söyleyecek ile cümle
söyleyecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Tabii ki de bunun sadece bizim için olduğunu onlar için olmadığını söyleyecek değiliz.発展途上国だけのものでもなく 同じだけの取り分があるはずです
Tamam. Söyleyecek bir şeyin yoksa, konuşmana lüzum yokDaca nu exista niciun motiv, nu trebuie sa spui nimic.
Tamam. Söyleyecek bir şeyin yoksa, konuşmana lüzum yok Teşekkür ederiz.Okey. 없으면 말 안 해도 돼요.
Tamam. Söyleyecek bir şeyin yoksa, konuşmana lüzum yokДобре, ако няма какво да кажете повече...
Tamam. Söyleyecek bir şeyin yoksa, konuşmana lüzum yokאוקיי, אם אין לך סיבה את לא חייבת להגיד כלום
Tamam. Söyleyecek bir şeyin yoksa, konuşmana lüzum yokحسناً ، إن لم يكن لديكِ ، لا يجب عليكِ قول أي شيء
Tamam. Söyleyecek bir şeyin yoksa, konuşmana lüzum yokお疲れ様でした
Tanrı adına haksızlık mı edeceksiniz? Onun adına yalan mı söyleyeceksiniz?¿A favor de Dios hablaréis perversidad? ¿A favor de él hablaréis engaño
Tanrı adına haksızlık mı edeceksiniz? Onun adına yalan mı söyleyeceksiniz?Az Isten kedvéért szóltok-é hamisságot, és õ érette szóltok-é csalárdságot?
Tanrı adına haksızlık mı edeceksiniz? Onun adına yalan mı söyleyeceksiniz?Bolehkah demi Allah, kamu berdusta? Bolehkah kamu berbohong untuk kepentingan-Nya
Tanrı adına haksızlık mı edeceksiniz? Onun adına yalan mı söyleyeceksiniz?Boste li mogočnemu Bogu v prid govorili krivično, njemu na ljubav govorili prevaro?
Tanrı adına haksızlık mı edeceksiniz? Onun adına yalan mı söyleyeceksiniz?Či za silného Boha budete hovoriť neprávosť alebo či za neho budete hovoriť lesť?
Tanrı adına haksızlık mı edeceksiniz? Onun adına yalan mı söyleyeceksiniz?Có phải các ngươi dám nói lời bất công với Ðức Chúa Trời chăng? Các ngươi há sẽ nói điều dối trá vì Ngài sao?
Tanrı adına haksızlık mı edeceksiniz? Onun adına yalan mı söyleyeceksiniz?Direz-vous en faveur de Dieu ce qui est injuste, Et pour le soutenir alléguerez-vous des faussetés?
Tanrı adına haksızlık mı edeceksiniz? Onun adına yalan mı söyleyeceksiniz?Falareis falsamente por Deus, e por ele proferireis mentiras?
Tanrı adına haksızlık mı edeceksiniz? Onun adına yalan mı söyleyeceksiniz?Forsvarer I Gud med Uret, forsvarer I ham med Svig?
Tanrı adına haksızlık mı edeceksiniz? Onun adına yalan mı söyleyeceksiniz?Izali broniąc Boga mówić będziecie nieprawość? albo za nim mówić będziecie fałsz?
Tanrı adına haksızlık mı edeceksiniz? Onun adına yalan mı söyleyeceksiniz?너희가 하나님을 위하여 불의를 말하려느냐 그를 위하어 궤휼을 말하려느냐
Tanrı adına haksızlık mı edeceksiniz? Onun adına yalan mı söyleyeceksiniz?Tahdotteko puolustaa Jumalaa väärällä puheella ja puhua vilppiä hänen puolestaan;
Tanrı adına haksızlık mı edeceksiniz? Onun adına yalan mı söyleyeceksiniz?Vil I tale urett til forsvar for Gud, og vil I til hans forsvar tale svik?
Tanrı adına haksızlık mı edeceksiniz? Onun adına yalan mı söyleyeceksiniz?Viljen I försvara Gud med orättfärdigt tal och honom till förmån bruka oärligt tal?
Tanrı adına haksızlık mı edeceksiniz? Onun adına yalan mı söyleyeceksiniz?Volete forse in difesa di Dio dire il falso e in suo favore parlare con inganno
Tanrı adına haksızlık mı edeceksiniz? Onun adına yalan mı söyleyeceksiniz?Vreţi să vorbiţi lucruri nedrepte din dragoste pentru Dumnezeu? Şi să spuneţi minciuni, ca să -L apăraţi?
Tanrı adına haksızlık mı edeceksiniz? Onun adına yalan mı söyleyeceksiniz?Wollt ihr Gott verteidigen mit Unrecht und für ihn List brauchen?
Tanrı adına haksızlık mı edeceksiniz? Onun adına yalan mı söyleyeceksiniz?Zdali zastávajíce Boha silného, mluviti máte nepravost? Aneb za něho mluviti máte lest?
Tanrı adına haksızlık mı edeceksiniz? Onun adına yalan mı söyleyeceksiniz?Θελετε λαλει αδικα υπερ του Θεου; και θελετε προφερει δολια υπερ αυτου;
Tanrı adına haksızlık mı edeceksiniz? Onun adına yalan mı söyleyeceksiniz?Заради Бога несправедливо ли ще говорите? Заради Него измама ли ще изкажете?
Tanrı adına haksızlık mı edeceksiniz? Onun adına yalan mı söyleyeceksiniz?Надлежало ли вам ради Бога говорить неправду и для Него говорить ложь?
Tanrı adına haksızlık mı edeceksiniz? Onun adına yalan mı söyleyeceksiniz?הלאל תדברו עולה ולו תדברו רמיה׃
Tanrı adına haksızlık mı edeceksiniz? Onun adına yalan mı söyleyeceksiniz?أتقولون لاجل الله ظلما وتتكلمون بغش لاجله.
Tanrı adına haksızlık mı edeceksiniz? Onun adına yalan mı söyleyeceksiniz?你 們 要 為 神 說 不 義 的 話 麼 、 為 他 說 詭 詐 的 言 語 麼
Tanrı adına haksızlık mı edeceksiniz? Onun adına yalan mı söyleyeceksiniz?你 們要 為神說不義 的 話麼 、 為他說詭詐 的 言語麼
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.Chúng ta không cần Chúa Trời hay chính phủ để dạy bảo chúng ta phải làm gì.
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.Emme tarvitse jumalaa tai hallitusta kertomaan kuinka käyttäytyä.
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.Kein Gott und keine Regierung sind nötig.
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.Kita tidak perlu Tuhan atau pemerintah.
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.우리는 신이나 정부가 우리게에 무엇을 할지 말하게 할 필요가 없습니다
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.lidi, kteří se chovají nemorálně. Nepotřebujeme boha ani vládu, kteří nám budou říkat co máme dělat.
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.Não precisamos de Deus ou do governo para nos dizer o que fazer.
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.Nepotrebujeme Boha alebo vládu, aby nám vraveli, čo máme robiť.
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.Nie trzeba nam nakazów ani od Boga, ani od rządu.
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.Nincs szükségünk Istenre vagy kormányra, aki megmondja, mit csináljunk.
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.No hace falta Dios ni un gobierno que nos lo diga.
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.Non abbiamo bisogno di Dio o del governo che ci dicano cosa fare.
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.Nous n'avons pas besoin que Dieu ou le gouvernement nous disent quoi faire.
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.Nu trebuie ca Dumnezeu sau guvernul să ne spună ce să facem.
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.Vi har ikke brug for Gud eller regeringen til at fortælle os hvad vi burde gøre.
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.We hebben geen God of regering nodig die ons zegt wat te doen.
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.Δεν χρειαζόμαστε τον Θεό ή την κυβέρνηση να μας πουν τι να κάνουμε.
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.Для цього нам не потрібна релігія чи уряд.
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.Нам не нужен бог или правительство для этого.
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.Нямаме нужда от Бог или правителство, да ни казва какво да правим.
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.אין לנו צורך באלוהים או בממשלה
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.فنحن لا نحتاج التعاليم الدينية ( الله )أو الحكومة لتخبرنا ما الذي يتوجب علينا القيام به.
Tanrı'ya ya da devlete bize ne yapmamızı söyleyecekleri icin ihtiyacımız yok.私たちの内面がそうさせるのですから
Tatlı patates çocuk söyleyecek birşeyi kalmayana kadar yumruklarını ağzına sokuşturdu.Băiatul batată îşi îndesa pumnii în gură până când nu mai avea nimic de spus.
Tatlı patates çocuk söyleyecek birşeyi kalmayana kadar yumruklarını ağzına sokuşturdu.Der Süßkartoffel-Junge drückte seine Fäuste in seinen Mund, bis er nichts mehr zu sagen hatte.
Tatlı patates çocuk söyleyecek birşeyi kalmayana kadar yumruklarını ağzına sokuşturdu.El chico patata dulce aplastó sus puños dentro de su boca hasta que no pudo decir nada más.
Tatlı patates çocuk söyleyecek birşeyi kalmayana kadar yumruklarını ağzına sokuşturdu.Il bambino patata dolce infilò le mani in bocca fino a farne un purè e poi non ebbe più niente da dire.
Tatlı patates çocuk söyleyecek birşeyi kalmayana kadar yumruklarını ağzına sokuşturdu.귀여운 감자 소년은 두 주먹을 자기 입으로 우겨 넣었죠. 말을 할 수 없을 때까지요.