Ana içeriğe geç
Sözlük

söz ile cümle

söz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un çok iyi bir Fransızca-İngilizce sözlüğü yok.Tom doesn't have a very good French-English dictionary.
Tom sözleşmeyi Fransızcaya çevirdi.Tom translated the contract into French.
Keşke iyi bir Fransızca sözlüğüm olsa.I wish I had a good French dictionary.
Tom Mary'ye Fransızca bir sözlük verdi.Tom gave Mary a French dictionary.
Tom Fransızca dersi için bir sözleşme imzaladı.Tom signed up for a French class.
Fransızca bir sözlüğün var mı?Do you have a French dictionary?
Fransızca sözlüğün var mı?Do you have a French dictionary?
Sözlük şimdi Android telefonlar için bir uygulama olarak kullanılabilir.The dictionary is now available as an app for Android phones.
Senin sözlerin alakasız.Your remark is irrelevant.
Sözünden nasıl şüphe edebilirsin?How can you doubt his word?
Bu kelimeyi normal bir sözlükte bulamayacaksın.You won't find this word in a normal dictionary.
Her şeyin iyi olacağına söz veriyorum.Everything will be okay. I promise.
Küçük bir İngilizce-Rusça sözlüğün var mı?Do you have a small English-Russian dictionary?
Sana sözlüğümü ödünç vereceğim.I'll loan you my dictionary.
Tom bana istediğim her şeyi vermeye söz verdi.Tom promised to give me anything I wanted.
Bir söz bir borçtur.A promise is a debt.
Bana ne kadar çok ödeyeceğine söz verirse versin Tom için asla çalışmayacağım.I'll never work for Tom no matter how much he promises to pay me.
Tom yapacağına söz verdiği şeyi yapmadığı için özür diledi.Tom apologized for not doing what he had promised he'd do.
Sana söylerdim ama söylememem için Tom bana söz verdirdi.I would've told you, but Tom made me promise not to tell.
Durum hakkında bir şey yapacağıma sana söz veriyorum.I promise you I'll do something about the situation.
Tom sözleşmeyi dikkatle okuduktan sonra imzaladı.Tom signed the contract after reading it carefully.
Tom'un neden sözleşmeyi imzalamak istemediğini merak ediyorum.I wonder why Tom doesn't want to sign the contract.
Tom avukatı okuduktan sonra sözleşmeyi imzaladı.Tom signed the contract after his lawyer read it.
Tom sözleşmeyi onu okumadan imzaladı.Tom signed the contract without reading it.
Tom'un sözünü unutmadığından eminim.I'm sure Tom hasn't forgotten his promise.
Ben sözümü tutacağım.I'm going to keep my side of the bargain.
Burada neyin söz konusu olduğunun farkındayım.I'm aware of what is at stake here.
Ben bundan söz ettiğimden oldukça eminim.I'm pretty sure I mentioned that.
Tom'un sözüne inanmıyorum.I'm not taking Tom's word for it.
Bundan Tom'a söz etmek zorunda kalacağım.I'll have to mention this to Tom.
Bunu bir daha yapmayacağıma söz veriyorum.I promise I won't do that again.
Sana o konudan söz ettiğime eminim.I'm sure I told you about that.
Senden söz etmiyorum, Tom.I'm not talking about you, Tom.
Sözünden dönebileceğini düşündüm.I thought you might back out.
Sözünü kestiğim için üzgünüm.I'm sorry I interrupted you.
Ben herhangi bir söz vermiyorum.I'm not making any promises.
Bundan söz ettiğim için üzgünüm.I'm sorry I mentioned it.
Ben sözünü kesmekten korkarım.I'm afraid to interrupt.
Sözümü tutacağım.I'll keep my promise.
Tom sözünden dönmeyecek.Tom won't back down.
Bizim bir sözleşmemiz var.We have a contract.
Ben şimdi sözü geçenim.I'm in command now.
Tom Mary'ye onu yapacağına söz verdi.Tom promised Mary he'd do it.
Söz verdin.You promised.
Söz verdiniz.You promised.
Pekala, en önemli sözleri hatırlamak için emin olun.Well, make sure to remember the most important words.
Bu sözcük büyük harfle yazılır.This word is written capitalized.
Bush Cenevre Sözleşmesine saygı duyuyor.Bush respects the Geneva Convention.
Bush Cenevre Sözleşmesi'ni asla ihlal etmedi.Bush never violated the Geneva Convention.
O bir söz verdi, ama sözünü tutmadı.He made a promise, but didn't keep his word.
Sözünü kesmekten nefret ediyorum fakat bir şey söylemeliyim.I hate to interrupt you, but I need to say something.
Bu sözlük neredeyse yararsız.This dictionary is nearly useless.
Şarkı sözlerini buldum,ama bunları kopyalayıp yapıştıramam.I found the lyrics, but I can't copy paste them.
Tom bir Japonca-Çince sözlük satın aldı.Tom bought a Japanese-Chinese dictionary.
Tom bir Çince-Japonca sözlüğü aldı.Tom bought a Chinese-Japanese dictionary.
O sözcük eski moda.That word is old fashioned.
Bu sözlük tamamen yararsız.This dictionary is completely useless.
Kira sözleşmesi bittiği zaman onu yenileyecek misin?Are you going to renew your lease when it expires?
Başlangıçta Söz vardı ve Söz Tanrı'yla birlikteydi ve Söz Tanrı idi.In the beginning was the Word, and the Word was with God, and the Word was God.
Tom, olanlarla ilgili bir şey söyleyemeden önce Mary'nin sözünü kesti.Tom cut Mary off before she could say anything about what happened.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
söz ile cümle - Sayfa 24 - söz kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App