek sözde, gerek eylemde güçlü biri oldu.Moïse fut instruit dans toute la sagesse des Égyptiens, et il était puissant en paroles et en oeuvres.
Musa, Mısırlıların bütün bilim dallarında eğitildi. Gerek sözde, gerek eylemde güçlü biri oldu.Moisés fue instruido en toda la sabiduría de los egipcios y era poderoso en sus palabras y hechos
Musa, Mısırlıların bütün bilim dallarında eğitildi. Gerek sözde, gerek eylemde güçlü biri oldu.Och Moses blev undervisad i all egyptiernas visdom och var mäktig i ord och gärningar.
Musa, Mısırlıların bütün bilim dallarında eğitildi. Gerek sözde, gerek eylemde güçlü biri oldu.Og Moses blev oplært i al Ægypternes Visdom; og han var mægtig i sine Ord og Gerninger.
Musa, Mısırlıların bütün bilim dallarında eğitildi. Gerek sözde, gerek eylemde güçlü biri oldu.Og Moses blev oplært i all egypternes visdom, og han var mektig i ord og gjerninger.
Musa, Mısırlıların bütün bilim dallarında eğitildi. Gerek sözde, gerek eylemde güçlü biri oldu.Und Moses ward gelehrt in aller Weisheit der Ägypter und war mächtig in Werken und Worten.