Ana içeriğe geç
Sözlük

söz ile cümle

söz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Mademki bir söz verdin, onu tutmalısın.Once you have made a promise, you must keep it.
Dans etmek söz konusu olduğunda hiç kimse Michael Jackson gibi hareket edemez.When it comes to dancing, nobody can move like Michael Jackson.
O, sizin sözlük değil mi?Isn't that your dictionary?
Belirli bir sözcüğün nasıl kullanıldığını bilmek istiyorsanız bu sözlüğe bakın.If you want to know how a certain word is used, look it up in this dictionary.
Albert sözünden cayacak en son kişidir.Albert is the last person to break a promise.
Alice konuşuyorken John sözünü kesti.John broke in as Alice was speaking.
Bu yaz Amerika'ya bir yolculuk söz konusu değil.A trip to America this summer is out of the question.
Amerika'ya bir yolculuk söz konusu değil.A trip to America is out of the question.
Amerikalı çocuklar bu sözcükleri işiterek büyürler.American children grow up hearing those words.
Şu çocuklar kötü sözler kullanırlar.Those children use bad words.
O evde onun sözü geçer.She wears the trousers in that house.
O zaman verdiğim söz hâlâ geçerli.The promise I made then still holds.
Sözünden dönmemelisin.You shouldn't break promises.
Sözlüğün var, değil mi? Onu kullanabilir miyim?You have a dictionary, don't you? Can I use it?
Senin üç sözlüğün var.You have three dictionaries.
Sen benim sözlüğümü kullanabilirsin.You may use my dictionary.
Bana artık kaba davranmamak için söz verdin.You promised not to be rude to me any more.
Adınızdan söz edildi.Your name was mentioned.
Nazik sözlerinize değer vereceğim.I'll treasure your kind words.
Bana sözlüğünü ödünç ver, lütfen.Lend me your dictionary, please.
Sözlüğünü bana ödünç ver, lütfen.Lend me your dictionary, please.
Lütfen sözlüğünü bana ödünç ver.Lend me your dictionary, please.
Ben senin sözlüğünü kullanabilir miyim?Can I use your dictionary?
Sözlüğünüzü kullanabilir miyim?Can I use your dictionary?
Kız kardeşinin sahip olduğu aynı sözlükten istiyorum.I want the same dictionary that your sister has.
Senin teşvik sözlerinin benim için çok şey ifade ediyordu.Your words of encouragement meant a lot to me.
Sözünden döndüğün için seni suçlayamam.I can't blame you for breaking your promise.
Bildiğim kadarıyla böyle bir sözcük yok.So far as I know, there is no such word.
Akira babasının bir öğrenci olarak kullandığı o aynı sözlüğü kullanıyor.Akira is using that same dictionary that his father used as a student.
Beş bin yen bu sözlüğü satın almak için yeterlidir.Five thousand yen is enough to buy this dictionary.
O iki kez sözünden döndükten sonra ona hâlâ güveniyor musun?Do you still trust him after he broke his promise twice?
Saat 11'e kadar geri döneceğine söz verdiğin sürece, dışarı çıkabilirsin.You can go out, as long as you promise to be back by 11 o'clock.
Sözde "kış döneminin" üniversite reformunu geliştirmesi bekleniyor.So-called "winter time" is expected to enhance the college reform.
" O kızdığı zaman bir kaplandır " sözü metafora bir örnektir."He's a tiger when he's angry" is an example of metaphor.
Sözünü tutmalısın.You should keep your promise.
Dedektif meseleyi derhal incelemek için söz verdi.The detective promised to look into the matter right away.
Sözleşme yüzünden onları teslim etmek zorundadır.Because of the contract, he is bound to deliver them.
Bir sözleşmede belirsizliklere izin verilmez.No ambiguities are allowed in a contract.
Anlaşmanın ayrıntıları sözleşmede belirtilir.The details of the agreement are set forth in the contract.
Sözleşme oldukça gevşek.The contract was rather loose.
Sözleşme çantada, öyleyse kutlamak için dışarı çıkalım.The contract is in the bag, so let's go out and celebrate.
Ben sözleşmeyi bozulmuş olarak görüyorum.I regard the contract as having been broken.
Sözleşme imzaladığımız için kararımıza bağlıydık.We were tied to our decision because we signed the contract.
Sözleşmeyi imzalayarak, beş yıl daha kendimi orada çalışmaya adadım.By signing the contract, I committed myself to working there for another five years.
Lütfen sözleşmede adınızı imzalayın.Please sign your name on the contract.
Sözleşme taslağı için sana teşekkür ederim.Thank you for the draft of the Agreement.
Sözleşme şartlarına göre, ödemenizin vadesi 31 Mayısta idi.According to the terms of the contract, your payment was due on May 31st.
Yönetim, ücret artışının söz konusu olmadığını söyledi.The management said that a wage increase was out of the question.
Polisler sorunu araştıracaklarına söz verdi.The police promised to look into the matter.
Asla yalan söylemeyeceğine söz vermedin mi?Didn't you promise never to tell a lie?
Asla sözünden dönme.Never break your promise.
Sözüne uy.Abide by your promise.
Söz gümüşse, sukut altındır.Speech is silver, silence is gold.
Sözler beni başarısız etti.Words failed me.
Sözcükler bunu ifade edemez.Words cannot express it.
Sözler duygularımı iletmez.Words cannot convey my feelings.
Sözlerine dikkat et.Watch your mouth!
Bir kelimenin anlamını bilmiyorsan bir sözlüğe başvursan iyi olur.You had better consult a dictionary when you don't know the meaning of a word.
Yanlış zamanda konuşulan bir söz iyilikten çok daha fazla zarar yapabilir.A word spoken at the wrong time can do very much more harm than good.
Sözlerini iyi tart.Weigh your words well.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod