Tom resmi sözcüdür.Tom is the official spokesman.
Onlar Tom'un son sözleriydi.Those were Tom's final words.
Tom'un özü sözü birdir.Tom is a man of integrity.
O benim sözümdü.That was my promise.
Sana onu söz veriyorum.I promise you that.
Tom bana burada olacağına söz verdi.Tom promised me that he'd be here.
Bir ay boyunca bisikletime dokunmamaya söz veriyorum.I promise not to touch my bicycle for a whole month.
Bir söz verdin, Jamal.You made a promise, Jamal.
Sözünü tuttuğun için memnunum.I'm glad that you kept your promise.
Tom, Mary'ye olan sözünü unutmuş olmalı.Tom must've forgotten his promise to Mary.
Tom, Mary'ye söz verdiğini unutmuş olmalı.Tom must've forgotten what he promised Mary.
Tom, Mary için yapmaya söz verdiklerini unutmuş olmalı.Tom must've forgotten what he promised to do for Mary.
Bu gece dükkanda babama yardım etmeye söz verdim.I promised to help my dad at the shop tonight.
Eğleneceğimize söz veriyorum.I promise we'll have fun.
Tom bir şarkı sözü yazarı olarak ne kadar iyidir?How good is Tom as a songwriter?
Artık içki içmeyeceğim diye kendi kendime söz vermiştim.I promised myself I wouldn't drink anymore.
Sana onu bir daha asla yapmayacağıma söz veriyorum.I promise you that I'll never do that again.
Fadıl, Leyla'ya onunla evlenmek için söz verdi.Fadil promised Layla to marry her.
Fadıl, Leyla'ya para, araba ve mücevherat sözü verdi.Fadil promised Layla money, cars, and jewellery.
Tom onu yapmayacağına dair bana söz verdi.Tom promised me he wouldn't do that.
Şarkı sözleri, anadil olarak konuşanlar tarafından bile yanlış işitilirler.Song lyrics are often misheard, even by native speakers.
Bir daha asla geç kalmamak için söz vermiştim.I've promised never to be late again.
Sana eskiden hiç söz etmedim.I never mentioned you once.
Tom meselede söz sahibi değil.Tom doesn't have a say in the matter.
Her kelime geleceği değiştirir. İster iyi ister kötü olsun, konuşulan sözcüğe bağlıdır.Every word alters the future. Whether good or bad, depends on the word spoken.
Ben bir söz yazarıyım.I'm a speechwriter.
Ben çok açık sözlüyüm.I'm very outspoken.
Ben asla hiç kimsenin sözlerini çarpıtmadım.I never distorted anyone's words.
Bana yardım edebilir misin? "Çiçek dişilik organı" sözcüğünün doğru çevirisini arıyorum.Can you help me? I'm looking for the correct translation of the word "pistil."
Bana yardım edebilir misiniz? "Pistil" sözcüğünün doğru çevirisini arıyorum.Can you help me? I'm looking for the correct translation of the word "pistil."
Sözleşmem muhtemelen yenilenmeyecek.My contract probably won't be renewed.
O onun son sözleriydi.That was his last word.
Son sözleri oldu.It was his last words.
Harika söz! Onu hatırlamak zorundayım.Cool word! I'll have to remember it.
Leyla çok açık sözlü bir kişiydi.Layla was a very outspoken person.
Leyla, polise Sami'nin aramasından hiç söz etmedi.Layla never told the police about Sami's call.
Leyla, polise Sami'nin ziyaretinden hiç söz etmedi.Layla never told the police about Sami's visit.
Onu yarın yapacağıma söz veriyorum.I promise I'll do that tomorrow.
Sözcüğü hatalı bir biçimde kullanıyorsun.You are using the word incorrectly.
Sözcüğü hatalı biçimde kullanıyorsunuz.You're using the word incorrectly.
Tom olanlardan Mary'ye söz etmek istemediğini söyledi.Tom said he didn't want to tell Mary about what had happened.
ÖNY (Özne-nesne-yüklem), diller için en yaygın sözcük sırasıdır.SOV (subject-object-verb) is the most common word order for languages.
O çok kötü bir sözcük oyunu.That is a very bad pun.
O sözcük oyunu müthiştir.That pun is terrible.
Leyla, Sami'den ayrılmaktan söz ediyordu.Layla mentioned the break-up to Sami.
Sözümü kesme!Don't interrupt me!
Sözleri değiştirmek gerekir.One has to change the words.
Beni unutmayacağına söz ver, Tom.Promise you won't forget me, Tom.
Tom onu yapmayacağına söz verdi.Tom promised he wouldn't do that.
Sözlerini tutmuyorsun.You don't keep your promises.
Sözlerini tut.Keep your promises.
Tom evimizi boyatmamız için ne kadar ödediğimizi kimseye söylememeye söz verdi.Tom promised not to tell anyone how much we paid to have our house painted.
Tom geç kalmayacağına söz verdi.Tom promised he wouldn't be late.
Tom onun yapmasını istediğimiz şeyi seve seve yapmaya söz verdi.Tom readily promised to do what we asked him to do.
Tom Mary'ye hiç söz etmedi.Tom didn't mention Mary at all.
Bana Mary teyzeyle kalacağına söz ver.Promise me you will stay with Aunt Mary.
Onlar söz verdi.They promised.
Onlar bir söz verdi.They made a promise.
Onlara bir söz verdim.I made a promise to them.
Ona bir söz verdim.I made a promise to him.