söz konusu ile cümle

söz konusu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Burada soz konusu olan imaj, araba degil.車のイメージが重要なのです さらにポジティブなモデルをお望みなら
Burada yeni bir kara oluşumu söz konusu ama bunu diğer videolarda konuşacağız.Darüber werden wir in anderen Videos noch sprechen.
Burada yeni bir kara oluşumu söz konusu ama bunu diğer videolarda konuşacağız.Dozvíme se jen složení jednotlivých vrstev.
Burada yeni bir kara oluşumu söz konusu ama bunu diğer videolarda konuşacağız.مما سيؤدي إلى ظهور يابسة جديدة في هذا المكان وهو ما سنناقشه في فيديوهات أخرى
Bu rakamlar sadece televizyonlara yönelik olduğundan, söz konusuNel 2007 sono stati spediti in Asia tanti rifiuti di carta quanti ne sono stati
Bu rakamlar sadece televizyonlara yönelik olduğundan, söz konusuRaaka-aineiden hinta on pysytellyt korkealla yli kymmenen vuoden ajan,
Bu rakamlar sadece televizyonlara yönelik olduğundan, söz konusuTo nasvědčuje tomu, že evropský zákaz
Bu rakamlar sadece televizyonlara yönelik olduğundan, söz konusuДвигатели на рециклирането
'Bu şeyi tutma ihtiyacım var' diyen bir şey mevcut. Özgürlük için de aynı şey söz konusu.Et c'est pareil avec la liberté, également.
Bu soru ile ilgili bir çok problem söz konusu.2つの問題点に注目します
Bu soru ile ilgili bir çok problem söz konusu.Ci sono un sacco di problemi con questa domanda.
Bu soru ile ilgili bir çok problem söz konusu.Có rất nhiều vấn đề với câu hỏi này.
Bu soru ile ilgili bir çok problem söz konusu.Deze vraag geeft veel problemen.
Bu soru ile ilgili bir çok problem söz konusu.이것은 아주 많은 문제를 야기하고 있습니다.
Bu soru ile ilgili bir çok problem söz konusu.Mit dieser Frage treten eine Menge Probleme auf.
Bu soru ile ilgili bir çok problem söz konusu. Sadece iki tanesine odaklanmak istiyorum.Há muitos problemas com esta questão.
Bu soru ile ilgili bir çok problem söz konusu. Sadece iki tanesine odaklanmak istiyorum.Hay muchos problemas con esta pregunta.
Bu soru ile ilgili bir çok problem söz konusu. Sadece iki tanesine odaklanmak istiyorum.Sok gond van ezzel a kérdéssel.
Bu soru ile ilgili bir çok problem söz konusu. Sadece iki tanesine odaklanmak istiyorum.Има много проблеми в този въпрос.
Bu soru ile ilgili bir çok problem söz konusu.S touto otázkou se pojí spousta problémů.
Bu soru ile ilgili bir çok problem söz konusu.Sunt multe probleme cu acestă întrebare.
Bu soru ile ilgili bir çok problem söz konusu.To pytanie niesie ze sobą wiele problemów.
Bu soru ile ilgili bir çok problem söz konusu.Υπάρχουν πολλά προβλήματα με αυτή την ερώτηση.
Bu soru ile ilgili bir çok problem söz konusu.С этим вопросом очень много проблем.
Bu soru ile ilgili bir çok problem söz konusu.יש הרבה בעיות עם השאלה הזו.
Bu soru ile ilgili bir çok problem söz konusu.هنالك الكثير من المشاكل في هذا السؤال.
Bu söz konusu imalatçı dedi ki, "İyi ama, biliyorsunuz, biz bununla ilgilenmiyoruz.Ale ten producent powiedział: Nas interesuje sprzęt do salonu.
Bu söz konusu imalatçı dedi ki, "İyi ama, biliyorsunuz, biz bununla ilgilenmiyoruz."Eh bien, vous savez, cela ne nous intéresse pas. Ce qui nous intéresse, c'est la salle de séjour.
Bu söz konusu imalatçı dedi ki, "İyi ama, biliyorsunuz, biz bununla ilgilenmiyoruz.Il produttore ci ha risposto: "Non siamo interessati: a noi interessano le tv da soggiorno.
Bu söz konusu imalatçı dedi ki, "İyi ama, biliyorsunuz, biz bununla ilgilenmiyoruz.이 생산자가 이렇게 말하더군요. "음, 저희는 그 일에 관심이 없습니다. 저희는 거실에 관심이 있죠.
Bu söz konusu imalatçı dedi ki, "İyi ama, biliyorsunuz, biz bununla ilgilenmiyoruz.Thế rồi, nhà sản xuất bảo rằng, "Chúng tôi không quan tâm.
Bu söz konusu imalatçı dedi ki, "İyi ama, biliyorsunuz, biz bununla ilgilenmiyoruz.Und dieser spezielle Hersteller sagte: "Nun, wissen Sie, daran sind wir nicht interessiert.
Bu söz konusu imalatçı dedi ki, "İyi ama, biliyorsunuz, biz bununla ilgilenmiyoruz.Y este fabricante en particular dijo: "Bien, no nos interesa. Nos interesa la sala de estar,
Bu söz konusu imalatçı dedi ki, "İyi ama, biliyorsunuz, biz bununla ilgilenmiyoruz.Και αυτός ο κατασκευαστής είπε "Ξέρεις, δε μας ενδιαφέρει αυτό. Μας ενδιαφέρει το καθιστικό.
Bu söz konusu imalatçı dedi ki, "İyi ama, biliyorsunuz, biz bununla ilgilenmiyoruz.И вот этот самый производитель сказал: "Понимаете, нам это неинтересно. Нас привлекают гостиные комнаты.
Bu söz konusu imalatçı dedi ki, "İyi ama, biliyorsunuz, biz bununla ilgilenmiyoruz.И този точно производител каза, " Е, знаете, не се интересуваме от това.
Bu söz konusu imalatçı dedi ki, "İyi ama, biliyorsunuz, biz bununla ilgilenmiyoruz.והיצרן הספציפי הזה אמר, "ובכן, אתם יודעים, אנחנו לא מעוניינים בזה. אנחנו מעוניינים בסלון.
Bu söz konusu imalatçı dedi ki, "İyi ama, biliyorsunuz, biz bununla ilgilenmiyoruz.وهذا المُصنّع تحديدًا قال، "حسنًا، تعرفون، لسنا مهتمين بذلك. نحن مهتمون بغرفة المعيشة.
Bu söz konusu imalatçı dedi ki, "İyi ama, biliyorsunuz, biz bununla ilgilenmiyoruz.「興味ありませんね。家庭向けに 完全な色再現性があって
Bu, söz konusu kişinin olasılıkla ‘kurumu’ tanıtma yoluna gideceği anlamına gelir.Esto significa que tenderá a promover la «Institución».
Bu, söz konusu kişinin olasılıkla ‘kurumu’ tanıtma yoluna gideceği anlamına gelir.Это значит, что он будет рекламировать свое «учреждение».
Bütün bu hafıza yarışmalarında söz konusu olanDas Geheimnis dabei, was in den
Bütün bu hafıza yarışmalarında söz konusu olanÎntreaga artă a ceea ce se întamplă
Bütün bu hafıza yarışmalarında söz konusu olan이러한 암기대회에서 사용되는
Bütün bu hafıza yarışmalarında söz konusu olanכל האמנות של מה שמתרחש כאן
Bütün bu hafıza yarışmalarında söz konusu olanالفن الكامل لما يحدث
Bütün bu hafıza yarışmalarında söz konusu olanそして 日常生活で
Bu ülkede çocuklar şartlı tahliye söz konusu olmadan müebbete mahkum ediliyor. Bu davalar gerçekten oluyor.I děti odsuzujeme na doživotí bez možnosti podmíněného propuštění.
Bu ülkede çocuklar şartlı tahliye söz konusu olmadan müebbete mahkum ediliyor.În această ţară avem închisoare pe viaţă fără eliberare condiţionată pentru copii.
Bu ülkede çocuklar şartlı tahliye söz konusu olmadan müebbete mahkum ediliyor.In questo paese abbiamo l'ergastolo senza la condizionale per i bambini.
Bu ülkede çocuklar şartlı tahliye söz konusu olmadan müebbete mahkum ediliyor.In unserem Land gibt es für Kinder lebenslange Haftstrafen ohne Begnadigung.
Bu ülkede çocuklar şartlı tahliye söz konusu olmadan müebbete mahkum ediliyor.우리는 가석방의 가능성이 없이 어린애들을 종신형에 처합니다.
Bu ülkede çocuklar şartlı tahliye söz konusu olmadan müebbete mahkum ediliyor.Levenslange opsluiting zonder vervroegde vrijlating voor kinderen.
Bu ülkede çocuklar şartlı tahliye söz konusu olmadan müebbete mahkum ediliyor.Neste país, há prisão perpétua para crianças, sem liberdade condicional .
Bu ülkede çocuklar şartlı tahliye söz konusu olmadan müebbete mahkum ediliyor.Nous avons la réclusion à perpétuité sans libération conditionnelle pour les enfants dans ce pays.
Bu ülkede çocuklar şartlı tahliye söz konusu olmadan müebbete mahkum ediliyor.Skazujemy dzieci na dożywocie bez możliwości zwolnienia warunkowego.
Bu ülkede çocuklar şartlı tahliye söz konusu olmadan müebbete mahkum ediliyor.Tenemos en este país cárcel para niños, sin posibilidad de salir jamás.
Bu ülkede çocuklar şartlı tahliye söz konusu olmadan müebbete mahkum ediliyor.Tényleges életfogytiglannal sújtunk gyerekeket ebben az országban.
Bu ülkede çocuklar şartlı tahliye söz konusu olmadan müebbete mahkum ediliyor.Vi har livstids fängelse utan möjlighet till benådning för barn i det här landet.
Bu ülkede çocuklar şartlı tahliye söz konusu olmadan müebbete mahkum ediliyor.Υπάρχει ισόβια κάθειρξη χωρίς αναστολή για τα παιδιά σε αυτή τη χώρα.

İlgili Sayfalar