sözün ile cümle
sözün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
‹‹Ama, ‹Bu ülkede kalmayacağız› der, Tanrınız RABbin sözünü dinlemezseniz,Pero si decís: 'No habitaremos en esta tierra', desobedeciendo así la voz de Jehovah vuestro Dios
‹‹Ama, ‹Bu ülkede kalmayacağız› der, Tanrınız RABbin sözünü dinlemezseniz,Se invece, non dando retta alla voce del Signore vostro Dio, voi direte: Non vogliamo abitare in questo paese
‹‹Ama, ‹Bu ülkede kalmayacağız› der, Tanrınız RABbin sözünü dinlemezseniz,Если же вы скажете: „не хотим жить в этой земле", и не послушаетесь гласа Господа Бога вашего, говоря:
‹‹Ama, ‹Bu ülkede kalmayacağız› der, Tanrınız RABbin sözünü dinlemezseniz,Но ако кажете: Не щем да живеем в тая земя, И не послушате гласа на Господа вашия Бог,
‹‹Ama, ‹Bu ülkede kalmayacağız› der, Tanrınız RABbin sözünü dinlemezseniz,ואם אמרים אתם לא נשב בארץ הזאת לבלתי שמע בקול יהוה אלהיכם׃
‹‹Ama, ‹Bu ülkede kalmayacağız› der, Tanrınız RABbin sözünü dinlemezseniz,وان قلتم لا نسكن في هذه الارض ولم تسمعوا لصوت الرب الهكم
‹‹Ama, ‹Bu ülkede kalmayacağız› der, Tanrınız RABbin sözünü dinlemezseniz,倘 若 你 們 說 、 我 們 不 住 在 這 地 、 以 致 不 聽 從 耶 和 華 你 們 神 的 話
‹‹Ama, ‹Bu ülkede kalmayacağız› der, Tanrınız RABbin sözünü dinlemezseniz,倘若 你 們說 、 我 們 不 住在 這地 、 以致 不 聽從 耶和華 你 們神 的 話
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Ale on hovoril o chráme svojho tela.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Ale on mówił o kościele ciała swego.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Ale on pravil o chrámu těla svého.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Ali on je govoril o svetišču telesa svojega.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Dar El le vorbea despre Templul trupului Său.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.(Er aber redete von dem Tempel seines Leibes.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.그러나 예수는 성전된 자기 육체를 가리켜 말씀하신 것이라
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Maar Jezus sprak niet over de tempel! Hij bedoelde Zijn eigen lichaam.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Ma egli parlava del tempio del suo corpo
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Mais il parlait du temple de son corps.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Mas ele falava do santuário do seu corpo.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Men det var om sin kropps tempel han talade.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Men han talte om sit Legemes Tempel.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Men han talte om sitt legemes tempel.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Mutta hän puhui ruumiinsa temppelistä.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Nhưng Ngài nói về đền thờ của thân thể mình.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Nhưng_Ngài nói về đền thờ của thân_thể mình .
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Õ pedig az õ testének templomáról szól vala.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Pero él hablaba del templo de su cuerpo
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Tetapi Rumah Tuhan yang dimaksudkan Yesus adalah tubuh-Nya sendiri
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Εκεινος ομως ελεγε περι του ναου του σωματος αυτου.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.А Он говорил о храме тела Своего.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.Він же глаголав про церкву тіла свого.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.והוא דבר על היכל גויתו׃
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.واما هو فكان يقول عن هيكل جسده.
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.但 耶 穌 這 話 、 是 以 他 的 身 體 為 殿
Ama İsanın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi.但 耶穌這話 、 是 以 他 的 身體 為殿
Ama klişe bir sözün dediği gibi tahminimce bakış açısı zıtlıklardan kazanılıyor.Pero tal como dice el refrán, supongo que la perspectiva se obtiene del contraste.
Ama Matmazel daha son sözünü söylememişti..."Ik wil deel uitmaken van de geschiedenis".
Ama Matmazel daha son sözünü söylememişti...샤넬의 시대는 결코 그렇게 끝나지 않았습니다.
Ama Matmazel daha son sözünü söylememişti...Mademoiselle era departe de a-şi fi spus ultimul cuvânt.
Ama Matmazel daha son sözünü söylememişti...Mademoiselle vẫn còn chưa đưa ra quyết định cuối cùng của mình...
Ama Matmazel daha son sözünü söylememişti...Mademoiselle var langt fra at have sagt sit sidste ord...
Ama Matmazel daha son sözünü söylememişti...Mademoiselle zdaleka neřekla své poslední slovo...
Ama Matmazel daha son sözünü söylememişti..."Quiero ser lo que vendrá" Aún no había dicho su última palabra...
Ama Matmazel daha son sözünü söylememişti...Мадемуазель була далека від того, щоб сказати своє останнє слово...
Ama Matmazel daha son sözünü söylememişti...Мадмоазел съвсем не бе казала последната си дума...
Ama Matmazel daha son sözünü söylememişti...لكن الآنسة لم تقل كلمتها الأخيرة بعدُ
Ama sözünü etmek istediğim,하지만 저는 '빈 서판'이 출판된 이후로
Ama sözünü etmek istediğim,Nhưng những gì tôi muốn nói về
Ama sözünü etmek istediğim,אבל רציתי לדבר
Ama sözünü etmek istediğim,لكن ما أريد أن أتحدث عنه
Ama sözünü etmek istediğim,「空白の石版」が受け取った
Ama sözünü tutmalısın.De nem kellene megtartania az ígéretét?
Ama sözünü tutmalısın.Nhưng mà cô nên giữ lời hứa của mình đi chứ.
Ama yüzbaşı, Pavlusun söylediklerini dinleyeceğine, kaptanla gemi sahibinin sözüne uydu.Aber der Unterhauptmann glaubte dem Steuermann und dem Schiffsherrn mehr denn dem, was Paulus sagte.
Ama yüzbaşı, Pavlusun söylediklerini dinleyeceğine, kaptanla gemi sahibinin sözüne uydu.Ale setník více věřil správci lodí a marináři, nežli tomu, co Pavel pravil.
Ama yüzbaşı, Pavlusun söylediklerini dinleyeceğine, kaptanla gemi sahibinin sözüne uydu.Ale stotník viacej veril kormidelníkovi a majiteľovi lode ako tomu, čo hovoril Pavel.
Ama yüzbaşı, Pavlusun söylediklerini dinleyeceğine, kaptanla gemi sahibinin sözüne uydu.Ali stotnik je bolj verjel krmarju in gospodarju ladje nego temu, kar je pravil Pavel.
Ama yüzbaşı, Pavlusun söylediklerini dinleyeceğine, kaptanla gemi sahibinin sözüne uydu.Il centurione però dava più ascolto al pilota e al capitano della nave che alle parole di Paolo
Ama yüzbaşı, Pavlusun söylediklerini dinleyeceğine, kaptanla gemi sahibinin sözüne uydu.Jednak setnik więcej ufał sprawcy okrętu i sternikowi, niż temu, co Paweł powiadał.
Ama yüzbaşı, Pavlusun söylediklerini dinleyeceğine, kaptanla gemi sahibinin sözüne uydu.백부장이 선장과 선주의 말을 바울의 말보다 더 믿더라