söyleyen ile cümle
söyleyen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu durumda 2, bana kaç kere 3'ü kendine ekleyeceğimi söyleyen sayı oluyor.2 fortæller os, i det her eksempel, hvor mange gange vi skal lægge 3 sammen med sig selv.
Bu durumda 2, bana kaç kere 3'ü kendine ekleyeceğimi söyleyen sayı oluyor.2 في هذه الحالة هي عدد مرات إضافة 3 إلى نفسها
Bu durumda 2, bana kaç kere 3'ü kendine ekleyeceğimi söyleyen sayı oluyor.『3 を何回たし合わせるか』 を、表しているよ。 面白いでしょ? 『2 × 3』 は、
Bu durumda 2, bana kaç kere 3'ü kendine ekleyeceğimi söyleyen sayı oluyor.A kettő ebben az esetben azt mondja meg, hányszor kell önmagához adnom a hármat.
Bu durumda 2, bana kaç kere 3'ü kendine ekleyeceğimi söyleyen sayı oluyor.Deux dans ce cas, dans ce scénario, me dit combien de fois je vais ajouter trois à lui-même.
Bu durumda 2, bana kaç kere 3'ü kendine ekleyeceğimi söyleyen sayı oluyor.Due in questo caso, in questo scenario, mi dice quante volte aggiungo tre a se' stesso.
Bu durumda 2, bana kaç kere 3'ü kendine ekleyeceğimi söyleyen sayı oluyor.In diesem Fall sagt die Zwei wie oft ich die Drei zu sich selbst addieren muss.
Bu durumda 2, bana kaç kere 3'ü kendine ekleyeceğimi söyleyen sayı oluyor.O dois, neste caso, neste cenário está me dizendo quantas vezes eu irei acrescentar o três a si mesmo.
Bu durumda 2, bana kaç kere 3'ü kendine ekleyeceğimi söyleyen sayı oluyor.Tvåan i detta fallet talar om för oss hur många gånger jag kommer att lägga till tre till sig själv.
Bu durumda 2, bana kaç kere 3'ü kendine ekleyeceğimi söyleyen sayı oluyor.Twee in dit geval, in dit scenario, vertelt me hoe vaak ik ga drie toe te voegen aan zichzelf.
Bu durumda 2, bana kaç kere 3'ü kendine ekleyeceğimi söyleyen sayı oluyor.V tomto prípade, dvojka hovorí, koľko trojok mám spočítať.
Bu durumda 2, bana kaç kere 3'ü kendine ekleyeceğimi söyleyen sayı oluyor.V tomto případě mi 2 říká, kolikrát vedle sebe postavím 3 a sečtu.
Bu durumda 2, bana kaç kere 3'ü kendine ekleyeceğimi söyleyen sayı oluyor.W tym wypadku, w tym scenariuszu, dwa mówi mi ile razy mam dodać do siebie trzy.
Bu durumda 2, bana kaç kere 3'ü kendine ekleyeceğimi söyleyen sayı oluyor.Το δύο σ'αυτή την περίπτωση, μου λέει πόσες φορές θα προσθέσω το τρία στον εαυτό του.
Bu durumda 2, bana kaç kere 3'ü kendine ekleyeceğimi söyleyen sayı oluyor.В этом случае два, говорит мне сколько троек я собираюсь сложить.
Bu durumda 2, bana kaç kere 3'ü kendine ekleyeceğimi söyleyen sayı oluyor.Двойката в този случай ми казва колко пъти да събирам 3 със самото себе си.
Buna açıklık getirmek için de, "Bunu söyleyen çevreci biri değildi" diyor.(笑) [緑=ドル紙幣の色]
Bunları söyleyen gerçek ben değilim.Ça ne me ressemble pas, non?
Bunları söyleyen gerçek ben değilim.Nem úgy hangzik, mint én, mi?
Bunları söyleyen gerçek ben değilim.No parece propio de mi, decir esto, verdad?
Bunları söyleyen gerçek ben değilim.Regimul ăsta mă face să înnebunesc.
Bunları söyleyen gerçek ben değilim.Zo ben ik helemaal niet, denk je?
Bunları söyleyen gerçek ben değilim.Не по душе мне это, скажу прямо.
Bunları söyleyen gerçek ben değilim.?זה לא נשמע כמוני, נכון
Bunları söyleyen gerçek ben değilim.تلك النظام يدفعنى للجنون
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Detta kunde Esaias säga, eftersom han hade sett hans härlighet, när han talade med honom. --
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Dette sa Esaias fordi han så hans herlighet og talte om ham.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Dette sagde Esajas, fordi han så hans Herlighed og talte om ham.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Ésaïe dit ces choses, lorsqu`il vit sa gloire, et qu`il parla de lui.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Ê - sai nói điều đó , khi thấy sự vinh_hiển của Ngài và nói về Ngài .
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Ê-sai nói điều đó, khi thấy sự vinh hiển của Ngài và nói về Ngài.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Estas coisas disse Isaías, porque viu a sua glória, e dele falou.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Estas cosas dijo Isaías porque vio su gloria y habló acerca de él
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Ezeket mondá Ésaiás, a mikor látá az õ dicsõségét; és beszéle õ felõle.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Isaia a spus aceste lucruri cînd a văzut slava Lui, şi a vorbit despre El.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Jesaja schreef hier over Jezus, want hij had Zijn schitterende heerlijkheid gezien.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.이사야가 이렇게 말한 것은 주의 영광을 보고 주를 가리켜 말한 것이라
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Questo disse Isaia quando vide la sua gloria e parlò di lui
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Solches sagte Jesaja, da er seine Herrlichkeit sah und redete von ihm.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Tämän Esaias sanoi, kun hän näki hänen kirkkautensa ja puhui hänestä.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.To je rekel Izaija, ko je videl slavo njegovo in je govoril o njem.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.To povedal Izaiáš, keď videl jeho slávu a hovoril o ňom.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.To pověděl Izaiáš, když viděl slávu jeho a mluvil o něm.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.To powiedział Izajasz, gdy widział chwałę jego, i mówił o nim.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Yesaya berkata begitu sebab ia sudah melihat kebesaran Yesus, dan berbicara mengenai-Nya
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Ταυτα ειπεν ο Ησαιας, οτε ειδε την δοξαν αυτου και ελαλησε περι αυτου.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Исус му отговори: Ако съм продумал нещо зло, покажи злото; но ако добро, защо ме биеш?
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Се промовив Ісаїя, як видїв славу Його й глаголав про Него.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.Сие сказал Исаия, когда видел славу Его и говорил о Нем.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.כזאת דבר ישעיהו בראותו את תפארתו וינבא עליו׃
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.قال اشعياء هذا حين رأى مجده وتكلم عنه.
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.以 賽 亞 因 為 看 見 他 的 榮 耀 、 就 指 著 他 說 這 話
Bunları söyleyen Yeşaya, İsanın yüceliğini görmüş ve Onun hakkında konuşmuştu.以 賽亞 因 為看見 他 的 榮耀 、 就 指著 他 說這話
Bunlar, vücuda herşeyin nasıl yapılması gerektiğini söyleyen fabrikalardır.Son los planos que le dicen al cuerpo cómo hacer las cosas.
Bunlar, vücuda herşeyin nasıl yapılması gerektiğini söyleyen fabrikalardır.Sono i macchinari che dicono al corpo come costruire le cose.
Bunlar, vücuda herşeyin nasıl yapılması gerektiğini söyleyen fabrikalardır.Это инструкторы, говорящие телу как что-то сделать.
Bunu daha önce söyleyen olmamıştı.Ezt még soha senki nem mondta.
Bunu daha önce söyleyen olmamıştı.전에 아무도 그렇게 말한 적이 없었습니다.
Bunu daha önce söyleyen olmamıştı.Nessuno me lo aveva detto prima.
Bunu daha önce söyleyen olmamıştı.Niemand hat das je zuvor gesagt.