Tom henüz sözleşmeyi imzalamadı.Tom hasn't signed a contract yet.
Bu, Tom'un sözlüğü.This is Tom's dictionary.
Ben sözlerimi tutmaya çalışıyorum.I try to keep my promises.
Tom bunun yapılacağına söz verdi.Tom promised it would be done.
Bu benim tek şartım ve son sözüm.This is my only condition and my last word.
Tom olanları Mary'ye anlatmayacağına söz verdi.Tom promised not to tell Mary about what happened.
Biz sözlerimizi tutmaya çalışıyoruz.We try to keep our promises.
Sen burada olacağına söz verdin.You promised you would be here.
Sen geleceğine söz verdin.You promised you would come.
Söz verdin!You promised!
Sen orada olacağına söz verdin.You promised you'd be there.
Biz sözümüzden dönmeyeceğiz.We're not going to back down.
Bundan söz ettiğin için teşekkür ederim.Thank you for mentioning this.
Sözünü sakınmadan konuşursun, değil mi?You don't pull any punches, do you?
Tom Mary'ye zarar vermeyeceğine söz verdi.Tom promised not to harm Mary.
Tom asla sözleşmeyi imzalamadı.Tom never signed the contract.
Tom sigara içmemeye söz verdi.Tom promised not to smoke.
Tom asla sözünü tutmaz.Tom never keeps his word.
Ben uyumadan önce tutacak sözlerim ve gidecek millerim var.I have promises to keep, and miles to go before I sleep.
Kamuoyu yoklamaları söz konusu olduğu sürece büyük bir sorun vardır.There is a big problem as far as opinion polls are concerned.
Sözün kesilmeden önce ne söyleyeceğini hatırlıyor musun?Do you remember what you were going to say before you were interrupted?
Bir daha geç kalmayacağıma söz veriyorum.I promise I won't be late again.
Şimdi bile Mary, Tom'un acı sözlerini hatırlar.Even now, Mary remembers Tom's bitter words.
Mary, Tom'un acı sözlerini hala hatırlıyor.Mary still remembers Tom's bitter words.
Tom onu yapacağına söz verdi.Tom has promised to do that.
Tom sözleşmeyi imzalamadı.Tom didn't sign the contract.
Artık senin sözünü kesmeyeceğim.I won't interrupt you anymore.
Tom bana ödeyeceğine söz verdiği kadar çok ödemedi.Tom didn't pay me as much as he promised he would.
Tom yapacağına söz verdiği şeyi henüz yapmadı.Tom hasn't yet done what he promised he would do.
Elimden geleni yapacağım, sana söz veriyorum.I'll do my best, I promise you.
Tom yapacağına söz verdiği şeyi yapmadı.Tom didn't do what he promised he would do.
Bir sürü samimi sözler söylendi.A lot of warm words were said.
Sadece onun sözlerini tekrar ettim.I simply repeated his words.
Tom Mary ile ilgili ne olduğu hakkında çok açık sözlü değildi.Tom wasn't very forthcoming about what happened with Mary.
Tom sözleşmeyi henüz imzalamadı.Tom hasn't yet signed the contract.
Sevgide, küçük jestler büyük sözcüklerden daha fazla sayılır.In love, small gestures count more than big words.
Bence bu sözcük artık kullanılmıyor.I think this word is no longer in use.
Bence bu sözcük artık kullanımda değil.I think this word is no longer in use.
Tom bize bir şey sözü vermedi.Tom hasn't promised us anything.
Tom yazdığı o yeni şarkıyı bu gece söyleyeceğine bana söz verdi.Tom promised me that tonight he'd sing that new song he wrote.
Bu sözü seviyorum.I love this word.
Beni titreten bir söz söyledin.You said a word that makes me shudder.
Sözlerinizi söyleyin.Enunciate your words.
Bu, sözleşmenin basit ihlalidir.That's simple breach of contract.
Tom kendini ifade edecek sözler bulamadı.Tom couldn't find the words to express himself.
Yakında unutmayacağımıza söz veriyoruz.We promise we won't soon forget.
Tom destek vermeye devam etmeye söz verdi.Tom pledged his continued support.
Bunun için yalnızca onun sözlerine sahibiz.We only have their word for it.
Sözleşme üç yıl sürüyor.The contract lasts three years.
Onlara ne istersen söz ver.Promise them whatever you want.
Oraya geri dönmek için asla söz vermedim.I vowed never to go back there.
Eylemden fazla söz var.There's more talk than action.
Tom kendi sözlerinden pişman olacak.Tom will regret his own words.
Nazik sözlerin için teşekkür ederim.Thank you for the kind words.
Tom resmi sözcüdür.Tom is the official spokesman.
Tom sözleşmesini beğenmiyor.Tom doesn't like his contract.
Tom o konuda çok açık sözlüydü.Tom was quite frank about it.
Ben en iyi şarkı sözü yazarı değilim.I'm not the best songwriter.
Kalıcı bir sözleşmem var.I have a permanent contract.
O konuda herhangi bir söz vermiyorum.I don't promise any of that.