sözü ile cümle

sözü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Amy Jade Winehouse (14 Eylül 1983 - 23 Temmuz 2011), İngiliz şarkıcı ve şarkı sözü yazarı.Amy Jade Winehouse (g. 1983 m. rugsėjo 14 d. – 2011 m. liepos 23 d.) – britų soul/pop/džiazo dainininkė.
Son sözü Herkese elveda" (Bye everybody!) oldu.Atsakymas į pasisveikinimą – „Per amžius!
Hiçbir şarkı sözü yoktu.Nė vienas narys nebuvo sukūręs jokios dainos.
"Yip Yip" sözüyle uçmaya başlar.Dabar gavybą vykdo UAB „Poraistė“.
Kendisi 12 yaşın şarkı sözü yazmaya başladı.Nuo dvylikos metų ji pradėjo rašyti dainas.
Son sözü “Mozart, Mozart” oldu.Pagrindinis straipsnis – Mozarabai.
Kitabın sonunda İsrail halkından arta kalanların kurtulacağı sözü verilmektedir.Knygoje rašoma apie tai, kas laukia kitų tautų, Izraelio.
Şarkının sözü ve müziği Eflatun'a aittir.Muzika ir žodžiai Accept ir Deaffy.
21, İngiliz şarkıcı-şarkı sözü yazarı Adele'in ikinci stüdyo albümüdür.21 yra antrasis Anglijos atlikėjos ir dainų autorės Adele studijinis albumas.
Fransa baştan yardım sözü vermiş olsa da yardım geç geldi ve yetersiz kaldı.Iš valdovo pastiprinimo sulaukti nepavyko, o kai pagalba atėjo, jau buvo per vėlu.
Alfred Nobel'in bu sözü aslında başta birçok tartışmaya neden olmuştur.Aukščiau paminėta Nobelio citata kelia daug ginčų.
Yaşamı boyunca pek çok kitap ve şarkı sözü yazdı.Per savo mokslinės veiklos metus, parašė daug knygų ir straipsnių.
Her zaman hazır cevaptır ve hiçbir sözün altına kalmaz.Jis visuomet lieka atviras interpretacijai ir niekuomet negali turėti galutinės vienos prasmės.
Idık sözünden gelir.Ta pidas oma lubadust.
Amy Jade Winehouse (14 Eylül 1983 - 23 Temmuz 2011), İngiliz şarkıcı ve şarkı sözü yazarı.Amy Jade Winehouse (14. september 1983 London – 23. juuli 2011 London) oli Briti laulja ja laulukirjutaja.
Çünkü sözüme entropi ile başladım.Ta võttis esimesena kasutusele mõiste entroopia.
Şiirin orijinal ismi, "Betimi mi flamur" (Türkçe: Bayrak Sözü)'dur.Luuletuse esialgne pealkiri oli "Betimi mi flamur" ("Liputõotus").
Hiçbir sözünü tutmaz.Ta ei ole oma tõotust pidanud.
Rogge, oyunların açılışı için sözü Yunanistan Cumhurbaşkanı Konstantinos Stefanopulos'a verdi.Kreeka president Konstantínos Stefanópoulos kuulutas mängud avatuks.
Kendisi 12 yaşın şarkı sözü yazmaya başladı.12-aastaselt hakkas ta laule kirjutama.
2) Sözü anlama kudreti.2. faasis käsitles ta sõnu asjadena.
Bunu ünlü bir sözüyle açıklamaktadır, "Kimse aynı ırmağa iki kez giremez".Sellepärast võimegi teatud mõttes öelda, et ühte ja samasse jõkke ei saa astuda kaks korda.
Ziyadesiyle dikkat edip sözünüzü doğru çıkarmalısın.Ja teie olete nii lahked, et peate sõna ka.
Yaşamı boyunca pek çok kitap ve şarkı sözü yazdı.Lisaks on ta kirjutanud hulga raamatuid ja laule.
Vurulduktan sonra son sözü "öldüm" olmuştur. ^Ütlesin, et "punktis" on kõik tapetud.
Fransızcadaki locomotive sözünden alınmıştır.Prantsuse keelest tõlkinud Urmas Rattus.
Liam Payne 2016 yılından beri İngiliz şarkıcı ve şarkı sözü yazarı Cheryl ile birliktedir.2016. aastast oli Liam Payne suhtes laulja Cheryliga.
Nadiren şarkı sözü içerir.Sageli kaasneb lauluga tants.
Lüksemburg, 2002-05 dönemi için 35 milyon Euro yardım sözü verdi.Leppega saaks Kreeka viie kuu jooksul täiendavalt 12 miljardit eurot rahalisi toetusi.
Tanrı'nın Sözü adıyla anılır.Selles kasutatakse Jumala nime.
Sözü edilen yüzyılın sonunda Prizren’de 1.500 kadar dükkân bulunurmuş.17. sajandi alguses elas Provence'is umbes 450 000 inimest.
Sözü şimdi Aydınlanmanın parolası olmaktadır.Ajastu tunnussõnaks on valgustus.
Bir girişim aklına gelince "Yırttık abicim yırttık" sözünü kullanır.Oma kollegi lävele astudes sõnas ta "mu aju on avatud", ja sisenes.
Kurul içindeki çatışmalar sözünü ettiğimiz bu iki grup arasında geçmiştir.Kahe leeri vahel puhkesid vägivaldsed kokkupõrked, millesse pidi sekkuma politsei.
Lindemann, şarkı sözü yazmaya daha sonra başlamıştır.Noel nõustus tingimusel, et vaid tema hakkab bändile laulusõnu kirjutama.
Her konuda söyleyecek sözü vardır.Igas asjas oli tal oma seisukoht.
13 yıl önce verdiği bir sözü tutmasının zamanı gelmiştir.Siis alustas ta aga projekti, mis hõlmas ta elust 13 aastat.
Ave ! : Latince selamlaşma sözü.Kirjaviis: ladina tähestik.
Favori sözü Akıllı bir peynir, donuk bir beyini kesebilirdir.Klassikaline juustunuga on parim pehme juustu lõikamiseks.
74 yıldır sağduyuma göre hareket ediyorum, beni yarı yolda bırakmayacaktır. Bu son sözünüz mü?74 vuoden ajan olen kuunnellut omaa järkeäni - eikä se petä minua tänäänkään.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.(118:67) Прежде страдания моего я заблуждался; а ныне слово Твое храню.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Antes de ser afligido, eu me extraviava; mas agora guardo a tua palavra.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Antes que fuera humillado, yo erraba; pero ahora guardo tu palabra
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Avant d`avoir été humilié, je m`égarais; Maintenant j`observe ta parole.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Dokiaľ som nebol snížený, blúdil som; ale teraz ostríham tvoju reč.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Ehe ich gedemütigt ward, irrte ich; nun aber halte ich dein Wort.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Ennenkuin minut nöyryytettiin, minä eksyin, mutta nyt minä noudatan sinun sanaasi.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.For jeg blev ydmyget, for jeg vild, nu holder jeg dit Ord.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Før jeg blev ydmyket, fór jeg vill; men nu holder jeg ditt ord.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Förrän jag fick lida, for jag vilse, men nu håller jag mig vid ditt tal.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.고난 당하기 전에는 내가 그릇 행하였더니 이제는 주의 말씀을 지키나이다
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Minekelõtte megaláztattam, tévelyegtem vala; most pedig vigyázok a te szódra.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Pierwej niżem się był uniżył, błądziłem; ale teraz wyroku twego przestrzegam.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Pînă ce am fost smerit, rătăceam; dar acum păzesc Cuvîntul Tău.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Preden sem bil ponižan, sem zahajal v zmote, sedaj pa izpolnjujem govor tvoj.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Prima di essere umiliato andavo errando, ma ora osservo la tua parola
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Prvé než jsem snížen byl, bloudil jsem, ale nyní výmluvnosti tvé ostříhám.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Sebelum dihukum, aku menyimpang, sekarang aku berpegang pada perintah-Mu
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Trước khi chưa bị hoạn nạn, thì tôi lầm lạc; Nhưng bây giờ tôi gìn giữ lời Chúa.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Trước khi chưa bị hoạn_nạn , thì tôi lầm_lạc ; Nhưng bây_giờ tôi gìn_giữ lời Chúa .

İlgili Sayfalar