Ana içeriğe geç
Sözlük

söz ile cümle

söz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Sen bana onlara bakacağına dair söz verdin.You gave me your word that you would look after them.
Miden sözlerden dolu olmayacaktır.Your stomach won't be full from promises.
O bana erken geleceğine söz verdi.He promised me he would come early.
Bu sözlük benim değil.This dictionary isn't mine.
Tatoeba: Çünkü bir dil sözcüklerinin toplamından daha fazladır.Tatoeba: Because a language is more than the sum of its words.
Sen yürüyen bir sözlük müsün?Are you a walking dictionary?
Tahtadaki sözcükleri kelimeleri göremiyorum.I can't see the words on the blackboard.
O tekrar vali olacağını kendisine söz verdi.He promised himself he would again be governor.
Grant onlara sağlam bir söz vermeyi reddetti.Grant refused to give them a firm promise.
Daima sözlüğünü el altında bulundur.Always have your dictionary close at hand.
O, babamla konuşurken, o onun sözünü kesti.She interrupted him while he was speaking to my father.
Gözde şarkı sözün nedir?What's your favorite song lyric?
Her grup için bir sözcü seçin.Choose a spokesperson for every group.
İki dilli sözlüklere izin verilir.Bilingual dictionaries are allowed.
Bu sözlük faydalı olabilir.This dictionary might come in handy.
Baban gelinceye kadar seninle birlikte kalacağıma sana söz veriyorum.I promise you I'll stay with you until your father arrives.
Baban gelinceye kadar seninle kalacağıma söz veriyorum.I promise you I'll stay with you until your father arrives.
"Kesinti" sözü bir hakarettir.The word "outage" is an outrage.
Sözlük yaklaşık yarım milyon kelime toplar.The dictionary gathers nearly half a million words.
Sözlükte o sözcüğe bakın.Look that word up in the dictionary.
Tom sözleşmeyi okumak için zaman ayırdı.Tom took his time reading the contract.
Tom bana sözümü tutmadığım için beni suçlayamadığını söyledi.Tom told me that he couldn't blame me for breaking my promise.
Tom sözünün adamıdır.Tom is a man of his word.
Tom'un favori sözü "Bir ata iki eyer takamazsın."Tom's favorite saying is "You can't put two saddles on one horse."
Tom sözünü tutamadı.Tom failed to keep his promise.
Tom yapmaya söz verdiği şeyi yaptı.Tom did what he promised to do.
Masanın üstündeki sözlük Tom'unki.The dictionary on the desk is Tom's.
Tom Mary'ye ev ödevinde yardımcı olacağına söz verdi.Tom promised to help Mary with her homework.
Tom Mary'ye ondan ödünç aldığı bütün parayı geri ödeyeceğine söz verdi.Tom promised Mary that he'd pay back all the money that he'd borrowed from her.
Tom Mary'ye okuldan sonra onunla buluşacağına söz verdi.Tom promised Mary that he'd meet her after school.
Mary, nişananlarını gizli tutacağına söz verdi.Tom promised Mary that he'd keep their engagement secret.
Tom bugün erkenden eve geleceğine dair Mary'ye söz verdi.Tom promised Mary that he'd come home early today.
Tom Mary'ye gelecekte daha dikkatli olacağına söz verdi.Tom promised Mary that he'd be more careful in the future.
Tom, Mary'ye 5:30'a kadar evde olacağına dair söz verdi.Tom promised Mary that he'd be home by 5:30.
Tom kimseye söylemeyeceğine dair Mary'ye söz verdi.Tom promised Mary that he wouldn't tell anybody.
Tom onu tekrar yapmayacağına dair Mary'ye söz verdi.Tom promised Mary that he wouldn't do that again.
Tom Mary'ye eve erken geleceğine söz verdi.Tom promised Mary he'd come home early.
Tom Mary'ye 2.30'a kadar burada olacağına söz verdi.Tom promised Mary he'd be here by 2:30.
Tom haberi Mary'ye söyleyeceğine söz verdi.Tom promised he'd tell Mary the news.
Tom Mary'ye yardım edeceğine söz verdi.Tom promised he'd help Mary.
Tom öyle bir söz verdiğini hatırlamadığını söylüyor.Tom says that he doesn't remember having made such a promise.
Tom verdiği sözü yerine getirdi.Tom kept his end of the bargain.
Tom her zaman son sözü söylemek zorunda kalan insan türüdür.Tom is the kind of person who always has to have the last word.
Tom'un sözlü tacizle başı belada.Tom has trouble dealing with verbal abuse.
Tom sözleşmeyi Mary'ye uzattı.Tom handed the contract to Mary.
Tom'un o konuda bir sözü yok.Tom doesn't have a say in that matter.
Tom Mary'nin sözünü tutacağına güvenebiliyordu.Tom could trust Mary to keep her word.
Tom şimdi sözünden dönemez.Tom can't back out now.
Polis Tom'a onun kızını arayacağına söz verdi.The police promised Tom that they would look for his daughter.
Tom ödemek için söz vermesine rağmen, Mary'yi faturayla sıkıştırdı.Even though Tom had promised to pay, he stuck Mary with the bill.
Üzgünüm sözümü tutmadım.I'm sorry I didn't keep my promise.
Tom son sözü söylemeden edemeyen türden bir insan.Tom is the type of person who always has to have the last word.
İnsanlar zaten onun projesi için para sözü verdiler.People have already promised money for his project.
Sözünü tutmadı.He broke his promise.
Bu tartışmanın türünün sonuncusu olacağına söz veriyorum.I promise that this discussion will be the last of its kind.
Ona söylememek için söz verdim.I promised not to tell him.
Sözlerini gerçekleştirmelisin.You should carry out your promises.
Sözlerini yerine getirmelisin.You should deliver on your promises.
Tom Mary'ye onu asla terk etmeyeceğine söz verdiTom promised Mary that he'd never leave her.
Tom ona destek sözü verdi.Tom pledged his support.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod