sözün ile cümle

sözün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Kralın sözünde güç vardır. Kim ona, ‹‹Ne yapıyorsun?›› diyebilir?pretože slovo kráľovo má moc, a kto mu povie: Čo robíš?
Kralın sözünde güç vardır. Kim ona, ‹‹Ne yapıyorsun?›› diyebilir?Raja bertindak dengan wibawa; tak ada yang berani membantahnya
Kralın sözünde güç vardır. Kim ona, ‹‹Ne yapıyorsun?›› diyebilir?Sillä kuninkaan sana on voimallinen, ja kuka voi sanoa hänelle: Mitäs teet?
Kralın sözünde güç vardır. Kim ona, ‹‹Ne yapıyorsun?›› diyebilir?Thi en Konges Ord er Magtsprog, og hvo kan sige til ham: "Hvad gør du?"
Kralın sözünde güç vardır. Kim ona, ‹‹Ne yapıyorsun?›› diyebilir?Ty en konungs ord är mäktigt, och vem kan säga till honom: »Vad gör du?»
Kralın sözünde güç vardır. Kim ona, ‹‹Ne yapıyorsun?›› diyebilir?Vả lại, lời vua có quyền; ai dám nói với người rằng: Ngươi làm chi?
Kralın sözünde güç vardır. Kim ona, ‹‹Ne yapıyorsun?›› diyebilir?Vả_lại , lời vua có quyền ; ai dám nói với người rằng : Ngươi làm_chi ?
Kralın sözünde güç vardır. Kim ona, ‹‹Ne yapıyorsun?›› diyebilir?Ya que la palabra del rey tiene poder, ¿quién le preguntará lo que hace
Kralın sözünde güç vardır. Kim ona, ‹‹Ne yapıyorsun?›› diyebilir?Εν τω λογω του βασιλεως ειναι εξουσια και τις θελει ειπει προς αυτον, Τι καμνεις;
Kralın sözünde güç vardır. Kim ona, ‹‹Ne yapıyorsun?›› diyebilir?Где слово царя, там власть; и кто скажет ему: „что ты делаешь?"
Kralın sözünde güç vardır. Kim ona, ‹‹Ne yapıyorsun?›› diyebilir?Тъй като думата на царя има власт, И кой ще му рече: Що правиш?
Kralın sözünde güç vardır. Kim ona, ‹‹Ne yapıyorsun?›› diyebilir?באשר דבר מלך שלטון ומי יאמר לו מה תעשה׃
Kralın sözünde güç vardır. Kim ona, ‹‹Ne yapıyorsun?›› diyebilir?حيث تكون كلمة الملك فهناك سلطان. ومن يقول له ماذا تفعل.
Kralın sözünde güç vardır. Kim ona, ‹‹Ne yapıyorsun?›› diyebilir?王 的 話 本 有 權 力 、 誰 敢 問 他 說 、 你 作 甚 麼 呢
Kralın sözünde güç vardır. Kim ona, ‹‹Ne yapıyorsun?›› diyebilir?王的話 本 有 權力 、 誰敢問 他 說 、 你 作 甚 麼呢
Kurtarıcımız Tanrının buyruğuyla bana emanet edilen bildiride Tanrı, kendi sözünü uygun zamanda açıklamıştır.자기 때에 자기의 말씀을 전도로 나타내셨으니 이 전도는 우리 구주 하나님의 명대로 내게 맡기신 것이라
Kurtarıcımız Tanrının buyruğuyla bana emanet edilen bildiride Tanrı, kendi sözünü uygun zamanda açıklamıştır.mocht ik het iedereen gaan vertellen. God, onze Redder, heeft mij opgedragen dit werk voor Hem te doen.
Kurtarıcımız Tanrının buyruğuyla bana emanet edilen bildiride Tanrı, kendi sözünü uygun zamanda açıklamıştır.To słowo swoje przez kazanie, które mi jest zwierzone według rozrządzenia zbawiciela naszego Boga:
Kurtarıcımız Tanrının buyruğuyla bana emanet edilen bildiride Tanrı, kendi sözünü uygun zamanda açıklamıştır.а в свое время явил Свое слово в проповеди, вверенной мне по повелению Спасителя нашего, Бога, –
Kurtarıcımız Tanrının buyruğuyla bana emanet edilen bildiride Tanrı, kendi sözünü uygun zamanda açıklamıştır.Един от тях някой си техен пророк е казъл: "Критяните са винаги лъжци, Зли зверове, лениви търбуси".
Kurtarıcımız Tanrının buyruğuyla bana emanet edilen bildiride Tanrı, kendi sözünü uygun zamanda açıklamıştır.явив же часу свого слово своє проповіданнєм, котре менї доручено по повелінню Спасителя нашого Бога.
Kurtarıcımız Tanrının buyruğuyla bana emanet edilen bildiride Tanrı, kendi sözünü uygun zamanda açıklamıştır.וגלה במועדו את דברו על ידי הקריאה המפקדה בידי על פי מצות האלהים מושיענו׃
Kurtarıcımız Tanrının buyruğuyla bana emanet edilen bildiride Tanrı, kendi sözünü uygun zamanda açıklamıştır.وانما اظهر كلمته في اوقاتها الخاصة بالكرازة التي اؤتمنت انا عليها بحسب امر مخلّصنا الله
Kurtarıcımız Tanrının buyruğuyla bana emanet edilen bildiride Tanrı, kendi sözünü uygun zamanda açıklamıştır.到 了 日 期 、 藉 著 傳 揚 的 工 夫 、 把 他 的 道 顯 明 了 . 這 傳 揚 的 責 任 、 是 按 著 神 我 們 救 主 的 命 令 交 託 了 我
Kurtarıcımız Tanrının buyruğuyla bana emanet edilen bildiride Tanrı, kendi sözünü uygun zamanda açıklamıştır.到了 日期 、 藉著 傳揚 的 工夫 、 把 他 的 道顯 明了 . 這傳揚 的 責任 、 是 按 著神 我 們救主 的 命令 交託 了 我
Kurtuluş miğferini ve Ruhun kılıcını, yani Tanrı sözünü alın.A lebku spasení vezměte, i meč Ducha, jenž jest slovo Boží,
Kurtuluş miğferini ve Ruhun kılıcını, yani Tanrı sözünü alın.Ambillah keselamatan sebagai topi baja, dan perkataan Allah sebagai pedang dari Roh Allah
Kurtuluş miğferini ve Ruhun kılıcını, yani Tanrı sözünü alın.A vezmite aj prilbu spasenia i meč Ducha, ktorým je slovo Božie,
Kurtuluş miğferini ve Ruhun kılıcını, yani Tanrı sözünü alın.Az idvesség sisakját is fölvegyétek, és a Léleknek kardját, a mely az Isten beszéde:
Kurtuluş miğferini ve Ruhun kılıcını, yani Tanrı sözünü alın.Cũng hãy lấy sự cứu chuộc làm mão trụ, và cầm gươm của Ðức Thánh Linh, là lời Ðức Chúa Trời.
Kurtuluş miğferini ve Ruhun kılıcını, yani Tanrı sözünü alın.Cũng hãy lấy sự cứu_chuộc làm mão trụ , và cầm gươm của Ðức_Thánh_Linh , là lời Ðức_Chúa_Trời .
Kurtuluş miğferini ve Ruhun kılıcını, yani Tanrı sözünü alın.In vzemite čelado zveličanja in meč Duha, ki je beseda Božja,
Kurtuluş miğferini ve Ruhun kılıcını, yani Tanrı sözünü alın.ja ottakaa vastaan pelastuksen kypäri ja Hengen miekka, joka on Jumalan sana.
Kurtuluş miğferini ve Ruhun kılıcını, yani Tanrı sözünü alın.구원의 투구와 성령의 검 곧 하나님의 말씀을 가지라
Kurtuluş miğferini ve Ruhun kılıcını, yani Tanrı sözünü alın.Luaţi şi coiful mîntuirii şi sabia Duhului, care este Cuvîntul lui Dumnezeu.
Kurtuluş miğferini ve Ruhun kılıcını, yani Tanrı sözünü alın.Och låten giva eder »frälsningens hjälm» och Andens svärd, som är Guds ord.
Kurtuluş miğferini ve Ruhun kılıcını, yani Tanrı sözünü alın.og ta frelsens hjelm og Åndens sverd, som er Guds ord,
Kurtuluş miğferini ve Ruhun kılıcını, yani Tanrı sözünü alın.og tager imod Frelsens Hjelm og Åndens Sværd, som er Guds Ord,
Kurtuluş miğferini ve Ruhun kılıcını, yani Tanrı sözünü alın.prendete anche l'elmo della salvezza e la spada dello Spirito, cioè la parola di Dio
Kurtuluş miğferini ve Ruhun kılıcını, yani Tanrı sözünü alın.prenez aussi le casque du salut, et l`épée de l`Esprit, qui est la parole de Dieu.
Kurtuluş miğferini ve Ruhun kılıcını, yani Tanrı sözünü alın.Przyłbicę też zbawienia weźmijcie i miecz Ducha, który jest słowo Boże!
Kurtuluş miğferini ve Ruhun kılıcını, yani Tanrı sözünü alın.Tomad también el casco de la salvación y la espada del Espíritu, que es la palabra de Dios
Kurtuluş miğferini ve Ruhun kılıcını, yani Tanrı sözünü alın.Tomai também o capacete da salvação, e a espada do Espírito, que é a palavra de Deus;
Kurtuluş miğferini ve Ruhun kılıcını, yani Tanrı sözünü alın.und nehmet den Helm des Heils und das Schwert des Geistes, welches ist das Wort Gottes.
Kurtuluş miğferini ve Ruhun kılıcını, yani Tanrı sözünü alın.U zult niet zonder de helm van de redding kunnen of zonder het zwaard van de Geest, het woord van God.
Kurtuluş miğferini ve Ruhun kılıcını, yani Tanrı sözünü alın.και λαβετε την περικεφαλαιαν της σωτηριας και την μαχαιραν του Πνευματος, ητις ειναι ο λογος του Θεου,
Kurtuluş miğferini ve Ruhun kılıcını, yani Tanrı sözünü alın.и шлем спасения возьмите, и меч духовный, которыйесть Слово Божие.
Kurtuluş miğferini ve Ruhun kılıcını, yani Tanrı sözünü alın.і шолом спасення візьміть і меч. духовний, котрий єсть слово Боже.
Kurtuluş miğferini ve Ruhun kılıcını, yani Tanrı sözünü alın.וקחו את כובע הישועה וחרב הרוח שהיא דבר האלהים׃
Kurtuluş miğferini ve Ruhun kılıcını, yani Tanrı sözünü alın.وخذوا خوذة الخلاص وسيف الروح الذي هو كلمة الله.
Kurtuluş miğferini ve Ruhun kılıcını, yani Tanrı sözünü alın.並 戴 上 救 恩 的 頭 盔 、 拿 著 聖 靈 的 寶 劍 、 就 是 神 的 道
Kurtuluş miğferini ve Ruhun kılıcını, yani Tanrı sözünü alın.並 戴上 救恩 的 頭盔 、 拿著 聖靈 的 寶劍 、 就 是 神 的 道
Kutsal tacın levhasını saf altından yaparak üzerine mühür oyar gibi ‹RABbe adanmıştır› sözünü yazdılar.A spravili bliašok svätej koruny z čistého zlata a napísali naň písmom ako ryty na pečati: Sväté Hospodinovi.
Kutsal tacın levhasını saf altından yaparak üzerine mühür oyar gibi ‹RABbe adanmıştır› sözünü yazdılar.그들이 또 정금으로 거룩한 패를 만들고 인을 새김같이 그 위에 (여호와께 성결)이라 새기고
Kutsal tacın levhasını saf altından yaparak üzerine mühür oyar gibi ‹RABbe adanmıştır› sözünü yazdılar.On fit d`or pur la lame, diadème sacré, et l`on y écrivit, comme on grave un cachet: Sainteté à l`Éternel.
Kutsal tacın levhasını saf altından yaparak üzerine mühür oyar gibi ‹RABbe adanmıştır› sözünü yazdılar.ויעשו את ציץ נזר הקדש זהב טהור ויכתבו עליו מכתב פתוחי חותם קדש ליהוה׃
Kutsal tacın levhasını saf altından yaparak üzerine mühür oyar gibi ‹RABbe adanmıştır› sözünü yazdılar.وصنعوا صفيحة الاكليل المقدس من ذهب نقي. وكتبوا عليها كتابة نقش الخاتم. قدس للرب.
Kutsal tacın levhasını saf altından yaparak üzerine mühür oyar gibi ‹RABbe adanmıştır› sözünü yazdılar.他 用 精 金 作 聖 冠 上 的 牌 、 在 上 面 按 刻 圖 書 之 法 、 刻 著 歸 耶 和 華 為 聖
Kutsal tacın levhasını saf altından yaparak üzerine mühür oyar gibi ‹RABbe adanmıştır› sözünü yazdılar.他 用 精金 作 聖冠 上 的 牌 、 在 上面 按 刻 圖書 之 法 、 刻 著歸 耶和華 為聖
Marcel Proust'un ünlü sözünde dediği gibi:Jak to ujął Marcel Proust:

İlgili Sayfalar