Ana içeriğe geç
Sözlük

söz ile cümle

söz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Yanlış anlamaları önlemek için sözleşmeyi tekrar incelediler.In order to avoid misunderstandings, they went through the contract again.
Söz gümüşse sükut altın.Least said, soonest mended.
Söze bakılmaz, işe bakılır.Actions speak louder than words.
Şimdi eylemlerin sözlerinle eşleşmiyor.Right now your actions do not match your words.
O bana bu hafta ödeme yapacağına söz verdi ama sözünü tutmadı.She promised that she would pay me this week, but she didn't keep her word.
Bugün sözlüğün var mı?Have you a dictionary today?
Galiba sen bugün söylediğim bir sözü anlamıyorsun.You probably don't understand a word I'm saying today.
Sözünü tuttuğunu biliyorum.I know that he keeps his promise.
Son söz öğrencilere kalmış.The final decision rests with the students themselves.
En büyük İngilizce Sözlük 450.000' in üzerinde kelimeye sahiptir.The largest English dictionary has over 450,000 words.
Yazarlar genellikle bir sözlüğe başvururlar.Writers often refer to a dictionary.
Arkadaşımdan sözlüğü ödünç aldım.I borrowed the dictionary from my friend.
Dün sözlükte baktığım kelimenin anlamını hatırlamıyorum.I can't remember the meaning of the word that I looked up yesterday.
Üzgünüm, fakat önceden verilmiş sözüm var.I'm sorry, but I have a prior engagement.
Kız kardeşim benden sözlüğümü ona ödünç vermemi istedi.My sister asked me to lend her the dictionary.
O açık sözlü bir kişi.She's an outspoken person.
Şaşırdım, o, sözlüğü nasıl kullanacağını bilmiyordu.To my surprise, he didn't know how to use the dictionary.
Lütfen konuşurken sözümü kesme.Please don't interrupt me while I'm talking.
Konuşurken sözümü kesme.Don't interrupt me while I am talking.
Ben konuşurken sözümü kesme.Don't interrupt me while I am talking.
Biz konuşurken sözümüzü kesti.She cut in when we were talking.
Bizim sözlü sınavımız vardı.We had an oral exam.
Biz patty'ye sözünden asla dönmediği için güveniriz.We rely on Patty because she never breaks her promises.
İletişim kurmak için sözcükler kullanırız.We use words to communicate.
Genelde duygularımızı söz kullanmaksızın ifade ederiz.We often express our emotions nonverbally.
Gelecek hafta buluşmak için söz verdik.We made a promise to meet the next week.
Benimle görüşeceğine söz verir misin?Would you promise to keep in touch with me?
Bana sözlüğü getir.Bring me the dictionary.
Sözlüğü alacak param yok.I have no money to buy the dictionary with.
Bana iyi bir sözlük önerebilir misin?Can you recommend a good dictionary to me?
Kuzenim sözünü kıracak son kişidir.My cousin is the last person to break his promise.
Sözlerimin anlamı var mı?Am I making sense?
Sözlerim seni incittiyse özür dilerim.I'm sorry if my words hurt you.
Sözlerim size yönelik değildi.My remarks were not aimed at you.
Benim sözlüğüm çok faydalıdır.My dictionary is very useful.
Bildiğim kadarıyla, onlar her zaman sözlerini tutarlar.As far as I know, they always keep their word.
Bir tek gün için bile bu sözlük olmadan yapamam.I cannot do without this dictionary even for a single day.
Ben her zaman elimin altında bir sözlük bulundururum.I always keep a dictionary close at hand.
Ben her zaman sözümü tuttum.I have always kept my word.
Her zaman sözümü tutarım.I always keep a promise.
Bu sayfadaki her sözcüğü biliyorum.I know every word on this page.
Sanırım bu sözlüğün bana büyük yardımı olacak.I think this dictionary will be of great help to me.
Bu sözlükten vazgeçemem.I cannot dispense with this dictionary.
Sanırım bu sözlük yeni başlayanlar için faydalıdır.I think this dictionary useful for beginners.
Bu sözlük için 1,500 yen ödedim.I paid 1,500 yen for this dictionary.
Ben bu sözlüğü satın almak istiyorum.I want to buy this dictionary.
Onun sözleriyle cesaretlendirildim.I was encouraged by his words.
Sözü hatırlıyorum.I remember the word.
Onu yapmak için bir söz verdim.I have made a promise to do it.
Ona sözlükte bakacağım.I will look it up in the dictionary.
Bakabildiğim kadar sözlüğe baktım.I looked in as many dictionaries as I could.
Jane ile partiye gitmek için söz verdim, ve onun yüzünü kara çıkaramam.I promised to go to the party with Jane, and I can't let her down.
Ben sık sık sözlüğe bakarım.I often refer to the dictionary.
Ben her zaman sözlerimi tutarım.I always keep my promises.
Senin sahip olduğun aynı sözlükten istiyorum.I want the same dictionary as you have.
Bunun için sözünüzü aldım.I took your word for it.
Kardeşinin sözlüğünün aynısından bende de var.I have the same dictionary as your brother has.
Bugün geleceğime dair ona söz verdim.I promised him that I would come today.
Güncel bir sözlüğüm var.I have an up-to-date dictionary.
Sözlükte bu kelimenin anlamını aradım.I searched for the meaning of this word in the dictionary.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod