sözün ile cümle
sözün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
‹‹ ‹Bu nedenle, ey fahişe, RABbin sözünü dinle!Derfor, du Skøge, hør HERRENs Ord!
‹‹ ‹Bu nedenle, ey fahişe, RABbin sözünü dinle!Hör därför HERRENS ord, du sköka.
‹‹ ‹Bu nedenle, ey fahişe, RABbin sözünü dinle!Hør derfor Herrens ord, du horkvinne!
‹‹ ‹Bu nedenle, ey fahişe, RABbin sözünü dinle!그러므로 너 음부야 여호와의 말을 들을지어다
‹‹ ‹Bu nedenle, ey fahişe, RABbin sözünü dinle!O bandeloze hoer, luister naar het woord van de HERE:
‹‹ ‹Bu nedenle, ey fahişe, RABbin sözünü dinle!Perciò, o prostituta, ascolta la parola del Signore
‹‹ ‹Bu nedenle, ey fahişe, RABbin sözünü dinle!"'Por tanto, oh prostituta, escucha la palabra de Jehovah
‹‹ ‹Bu nedenle, ey fahişe, RABbin sözünü dinle!Portanto, ó meretriz, ouve a palavra do Senhor.
‹‹ ‹Bu nedenle, ey fahişe, RABbin sözünü dinle!Preto ty, smilnico, počuj slovo Hospodinovo!
‹‹ ‹Bu nedenle, ey fahişe, RABbin sözünü dinle!Protož ó nevěstko, slyš slovo Hospodinovo:
‹‹ ‹Bu nedenle, ey fahişe, RABbin sözünü dinle!Przetoż, o wszetecznico! słuchaj słowa Pańskiego.
‹‹ ‹Bu nedenle, ey fahişe, RABbin sözünü dinle!Sentähden, sinä portto, kuule Herran sana:
‹‹ ‹Bu nedenle, ey fahişe, RABbin sözünü dinle!Vậy nên , hỡi kẻ điếm đĩ , hãy nghe lời của Ðức_Giê - hô-va .
Bunun için, ey sizler, Yeruşalimden Babile gönderdiğim sürgünler, RABbin sözüne kulak verin!A vy počujte slovo Hospodinovo, všetci prestehovaní, ktorých som poslal preč z Jeruzalema do Babylona!
Bunun için, ey sizler, Yeruşalimden Babile gönderdiğim sürgünler, RABbin sözüne kulak verin!Dan kamu semua yang telah Kubuang ke Babel, dengarkan apa yang Aku, TUHAN, katakan.
Bunun için, ey sizler, Yeruşalimden Babile gönderdiğim sürgünler, RABbin sözüne kulak verin!그런즉 내가 예루살렘에서 바벨론으로 보낸 너희 모든 포로여 나 여호와의 말을 들을지니라
Bunun için, ey sizler, Yeruşalimden Babile gönderdiğim sürgünler, RABbin sözüne kulak verin!Luister daarom nu naar het woord van de HERE, allen die vanuit Jeruzalem zijn weggevoerd naar Babel.
Bunun için, ey sizler, Yeruşalimden Babile gönderdiğim sürgünler, RABbin sözüne kulak verin!Mais vous, écoutez la parole de l`Éternel, vous tous, captifs, que j`ai envoyés de Jérusalem à Babylone!
Bunun için, ey sizler, Yeruşalimden Babile gönderdiğim sürgünler, RABbin sözüne kulak verin!Men hør dog HERRENs Ord, alle I landflygtige, som jeg sendte fra Jerusalem til Babel!
Bunun için, ey sizler, Yeruşalimden Babile gönderdiğim sürgünler, RABbin sözüne kulak verin!Men hören nu I HERRENS ord, alla I fångna som jag från Jerusalem har sänt bort till Babel:
Bunun için, ey sizler, Yeruşalimden Babile gönderdiğim sürgünler, RABbin sözüne kulak verin!Men hør nu I Herrens ord, alle I bortførte som jeg har sendt fra Jerusalem til Babel!
Bunun için, ey sizler, Yeruşalimden Babile gönderdiğim sürgünler, RABbin sözüne kulak verin!Mutta kuulkaa te Herran sana, kaikki te pakkosiirtolaiset, jotka minä olen lähettänyt Jerusalemista Baabeliin.
Bunun için, ey sizler, Yeruşalimden Babile gönderdiğim sürgünler, RABbin sözüne kulak verin!Oíd, pues, la palabra de Jehovah, vosotros todos los expatriados que eché de Jerusalén a Babilonia
Bunun için, ey sizler, Yeruşalimden Babile gönderdiğim sürgünler, RABbin sözüne kulak verin!Ouvi, pois, a palavra do Senhor, vós todos os do cativeiro que enviei de Jerusalém para Babilônia.
Bunun için, ey sizler, Yeruşalimden Babile gönderdiğim sürgünler, RABbin sözüne kulak verin!Protož slyštež vy slovo Hospodinovo, všickni zajatí, kteréž jsem vyslal z Jeruzaléma do Babylona.
Bunun için, ey sizler, Yeruşalimden Babile gönderdiğim sürgünler, RABbin sözüne kulak verin!Przetoż słuchajcie słowa Pańskiego wy wszyscy pojmani, którychem wysłał z Jeruzalemu do Babilonu.
Bunun için, ey sizler, Yeruşalimden Babile gönderdiğim sürgünler, RABbin sözüne kulak verin!Ti azért, ti foglyok, halljátok meg az Úrnak szavát mindnyájan, a kiket Jeruzsálembõl Babilonba küldtem.
Bunun için, ey sizler, Yeruşalimden Babile gönderdiğim sürgünler, RABbin sözüne kulak verin!Vi torej čujte besedo GOSPODOVO, vsi preseljenci, ki sem jih poslal iz Jeruzalema v Babilon.
Bunun için, ey sizler, Yeruşalimden Babile gönderdiğim sürgünler, RABbin sözüne kulak verin!Voi però ascoltate la parola del Signore, voi deportati tutti, che io ho mandato da Gerusalemme a Babilonia
Bunun için, ey sizler, Yeruşalimden Babile gönderdiğim sürgünler, RABbin sözüne kulak verin!А вы, все переселенцы, которых Я послал из Иерусалима в Вавилон, слушайте слово Господне:
Bunun için, ey sizler, Yeruşalimden Babile gönderdiğim sürgünler, RABbin sözüne kulak verin!Послушайте, прочее, Господното слово, всички вие пленени, които изпратих от Ерусалим във Вавилон.
Bunun için, ey sizler, Yeruşalimden Babile gönderdiğim sürgünler, RABbin sözüne kulak verin!ואתם שמעו דבר יהוה כל הגולה אשר שלחתי מירושלם בבלה׃
Bunun için, ey sizler, Yeruşalimden Babile gönderdiğim sürgünler, RABbin sözüne kulak verin!وانتم فاسمعوا كلمة الرب يا جميع السبي الذين ارسلتهم من اورشليم الى بابل.
Bunun için, ey sizler, Yeruşalimden Babile gönderdiğim sürgünler, RABbin sözüne kulak verin!所 以 你 們 一 切 被 擄 去 的 、 就 是 我 從 耶 路 撒 冷 打 發 到 巴 比 倫 去 的 、 當 聽 耶 和 華 的 話
Bunun için, ey sizler, Yeruşalimden Babile gönderdiğim sürgünler, RABbin sözüne kulak verin!所以 你 們一切 被 擄去 的 、 就是 我 從 耶路撒冷 打 發到 巴比倫 去 的 、 當聽 耶和華 的 話
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.A ci, którzy byli rozproszeni, chodzili opowiadając słowo Boże.
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.Amazok annakokáért eloszolván, széjjeljártak, hirdetve az ígét.
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.A tak tí, ktorí sa rozpŕchli, prešli každý svojou stranou a zvestovali slovo.
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.Ceice se împrăştiaseră, mergeau din loc în loc, şi propovăduiau Cuvîntul.
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.Ceux qui avaient été dispersés allaient de lieu en lieu, annonçant la bonne nouvelle de la parole.
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.De som nu var adspredt, drog omkring og forkynte evangeliets ord.
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.De volgelingen die uiteengejaagd waren, spraken overal over Jezus en vertelden wat Hij had gedaan.
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.Die nun zerstreut waren, gingen um und predigten das Wort.
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.Entonces, los que fueron esparcidos anduvieron anunciando la palabra
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.Imidlertid gik de, som bleve adspredte, omkring og forkyndte Evangeliets Ord.
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.그 흩어진 사람들이 두루 다니며 복음의 말씀을 전할새
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.Men de som hade blivit kringspridda gingo omkring och förkunnade evangelii ord.
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.Ne, jotka näin olivat hajaantuneet, vaelsivat paikasta toiseen ja julistivat evankeliumin sanaa.
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.No entanto os que foram dispersos iam por toda parte, anunciando a palavra.
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.Orang-orang percaya yang sudah terpencar itu memberitakan Kabar Baik dari Allah itu ke mana-mana
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.Quelli però che erano stati dispersi andavano per il paese e diffondevano la parola di Dio
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.Ti pak, kteříž se byli rozprchli, chodili, kážíce slovo Boží.
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.Tisti pa, ki so se bili razkropili, so hodili okrog, oznanjujoč besedo evangelija.
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.Vậy , những kẻ đã bị tan lạc đi từ nơi nầy đến_nơi khác , truyền giảng đạo Tin_Lành .
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.Vậy, những kẻ đã bị tan lạc đi từ nơi nầy đến nơi khác, truyền giảng đạo Tin Lành.
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.Οι μεν λοιπον διασπαρεντες διηλθον ευαγγελιζομενοι τον λογον.
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.Которі ж порозсипались, ходили, благовіствуючи слово.
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.Между тем рассеявшиеся ходили и благовествовали слово.
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.Така Филип слезе в град Самария и им проповядваше Христа.
Bunun sonucu dağılan imanlılar, gittikleri her yerde Tanrı sözünü müjdeliyorlardı.והנפוצים עברו בארץ ויבשרו את הדבר׃