söyleyecekler ile cümle

söyleyecekler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
6
ORT. KELİME
"Ki söyleyeceklerimi kavrasınlar."That they may understand my speech,
Onlardan, Allah'a karşı ancak gerçeği söyleyeceklerine dair Kitap üzerine söz alınmamış mıydı?Had they not been covenanted in the Book to say nothing in the name of God but the truth?
Yüz yüze görüşmek istiyor, söyleyecekleri varmış.Er möchte es persönlich besprechen, er hat wohl einige Dinge zu sagen.
(Söyleyeceklerim bu kadardı anlamında sözün sonunda söylenen popüler söz) Docendo discimus Öğreten öğrenir.El conocimiento (enseñándolo o no revelándolo, compartido o guardado en secreto).
Tanıklar doğruyu söyleyeceklerine yemin ederler.Leo entonces juró que lucharía para descubrir la verdad.
Tanıklar doğruyu söyleyeceklerine yemin ederler.Non giurano: la parola è sufficiente.
Tanıklar doğruyu söyleyeceklerine yemin ederler.Они поклялись ему в том, что сдержат данное слово.
Tanıklar doğruyu söyleyeceklerine yemin ederler.عهد على قول الحق..
Tanıklar doğruyu söyleyeceklerine yemin ederler.Eles juraram ser mentira.
Tanıklar doğruyu söyleyeceklerine yemin ederler.Hij vraagt hem te zweren dat hij Andy de waarheid vertelde.
(Söyleyeceklerim bu kadardı anlamında sözün sonunda söylenen popüler söz) Docendo discimus Öğreten öğrenir.429; 450; 481; 494; 510 (1892) Przyczynek do nauki o zboczeniach mowy.
Tanıklar doğruyu söyleyeceklerine yemin ederler.Svor svaranden inte eden ansågs skulden vara bevisad.
Tanıklar doğruyu söyleyeceklerine yemin ederler.Водою клянуться, її закликають в свідки.
1999’da kaleme aldığı "Söyleyeceklerim Var" oyununun ardından sahnelere veda etti.[8]В 1999 році вона покинула сцену після п'єси " Я маю що сказати " [один]
"Onun söyleyecekleri var". radikal.com.tr.V tom je jeho dílo nesmírně důležité.“ Klik (orig.
Tanıklar doğruyu söyleyeceklerine yemin ederler.Todistajat vannovat valan, jonka mukaan he todistavat totuudenmukaisesti.
Tanıklar doğruyu söyleyeceklerine yemin ederler.Με τον όρκο αυτό πιστοποιούσαν ότι θα έλεγαν την αλήθεια.
Tanıklar doğruyu söyleyeceklerine yemin ederler.あらゆる陪審員は証拠に従って真実の評決を行うことを誓う。
Tanıklar doğruyu söyleyeceklerine yemin ederler.Претендентите дали исканата клетва.
"Benim de Söyleyeceklerim Var!" günümüz yaşantısının bir uzantısı sanki.Но просто искам да знаете, сър, колко съжелявам, че това е последната ни нощ в живота ни.
Ağzımı açtım açacağım, Söyleyeceklerim dilimin ucunda.Aj, jižť otvírám ústa svá, mluví jazyk můj v ústech mých.
Ağzımı açtım açacağım, Söyleyeceklerim dilimin ucunda.Aku sudah siap sedia hendak berkata-kata
Ağzımı açtım açacağım, Söyleyeceklerim dilimin ucunda.Ecco, io apro la bocca, parla la mia lingua entro il mio palato
Ağzımı açtım açacağım, Söyleyeceklerim dilimin ucunda.Eis que já abri a minha boca; já falou a minha língua debaixo do meu paladar.
Ağzımı açtım açacağım, Söyleyeceklerim dilimin ucunda.Glej, odprl sem usta svoja, jezik moj govori v ustih mojih.
Ağzımı açtım açacağım, Söyleyeceklerim dilimin ucunda.He aquí, yo abro mi boca; mi lengua habla en mi paladar
Ağzımı açtım açacağım, Söyleyeceklerim dilimin ucunda.Iată, deschid gura, şi mi se mişcă limba în cerul gurii.
Ağzımı açtım açacağım, Söyleyeceklerim dilimin ucunda.Ímé, megnyitom már az én szájamat, és a beszéd nyelvem alatt van már.
Ağzımı açtım açacağım, Söyleyeceklerim dilimin ucunda.Katso, minä olen avannut suuni, kieleni puhuu suulakeni alla.
Ağzımı açtım açacağım, Söyleyeceklerim dilimin ucunda.Kìa , tôi đã mở_miệng ra , Lưỡi tôi nói trong họng tôi .
Ağzımı açtım açacağım, Söyleyeceklerim dilimin ucunda.Kìa, tôi đã mở miệng ra, Lưỡi tôi nói trong họng tôi.
Ağzımı açtım açacağım, Söyleyeceklerim dilimin ucunda.내가 입을 여니 내 혀가 입에서 동하는구나
Ağzımı açtım açacağım, Söyleyeceklerim dilimin ucunda.Laat mij uitspreken, nu ik eenmaal het woord heb genomen.
Ağzımı açtım açacağım, Söyleyeceklerim dilimin ucunda.Nože hľa, otvorím svoje ústa; môj jazyk bude hovoriť v mojich ústach.
Ağzımı açtım açacağım, Söyleyeceklerim dilimin ucunda.Oto teraz otworzę usta moje, a język mój będzie mówił w podniebieniu mojem.
Ağzımı açtım açacağım, Söyleyeceklerim dilimin ucunda.Se, jag upplåter nu mina läppar, min tunga tager till orda i min mun.
Ağzımı açtım açacağım, Söyleyeceklerim dilimin ucunda.Se, jeg har åbnet min Mund, min Tunge taler i Ganen;
Ağzımı açtım açacağım, Söyleyeceklerim dilimin ucunda.Se, jeg har åpnet mine leber, allerede taler min tunge i min munn.
Ağzımı açtım açacağım, Söyleyeceklerim dilimin ucunda.Siehe, ich tue meinen Mund auf, und meine Zunge redet in meinem Munde.
Ağzımı açtım açacağım, Söyleyeceklerim dilimin ucunda.Voici, j`ouvre la bouche, Ma langue se remue dans mon palais.
Ağzımı açtım açacağım, Söyleyeceklerim dilimin ucunda.Ιδου, τωρα ηνοιξα το στομα μου η γλωσσα μου λαλει εν τω στοματι μου.
Ağzımı açtım açacağım, Söyleyeceklerim dilimin ucunda.Вот, я открываю уста мои, язык мой говорит в гортани моей.
Ağzımı açtım açacağım, Söyleyeceklerim dilimin ucunda.Ето, сега отворих устата си, Езикът ми с устата ми говори.
Ağzımı açtım açacağım, Söyleyeceklerim dilimin ucunda.הנה נא פתחתי פי דברה לשוני בחכי׃
Ağzımı açtım açacağım, Söyleyeceklerim dilimin ucunda.هانذا قد فتحت فمي. لساني نطق في حنكي.
Ağzımı açtım açacağım, Söyleyeceklerim dilimin ucunda.我 現 在 開 口 、 用 舌 發 言
Ağzımı açtım açacağım, Söyleyeceklerim dilimin ucunda.我 現 在 開口 、 用 舌發言
Ama ekonomistler bazı teorilere dayanarak böyle göründüğünü söyleyeceklerdir."Це виглядає так, бо базується на певних теоріях".
Bak oğlum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:Acum, fiule, ascultă sfatul meu, şi fă ce îţi poruncesc.
Bak oğlum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:Adlyd mig nu, min Søn, og gør, hvad jeg pålægger dig:
Bak oğlum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:Agora, pois, filho meu, ouve a minha voz naquilo que eu te ordeno:
Bak oğlum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:Ahora pues, hijo mío, obedéceme en lo que te mando
Bak oğlum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:A tak teraz, môj synu, poslúchni na môj hlas a urob to, čo ti rozkazujem.
Bak oğlum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:A tak teraz synu mój, usłuchaj głosu mego w tem, co ja rozkazuję tobie.
Bak oğlum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:그런즉 내 아들아 내 말을 좇아 내가 네게 명하는대로
Bak oğlum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:Kuule siis, poikani, mitä sanon, ja tee, mitä minä käsken:
Bak oğlum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:Lyd nu mitt ord, min sønn, og gjør det jeg byder dig:
Bak oğlum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:Maintenant, mon fils, écoute ma voix à l`égard de ce que je te commande.
Bak oğlum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:Most azért fiam, hallgass az én szavamra, a mit én parancsolok néked.
Bak oğlum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:Nah, anakku," kata Ribka lagi, "dengarkanlah dan lakukanlah apa yang saya katakan ini

İlgili Sayfalar